Ekonomiyi KÜRESEL GÜÇ OLMA hedefine demiryolları taşıyacak

 “Türkiye’nin lojistik ve uluslararası ticaret ile ilgili hedeflerini bir arada planlayarak, kamu ve özel sektör işbirliği ile coğrafi özelliklerine uygun altyapı ve yasal düzenlemeleri tamamlaması ve bugünkü ekonomik potansiyelini hayata geçirerek 2023 yılında dünyanın yeni bir güç merkezi olmasında demiryolları taşımacılığımızda kaydedilecek gelişmelerin de önemli rolü bulunacaktır.”





zafer_caglayan2.jpg

Zafer ÇAĞLAYAN

T.C. Ekonomi Bakanı

1980’li yıllardan bu yana ihracat odaklı büyüme stratejilerini uygulamakta olan ülkemiz, uluslararası alanda rekabetçiliğin artırılmasına yönelik önemli aşamalar kaydetti ve çok taraflı ticaret sistemine entegre oldu. İhraç ürünlerimiz ve pazarlarımız çeşitlendirildi, buna paralel olarak 2000 yılında 27,7 milyar dolar olarak gerçekleşen ihracatımız 2011 yılında 135 milyar dolara yükseldi.
Hedefimiz, Cumhuriyetimizin 100. yılında ihracatımızı 500 milyar dolara çıkarmak... Bu hedef, rakamsal bir hedef olmanın  ötesinde, Türk ekonomisinin, tüm bileşenleri ile birlikte büyük bir değişim iddiasını ifade ediyor. Bu değişim sürecinde, dış ticaretten ayrı bir şekilde düşünülmesi mümkün olmayan lojistik hizmetleri sektörünün de önemi çok büyüktür.
Lojistik hizmetlerinin en önemli bileşenlerinden olan ulaştırma alanında yapacağımız atılımlar, hem ticaretimizi artıracak, hem de coğrafi konumumuzdan kaynaklanan avantajların da katkısıyla ülkemizin uluslararası transit taşımacılık alanında da söz sahibi olmasına imkân verecektir. Bu kapsamda ulaştırmanın; demiryolu, karayolu, denizyolu ve havayolu olmak üzere tüm ulaştırma alt sistemlerinin bir bütün olarak ele alındığı ve sözkonusu taşıma modları arasında dengenin sağlandığı birleşik bir sistem olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
 

Büyük ölçekli yatirimlar demiryolunu ivmelendirecek

Bildiğiniz gibi Türkiye, Avrupa’daki karayolu taşımacılığında lider konumundadır. Ancak, karayolu taşıtları ile yapılan taşımacılığın, maliyet, olumsuz iklim koşullarından etkilenme ve bunun neden olduğu transit sürenin uzaması gibi faktörler ve hepsinden önemlisi karayolu trafik kazalarının yol açtığı can ve mal kaybının boyutları, gelecekteki tartışılmaz taşıma modelinin demiryolu olacağının göstergeleridir. Nitekim Avrupa Birliği, karayolu taşımalarına uyguladığı yaptırımlarla bu konuda önlemler almaya başladı. Bugün Avrupa ülkelerinden Rusya'nın uzak bölgelerine hatta Çin'e kadar uzanan blok trenler, Amerika'da uzunluğu kilometrelere, tonajları 5 bin ila 10 bin gibi rakamlara ulaşan yük trenleri ile taşımalar yapılıyor olması demiryolu taşımacılığının anlam ve öneminin dünyadaki en tipik örneklerini oluşturuyor.
Ülkemizde de son yıllarda hızlı tren hatlarının yapımı için sağlanan büyük miktarlardaki yatırımların demiryolu taşımacılığının geliştirilmesinde ivme kazandıracağı aşikârdır. Bu çerçevede, Türkiye’nin yakın bir gelecekte yapılmakta olan lojistik üsler, yol yenileme çalışmaları, ihtiyaca uygun yük vagonları ve lokomotif imali gibi adımlarla Avrupa-Asya demiryolu trafiğinde jeopolitik anlamda en uygun demiryolu köprüsü olacağına inanıyorum.
Ancak hâlihazırda demiryolu taşımacılığının dış ticaret taşımalarımızdaki payı arzu edilen düzeyin gerisindedir. Mevcut payın artırılması hem navlun maliyeti açısından sağlanacak avantajlar ile rekabet gücümüzün artırılması, hem de diğer taşıma modları ile verimli biçimde taşınması mümkün olmayan ürünlerin taşınmasına imkân sağlanması, karayolu taşımacılığında çeşitli ülkelerin uyguladığı kota uygulamalarından kaynaklanan problemlerin aşılması gibi birçok faydayı beraberinde getirecektir.
 

Küresel yeniden yapilanma dönemi sürüyor

Dünya genelinde demiryolları, küreselleşmenin yarattığı düzene ayak uydurabilmek için, önemli bir yapısal ve teknik değişim sürecinden geçiyor. Yapısal değişim süreci içinde demiryollarının hem kendi mevcut yapıları hem de devletle ilişkileri sorgulanırken, hemen hemen tümünde yeniden yapılanma çalışmaları sürdürülüyor. Teknik değişim süreci içinde ise ülkeler, demiryolu altyapılarının birbirine uyumluluğunu sağlamayı  amaçlıyor. Gelecek yıllarda, demiryolu taşımasının, özellikle diğer ulaşım yöntemlerinin yetersiz kalacağı  güzergâhlarda gelişmeye devam edeceği ve kamuoyunun ve karar vericilerin çevre duyarlılığının artması sonucu, ağırlığının artacağı değerlendiriliyor.
Türkiye, bu mülahazaları dikkate alarak, kendisini doğrudan veya dolaylı ilgilendiren tüm uluslararası  ulaştırma düzenlemelerini ve etkinliklerini kesintisiz izlemeye ve yönlendirmeye devam etmekte; ulusal düzeyde ise teknik ve yasal altyapı açısından gereken değişiklikleri hızla gerçekleştirmekte.
Şüphesiz ki, dış ticaret hacmi, ekonomik gücü ve nitelikli insan kaynakları ile bölgedeki lider ülke konumunda olan Türkiye’nin lojistik ve uluslararası ticaret ile ilgili hedeflerini bir arada planlayarak, kamu ve özel sektör işbirliği ile coğrafi özelliklerine uygun altyapı ve yasal düzenlemeleri tamamlaması ve bugünkü ekonomik potansiyelini hayata geçirerek 2023 yılında dünyanın yeni bir güç merkezi olmasında demiryolları taşımacılığımızda kaydedilecek gelişmelerin de önemli rolü bulunacaktır.

 “Hedefimiz, Cumhuriyetin 100. yılında ihracatımızı 500 milyar dolara çıkarmak... Bu hedef, rakamsal bir hedef olmanın  ötesinde, Türk ekonomisinin, tüm bileşenleri ile birlikte büyük bir değişim iddiasını ifade ediyor. Bu değişim sürecinde, dış ticaretten ayrı bir şekilde düşünülmesi mümkün olmayan lojistik hizmetleri sektörünün de önemi çok büyük...”




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat