Banner



Çelik sektöründen lojistik şirketlerine Ortak Platformda Buluşma daveti
Çelikte Avrupa’nın ikinci, dünyanın ise 8. üretici ülkesi olan Türkiye, bugün ihracatını da 12,3 milyar dolara ulaştırmış durumda. Çelik tüketimi ve ihracatındaki artışın lojistik sektörüne de ivme kazandırdığını söyleyen Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Ekinci, bununla birlikte yüksek nakliye ve navlun ücretlerinin frene bastırdığını vurguluyor. Ekinci, iki sektörün ortak platformda buluşması halinde iş hacimlerinin artacağını düşünüyor.




namık ekinciGlobal konumunu güçlendirmeye devam eden Türk çelik sektörü, 2012 sonunda 36 milyon tonluk üretim miktarına ulaştı. Dünyanın en büyük 10 üreticisi arasındaki en yüksek büyümeyi gerçekleştiren Türk çelik sektörü aynı zamanda çelik ihracatında devler ligine adını altın harflerle yazdırdı ve 8. sıraya yerleşti. Türkiye’nin toplam ihracatının ,3’ünü gerçekleştiren, en çok ihracat yapan 4. büyük sektör olan çelik endüstrisinde lojistikte hayati öneme sahip. “Çelik ihracatındaki artış dış lojistiğe ivme kazandırırken çelik tüketim miktarının artması da yurtiçi lojistiğin gelişimine katkı sağladı” diyen Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Ekinci, çelik sektörünün kendi özgü lojistik süreçleri olduğunun altını çiziyor. “Bundan dolayı, sektörün lojistik işlerinin hızlı ve düzgün bir şekilde yürümesi için lojistik firmalarının çelik sektöründe uzmanlaşmaya gitmeleri gerekiyor” diyen Ekinci, yeni fikirler geliştirmek ve süregelen sorunları çözmek için çelik ve lojisti sektörlerinin ortak bir sinerji yaratması gerektiği fikrinde.
Çelik sektörü son yıllarda ihracatta nasıl bir grafik çiziyor? Öne çıkan gelişmeler neler?
2008’de 19,4 milyar dolar değerinde 19,7 milyon ton çelik ihraç ettik. Küresel finans kriziyle birlikte satın alma gücünde düşüş yaşandı ve çelik talebinde ciddi bir daralma oldu. 2009’da krizin, reel sektörlere yansımasıyla çelik ihracatında da büyük düşüşler yaşandı. Çelik piyasasının önemli ülkelere nazaran, ihracatımızdaki gerileme az olsa da, ihracatımız 2009’da 18,5 milyon ton olarak gerçekleşti. Fakat ürün fiyatlarında ciddi düşüş yaşanmasından dolayı değer olarak keskin bir düşüş yaşadık ve 11 milyarlık dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 2010 yılında da miktardaki düşüş devam etti ve 17,3 milyon ton çelik ihraç ettik. Fakat fiyatlardaki nispi artış sayesinde çelik ihracatımız 12,3 milyar dolara ulaştı. Bu düşüşün diğer başlıca nedeni ise önemli pazarlarımızdan başında gelen Mısır ve Libya gibi ülkelerdeki siyasi krizin ve çatışmaların sonucunda çelik ithalatlarının düşmesiydi. Fakat sektörümüzün dinamik ve rekabetçi bir yapıya sahip olmasından dolayı bu pazarlar yerine yeni pazarlar ikame ettik ve söz konusu ülkelerde istikrar sağlandıktan sonra tekrar bu ülkelere çelik ihraç etmeye başladık. Böylelikle 2011’de ihracatımızda artış yaşandı ve 15,3 milyar dolar değerinde 18,1 milyon ton çelik ihraç ettik.

2012’de küresel çelik piyasalarında yaşanan durgunluk Türkiye’ye nasıl yansıdı? 2013 için nasıl bir tablo öngörüyorsunuz?
2012 yılı dünya ekonomisi ve küresel çelik piyasaları açısından çok olumlu bir yıl olmadı. Özellikle AB ülkelerindeki borç krizi, bazı MENA ülkelerinde siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanamaması ve ABD’nin mali krizin devam etmesi 2012’nin başlıca sorunları arasındaydı. Ekonomik belirsizliklerin etkisiyle emtia fiyatlarında ciddi düşüşler yaşandı. Bu sebeple de sene başında sektör için belirlenen tonaj hedefini yakalamamıza rağmen fiyatların düşmesinden dolayı değer hedefimizi tutturamadık. Eğer 2012 yılı ortalama birim fiyatları 2011’le aynı seviyede kalsaydı yüzde %9,2’lik bir artış sağlamış olacaktık. 2012’de çelik ihracatımız 2012’de değer açısından %1,3 oranında artarak 15,5 milyar dolara, miktar açısından ise ,4 oranında artarak 19,9 milyon tona çıktı. 2012 yılı verilerine göre sektör üretimimizin %55’ini ihraç ederken %45’ini iç piyasaya vermekte.  2013 yılı için iyimser bir ihtiyatlılık taşımaktayız. Şayet Avrupa’daki borç krizi ve ABD’deki mali kriz derinleşmediği takdirde 2013’te üretimimizin %8,3 oranında artarak 39 milyona, çelik ihracatımızın değer olarak ,3 oranında artarak 18,5 milyar dolara, miktar olarak ise ,6 oranında artarak 22,5 milyon tona çıkmasını bekliyoruz.

YENİ PAZARLAR İÇİN LOJİSTİKÇİLERLE BEYİN FIRTINASI YAPALIM!
Geride bıraktığımız yıl sektör ihracatında ilk sıralara hangi ülkeler yerleşti?
2012 yılında Türk çelik ürünleri toplamda 180’nin üzerinde ülkeye ihraç edildi. Bu yılda en çok çelik ihraç ettiğimiz ülkeler sırasıyla 2,34 milyon tonla Suudi Arabistan, 2,27 milyon tonla Irak, 1,26 milyon tonla Birleşik Arap Emirlikleri, 1,24 milyon tonla ABD ve 831 bin tonla Mısır oldu. Değerlendirmeyi bölgeler bazında yaptığımızda ise, çelik ihracatımızda miktarsal olarak en yüksek payı %41 ile Ortadoğu alırken, ile Avrupa Birliği, ile Kuzey Afrika ve %8 ile Kuzey Amerika takip ettiler. Ancak bu yıl miktarsal olarak en büyük artış oranını %49 ile Kuzey Amerika’ya 1,6 milyon ton çelik ihracatı gerçekleştirerek yakaladık, bu gelişmeyi ise %26 artışla Ortadoğu’ya 8,1 milyon ton ve artışla Kuzey Afrika’ya 2,1 milyon ton ihracat takip etti. Avrupa Birliği’ne olan ihracatımız ise %34 düşüşle 2,2 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.
Orta vadede ihracat yapılan ülke yelpazesinde ne gibi değişimler öngörüyorsunuz? Bu noktada lojistik sektöründen beklentileriniz neler?
Orta vadeli planlarımız dâhilinde ise, çalkantılardan daha az etkilenebilen ve farklı piyasalarda kendini gösterebilen dinamik bir çelik sektörü oluşturmayı amaçlıyoruz. Bu çerçevede ihracatımızın %70’ini oluşturan geleneksel pazarlarımızdan Ortadoğu, Avrupa Birliği, Kuzey Afrika ve Kuzey Amerika haricinde; ihracatımızın yaklaşık %20’ini oluşturan Sahra Altı Afrika, Güney Asya ve Latin Amerika ülkelerine yönelik yaptığımız çalışmalar ile bu bölgelerin ithalatlarındaki payımızı arttırmayı amaçlıyoruz. Sonuç olarak hedeflerimiz kapsamında ihracatta coğrafya olarak son derece çeşitlilik gösterebiliyoruz ve bu çeşitliliği sağlamlaştırmayı planlıyoruz. Ancak tüm bu bölgelerdeki etkimizi arttırabilmemiz için en az çelik üreticilerimiz ve ihracatçılarımız kadar lojistik sektöründe yer alan tüm çalışanlarımıza da önemli vazifeler düşmekte.

DEMİR AĞLAR GÜÇLENİRSE KOMŞULARA İHRACAT ARTAR!
Çelik sektöründe lojistiğin stratejik önemde olduğunu sık sık dile getiriyorsunuz. Peki sektör şirketleri lojistikte en çok hangi alanlarda sorunlarla karşılaşıyor? Bu noktada çözüm önerilerinizi de paylaşır mısınız?
Çelik ürünlerinin nakliyesi, çelik ihracatı ile yurtiçi dağıtımının yoğun olması ve ürünlerinin hacimlerinin büyük olmasından dolayı oldukça yüksek tonajlarla gerçekleştirilmekte. Buna rağmen, ne yazık ki firmalarımızdan yüksek nakliye ve navlun ücretleri talep ediliyor. Hatta bu durum, bazı firmalarımızı ihracat yapmaktan bile alıkoyabilmekte. Bu konuda hem çelik sektörünün hem de lojistik sektörünün zarar görmemesi amacıyla iki sektör arasında karşılıklı işbirliği ve ortak platformların oluşturulması gerektiğine inanıyoruz. Böylelikle her iki tarafın iş hacminin ve cirosunun artacağını düşünmekteyiz. Sektörümüz açısından lojistik açısından diğer önemli bir sıkıntı ise demiryolu ağlarının yetersizliğidir. Özellikle Irak, Suriye ve İran gibi komşu ülkelere yönelik karayolu yapılan sevkiyatlarda sıkıntı yaşanmakta ve bu durum da ihracatımızı olumsuz etkilemekte. Ülkemizde yeni demiryollarının yapılması ve mevcut rayların modernizasyonu ile ilgili çalışmalara başlanmakla birlikte, bu çalışmalara hız verilmesi ve yatırımların artması her iki sektörün de kâr marjını artıracaktır. Ayrıca özel firmaların vagon işletmelerinin de önü açılmalıdır.

ÇELİK LOJİSTİĞİNDE İHTİSASLANMIŞ FİRMALARA İHTİYAÇ VAR
Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Ekinci, 2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde sektörün 2023 ihracat hedefinin 55 milyar dolar olduğunu, bu hedefe ulaşmak için de geniş bir ticaret ağının inşa edilmesi gerektiğini vurguluyor. “Ancak lojistik sorunlardan dolayı yaşanan gecikmeler hem zaman kaybına hem de verimliliğin azalmasına sebebiyet vermekte” diyen Ekinci, bu nedenle çelik sektörüne hizmet veren lojistik firmalarının kurulması gerektiğini, ya da en azından çelik alanında ihtisaslaşmış şubeleri olan lojistik firmalarına ihtiyaç olduğunu aktarıyor. Ekinci, “Çelik ve lojistik sektörlerimizin ortak sinerjisiyle bu hedefin tutturulacağına olan inancımız tamdır” diyor.

SEKTÖR KÜNYESİ
ÇELİK
2012 İhracatı: 12,3 milyar dolar
2013 Hedefi: 18,5 milyar dolar
En Fazla İhracat Yapılan Bölge: Ortadoğu
İhracatta En Fazla Artış Kaydedilen Ülke: Suudi Arabistan
Lojistik Beklenti: Demiryolu taşımacılığına ivme kazandırılması



 





SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz