İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi’den Lojistik Çözüm Reçetesi

Moda, marka ve tasarım anlamında son yıllarda önemli gelişmeler kaydeden hazır giyim sektörü, ticarette organizatör ülke olma hedefi için lojistik paydaşlarından da destek bekliyor.





hikmet_tanrıverdiToplam 16,2 milyar dolarlık hazır giyim ihracatıyla dünyada ilk 5’te yer alan, aynı zamanda Çin’den sonra Avrupa’nın ikinci büyük tedarikçisi konumunda bulunan Türkiye, alt kalemler itibariyle bazı alanlarda da liderliğe oynuyor. Sektörün özellikle son 10 yılda ülke ekonomisine giderek artan oranda katkı sağladığını, katma değerli ürünlere odaklanarak moda ve marka yarattığını söyleyen İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, rekabetçi kimliğini de pekiştirdiğini aktarıyor. Tanrıverdi, çoğalan Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları, teknik tekstiller ve yenilikçi ürünler geliştirme yolunda atılan adımların yanısıra, lojistik ve satış sonrası hizmetlerde katedilecek mesafenin de sektörün global pazardaki potansiyelini önemli ölçüde artıracağı görüşünde. Bu nedenle son yıllarda öne çıkan ‘hızlı moda’ olgusunun lojistik cephesinde de karşılığını bulması gerektiğini belirten Tanrıverdi, tüm tarafların buluştuğu ortak bir stratejiye ihtiyaç olduğunu düşünüyor.
Hazır giyim ve konfeksiyonda lojistik açıdan yaşanan sorunlar hakkında da bilgi veren İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, “Uluslararası taşımada belge temini, liman hizmetleri, depolama ve yurtiçi taşıma bedelleri gibi doğrudan masraflardaki artışlar ile liman ve gümrük hizmetlerindeki zaman kayıpları dolaylı maliyetler yaratıyor. Aynı zamanda ihracatçıların uzun yıllardır dış ticaretin kolaylaştırılması ve masrafların aşağıya çekilmesi yönünde verdiği çalışmaları negatif etkiliyor” diye konuşuyor.
Tanrıverdi’ye göre ülkedeki teslim noktasından varışına kadar yaşanan lojistik süreçlerde karşılaşılan gereksiz masraf ve gecikmeler, kamu ve özel sektörün işbirliğiyle asgari seviyeye indirilebilir. Bu işbirliği çerçevesinde, kamunun gerekli altyapı yatırımlarını hızla yapmasının ve mevzuat temelini oturtmasının önem taşıdığına işaret eden Tanrıverdi, firmaların da yeni kurumsal stratejiler ve süreçler geliştirmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Öncelikle Türkiye hazır giyim sektörünün 2012 karnesini sizden dinleyebilir miyiz?
2012 Ocak-Ekim döneminde ihracat değeri 13,3 milyar dolarda kaldı. Rakamlar, bir önceki yılın Ocak-Ekim dönemine kıyasla yüzde 2,7 oranında azalışa işaret ediyor. Ancak aynı dönemde ihracatımız miktar bazında arttı. Birim fiyatlarımızın geçen yıla kıyasla azalmış olmasından dolayı ihracatımız değer bazında düşmüş durumda. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, üretimde ve istihdamda en büyük imalat sanayi kollarından biri… İmalat sanayi içinde; üretimde yüzde 8,3, istihdamda yüzde 13,5’luk pay ile ilk sırada.

KOMŞULARA İHRACATTA REKOR ARTIŞ


Türkiye hazır giyim sektörünün önde gelen ihracat pazarlarında son yıllarda nasıl bir değişim gözlendi? 2012 sektörün en güçlü pazarları hangileri oldu?
Büyümeye ihracat yapılan pazarlar anlamında bakıldığında, 2012 Ocak-Ekim döneminde Ortadoğu ülkelerine hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında yüzde 24,8, Eski Doğu Bloku ülkelerine yüzde 18,8, Afrika ülkelerine ihracatta yüzde 37,9, Azerbaycan, Kazakistan gibi Türk Cumhuriyetlerine ihracatta yüzde 60,1 ve Asya-Okyanusya ülkelerine yüzde 17,4 artış görülüyor. Tek tek ülke bazında bakıldığında ihracat artışında öne çıkan ülkeler ise Irak, Polonya, Suudi Arabistan, Ukrayna, Kazakistan, Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri ve Libya olarak sıralanıyor.

Peki önümüzdeki dönemler için umut vadeden pazarlar hangileri olacak?
Önümüzdeki dönemde sektördeki büyümeyi tetikleyecek en önemli unsurlar ürün bazında farklılaşma ile komşu ülkelere ve hedef pazarlara yönelik etkin pazarlama ve dağıtım faaliyetlerinin yürütülmesi olacak. AB ülkeleri Türkiye’nin hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının yüzde 80’ini, diğer bir ifade ile beşte dördünü kapsıyor. Almanya, İngiltere, İspanya, Fransa ve Hollanda,  2011 yılında en fazla ihracat yapılan AB ülkeleri arasında yer aldı. Hazır giyim ve konfeksiyonda Türkiye, AB ülkelerinin Çin’in ardından ikinci büyük tedarikçisi konumunda bulunuyor. Bu çerçevede, Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi AB ülkelerinin içine düştükleri borç krizinin ve AB ekonomisinde ileriye yönelik olarak ortaya çıkabilecek en ufak bir olumsuzluğun, Türkiye’nin hazır giyim ve konfeksiyon ihracatını etkilemesi kaçınılmaz. Yine de, olumsuz konjonktüre rağmen, AB’de krizin de etkisiyle sipariş büyüklüklerinin küçülmesine bağlı olarak, siparişlerin Uzakdoğu’dan ülkemize kayabileceğine yönelik bir beklentimiz de bulunuyor. Ayrıca, AB ülkeleri haricinde Rusya ve diğer Doğu Bloku ülkelerinin yanısıra ABD ve Japonya gibi ülkeler de potansiyel ve hedef pazarlarımız arasında yer alıyor.

HIZLI MODA - HIZLI LOJİSTİK DÖNEMİ

Lojistik sektörü, hazır giyimin yeni pazarlara ulaşma hedefini nasıl destekliyor ve lojistik avantajlar ihraç pazarlarının çeşitlendirilmesinde nasıl bir rol oynuyor? 
Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü ihracat lojistiğinde demiryolundan daha çok kara-deniz ve hava yollarını kullanıyor. Kısa zamanlı siparişlerde hava yolu, uzak pazarlar için deniz yolu, yakın ve komşu ülke pazarları için ise daha çok karayolu taşımacılığı kullanılıyor.
Dünyada hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe 5. sırada yer alan Türkiye,  hemen hemen bütün ülkelere ihracat yapıyor. Dünya hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe “hızlı moda” son yıllarda öne çıkan bir kavram haline geldi. Küresel kriz dönemlerinde hızlı moda daha fazla talep görüyor. Vitrinlere sürekli yeni ürünler koyarak müşteri talebini sürekli karşılayabilmek rekabetin ana unsurlarından birisi. Bu yüzden siparişlerin hızlı bir şekilde varış yerlerine ulaşması son derece kritik önemde. Sektörün rekabet üstünlüğünü koruması ve arttırabilmesi için lojistik sektörü çok önemli bir rol oynuyor.
 

Hazır giyim sektörünü lojistik süreçler açısından değerlendirdiğinizde nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?
Çoğunlukla küçük ve orta ölçekli firmalardan oluşan hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün tamamına yakın bölümünde lojistik hizmetleri outsource edilmekte olup lojistik firmaları ile işbirliği ile bu faaliyetler gerçekleştiriliyor. Bununla beraber çok fazla olmamakla beraber kendi lojistiğini sağlayan ve antreposu da bulunan firmalarımız mevcut. Ancak genel eğilim lojistik hizmeti alınması yönündedir.
 

Türk lojistik sektörünün tekstil lojistiği konusundaki hizmet kalitesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörün tekstil lojistiği özelinde güçlü ve zayıf yönleri sizce neler?
Sektörümüz ihracatta lojistik sektörü ile son derece uyum ve işbirliği çerçevesinde çalışıyor. Hızlı modanın önemli oyuncularından olan hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe zaman çok önemli.  Hızın son derece önemli bir konuma yükselmesi ile zaman zaman lojistik süreçlerden kaynaklanan gecikmeler yaşanıyor. Bu sorunların lojistik sektörü temsilcileri ile ihracatçı sektörleri temsil eden kuruluşların ortak çalışmaları ile aşılacağına inanıyoruz.

 

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat