Mars Logistics kadın çalışan sayısını iki kattan fazla artırdı
19/03/2026 - 11:36:00
Mars Logistics İnsan Kaynakları Direktörü Nihal Kansu, şirketin “Eşitliğin Cinsiyeti Yoktur” yaklaşımıyla yürüttüğü çalışmaların kadın istihdamında önemli bir artış sağladığını belirterek, 2020’den bu yana kadın çalışan sayısının 9 arttığını ve kadın tır sürücüsü istihdamında sektör lideri konumuna ulaştıklarını açıkladı.
Mars Logistics olarak eşitliği kurumsal bir ilke olarak ele alıyoruz. Bizim için bir işin yapılabilirliği cinsiyetle tanımlanabilecek bir kriter değil; bunu yetkinlik, disiplin ve performansla ölçüyoruz. Kadın istihdamını artırmaya yönelik adımlarımız ise bu yaklaşımın en görünür ve ölçülebilir çıktısını oluşturuyor.
“Eşitliğin Cinsiyeti Yoktur” yaklaşımını stratejik planlarımıza entegre etmeden önce, 2020 yılında kadın çalışan sayımızla 2025 yıl sonu verilerini karşılaştırdığımızda 9’luk bir artış elde etmiş durumdayız. Bu artış yalnızca beyaz yaka pozisyonlarda değil; operasyon, depo ve özellikle uzun yol taşımacılığı gibi geleneksel olarak erkek egemen kabul edilen alanlarda da gerçekleşti. Bugün sektörümüzde kadın tır sürücüsü istihdamında 22 kadın tır sürücüsü olan bir şirket olarak lider konumda olmaktan gurur duyuyoruz.
Ancak bizim için asıl dönüşüm, rakamlardan ziyade kültürel zeminde yaşandı. Ekip içi iş birliği güçlendi, karar alma süreçlerinde farklı bakış açıları arttı ve kapsayıcılık kurum kültürünün doğal bir parçası haline geldi.
KADIN İSTİHDAMINI TÜM ALANLARA YAYDI
“Eşitliğin Cinsiyeti Yoktur” yaklaşımınız yalnızca bir sosyal sorumluluk projesi mi, yoksa iş stratejinizin kalıcı bir parçası mı? Bu vizyonu operasyonel süreçlere nasıl entegre ediyorsunuz?
“Eşitliğin Cinsiyeti Yoktur” bizim için dönemsel bir sosyal sorumluluk kampanyası değil; iş yapış biçimimizin kalıcı bir bileşeni. 2021 yılında projeyi isimlendirmeden önce de eşitlik ilkesini destekliyorduk; ancak bu yaklaşımı kurumsal bir çerçeveye oturtarak ölçülebilir ve sürdürülebilir hale getirdik.
Yeni işe alımlarda kadın istihdamını artırmaya yönelik somut hedefler belirliyor ve bunu performans göstergelerimize dahil ediyoruz. Kadın istihdamını yalnızca ofis ortamıyla sınırlı tutmuyor; depo operasyonlarından uluslararası karayolu taşımacılığına kadar tüm alanlara yayıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarıyla ortak projeler yürütüyor, sektörel farkındalık çalışmalarına katkı sağlıyoruz.
Ayrıca geçtiğimiz sene kurduğumuz Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık ekibimiz ile politikalarımızı düzenli olarak gözden geçiriyor ve yeni projeler geliştiriyoruz. Çeşitliliği, eşitliği ve kapsayıcılığı şirketimizin bütününe yayıyoruz.
Lojistik sektörü hala erkek egemen bir yapıya sahip. Sizce sektörde kadın istihdamının önündeki en temel yapısal engeller neler? Bu engelleri aşmak için şirketlere ve sektör derneklerine hangi sorumluluklar düşüyor?
En temel yapısal engelleri lojistiğin fiziksel güçle özdeşleştirilen bir sektör oluşu ile algısal bariyerler, sektörde kadın temsilinin azlığı ile rol model eksikliği ve saha koşullarının kapsayıcı tasarlanmış olmayışı ile operasyonel altyapı eksiklikleri olarak tanımlayabiliriz.
Şirketlerin sorumluluğu, eşitliği beyan düzeyinde bırakmamak; işe alım politikalarından saha koşullarına kadar somut düzenlemeler yapmak. Sektör derneklerine ise ortak veri üretimi, iyi uygulama paylaşımı ve kamu politikalarıyla koordinasyon noktasında önemli görev düşüyor. Bu dönüşüm bireysel değil, kolektif bir çaba gerektiriyor.
GERÇEK EŞİTLİK KARAR MEKANİZMALARINDAKİ TEMSİLLE ÖLÇÜLÜR
Kadın tır sürücülerinin sektöre kazandırılması önemli bir kırılma yarattı. Ancak kadınların yalnızca sahada değil, üst yönetim ve karar alma mekanizmalarında da daha görünür olması gerekiyor. Türkiye lojistik sektöründe bu konuda yeterli bir ilerleme var mı?
Son yıllarda ilerleme var; ancak henüz istenen seviyede değil. Operasyonel sahada kadın görünürlüğü artarken, üst yönetim ve yönetim kurulu seviyesinde temsil oranı daha yavaş ilerliyor.
Gerçek eşitlik, yalnızca istihdam oranlarıyla değil; karar mekanizmalarındaki temsille ölçülür. Şirketlerin terfi ve liderlik gelişim programlarını bu perspektifle kurgulaması gerekiyor. Çeşitlilik, stratejik karar kalitesini artıran bir faktördür; bu nedenle üst yönetimde temsili güçlendirmek rekabet avantajı da yaratır.
Sektörde kadın temsili artırılırken, nitelikli iş gücü ve teknik yeterlilik konusu da sıkça gündeme geliyor. Lojistik eğitimleri, üniversite-sektör iş birlikleri ve genç kadınların sektöre yönlendirilmesi konusunda nasıl bir model önerirsiniz?
Üniversite–sektör entegre staj programları, kadın öğrencilere yönelik mentorluk ve burs mekanizmaları, saha deneyimi içeren hibrit eğitim programları kurgulanıp hayata geçirilebilir.
Lojistik artık yalnızca taşımacılık değil; veri analitiği, rota optimizasyonu, sürdürülebilirlik yönetimi ve dijital platform yönetimi gibi disiplinleri içeriyor. Genç kadınların bu teknik alanlara yönlendirilmesi, sektörün dönüşümünü hızlandıracaktır.
Dijitalleşme, otomasyon ve veri analitiği lojistiğin geleceğini şekillendiriyor. Bu yeni dönemin, fiziksel güç algısıyla özdeşleşen lojistik sektöründe kadın temsili açısından bir fırsat yarattığını düşünüyor musunuz?
Kesinlikle. Dijitalleşme, lojistiği fiziksel güç algısından çıkarıp teknoloji ve veri temelli bir yapıya taşıyor. Otomasyon sistemleri, akıllı depo çözümleri, rota optimizasyon yazılımları ve yapay zekâ destekli planlama araçları sektörü yeniden tanımlıyor.
Bu dönüşüm, yetkinlik temelli rekabeti güçlendirirken cinsiyet temelli ön yargıları zayıflatıyor. Teknoloji adaptasyonunu hızlandıran şirketler, aynı zamanda kapsayıcılık açısından da avantaj elde ediyor.
EŞİTLİĞİ SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SİSTEM OLARAK GÖRÜYORUZ
2026 sonrası için Türkiye lojistik sektöründe kadın temsiline dair nasıl bir tablo öngörüyorsunuz? Mars Logistics bu dönüşümün neresinde konumlanmayı hedefliyor?
2026 sonrasında kadın temsili artmaya devam edecek; ancak bu artışın hızı şirketlerin kararlılığına bağlı olacak. Toplumsal dönüşüm süreci desteklese de asıl belirleyici faktör kurumsal irade.
Mars Logistics olarak hedefimiz yalnızca sektörde iyi bir örnek olmak değil; standart belirleyen bir yapı olmak. Kadın tır sürücüsü istihdamındaki liderliğimizi sürdürürken, üst yönetim ve teknik uzmanlık alanlarında da temsil oranımızı artırmayı planlıyoruz.
Biz eşitliği bir hedef değil, sürdürülebilir bir sistem olarak görüyoruz. Bu nedenle dönüşümün taşıyıcı aktörü olmayı amaçlıyoruz.
