Banner
Banner

McDonald’s Türkiye'de Tedarik Zinciri Yönetimi
Sertaç Hamza / McDonald’s Türkiye Tedarik Zinciri Lideri 




Sertaç HamzaTedarik zinciri yönetiminin müşterilere yüksek değer sunmadaki en önemli aracı olmasının yanı sıra özellikle pandemi süreci bize sürdürülebilir tedarik zincirlerinin ve bu ağı yönetmenin şirketler açısından ne kadar önemli olabileceğini bir kez daha hatırlattı. Doğru yönetilen, ani değişimlere ya da karşılaşılan sorunlara hızlı tepki verebilen bir tedarik zinciri yapısı şirketlere çeviklik, dolayısıyla da rekabet avantaj sağladı. Bu süreçte, kriz yönetimine çabuk adapte olabilen daha hazırlıklı yapılar rakiplerinden bir adım öne çıktılar. 
 
McDonald’s Türkiye olarak, global vizyonumuzun da öğretisiyle, tedarik zincirimizde özellikle gıda ürünlerinde uçtan uca sürdürülebilir bir tedarik zinciri yönetimi uyguluyoruz. Özellikle et ve patates gibi stratejik ürünlerimizde tarladan ya da çiftlikten başlayarak tüm üretim süreçlerini tedarikçilerimiz ile birlikte kontrol ediyor ve yönetiyoruz. 
 
“Bazı özel ürünlerde özellikle üretimi teşvik etmek ve bölgede kalkınmayı desteklemek için “Premium” denilen özel üretici primi sistemleri uyguluyoruz.” 
 
Amacımız; özellikle gıda ürünleri üretiminde sürdürülebilirliği sağlamak. Bunu aslında bir nevi sosyal sorumluluk olarak görüyoruz. Ayrıca tüm üreticilerimizi; istihdam ve çalışma koşulları, hayvan refahı, üretimde kullandıkları girdilerin kaynakları, hijyen yönetim sistemleri açısından sürekli denetliyor ve süreç iyileştirmelerini sağlayacak programları birlikte uyguluyoruz. Ayrıca kahve gibi özel ürünlerde sürdürülebilirlik sertifikasyon programları gibi birçok noktada sürekli olarak denetliyor ve gerekli sertifikalara ve sürdürülebilirlik programlarına uyum sağlamayan tedarikçilerden ürün alımı yapmıyoruz.
 
McDonald’s Türkiye olarak, 2011 yılından beri, Türkiye'de hızlı servis restoranları sektöründe bir başka konu da öncülük yaparak Sürdürülebilirlik Raporu'muzu yayımlıyoruz. Rapor küresel düzeyde kabul görmüş GRI Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative) standardına uygun olarak yayımlanıyor. Raporda özellikle tedarik zinciri yönetimi başlığı altında, tedarik zinciri departmanı olarak tüm ekosistemimize olan etkimizi ve sürdürülebilirliğe olan katkımızı da detayları ile anlatıyoruz. 
Bunların yanı sıra restoranlarımızdaki sürdürülebilirlik uygulamalarını da önemsiyoruz. Örneğin restoranlarımızda kullanımdan sonra oluşan yağ atıklarını, bu atıkları kolayca toplanmasına imkan veren kızartma ekipmanlarımız sayesinde, 0’e varan oranlarla biodizel üretimi için geri dönüştürüyoruz. Hatta yurt dışında yağdan biodizel dönüşümüne izin veren ülkelerdeki lojistik partnerlerimiz kullandıkları araç yakıtlarının önemli bir kısmını bu yağlardan dönüştürülmüş olarak kullanıyorlar. Ayrıca, restoranlarda kullandığımız ambalaj atıklarımızın karşılığında minimum %54’ünü yetkilendirilmiş  kurumlar aracılığıyla geri dönüştürüyoruz.
 
“Tedarikçilerimizin uyguladığı sürdürülebilirlik ve bölgesel kalkınma programlarını da çeşitli yöntemlerle destekliyoruz.”
 
Bazen bu programların uygulanmasında ürün alımı garantisi vererek mikro üreticileri de destekliyoruz. Özellikle tarım ürünlerinde, tarla aşamasında yeni bir tohum sertifikasyonu yapılması gibi süreçlerde tedarikçilerimiz ile global düzeyde bilgi paylaşımı da sağlıyoruz. Böylece ülkemizdeki tedarikçilerimiz aynı konudaki dünyanın en iyi ve en büyük tedarikçileri ile aynı bilgi seviyesine ulaşmasını sağlayarak global tedarikçilerimizin de bilgi ve tecrübelerine ulaşma fırsatı sağlıyoruz.
 
SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİKÇİ İLİŞKİLERİ
 
McDonald’s faaliyet gösterdiği ülkelerdeki tedarikçilerinin o ülkedeki en iyi tedarikçiler arasından seçiyor. Aynı zamanda sürdürülebilir tedarik zinciri yapısının, sürdürülebilir tedarikçi ilişkileri ile mümkün olabileceğini düşünüyoruz. McDonald’s’ın kurumsal yönetim felsefesi olan “Tree legged stool” (Üç ayaklı tabure) yaklaşımının, ayaklarından birisi de tedarikçilerimiz. Dolayısıyla, tedarikçilerimiz ile kurduğumuz ilişkilerimizi her zaman şeffaf ve karşılıklı kazanca dayalı sürdürülebilir olarak kurguluyoruz. Bu yaklaşım aynı zamanda bizim kurum kültürümüz.
 
Sertaç Hamza“McDonald’s Türkiye olarak uzun yıllardır tedariğimizin neredeyse tamamını lokal olarak yapıyoruz.”
 
Geçtiğimiz yıl bu oran %97 seviyesindeydi. Hedefimiz her zaman kahve gibi menşeii Türkiye olmayan ürünler haricinde diğer tüm ürünlerimizde 0 oranında yerli tedarik sağlamak. Ayrıca birçok global tedarikçimize de yıllar içerisinde Türkiye’de de yatırım yaptırdık, fabrika kurdurduk ya da yerli tedarikçilerimiz ile ortaklık yapmalarına vesile olduk. İhtiyaç halinde tedarikçilerimiz, özellikle bölgemizde bulunan diğer McDonald’s restoranlarına da tedarik desteği sağlıyorlar.
 
Tedariğimizin çoğunluğunu lokal olarak sağlıyor olmamız özellikle sınırların kapandığı ithalat süreçlerinin aksadığı dönemlerde diğer McDonald’s ülkelerine göre inanılmaz avantaj sağladı. Bu sistem özellikle sınırların kapandığı ithalat süreçlerinin aksadığı dönemlerde diğer McDonald’s ülkelerine göre inanılmaz avantaj sağladı. Bu dönemde bırakın tedarikte aksamalar yaşamayı, bölgemizdeki birçok ülke içinde muhtemel/potansiyel tedarik ülkesi olduk.
 
Ayrıca hali hazırda birçok tedarikçimiz yakın bölgedeki McDonald’s bulunan ülkelere tedarik sağlıyor. Bizde Türkiye McDonald’s olarak özellikle bunu teşvik ediyor ve üreticilerimizi destekliyoruz. Tedarikçilerimiz ile birlikte uyguladığımız kalite ve gıda güvenliği sistemleri sayesinde, gururla söyleyebilirim ki, sistemimizdeki tüm tedarikçiler rahatlıkla global sisteme ürün tedarik edebilir durumdalar. Stratejik tedarikçilerimizin hepsi aynı zamanda McDonald’s global sistemimiz içinde onaylı tedarikçileridir. Ticari ve operasyonel şartlar da uygun olduğu sürece direkt olarak McDonald’s global sistemine ürün verebiliyorlar. 
 
LOJİSTİK ALTYAPIMIZ VE SİSTEME BAKIŞ AÇIMIZ
 
“Türkiye’de şuan İstanbul (Gebze), Ankara ve İzmir olmak üzere üç tane büyük lojistik merkezimiz var ve bu merkezler global partnerlerimizden birisi olan HAVI Lojistik tarafından yönetiliyor.” 
 
Bizim için soğuk zincir lojistiği sistemin en kırılgan ve önemli noktalarından yani en zayıf halkası. Çünkü tedarik zincirinizde ne kadar iyi bir üretim ve tedarikçi altyapısı kurarsanız kurun eğer doğru ve kontrol edilebilir bir soğuk zincir yönetiminiz olmazsa, sisteminiz her zaman sorunlara açık hale gelecektir.
 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat