Banner

Türkiye denizyolu ticaretinde 5 koyup 10 alacak!

Bir yarımada ülkesi olan Türkiye’nin deniz ticaretindeki mevcut potansiyelini yeterince kullanamadığını belirten Deniz Ticareti Genel Müdürü M. Mehdi Gönülalçak, limancılık ve transit işlemlerin basitleştirilmesi, liman ve deniz tesislerinin Trans Avrupa ağlarına entegre edilmesi, ithal, ihraç ve transit yüklerin Türk Bayraklı gemilerle taşınması, Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de 3 ana liman inşa edilmesi, yurtiçi taşımalarına yönelik deniz otobanı gibi projelerle bunu tersine çevirip, Türkiye’yi dünyada denizyolu ticaretine yön veren bir ülke konumuna getireceklerini söylüyor.





mehti_goenuelalcak._.jpg

Geçmişten günümüze denizler; ekonomik, siyasi, askeri ve coğrafi güç olarak medeniyetlerin geleceklerine yön veriyor. Çağımızda artan endüstriyel üretim ve dünya ticareti, denizcilik sektörüne büyük bir ivme kazandırmış durumda. Bu açıdan bakıldığında bir yarımada ülkesi olan Türkiye için de denizyolu global ticarette pay almada önemli kozlar arasında yer alıyor. Türkiye’nin deniz ticaretindeki mevcut potansiyelini yeterince kullanamadığına dikkat çeken Deniz Ticareti Genel Müdürü M. Mehdi Gönülalçak, bu durumu tersine çevirmek için adımları hızlandırdıklarını söylüyor. Kanun Hükmünde Kararname ile idari yapıda yapılan değişikliğinde bu süreci olumlu etkileyeceğinin altını çizen Gönülalçak, gündemlerindeki projeleri ve hedefleri UTA Lojistik Dergisi’ne açıkladı.

 

Ro-Ro projeleri lojistikte merkez olma hedefini yakınlaştıracak

Türkiye’nin doğu-batı ve kuzey-güney ticaret akımlarında lojistik merkez konumuna yükselmesi için Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?   

Bilindiği üzere, ülkemiz 2023 yılı ihracat hedefini 500 milyar dolar olarak belirlemiştir, bu hedefe ulaşabilmemiz için lojistik altyapımızın kısa sürede iyileştirilmesi ve idari düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Tüm bu gelişmeler göz önüne alındığında ülkemizin bir Lojistik Master Plana ihtiyacı olduğu açıkça görülmektedir. Ayrıca, TCDD ülkemizi bölgesinde bir lojistik üs haline getirmek için Bakanlığımız koordinesinde “lojistik köyler” projesi hayata geçirilmektedir.

Genel Müdürlük olarak lojistik sektöründeki gelişmeleri çok yakından takip etmekteyiz. Bakanlığımız bünyesinde kurulan Lojistik İstişare Kurulu etkin üyelerinden biri olarak çalışmalara katılım ve destek sağlamaktayız. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Deniz Otoyolları Projesi kapsamında özellikle Karadeniz Bölgesi’nde kuzey güney, doğu batı ekseninde uluslararası ulaştırma koridorlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Bu amaçla kurulan çalışma grubunca, tüm örgüt üyesi ülkelerin limanlarına yönelik kapsamlı bir envanter çalışması yapılmış, limanların ihtiyaçları, işbirliği alanları, gelişme kabiliyetleri incelenmiştir. Çalışma grubu periyodik olarak çalışmalarına devam etmekte, ülkeler arası ikili ilişkilerde, kaynak teşkil etmektedir.

Bununla birlikte, özellikle Trabzon ve çevresi limanlarımızdan ihraç yüklerin öncelikli uğrak limanı konumundaki bazı Karadeniz limanlarının hizmet alanlarında değişikliğe gidilmesi sonucu, alternatif limanlar ve güzergahlar bulunması ihtiyacı hasıl olmuştur. Bu durum, ülkemizin yurtdışı ticareti ile yetkili ve ilişkili diğer kurum ve kuruluşlarımızın da gündemine girmiş, çözüm için ortak aktiviteler yapılmıştır. Bu bağlamda, Güney Rusya bölgesinde hedef anlamında ülkemiz çıkışlı ve varışlı taşımalarda kullanılmak üzere, bir lojistik merkez kurulması yönünde çalışmalar yapılmıştır. Bakanlığımızın de katılımı ile gerçekleştirilen bu çalışmalar, henüz neticelenmemiş olup, çeşitli platformlarda gündeme getirilmektedir.

Bunlar dışında, ülkemizin lojistik yönünden merkezi bir konuma gelmesi amacıyla, düzenli Ro-Ro hatları kurulmaktadır.  Bu konuda meydana gelen son gelişmeler; Pendik-Köstence (Romanya) ve Mersin-İskenderiye (Mısır) Ro-Ro hatlarının kurulmasıdır. Ayrıca, yapımı devam eden Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattının tamamlanmasının ardından, Hazar Denizi üzerinde yapılacak tren-ferry seferleri ile Kazakistan’ın Aktau Limanı ile Azerbaycan’ın Bakü limanları arasında Ro-Ro seferleri yapılması, dolayısıyla o coğrafyadan ülkemize ve ülkemiz üzerinden diğer ülkelerle taşıma yapılabilmesi hususunda gerekli destek çalışmaları, özellikle TRACECA Projesi faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilmektedir.

Denizcilik sektörünün lojistiğin vazgeçilmez ana unsuru olduğu bilinciyle ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney ticaret akımlarında lojistik merkez konumuna yükselmesi için gerekli çalışmalar Bakanlığımızca sürdürülmektedir.

 

Denizyolu taşımacılığının altyapısını güçlendirmek için gündeminizde başka hangi projeler bulunuyor?

Bilindiği üzere, yüklerin kara yolundan deniz yoluna kaydırılması amacıyla, Avrupa Birliğinde Marco Polo II finansal yardım programı yürütülmekte ve Marco Polo programı proje bazlı çalışılmaktadır. Ülkemizdeki ulaşım modları arasında bariz bir fark var, sürdürülebilir bir ulaştırma için modlararası dengeyi sağlamak zorundayız. Avrupa Birliği’ndeki uygulamaya benzer finansal yardım programları ülkemiz çapında uygulanabileceği ve çapraz finansman teşvik programları oluşturularak daha sürdürülebilir bir ulaştırma sistemine geçilebileceği değerlendirmekteyiz.  Bu kapsamda, yurtiçinde yük taşımacılığının karayolundan denizyoluna kaydırılması için finansman modelleri geliştirilerek Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz limanları arasında yurtiçi yük taşımacılığı için deniz otobanları oluşturmak, dahilî yük ve yolcu taşımacılığında denizyolu taşımacılığı payını artırıcı tedbirler alınması içi çalışmalar yürütmekteyiz.

Türk koster filosunun sahip olduğu bölge liderliğini korumak ve rekabet gücünü yükseltmek için, yeni inşa edilen ve ithal edilecek kosterlerle filonun yaş ortalamasını 15’in altına çekerek filoyu gençleştirilmesi hedeflenmektedir.

Buna ilave olarak, yeni inşa edilecek Türk koster filosuna, nehirlerde seyretme kabiliyeti olan gemiler üretmek ve yeşil gemi kavramını karşılayacak düzenlemeler yapılması düşünülmektedir., ülkemiz 2023 yılı ihracat hedefini 500 milyar dolar olarak belirlemiş durumda belirlenen, dış ticaret hacmine ulaşabilmek için, denizyolu ile taşınan; ithal, ihraç ve transit yüklerin Türk Bayraklı gemilerle taşınmasını artırmaya yönelik ilave tedbirler üzerinde çalışmalar sürdürülmektedir.

 

Üç ana liman projesi yolda

Denizyolu yük taşımacılığına yönelik orta ve uzun vadeli hedeflerinizi aktararak, sektörün önündeki potansiyel fırsatları ve riskleri değerlendirir misinizi?

Stratejik gereksinimlere uygun olarak Türk Ticaret filosuna VLCC, LNG ve LPG gemileri temin edilmesi amacıyla ilgili kurumlar nezdinde çalışmalar yürütülüyor. Türkiye’nin denizyolu ile yapılan ithalat ve ihracat taşımalarına ilişkin sözleşmelerin satışta CIF alışta FOB olarak düzenlenmesi yönüne gidilmesini teşvik ederek, özelikle kamu yüklerinin taşınmasında Türk sahipli gemilerin ağırlığının artırılmasını sağlamak, yapılacak liman, tersane, gemi yan sanayi gibi deniz kıyı yapıları yatırımları, şehirlerin gelişimi, sanayi, ticaret ve tarımın ağırlık merkezlerini dikkate alarak yapılacak bütüncül planlara uyumlu olarak gerçekleştirilecektir.

Uzun vadeli hedeflerimiz arasında ise; deniz gümrüğü, limancılık ve transit işlemlerinin basitleştirilmesi yönünde düzenlemelerin yapılmasını sağlamak, standart altı gemilerin karasularımızda kullanılması ve uğrak yapmasını önleyecek teknik ve yasal düzenlemeler yapmak, Türk P&I Kulübü’nün kurulmasını sağlamak, liman ve deniz tesislerinin ulusal ulaşım ve Trans Avrupa ağlarına entegre edilmesini sağlamak, transit taşımacılıktan daha fazla pay almak için Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de kurulacak aktarma limanlarının lojistik merkezleriyle bağlantılı hale gelmesini sağlamak ve Trans Avrupa ağlarının üzerindeki deniz ulaştırma altyapısını geliştirmek, Marmara’da Avrupa, Ege’de Adalar ve Doğu Akdeniz’de Mısır ve Ortadoğu coğrafyasına yönelik hizmet verecek en az 3 adet ana liman (home port) statüsünde kruvaziyer limanın inşa edilmesi ve kruvaziyer limanların bulunduğu bölgedeki tarihi ve turistik yerlere rahat ulaşım imkanları sağlanması yönünde çalışmalar yapmak yer almaktadır.

 

Geçtiğimiz yıl dergimize verdiğiniz röportajda Liman Yönetim Modelinde sona yaklaşıldığını aktarmıştınız. Bu çalışmada gelinen son durum hakkında bilgi verir misiniz?

 

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de uluslararası ticaretin çok büyük bir bölümü ton-km maliyeti en ucuz taşıma türü olan denizyolu ile gerçekleşmektedir. Dış ticaret taşımalarımızın son on yıllık ortalamasının %88 oranında denizyolu ile yapılmış olması limanlarımızın önemini giderek artırmaktadır. Deniz ticaretinin ayrılmaz bir unsuru olan limanlarımız ile ilgili olarak ulusal ve uluslararası birçok faaliyete etkin katılım sağlamaktayız. Katılım sağladığımız platformlarda ve çalışmalarda ülkemiz limanlarının daha verimli ve etkin çalışabilmesi için bir yönetim modeli ihtiyacı olduğu öngörülmüş ve bu yönde çalışma yapılmasının faydalı olacağı değerlendirilerek çalışmalara başlanmıştır. Bu kapsamda; Kamu ve özel kurum/kuruluşlar arasında eşgüdümün sağlanması, liman yatırım sürecinin kısaltılması ve liman yatırımlarının müteşebbis bazında değil ülke ihtiyaç ve stratejileri çerçevesinde değerlendirilmesi ile liman işlemlerinin kolaylaştırılması ve bürokrasinin azaltılması beklentilerinin karşılanmasına yönelik bir Liman Yönetim Modeli hazırlanmaktadır.

Modelin; liman bölgeleri kurulacak alanları belirlemek üzere; Bakanlığımız (655 Sayılı KHK gereği Yetkili İdare olmuştur) başkanlığında; ilgili kurumların en az genel müdür seviyesinde birer temsilcisi ile Deniz Ticaret Odası temsilcisinden oluşan Liman Bölgeleri Koordinasyon Kurulu’nun kurulması, belirlenecek bölgelerde yapılacak yeni liman yatırımlarını teşvik etmek ve mevcut limanların gelişimini sağlamak üzere liman bölgelerinin kurulması, yönetimi ve işletilmesine ilişkin esasları belirlemesi, gerekli yerlerde kamulaştırma esaslarının belirlenmesi ayrıca ön yer tahsisi ve imar planlarının hazırlanması, yönetmelikle düzenlenecek hususların belirlenmesi, mevcut durumda işletme izni almış liman tesislerine yönelik uygulamaların belirlenmesi, liman bölgelerinde yer alacak liman tesislerine yönelik teşviklerin belirlenmesi, konularında düzenlemeler içermesi gerektiği, mevcut sorunlara en etkin ve uygun müdahale mekanizmasının bu şekilde olması gerektiği hazırladığımız rapor ile dile getirilmiştir. Konu hakkında hazırlanan rapor kamu / kurum ve kuruluşlarının görüşlerine sunularak nihai hale getirilmiş olup konu hakkındaki idari çalışmalar devam etmektedir.

 

DENİZYOLU SEKTÖRÜNÜN 2003-2011 KARNESİ

 

  • Kabotaj hattında taşınan araç sayısı %67 artışla 10.402.917 adede,
  • Kabotaj hattında elleçlenen yük miktarı %32 artışla  37.897.151 tona,
  • Limanlarımızda elleçlenen yük miktarı %91 artışla 363.346.723 tona,
  • Denizyolu dış ticaret taşımaları %71 artışla 255.323.090 tona,
  • Limanlarda elleçlenen konteyner miktarı 2 artışla 6.523.506 TEU’ya,
  • Ro-Ro gemileri ile yurtdışı hatlarda taşınan araç sayısı %50 artışla 330.714 adede,
  • Türk sahipli deniz ticaret filosundaki (1000 GT ve üzeri) Türk bayraklı gemi sayısı %21 artışla 523 adede,
  • Türk bayraklı gemilerin toplam tonajı %20 artışla 8.479.000 DWT’a,
  • Türk sahipli deniz ticaret filosundaki (1000 GT ve üzeri) gemi sayısı 1 artışla 1.165 adede,
  • Sözkonusu filonun toplam tonajı 6 artışla 22.572.000 DWT’a
  • Türk sahipli deniz ticaret filosu dünya sıralamasında 19’uncu sıradan 15’inci sıraya yükseldi.

TÜRKİYE LİMANCILIK SEKTÖRÜNÜN SON 5 YILLIK ELLEÇLEME VERİLERİ

 

TOPLAM İTHALAT- İHRACAT

TOPLAM KABOTAJ

TOPLAM TRANSİT

TOPLAM ELLEÇLEME

YILLAR

2007

222.059.619

35.728.923

28.486.106

286.274.648

2008

224.798.927

39.059.185

50.744.950

314.603.062

2009

213.632.353

37.791.767

58.012.586

309.436.706

2010

246.570.931

37.996.292

64.122.718

348.689.941

2011

255.323.090

43.644.483

64.379.150

363.346.723

 

DTGM (2012)

 Sektörümüz Avrupa Birliği’nce yürütülen finansal yardım programlarından yararlanma konusunda zayıf kalmaktadır. AB yürütülen Marco Polo programına katılım için sektörümüzden tarafımıza bugüne kadar bir proje önerisi gelmemiştir. Sektörümüzün AB fonlarından yararlanmak üzere oluşturacağı projelere yönelik destek sağlayabileceğimizi ayrıca belirtmek isterim.

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat