Banner



Oyak Renault 3.500 tırı ve 8.450 konteynerı dolduracak
Her yıl hem üretim de hem de ihracatta rekorlar kıran Oyak Renault, lojistikte de dev bir hacim yaratıyor. 2018 yılı için 1,2 milyon m3’ün üzerinde bir sevkiyat kapasitesi öngördüklerini belirten Oyak Renault Lojistik Direktörü Sibel Bayat, bu kapsamda yaklaşık olarak 3.500 adet tır ve 8.450 adet konteyner sevkiyatı yapacaklarını söyledi.




sibel_bayat_oyakBursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları, yıllık 360 bin otomobil ve 750 bin motor üretim hacmi ile Renault Grubu’nun Batı Avrupa dışındaki en büyük iştiraki konumunda bulunuyor. 582 dönümlük bir alan üzerine kurulu üretim tesislerinde, Karoseri-Montaj ve Mekanik-Şasi Fabrikaları, bir de Uluslararası Lojistik Merkezi (AILN) bulunuyor. Bu üretim tesislerinde, Megane Sedan, Clio IV ve Clio Sport Tourer modelleriyle, bu otomobillerin motorları ve mekanik aksamları üretiliyor. Oyak Renault üretim kadar 68 ülkeye gerçekleştirdiği araç ihracatıyla da adından söz ettiriyor.  2017 yılında üretim ve ihracatta rekor rakamlara ulaşan Oyak Renault, 365 bin otomobil, 600 bin motor, 270 bin vites kutusu üretimi gerçekleştirdi. 285 bin otomobil ve 386 bin motor ihraç etti. Buna karşın diğer grup fabrikalarından ise 90.000 araç ithalatı gerçekleştirdi. Üretim ve ihracat kadar lojistikte de dev bir hacim yarattıklarını belirten Oyak Renault Lojistik Direktörü Sibel Bayat,  şirketin tedarik operasyonunun ayrıntılarını UTA Lojistik’e anlattı.

LOJİSTİKTE FARKLI AKIŞLAR OLUŞTURUYOR
Lojistik operasyonlarınızı nasıl yönetiyorsunuz?
Oyak Renault, otomobil üretiminde gerekli olan parçaları Türkiye ve Avrupa’nın değişik bölgelerindeki tedarikçilerinden en düşük maliyetle getirtebilmek için farklı lojistik akışları oluşturuyor. Bazı tedarikçileriyle karasal ve doğrudan tedarik yaparken, bazı tedarikçilerin ürünlerini de belirli toplama merkezlerinde birleştirip kamyonlarla Bursa’ya getirilmelerini sağlıyor. Parça sevkiyatında kamyon ve konteyner, araç sevkiyatında ise Ro-Ro taşımacılığını kullanmaktayız. 2017 yılında Avrupa tedarikçilerinin parçaları 13 bin 250 kamyon seferiyle Bursa’ya taşındı. Türkiye içinde ise 27 bin kamyon seferi yapıldı.
Bursa’daki Uluslararası Lojistik Merkezi’nde (Alliance International Logistics Network-AILN), müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda farklı lojistik hizmetler verilmektedir.  Müşterimiz olan Renault/Nissan fabrikaları için Türkiye ve Avrupa’daki tedarikçilerden temin ettiğimiz parçaların kamyon ve konteynerlerle gönderimini sağlamaktayız. 2018 yılında başlayan bir diğer aktivitemiz ise Cezayir’deki Renault fabrikasına boyalı kasa gönderimidir. Müşterilerimizin kendi MRP programı olup olmadığına, kaporta hattının olup olmamasına veya satış sonrası parçasına ihtiyacı olup olmamasına göre farklı lojistik çözümler sunmaktayız. Uluslararası Lojistik Merkezi için 2018 aktivite öngörümüz 1,2 milyon m3’ün üzerindedir. Bunun da yaklaşık olarak 3.500 tır ve 8.450 konteyner gönderimi ile gerçekleştirilmesi öngörüyoruz.

Lojistikte verimliliği artırmak için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Renault Grubu her zaman için lojistik verimliliğini artırmak adına çalışmalar yapmaktadır ve bu bağlamda sürekli yeni lojistik akış tipleri geliştirmeye çalışmaktadır. Burada Oyak Renault’da uygulanan değişik tedarik zinciri akışlarından ikisinden söz edeceğim. Bunlardan birincisi İş İstasyonunda Senkronize, Programlı ve Performanslı Lojistik (L3PS) akışıdır. Oyak Renault olarak 6 günlük kesin araç üretim programlamasıyla çalışıyoruz.  Dolayısıyla sıra dışı durumlar ve krizler dışında önümüzdeki 6 gün boyunca hangi aracı, hangi gün, saat kaçta ve hangi sırayla üreteceğimizi şimdiden bilebiliyoruz. Bu bilgiden yola çıkarak L3PS kapsamındaki parça gruplarının tedarikçilerine 6 gün önceden parçalarına ne zaman ve hangi sırayla ihtiyacımız olacağını bildirebiliyoruz. Bu süre zarfında tedarikçilerimiz üretim ve/veya lojistik süreçlerini bu plana uygun bir şekilde adapta edip minimum stokla siparişlerimizi karşılayabiliyorlar. Sistemin işleyişi ise şu şekilde: Oyak Renault sıralı üretim filmine yeni bir gün eklediğinde araçlar ürün ağacı bilgisiyle parça referanslarına dönüştürülüyor ve her parça ait olduğu aracın üretim sıra numarasıyla eşleştiriliyor. L3PS kapsamındaki parça gruplarının tedarikçilerine bu bilgiler özel bir sipariş formatıyla sıralı bir şekilde iletiliyor. Tedarikçiler siparişin teslimat zamanı geldiğinde parçalarını sıralı bir şekilde Oyak Renault’ya gönderiyor ve parçalar doğrudan bant kenarına transfer ediliyor. Postasında gelen aracın üretim numarasıyla sıradaki parça için belirtilen üretim sırası kontrol edilerek montaj işlemi yapılıyor. L3PS sayesinde hem tedarikçide hem de Oyak Renault Montaj Fabrikası’nda minimum seviyede stok tutulurken, diğer taraftan Oyak Renault tarafında idari kabul, ambara transfer, ambarlama ve bant kenarına transfer gibi aktiviteler yapılmadığı için işçilik anlamında da önemli kazançlar sağlamaktadır. Bu akışın devreye alınabilmesi için hem Montaj Fabrikasının kesinleşmiş araç sırasına en az %95 oranında uyum sağlaması hem de tedarikçinin belirli bir lojistik olgunluk seviyesine sahip olması gerekmektedir. Aksi takdirde uygulanması faydadan çok zarar getirecektir.
Diğer bir lojistik akış örneği ise Lojistik Hazırlık Merkezi (CPL2) diye adlandırılan ve yine doğrudan bant kenarını beslemeye yönelik bir akıştır. Amaç yine fabrikada tutulan stok miktarını ve iç akışlardaki işçiliği en aza indirmek. Bu akışın detayını ise şu şekilde açıklayabiliriz: Araç üretim filmini baz alarak üretim ağacı bilgisi birlikte tedarikçilerin siparişleri oluşturulur. Normal siparişlere göre farkı ise gönderilen siparişin içinde bu ambalajların bant kenarına hangi gün, hangi saatte ve hangi dağıtım bölgesinde yapılacağının bildiriliyor olması. Böylece, tedarikçiler bu parçaları gönderdiğinde parçalar doğrudan lojistik hazırlama merkezindeki ilgili dağıtım saat diliminin alanına götürülüyor. İdari kabul veya stoklama aktivitesi yapılmaz (sıfır güvenlik stoğu). Lojistik hazırlama bölgesinde yere her saat dilimi için çizgilerle bir alan belirlenir. Dağıtım zamanı gediğinde ise ilgili operatörler zaman dilimine ayrılmış alandaki tüm ambalajları alıp bant kenarındaki yerlerini dağıtımını yapar. Diğer taraftan da bant kenarında boşalmış olan ambalajları toplayıp tedarikçilere tekrar gönderilmeleri sağlanır. Stok ve işçilik anlamında oldukça verimli olan bu akışı devreye alabilmek için fabrikanın araç üretim filmine uygun üretim yapması, tedarikçinin gönderilen sipariş formatını sistemine entegre edebiliyor olması ve elektronik irsaliye kalitesinin 0 olması gerekmektedir.

HİZMET ALIMLARINDA ÖNCELİK KALİTE, MALİYET VE SÜRE
Lojistik şirketlerinden ne tür hizmetler alıyorsunuz? İş ortaklarınızı nasıl belirliyorsunuz?
Oyak Renault olarak üretim süreci içinde lojistik firmalarından; taşıma akış mühendisliği, araç elleçleme, parça ve araç stoklama, platform, araç ve konteyner liman hizmetleri alıyoruz. Üretilen araçların nakliyesini de lojistik firmaları gerçekleştirmektedir. Lojistik hizmet alımlarımız da Oyak Renault’un dış hizmet alımlarını belirleyen standartlara göre düzenlemektedir. Alınacak hizmet doğrultusunda hazırlanan şartname ile Oyak Renault satın alma birimi piyasada ekonomik olarak güvenilebilir, devamlılığı olan, işinde kalitesini kanıtlamış ve Renault& Nissan kalite standartlarına uygun hizmet veren firmalardan teklifler almaktadır. Teklif alınan firmalar daha sonra teknik görüşmeye çağırılır. Alınacak hizmetin tüm detayları paylaşılarak nihai teklif alınır.  Alınan teklifler arasında kalite, maliyet ve süre konusunda en iyi şartları sunan firma seçilir. Oyak Renault, bugün Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen pek çok lojistik şirketiyle çalışmaktadır.

Endüstri 4.0’a uyum kapsamında ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?
Tedarik zincirinin Endüstri 4.0 kapsamında tüm sanayinin içinde bulunduğu dijital dönüşümün dışında kalacağını düşünmek mümkün değil. Renault Grubu Endüstri 4.0’a adapte olabilmek adına oldukça önemli adımlar atıyor. 2018 yılında üzerinde çalışılan konuları şu şekilde sıralayabiliriz: İleri Kapasite Planlama Uygulamaları, Ambalaj Takibi & Akış Optimizasyonu, İleri Üretim Optimizasyonu, Montaj- Mekanik Senkron Üretim, Outbound Akışlarda İzlenebilirlik & Tahmin Yürütme ve İleri Satış ve Operasyon Planlaması. Orta vadede ise Geliştirilmiş Parça İzlenebilirliği, Tedarikçilerle İş Birliği, İzlenebilir Konteyner/Kamyon & Doluluk Optimizasyonu, Inbound Full Takip & İzleme ve Rota Optimizasyonu, Dijital Depo Yönetimi ve Outbound Full Takip & İzleme. Renault grubunun bu çalışmalarda üç ana hedefi var: Birbirine Bağlı Operasyonlar, İşbirliğine Dayalı Uçtan Uca Zincir ve Müşteri Odaklılık. Bu sayede anlık veri ile karar alan ve riski hisseden bir tedarik zincirine ulaşmış olacak.

LOJİSTİK HİZMET KANALLARINA EŞİT ULAŞIM SAĞLANMALI
Türkiye’de otomotiv lojistiği alanında iyileştirilmesi gereken alanlar neler?
Otomotiv lojistiği alanında Türkiye’de sunulan hizmetlerin, Avrupa’daki örneklerine göre geliştirilmesi gereken alanları bulunmakta. Her otomotiv firmasının, coğrafi özelliklerden dolayı, lojistik hizmet kanalarına eşit koşullarda ulaşımı sağlanmalı. Türk otomotiv sanayisinin Avrupa otomotiv sanayisi ile rekabeti dikkate alındığında özellikle iyileştirilmesi gereken noktaları şöyle sıralayabiliriz:

  • Otomotiv fabrikalarının uluslararası taşımacılığa ulaşım kanallarının iyileştirilmesi,
  • Multimodal ve tren taşımacılığının geliştirilmesi ve fabrikaların bu kanallara ulaşımının eşit koşullarda sağlanması,
  • Liman hizmetlerinde, araç lojistiğine yönelik ihtisaslaşmanın sağlanması.





SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz