Kaan Gürgenç: Kontrat lojistiğinde global dev olacağız
Balnak’ı satın alarak Türkiye’nin en büyük lojistik şirketlerinden biri haline gelen Borusan Lojistik, şimdi gözünü dünyanın en büyük 10 kontrat lojistiği firmasından biri olmaya dikti. Bu hedefe ulaşmanın yeni satın almalarla mümkün olacağını vurgulayan Borusan Lojistik Genel Müdürü Kaan Gürgenç, “Her ne kadar şirket satın almanın zorluğunu görsek de, Balnak alımı ile önemli bir tecrübe kazandık. Bu anlamda büyüme stratejimiz içerisinde satın almalar önemli bir pay alacak” dedi.




kaan_gurgencYurtiçinde oldukça güçlü olan Borusan Lojistik, iki yıl önce aldığı Balnak’la uluslararası pazarda da lider bir oyuncu olmak için ilk adımını attı. İki şirketin entegrasyon süreci zorlu geçti ama Borusan Lojistik, bu süreci oldukça başarılı yönetti. Şirket, bu satın almadan edindiği tecrübeyle şimdi yeni satın almalar planlıyor. Satın alma ve sonrasının bir şirket için çok kolay olmadığını “Bu yola çıkan her 100 şirketten 80’i başarısız oluyor” sözleriyle özetleyen Borusan Lojistik Genel Müdürü Kaan Gürgenç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz başarılı olan 20 şirketin içinde yer almak için entegrasyon sürecini danışmanlık hizmeti alarak yönettik. Balnak bizim için tamamlayıcı bir satın almaydı. Balnak’la uluslararası taşıma bacağımızı sağlamlaştırdık, genişlettik. Evet entegrasyon süreci istediğimiz hızda gerçekleşmedi,1 artı 1’imizin sonucu henüz dört değil belki ama Balnak iki sene içerisinde büyüdü. Bu büyüme yeterli mi diye sorarsanız? Hayır, yeterli değil. Balnak’ı aldığımız zaman bunun üzerine bir bina inşa etmek için aldık. Ama aldıktan sonra zeminin çok da sağlam olmadığını gördük. Şimdi bu temeli sağlamlaştırma çalışmalarını sürdürüyoruz. Satın almadan sonra içeriden ayrılan arkadaşlarımız ve onların götürdüğü müşteriler, acenteler ve tedarikçiler oldu. Balnak tarihçesine bakarsanız; kurulduğu günden buyana 6 tane şirket doğurmuş. Son şirket biz satın aldıktan sonra doğdu. Bu durum Balnak’a özgü bir şey de değil, uluslararası taşıma sektörünün genel bir problemi. Türkiye’de binlerce şirket var ama neden aralarında büyük şirketler yok? Çünkü bu şekilde bölünüyorlar. Dolayısıyla aldığımız bu şirketin veri havuzunu, iş yapış şekillerini, süreçlerini hizmetin alındığı kişiye bağlı değişkenlik gösteren bir yapıdan çıkartıp, tüm müşterilerin aynı süreçler ile hizmet alabildiği düzenli bir sistem, süreç açısından bir nevi bir makine haline getirmeye çalışıyoruz. Borusan Lojistik’in iş modelini buraya da taşıyoruz. Farklı farklı konularda hem yatırımlarımız, hareket planlarımız hem de görüşmelerimiz var. Bunların hepsini bu yıl içerisinde göreceksiniz. 2015, Balnak’ın yeniden yapılandığı bir yıl olacak. 2016 yılına geldiğimiz zaman ise nasıl yurtiçinde Borusan Lojistik’in herkes tarafından kabul görmüş, fark yaratan iş yapış şekli ve yaklaşımı varsa, uluslararası taşımacılık iş birimimizde de aynı standartları getirerek sektöre ‘bu işi gerçekten farklı yapıyorlar’ dedirtecek bir şirket yaratmış olacağız.”

SATIN ALMALAR BÜYÜMENİN EN ÖNEMLİ SACAYAĞI OLACAK

Balnak’la satın alma konusunda önemli bir tecrübe kazandıklarını vurgulayan Kaan Gürgenç, “Balnak’la şirket satın alarak değer yaratılabileceğini gördük ve bu alanda önemli bir tecrübe kazandık. Balnak’ı aldığımız gibi bundan sonra yurtiçinden ya da yurtdışından olabilir başka şirketler alarak büyümeye devam edeceğiz. Bu yakın vadede ki bir plan olarak düşünülmemeli. Ancak bizim hacmimizde bir şirketin bundan sonra ki önemli fark yaratacak büyüme hamleleri ancak satın almalar ile olabilir. Yurtdışındaki rakiplerimize baktığınız zaman onlar da belli bir yere kadar organik olarak büyüyorlar, ondan sonra satın almalara başlıyorlar. Dolayısıyla biz de bu uluslararası pazarda lider şirketlerden birisi olacağız diyorsak, satın alma stratejimizin ana parçası olmak zorunda. Yani Borusan Lojistik’in bundan sonraki büyüme stratejisinin içerisinde satın almalar önemli bir pay alacak. Ama bu yarın satın alma yapacağımız anlamına da gelmiyor. Biz bir liman yatırımı yaptık, Balnak’ı satın aldık, dolayısıyla şu anda ciddi bir yatırım yapmış durumdayız. Öncelikle bu yatırımı değere çevireceğiz. Bu yaklaşık olarak 1-1,5 yıl aslında dışarıya dönük bir hareket yapmayacağımız anlamına geliyor. Ama bu fırsatlara bakmayacağız demek de değil” dedi.

Gerçekleştirdiği hamlelerle dikkatleri üzerine çeken Borusan Lojistik, gelecek hedeflerinde de çıtayı yükseğe koydu. Şirketin hedefi, 2022’de dünyanın en büyük 10 kontrat lojistiği firmalarından biri olmak. Koydukları bu hedef için “siz kimsiniz ki” şeklinde değerlendirmeler yapıldığını hatırlatan Kaan Gürgenç, “Ben de diyorum ki, ‘biz kim değiliz ki.’ Globalleşen şirketlere baktığımızda aslında yapıları bizden hiç farklı değil. Bugün ulaştırma sektörü hala kurumsallaşmasını tamamlamamış ve patronların elinde bulunuyor. Yurtdışına da baktığınız zaman da bu şekilde devam ettiğini görebilirsiniz. İki girişimci bir araya gelip bir şirket kuruyorlar ve o şirket şimdi dünya devlerinden bir tanesi olmuş durumda. Dolayısıyla büyük hedefler koyarak büyürsünüz, küçük hedeflerle küçük oynamaya devam edersiniz. Öncelikle düşüncelerin, mantığın değişiyor olması gerekiyor. Bizim çalışanlarımıza vermeye çalıştığımız en temel şey de bu; ‘Siz kim değilsiniz ki.’ 2022 yılında Borusan Lojistik, uluslararası alanda adı duyulmuş, bilinen şirketlerden bir tanesi haline gelecek” diye konuştu.

ÇİN-ABD ARASINDAKİ BÖLGEYİ BİRLEŞTİRECEĞİZ

Bu hedefin bir söylemden öte yol haritası belirlemiş bir hareket planı olduğunun altını çizen Kaan Gürgenç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzdeki dönemde dünya dengesine baktığımız zaman üretim ve ticaretin merkezi doğuya kayacak. Pahalı olması nedeniyle üretim yapılmasa da Avrupa hala çok önemli bir tüketim merkezi. Bu denge içerisinde Borusan Lojistik’in yurtdışında olduğu yerlere baktığımızda Birleşik Arap Emirlikleri'nde, Dubai’de, Ortadoğu’da, Cezayir'de, Umman’da, Kazakistan’da, Hollanda'da ve ABD'de Borusan Logistics International markasıyla 3PL ve 4PL hizmetleri veriyoruz. Bir sonraki adımımız Hindistan ve Çin olacak. Buralara ne zaman gideceğimiz de belli. Bugün Kazakistan’da bulunan şirketimiz zaten Kazakistan-Çin, Çin-Rusya arasında hizmet sunuyor durumda. Yani bulunduğumuz bölgeler ve sunduğumuz hizmetlerle Çin ve Amerika arasındaki bölgeyi birleştiriyor olacağız. ‘Alırım-taşırımdan’ daha öteye bir iş yapış şekliyle hizmet sunacağız. Çünkü A noktasından B noktasına olan nakliye hizmet bedeli oldukça düştü. Bugün büyük şirketlere baktığınız zaman birçok noktada üretim yapıyorlar. Ancak bu noktaların bir biriyle bağlantılarına baktığınız zaman yanlış planlamadan dolayı mallar gidiyor ve geri geliyor. Doğru planlama yapılsa A’dan B’ye yapılan 10 tane taşımanın 3 tanesi yapılmayacak. Bu anlamda öncelikle biz, taşımayı ucuzlatmayacağız, doğru planlamayla fazla yapılan taşımaları ortadan kaldıracağız, bütün süreçleri görünür hale getirerek fark yaratacağız. Müşterimizin tüm lojistik süreçlerini bilimsel yöntemlerle idare eden bir şirket olacağız. Bu nedenle en önemli yatırım kalemlerimiz arasında bilgi sistemleri bulunmaktadır, bu aynı şekilde devam edecek. Bundan sonra bu alanda fark yaratma hızımız artacak.”

BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORUZ

Kaan Gürgenç, Avrupa’da etkileri devam eden ekonomik kriz, bölgedeki istikrarsızlıklar, Türkiye’de yapılan iki seçim ve ekonomide yaşanan durgunluk nedeniyle 2014’ün oldukça zor bir yıl olduğunu söyledi. Bu gelişmelerin yanı sıra doların hızla devalüe olması ve akaryakıt fiyatlarında yaşanan düşüşün de sektörü olumsuz etkilediğini vurgulayan Gürgenç, şunları aktardı: “Dikkat edilirse, Borusan Lojistik’in son 3 yıldır cirosu 550-650 milyon dolar aralığında seyrediyor. Buradaki hareketin içerisinde sanki tıkanmış ve büyümüyormuşuz gibi gözüküyor. Oysa bizim önemli miktarda gelirimiz TL üzerindedir. TL gelirlerimiz daha pahalı bir dolara büründüğü için büyümüyormuşuz gibi gözüküyor. Fakat Borusan Lojistik dolar raporlayan bir şirkettir. Dolar rakamlarımıza baktığımız zaman 2014’ü bir önceki yıla göre aynı ciroyla kapatmışız. Diğer yandan akaryakıt fiyatlarının düşmesi de işlerimizi olumsuz etkiledi. Yaptığımız anlaşmaların belli bir kısmı akaryakıt fiyatlarıyla direkt bağlantılı. Akaryakıtta fiyat yükseldiğinde yükseliyor, düştüğü zaman düşüyor. Akaryakıt fiyatlarına baktığımızda 2013’ün başında 103 dolar olan brent petrol 2014’ün sonunda 40 dolarları gördü. Bu, maliyetleriniz içinde yaklaşık %30-40 payı olan bir şeyin yaklaşık %50 geri gitmesi demek. Bu otomatikman cironuzu da geri götürüyor. Ciroyu geri götürme kısmı kolesterolün iyi olan tarafı. Kolesterolün kötü olan tarafı ise, biz günde yaklaşık olarak 3 bin araç hareket ettiriyoruz, bunun içinde özmal araçlarımızın sayısı 120 adet. Akaryakıt fiyatları düştüğü zaman özmal araçlarımızı daha ucuza çalıştırıyoruz, ama yaptığımız işin yaklaşık %90’ını marketten aldığımız araçlarla yürütüyoruz. Biz fiyatlarımızı akaryakıt fiyatına göre düşürürken, hizmet aldığımız market bu düşüşü hemen fiyatlarına yansıtmadığı için bu da kârlılığı etkiliyor. Tüm bu yaşananlara rağmen 2014’ü büyüme ve 550 milyon dolarlık bir ciro ile kapattık.”

2015’TE 600 MİLYON DOLAR CİRO HEDEFLİYOR

Borusan Lojistik, 2015 yılına müşteri portföyünü büyüterek girdi. Türkiye’de ilk 100 içinde yer alan bir çok büyük firmayı müşteri portföylerine dahil ettiklerini vurgulayan Kaan Gürgenç, “Daha yılın başındayız, müşteri yelpazemizi genişletmeye devam edeceğiz. Beklentilerimizin dışında bir şey gerçekleşmediği taktirde bu yılı ’lik büyüme ve 600 milyon dolar ciroyla, hatta bunun daha üstünde kapatmayı hedefliyoruz. Ancak burada şöyle bir problem görüyoruz: Yeni müşterileri portföyümüze katmakta hiçbir problem yaşamıyoruz, ama eski müşterilerimiz bir önceki yıl kadar iş yapamıyorlar. Büyük firmaların daha ilk üç ayda 2015 yılı bütçelerini revize ettiğini görüyoruz. Bu tehlikeli bir gelişme. Ama Haziran’daki seçimlerden dolayı insanlar ihtiyaçlarını baskı altına alıyor olabilirler. Haziran seçimlerinin sonuçları eğer istikrara yönelik soru işareti barındırmayacak şekilde çıkarsa, bence ilk 6 ayda ötelenmiş olanlarla beraber ikinci 6 ayda resmen bir patlama yaşanabilir. Tersine istikrarın, devamlılığın sorgulandığı bir seçim sonucu çıkarsa da, 2014’ü bile aratacak kadar kötü olan bir seneyi yaşayabiliriz” dedi. 

X-RAY SİSTEMİ, KAPASİTEYİ KULLANILMAZ HALE GETİRİR

Borusan Lojistik, liman hizmetleri alanında da yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Kaan Gürgenç, 450 metrelik lineer rıhtıma, 400.000 TEU konteyner ve 250.000 araç elleçleme kapasitesine, 1.400 m yanaşma yeri, 280.000 m² gümrüklü, 80.000 m² gümrüksüz terminal sahasına sahip olan Borusan Limanı’nda bu yıl içinde bir genişletme yatırımı daha yaparak, rıhtım uzunluğunu 100 metre daha uzatacaklarını söyledi. Limancılık sektörüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürgenç, her konyetnerin X-Ray’dan geçirilmesi uygulamasının sektörü zorlayacağına dikkat çekerek şunları aktardı: “Böyle bir uygulama Türkiye’nin var olan kapasitesini önemli bir miktarda kullanılamaz hale getirir. Örneğin bizim limanımıza 6 tane X-Ray cihazı konulması gerekiyor. Koyduktan sonra hiçbir problemle karşılaşmasak dahi yaklaşık olarak %30-35 civarında bir kapasite kaybediyoruz. Bunlar çok önemli rakamlar. Borusan Limanı’ndan daha büyük olan Ambarlı gibi bir limana her konteynerin kontrol edilmesi için kaç tane X-Ray konulması gerektiğini kestiremiyorum bile. Bir iki limanda yakalanan kaçak malzemenin bütün sektöre mal edilmesi doğru olmadığı gibi, X-Ray’larla buna benzer bir olayın olmayacağını garanti altına alabilir miyiz? Bu bence büyük bir soru işareti. Ayrıca ülke olarak 2023 için büyük hedeflerimiz var. Bu hedefe ulaşmak için limanlara ekstra yatırımlar yapılması gerekirken, mevcut kapasiteyi kullanılamaz hale getirecek bir uygulamanın parçası olmamamız lazım. Diğer yandan evet ülke olarak coğrafi bir avantajımız var. Kuzey ile güney, batı ile doğu arasında gerçekten köprü konumundayız. Ama bu köprüyü altyapıyla, regülasyonlarla kullanılabilir hale getirmemiz gerekiyor. Mal hareketi su hareketi gibidir, önüne bir engel koyduğunuz zaman birikir, belli bir zaman durur ondan sonra o engelin sağından solundan aşar ve devam eder. Bu nedenle biz o kadar akışkan olmalıyız ki, verdiğimiz rahatlıkla yeni yolların gelişmesini engellemeliyiz. Ülkemiz üzerinden yapılan transit ticaretin artmasını istiyoruz. Ama diğer taraftan bir gemiyle gelmiş ve her ne kadar Türkiye sınırları içerisinde olsa da gümrüklü alan olduğu için Türkiye dışı sayılan bir limana bırakılmış ve gemiyle de alınıp gidilecek bir konteyneri X-Ray’e sokacağız diyoruz. Böyle bir şeye hakkımız yok. Ayrıca yük sahipleri de eğer böyle bir uygulamanız varsa bir daha bırakmam diyebilir. Kabul etmemiz gerekir ki, önümüzdeki dönemde en büyük savaş ulaştırma alanında yaşanacak. Lojistik bugün olduğundan daha önemli bir pay alacak. Böyle baktığımız zaman ülke olarak rekabet avantajı sağlamamız, A nakliyecisiyle, B depocusunun fiyatıyla rekabet etmekten öteye ülkenin nakliyesini, depolamasını ucuzlatacak bir şeyler buluyor olmamız gerekir.”

LOJİSTİK KÖY PROJELERİ DOĞRU PLANLANMALI

Oldukça önemli olan lojistik köy projelerinde de dünyadaki örneklerine göre problemler yaşandığına dikkat çeken Kaan Gürgenç, öncelikle bu yatırımların doğru planlanması gerektiğini söyledi. Lojistik köylerin verimli olabilmesi için farklı taşıma modlarının kesiştiği bir nokta haline getirilmesi gerektiğinin altını çizen Gürgenç, “Aksi taktirde bir malı A’dan B’ye götürürken arada bir yerde indirip tekrar başka bir araca bindirmeniz avantaj teşkil etmeyecektir. Bugün itibariyle herkes bir lojistik köy arayışı ve kurma çabası içerisinde. Geçmişte yapılmış havaalanlarını çürüttük, sonra tekrar inşa ettik. Şimdi bu lojistik köyleri de önce bir açacağız içinde iş olmadığı için sonra çürüteceğiz, ondan sonra iş olduğunda tekrar inşa edeceğiz. Eğer iş varsa zaten bu köyler kendi kendine oluşur. Diğer yandan kurulan köylerin arazi ve kira bedelleri de oldukça yüksek. Oysa bu zincirin içerisinde nerede bir para harcanması yaşanırsa bu otomatikman ya üreticiye ya tüketiciye yansır. Dolayısıyla belediyelerin bu işe başka bir bakış açısıyla bakmaları ve kira bedellerinin buna göre belirlemeleri gerekir. 2023’e gideceksek, taşımacılıktan lojistiğe bir döşüm yaşanacaksa, makro politikalara ihtiyaç vardır. Hizmeti kullananlar, hizmeti üretenler, akademisyenler ve idarenin bir masanın etrafına gelip uzun dönemli plan ve politikalar oluşturmalı” dedi.

İRAN’DA GÜÇLÜ BİR HAMLE YAPACAK

Borusan Lojistik, yurtdışında da önemli hamleler yapmaya hazırlanıyor. Avrupa’da multimodal çözümlerle öne çıkaracaklarını belirten Kaan Gürgenç, doğuda ise nükleer krizinde bir anlaşmaya varılmasıyla İran’ın da kendileri için önemli bir pazar haline geldiğini söyledi. Gürgenç, şunları aktardı: “2006 yılında İran’da, Türkiye’de verdiğimiz her türlü hizmeti verebilecek bir şirket kurduk. İran’daki şirkete Türkiye ile yarışma hedefi verdik ve böyle bir potansiyele de gerçekten sahipti. Çok hızlı büyümeye başladık. Ancak İran’a konan ambargolardan sonra iş yapılamaz hale geldi. Bu süreçte iki seçeneğimiz vardı; ya kalıp ambargo listelerinde ismimizin yer almayacağı malların taşıması ile uğraşacağız ya da geriye döneceğiz. Ülkenin potansiyeline inandığımız için orada kalmaya karar verdik ve süreci zor olsa da iyi yönettik. Şimdi ambargo kalkıyor. Diğer yandan Avrupa pazarı daralıyor.  Güneyde Suriye, Irak kapandı, yukarıda CIS dediğimiz Rusya ve Kafkas ülkelerinde yaşanan sorunlar var. Şimdi açılan tek yer İran. Dolayısıyla trafik o tarafa doğru kayacak ve rekabet artacak. Bu anlamda bizim İran’daki varlığımız ve sunduğumuz katma değerli hizmetler önemli bir avantaj yaratacak. Ayrıca krizin aşılmasıyla Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine İran üzerinden ulaşacağız. Dolayısıyla İran’ın üzerinden geçen trafiğimiz artacak. Ülkeyi terk etmemenin artılarını şimdiden görmeye başladık. Uluslararası bir teknoloji firması ile 3 yıllık bir anlaşma imzaladık. Hemen arkasında yine uluslararası bir FMCG markasının dağıtım ve depolama işini yapmaya başladık. Başka şirketlerle de görüşüyoruz. Dolayısıyla İran ile ilgili beklentilerimiz yüksek.”

 





SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz