Banner

Tedarik zinciri ve lojistiği yeniden nasıl kurgulayabiliriz?
Bora Tanyel - g2mEksper & DFU Tedarik Zinciri Direktörü




Bora TanyelMc Kinsey’in bir araştırmasına göre, 2019’da başlayıp hala devam eden ve tek tek hepimizin yaşam tarzını ve tercihlerini, büyük resimde ise tüm dünyadaki alışkanlıkları, iş yapış şekillerini, ticareti, tüketimi, siparişi, teslimatı, tedariki, planlamayı, dağıtım ve depolama sistemlerini değiştiren süreçte, global tedarik zinciri liderleri 4 konuda büyük zorluklar yaşadıklarını ve kendilerini bu 4 konuda ciddi bir dönüşüm ve değişim beklediğini aktarmışlar:
 
1. Tedarik ağı ve ayak izi (supplier footprint)
2. Üretim ve dağıtım ağı ve ayak izi (distribution footprint)
3. Belirsizlik, işgücü kaybı, tedarik kesintisi ve değişen trendlere bağlı Planlama Sistemlerinin talebin gerisinde kalması;
4. Mevcut dijital çözüm ve teknolojilerin bir bölümünün bahsi geçen süreçte onlara yukarıdaki nedenlerle destek olamaması;
 
Bu 4 madde aslında bizi düne kadar basit bir “beklenmedik durum” senaryosu olan tedarik zinciri ve lojistik dayanıklılığı/sürdürülebilirliği (reslience) konusunun; aslında hem tedarik zinciri hem lojistik süreçler hem de işletmeler için yeni bir normal haline geldiği ve belirsizliğin sürekli birlikte yaşanması gereken bir verili durum olduğu sonucunu ortaya koyuyor. 
Çünkü artık standart anlamda bir “just-in-time” maalesef yok. Varsa da geçtiğimiz 3 senede iyi bir sınav vermedi. Tedarikçiler ürünleri üretim ya da satış için öngörülen taahhütlerinde gönderemiyor ya da gönderememe riskini taşıyor. Distribütörlüklerden yapılan dağıtım aksayabiliyor, e-ticarette eve teslimatın patlamasıyla makro sevkiyatta zafiyetler yaşanırken, kaynakların mikro taşımaya kaydığını gözlemliyoruz. 
Fiziksel mağazalar yerlerini sanal mağazalara devrediyor, tüketici “drop size” ve sipariş frekansı “e-ticaretin sağladığı konfor” ile küçülür ve sıklaşırken, emniyet stoklarının belirsizlik nedeniyle arttığına, bunun birçok şirketi ve işletmeyi karlılık ve nakit akışı anlamında zorladığına tanık oluyoruz. Hiçbir zaman olmadığımız kadar hızlı ve esnek olmamız gereken bir dönem yaşıyoruz, yaşamaya da devam edeceğiz. Lojistik ve tedarik zinciri süreçlerinde yararlandığımız birçok teknoloji ve dijital çözüm, pandemi dönemindeki kapanma ve belirsizlik, normalleşme sonrası oluşan patlama ile yetersiz ya da eski (out of date) kaldı. Şimdi neredeyse her teslimatta, her talep öngörüsünde, müşteriyle gerek sosyal medya üzerinden gerekse de alternatif yollarla konuşmamız ve iletişimi kişiselleştirmemiz gerekiyor.
 
Bundan endişe duymalı mıyız? Hayır…  
 
Öncelikle, bardağın dolu tarafına bakalım. İşi lojistik ve tedarik zinciri yönetimi ve icrası olanlar öncelikle şundan memnun olmalılar: “Artık işletmelerin salt bir maliyet merkezi ve destek birimi olmaktan çıkıp, işlerinin kendisi oldular” 
Hepsinin eline sağlık, içinde bulunmuş olunan kapanma döneminde de bunu özverileri, çözümleri ve yüksek mesaileriyle herkese kanıtlamış oldular. Ama artık hangi sektörde olursa olsunlar, işi lojistik ve tedarik zinciri olanlar, bu yeni normali yeni bir tedarik, planlama, operasyon, müşteri ilişkileri ve yönetim tarzına taşımak ve süreçlerini kalıcı olarak “bir sonraki yeni normal(ler)” için dayanıklı, çevik ve esnek hale getirmek zorundalar. 
Doğru bir benzetme olur mu bilmiyorum ama; en başta lojistik ve büyük resimde de tedarik zinciri artık hiç olmadığı kadar “sıvı formu” içinde olmalıdır. Hangi kabın içinde olursa olsun onun şeklini alacak kadar esnek, değişikliğe açık ve akışkan olmalıdır.
Bunun somut örneklerini halihazırda çalışmakta olduğum Yıldız Holding çatısı altındaki, EDT sektöründe ulusal ve global restoran, otel, kafe ve yemekhane zincirlerine gıda ve gıda dışı tedarik ve mikro dağıtım çözümleri sunan g2mEksper deneyiminden vermeme izin verin:
 
1. İş birliğini benimseyin, (rakipleriniz ile bile);
 
Bir sonraki yeni normal, şimdiki yeni normal gibi önce varlığımızı test edecek bir yeni normal olabilir. En çok hangi konuda zorlandıysak, o konuda şimdiden bunun için, değişim için hazırlıklı olmalı ve hem müşterilerimiz hem çözüm sağlayıcılarımızla hem de paradoksal olacak ama rakiplerimizle de belirli konularda iş birliği içinde olmamızda fayda var. Çünkü bunların hepsi içinde olduğumuz ekosistemin bir parçası ve yeni normal bir ekosistemi tehdit eden bozucu bir yeni normal de olabilir. Doğayı örnek alalım. Doğada aynı eko-sistemin oyuncuları arasında koşulsuz bir iş birliği mevcut. Timsahlar kuşların dişlerini temizlemesine izin verir, kuşlar da onların dişlerindeki parçalardan beslenirken başlarına bir şey gelmeyeceğinden emindirler. Vücudumuzda yaşayan yaklaşık 10 bin farklı tür bakteriyle kurduğumuz ilişki, liken birliği, arılar ve çiçekler, tahıllar ve nitrifikasyon bakterileri, kürdan kuşu ve gergedan gibi pek çok mutualist ilişki bulunur. Bütün bu iş birlikleri aslında aynı ekosistemde birbirinin varlığının sürdürülebilirliğine dönüktür. 
g2mEksper bu zor dönem içinde “atıl kapasitesinin” önemli bir bölümünü, aynı ekosistemdeki diğer holding içi ve dışı oyunculara (orta – küçük ölçekli EDT tedarikçileri, üreticileri, restoran ve cafe zincirleri) açtı. Bu paylaşım ve iş birliği; bahsi geçen oyuncuların krizden daha az etkilenmesini sağlarken, g2mEksper’in de âtıl kapasitelerinin yarattığı giderleri bir gelir kalemine dönüştürmesine imkan sağladı. Bu ilişki, post-pandemik dönemde de artarak devam etti ve g2mEksper, bugün, zincir müşterilerine ve bahsi geçen EDT oyuncularına kendi satmadığı ve tedarik etmediği ürünlerde de lojistik ve mikro dağıtım çözümleri sağlıyor.
 
2. Tedarik Zinciri ve Lojistik süreçlerdeki her bir adımı, bir sonraki yeni normal için sürekli test edin, bunu “real-time” izlenir ve ölçülür hale getirin;
 
Tartışmasız bir şekilde “online” müşteri deneyimi ve etkileşimi, kalıcı ve yaygın hale geliyor ve bunun geri dönüşü de mümkün gözükmüyor. Tedarik zinciri ve lojistik de buna göre siparişten tedarike, tedarikten teslimata süreçlerini test etmeli ve müşterinin cep telefonuna sığabilmeli. Müşterinin plansız taleplerine yanıt verebilmeli. Son olarak sadece zincir noktalara değil, eve servis yapan görece küçük noktaların da ihtiyaçlarına yanıt verebilmeli. g2mEksper, globalde ve yerli pazarda takip ettiği trendlerden ve kendi sektör deneyimlerinden hareketle yenilediği; EDT pazarına dönük online sipariş, pazar yeri & tahsilat platformu, müşterisiyle konuşabilen “dijital rotalama ve talep öngörü sistemleri”, “siparişim nerede?” uygulaması ve CRM altyapısıyla müşterinin cep telefonuna sığabilmekten fazlasını; onun en yakın online ve offline çözüm ortağı olmayı hedefliyor.
İzlenebilirlik, ölçülebilirlik, dijital ve “real-time” bir son nokta teslimat deneyimi kadar, artık işletmelerin farklı hizmet paketi yelpazesi de sunması bir zorunluluk haline geldi. Bugün g2mEksper, EDT sektöründe alışık olmadık bir şekilde zaman duyarlı teslimat, görünmez teslimat (işletmenin kapalı olduğu saatlerde teslimat), T+0, t+1, t+2 teslimat gibi alternatif modelleri bir arada sunuyor. Bunların sonuçlarını kayıt altına alıp müşterileriyle paylaşabiliyor.
Hızın bir satış modeli ve müşteri tercihi / konforu olduğu yeni normalde; tedarik, depo ve dağıtım süreçlerinin de buna göre yeniden akord edilmesi ve mal kabulden adreslemeye, toplamadan yüklemeye, teslimattan teslim kanıtına, sistem ve iş yapış şekillerinin de -belki de bu alanlardaki global ve yerel start-up’ları örnek alarak, start-up hüviyetinde- yeniden tasarlanması gerekiyor.
Yüksek tavanlı, dar koridorlu, hatta koridorsuz, “product-to-picker” konseptli konsolidasyon depolarının toplam depo sayısını azaltırken, e-ticaret “dark store” konseptinden esinlenen müşteriye yakın, toplamada ve teslimatta hızlı yarı-aktarma merkezlerinin önem kazandığı ve kazanmaya devam edeceği dönemlerden geçiyoruz. Rekabette ayrıştırıcı özellik bu alana taşınıyor. API (advanced programming interface) uygulamalarının birçok farklı dijital çözüm ve uygulamayla konuşup karar destek mekanizması olmaktan çıkarak karar mekanizmasının kendisi olacağı, bir yapay zekanın tüm depoyu yönetebileceği bir dünyaya doğru ilerliyoruz ve bunun çok uzak olmadığını söylemek bence hayalcilik olmaz.
O yüzden şimdiden, tüm depolama ve dağıtım kurgularımızı gözden geçirerek, bundan sonraki yeni normal için hantallıktan arınarak ve şu soruyu kendimize sorarak, bunu sürekli bir iyileştirme kültürü haline getirmek yanlış olmaz: “Nasıl daha hızlı, daha uyumlu, daha basit olabilirim ve bunun için neleri değiştirip yerlerine neyi veya neleri koymalıyım?” 
 
3. Nasıl daha sürdürülebilir bir lojistik ve tedarik zinciri sağlayabilirim, bozucu etkilerden nasıl kendimi koruyabilirim?
 
Bunun yanıtı aslında, ilk iki sorunun yanıtlarında bulunmakla beraber, en önemli konu  müşteriye bir ürün ya da hizmetle giderken en önemli iş ortaklarımız kim ya da hangi partilerse, onlarla sıkı bir iş birliği kurmak (taşeronlar, personeller, tedarikçiler, müşteriler, IT servis sağlayıcıları gibi) partner olmak ve onlarla sürekli amaç birliği sağlamak.
g2mEksper tarafında dağıtım sürecindeki rota bazlı taşeronlaşma, kazan-kazan modelleri, servis sağlayıcılar ile organik ve düzenli birbirini “challenge” eden ve “geliştiren” iletişim ve iş birliği, g2mEksper tarafında bir sonraki yeni normal için atılmış ve atılmakta olan adımların iş ortaklarına da taşınması, doğadaki ayrı türler arasındaki ilişki ve iş birliğinin sürdürülmesi aslında bu sorunun yanıtını oluşturuyor.
Günün sonunda, başa dönersek, tüm işletmeler için problem tanımı aynı: bir sonraki yeni normal için ne kadar hazırız, tedarik zinciri ve lojistik vizyonumuz, süreçlerimiz, altyapımız ve ağımız bu konuda bize ne kadar güven veriyor?
Müşterimiz ve bir sonraki müşterimiz ile ne kadar iletişim içindeysek, paydaşlarımız hatta rakiplerimiz ile ne kadar verimli, yaratıcı ve üretken bir iş birliği kuruyorsak, süreçlerimizi ne sıklıkta ihtiyaçlara göre test ediyor ve kurumsal hantallıktan uzak durup ne kadar bir start-up gibi düşünebiliyor ve mevcut çevrimin yerine bir yenisini koyabiliyorsak, ne ölçüde izleyebiliyor, ölçebiliyor ve geliştirebiliyorsak o kadar hazırız.
En bozucu dış etkilerde tedarik zinciri ve lojistik ağımız sadece hayatta kalmasın, aynı zamanda bizi bir yere de taşısın istiyorsak, sanırım, bu konuların etrafında kendimizi birer yazılım gibi devamlı yenilememiz ve bunu sürekli hale getirmemiz gerekiyor.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat