Banner


Kimyacılar yurt dışında depo arıyor!
2023 yılını 30 milyar doların üzerinde ihracatla kapatmayı hedefleyen kimya sektörünün, lojistik alanda en büyük taleplerinden biri yurt dışında lojistik depoların kurulması. İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, kullanım ömürleri çok uzun olmayan bu ürünlerin yurt dışında uygun şekilde depolanarak dağıtılmalarının büyük önem taşıdığını vurguladı. 




ikmibKimya sektörü otomotivden tekstile, savunmadan tarım ve sağlığa kadar hemen her sektöre hammadde, yarı mamul veya mamul olarak girdi sağlayan, bu yönüyle Türkiye’nin gelişimi ve büyümesi için stratejik öneme sahip lokomotif bir sektör olarak öne çıkıyor.
2023’ün hem küresel olarak yaşanan ekonomik ve politik gelişmeler hem de Türkiye’de yaşanan büyük deprem felaketi dolayısıyla oldukça zorlu bir yıl olduğunu vurgulayan İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, ihracat pazarlarında yaşanan resesyon ve küresel talepteki daralmanın kimya sektörünün ihracatını da olumsuz etkilediğini söyledi. On bir aylık dönemde kimya ihracatının 28 milyar dolara ulaştığının bilgisini veren Pelister, yıl sonu hedeflerinin 30 milyar doları geçmek olduğunu aktardı. 
Pelister, “Geçen yılki 33,6 milyar dolarlık ihracat rekorumuzdan sonra bu yıl tüm zorlu koşullara rağmen 30 milyar dolar rakamının üzerine çıkacak olmak oldukça önemli. Biz de İKMİB olarak düzenlediğimiz fuar milli katılım organizasyonları, ticaret ve alım heyetleri, Ur-Ge projeleri ile sektörümüzün ihracatının artmasına ve yeni pazar edinmelerine katkı sağlamaya devam ediyoruz. Bu yıl ilk on bir aylık dönemde en çok kimya ihracatı yaptığımız ilk üç ülke Hollanda, Rusya ve İtalya olurken en çok ihracat yaptığımız ilk üç alt sektörümüz ise plastikler ve mamulleri, mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler ile anorganik kimyasallar oldu” dedi. 
 
DEMİRYOLU TAŞIMACILIĞININ KULLANIMINI ARTIRMAK İSTİYORUZ 
Adil Pelister, pandemi sonrası tedarik zincirinde yaşanan gelişmelerin, tedarikte ulaşılabilir olmanın ve lojistiğin, yakın ülkelerden tedarik sağlamanın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğine  dikkat çekti. “Kimya sektörü tehlikeli maddeler sınıfına giren ürünleri ile lojistikte ayrı bir önem ve özene sahip” diyen Pelister, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektör ihracatımızda ürün taşımacılığının büyük çoğunluğunu denizyoluyla gerçekleştiriyoruz. Dünya ticaretinin de yüzde 95’i denizyoluyla gerçekleştiriliyor. Bu yıl ilk on bir aylık dönemde yaptığımız ihracatın yüzde 82,3’lik kısmını denizyoluyla, yüzde 16,7’lik kısmını karayolu taşımacılığıyla ve kalan yaklaşık yüzde 1’lik kısmı ise diğer taşıma şekilleri ile gerçekleştirdik. Deniz ve karayolu taşımacılığı yanı sıra aslında yakın veya uzak noktalara demiryolu ile ulaşımın da yaygınlaştırılmasının önemli ve gerekli olduğunu belirtmek istiyorum. Ürünü zamanında ve en az maliyetle göndermenin yanı sıra üretimde kullandığımız hammaddeyi yine zamanında ve uygun maliyetle temin etmek ihracatımızda rekabeti etkileyen en önemli faktörlerden. Bu nedenle ülkemizde yapılan lojistik yatırımları kadar ihracat pazarlarımızda lojistik ve tedarik süreçlerini etkileyen anlaşma ve iş birliklerine önem verilmesinde fayda görüyoruz.” 
 
YÜKTE HAFİF PAHADA AĞIR ÜRÜNLER 
Lojistiğin hammadde tedariğinden üretim süreçlerine, üretim süreçlerinden taşımacılığa ve elleçlemeye kadar çok geniş bir süreci kapsadığını vurgulayan Adil Pelister, “Dolayısıyla lojistiğin sadece taşımacılık alanında değil özellikle uluslararası boyutta çok önemli limanlarda ya da dağıtım merkezlerinde kısaca bizim mamullerimizin varış yerlerinde lojistik depoların kurulması ve onların ayrıştırılarak dağıtım kanallarının daha etkili, verimli şekilde oluşturulması ve kullanılmasında önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bizim ürünlerimiz büyük, yükü ağır olan ürünlerden ziyade, yükte hafif pahada ağır olan ilaç gibi çeşitli kimyasalları kapsıyor. Kimyasalların kullanım ömürlerinin de çok uzun olmadığını düşünürsek, ürünlerin uygun şekilde depolanarak dağıtılmaları büyük önem taşıyor” diye konuştu. 
 
‘DİJİTAL LOJİSTİK SİSTEMLERİ OLUŞTURULMALI’ 
Bir diğer önemli konun dijitalleşme olduğuna dikkat çeken Adil Pelister, “Dijitalleşmenin hemen hemen her sektörde etkisini günden güne hissettirdiği bir gerçekten bahsediyoruz. Lojistiğin de hammadde tedariğinden dağıtıma kadar üretim süreçleri de dahil olmak üzere bu dijitalleşen dünyada ve bu gerçeklik içerisinde yerini almaya başladığını görüyoruz. Lojistik sektöründeki dijitalleşmenin diğer sektörlere olan etkisi ile ilgili bütün sektörlerin bilgilendirilmesi ve yeniliklerin diğer sektörlere de hızlıca aktarılarak bütünleşik bir dijital lojistik sistematiğinin oluşturulmasının faydalı olacağına inanıyoruz” dedi. 
 
KİMYA TEKNOLOJİ MERKEZLERİ HAYATA GEÇİRİLDİ 
“Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü olarak artık küresel zorluklara rağmen kalıcı birincilik hedefine yürümek için yeni adımlarımızı atıyoruz” diyen Adil Pelister, şunları aktardı: “İKMİB olarak, yepyeni bir kimya ekosistemi kurmak için Türkiye’de bir ilk olacak Kimya Teknoloji Merkezimizi hayata geçirdik. Merkezimizi 2024’ün ilk yarısında faaliyete geçirmek üzere son hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Ülkemizin yeni yüzyılında, sürdürülebilir geleceğin baş aktörleri arasında olan kimya sektörümüzün 2030 vizyonu kapsamında, sürdürülebilirlik temelinde ölçek büyütmeye odaklandık. Bu doğrultuda kimya ihracatımızı 2030 yılında 50 milyar dolara yükseltme hedefiyle çalışmaya, üretmeye ve ihracata devam edeceğiz.” 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat