Çetin Nuhoğlu: İran Türk nakliyecisi için büyük fırsat
2015’te Avrupa’ya yapılan taşımalarda kısmen artış yaşanırken, Rusya, Irak, BDT ve Orta Asya’ya yapılan taşımalarda büyük düşüşlerin yaşandığını belirten UND Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, yaşanan olumlu gelişmenin ise son iki yılda İran’a yapılan taşımalardaki %70’lik artış olduğunu söyledi. 
 




und_iran_cetinTürkiye için 2016’da da en büyük fırsatın İran olacağın vurgulayan Nuhoğlu, “Türkiye olarak, ambargoların kalkması sonrası İran’ın özellikle Avrupa ile ticaretindeki artışın temel transit güzergahı olmaya adayız” dedi. 
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, 2 Şubat’ta Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve tüm Yönetim Kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu toplantıda, 2015’i değerlendirerek, 2016 için öngörülerini paylaştı. Türkiye’nin önünde 4 yıllık bir seçimsiz dönem olduğunu belirten UND Başkanı Çetin Nuhoğlu, bunun avantajını yaşamadan yeni sorunların ihracatı ve nakliyeciliği olumsuz etkilediğini söyledi. Habur Sınır Kapısı’nın 1 aydan fazla kapalı kalması, Rusya’ya taşıma yapılamaması, Orta Asya’da yaşanan büyük devalüasyonun stratejik planların yeniden dizayn edilmesini zorunlu kılmasına dikkat çeken Nuhoğlu, tüm bunların etkisinin sektöre yansımasının ise önümüzdeki süreçte ortaya çıkacağını belirtti. 
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan alınan verilere göre, 2015’te uluslararası karayolu eşya taşımacılığı yapmak üzere C2 yetki belgesi alan firma sayısında önceki yıla göre %2 oranında bir artış yaşandığını belirten Nuhoğlu, sektörün Marmara Bölgesi’nde ve İç Anadolu’da küçüldüğünü, Güney, Güneydoğu bölgeleri ve Karadeniz Bölgesi’nde ise büyüme kaydettiğini söyledi. Nuhoğlu, “2015 yılında 36 firma C2 yetki belgesi alarak sektöre giriş yaptı. Son 1 yılda toplamda 3 bin 435 adet özmal çekici sektördeki yerlerini aldı. Ocak 2016 itibariyle temsil ettiğimiz uluslararası karayolu eşya taşımacılığı sektöründe C2 yetki belgesi kapsamında faaliyet gösteren firma sayısı 2 bin 285’e, bu firmaların belgeye kayıtlı ‘özmal’ çekicilerinin sayısı 61 bin 194’e ulaştı. Sektörde faaliyet gösteren diğer yetki belgeli firma sayısı, taşıma işleri organizatörleri, acenteler ve komisyoncular vb. de dahil edildiğinde 3 bin 128’i buluyor. Sektör son 10 yıldır batıya yapılan taşımalarda azalma erozyonu yaşadı. Haksız şoför davaları da bazı firmaların kapanmasında etkili oldu. Son 10 yılda İstanbul bölgesine bağlı 302 firma sektörden çekilirken, 250 yeni firma sektöre katıldı. 2015’in başında İstanbul’a kayıtlı 418 firma varken bu sayı bugün 409’a düştü” dedi.  
 
1,5 MİLYON İHRACAT SEFERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Nuhoğlu, 2015 yılında Türkiye’den dış pazarlara yaklaşık 1,5 milyon ihracat seferi gerçekleştirilirken, bunun beşte birinin yabancı ülke taşımacılarına ait araçlarla gerçekleştiğini söyledi. Nuhoğlu,  “İhracatımızın 144 milyar dolara gerilediği, başta komşu pazarlarımız olmak üzere, siyasi gerilim ve çatışmaların etkisiyle ticaret akışımızda yaşanan ciddi aksamalara paralel olarak, toplam 27 sınır kapısından gerçekleştirilen karayolu ve Ro-Ro taşımaları genelinde %4’lük bir düşüş gerçekleşti. İhracat ayağında Türkiye’den (yerli ve yabancı araçlarla) 88 ülkeye gerçekleşen taşıma rakamları 1 milyon 568 bin 32 seferden, 1 milyon 505 bin 472 sefere inerken, kayda değer değişim olmayan ithalatta ise ülkemize yönelik toplam 625 bin sefer gerçekleştirildi. Global ekonomik krizin silinmeyen etkilerine ilave olarak, özellikle ülkemizi çevreleyen coğrafyadaki olumsuz siyasi ve ekonomik konjonktürün getirdiği kayıplar hem Türk hem yabancı taşımacılara yansıdı” dedi. 
İhracat taşımalarında en büyük düşüşün BDT ve Orta Asya pazarına yönelik yapılan taşımalarda yaşandığını vurgulayan Nuhoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rusya ve Irak taşımalarımız siyasi gerginlik ve çatışmalardan dolayı durma noktasına geldi. Irak’a yapılan taşımalar 600 bin seferden 475 bine düştü. Öte yandan 2015 yılında bizi en çok şaşırtan gelişme Suriye oldu. Süregelen savaş ortamına rağmen Suriye’nin, ihracat pazarımızda ikinci sıraya yerleştiği görülmektedir. Bu ülkeye yaptığımız ihracat taşımaları 2015’te 168 bin 350 sefere çıktı. Azerbaycan, Gürcistan, Türkmenistan’a yaptığımız ihracat taşımalarında ciddi düşüşler yaşandı. Rusya ile gerileyen taşımacılık ilişkileri, 24 Kasım 2015’ten itibaren tırmanan kriz öncesinde de, yetersiz geçiş belgesi sorunu yüzünden tıkanıklıklardan kurtulamadı. Yaşanan kriz nedeniyle Rusya’ya gerçekleştirilen 5 milyar dolarlık ihracat, Türkiye’den Rusya’ya, Türk araçlarının 11 bin 620 ve yabancı araçların 17 bin 275 olmak üzere toplam 28 bin 895 ikili taşıma ve Rusya üzerinden gerçekleşen 10 bin transit geçiş ile döviz sağlayan Türk karayolu taşımacılık hizmet sektörü tehdit altındadır. 2016 yılı ikili ve transit geçiş belgeleri Rus makamlarınca hala verilmemiştir.” Doğuda tek güven veren ülkenin İran olduğunu belirten Çetin Nuhoğlu, “İran’a yönelik ihraç taşımalarımızda son iki senede ikili taşımalarda %70 artış kaydettik. Son bir yılda transit taşımalarda %9 artış gözlendi ve bunun yaklaşık 1/3’i İranlı araçlarca gerçekleşti. İran’a yönelik Birleşmiş Milletler ambargosunun kalkması ve uluslararası toplumun bu ülkeyle yakınlaşması, özellikle İran ve batı dünyası arasında etkin bir transit bağlantısı için Türkiye’yi öne çıkardı. Türkiye olarak ambargoların kalkması sonrası İran’ın özellikle Avrupa ile ticaretindeki artışın temel transit güzergahı olmaya adayız. İran’ın hem ikili hem transit taşımalarda ciddi fırsat ve potansiyelinin olduğunun altını çizmek istiyorum” dedi.
2023 yılında bölgesinin en etkin lojistik üssü ve bölge ticaretine hizmet veren güvenilir transit güzergahı olmayı hedefleyen Türkiye üzerinden transit olarak gerçekleşen taşımalarda, 2 kattan fazla artış kaydedildiğini vurgulayan Nuhoğlu, İran’ın da etkisi ile bu oranın önümüzdeki süreçte daha da artacağını söyledi.
 
36 SAATTE MÜNİH’E 
VARMA HAKKI ELDE ETTİK
Çetin Nuhoğlu, 2015’te Avrupa ülkelerine yapılan taşımalarda kısmi artışlar yaşandığını söyledi. Nuhoğlu, “Türk taşımacılarının Avrupa ülkelerine yönelik taşımalarında, genel ihracat taşımalarındaki %4 düşüşün tam aksine, yaklaşık 10.000 ilave taşımaya denk gelen %4 oranında bir artış göze çarpmaktadır. Bu artışta, UND’nin özel gayretlerinin de katkısıyla İtalya, Macaristan, İspanya, Avusturya gibi başlıca ‘transit’ ülkelerimizle karayolu taşımacılık ilişkilerimizde yaşanan bazı olumlu gelişmelerin de payı olduğu düşünülebilir. AB ülkelerinin tamamına gerçekleştirdiğimiz 310 bin 985 ihraç taşımasında ilk 3 sırada Almanya (%27), İtalya () ve Fransa (%9) yer aldı” dedi. AB ülkelerine yapılan taşımalarda Türk nakliyecilerin önüne konulan engelleri de eleştiren Nuhoğlu, şunları belirtti:  “Biz eşit şartlar istiyoruz. Şu anda ayrımcılık yapılıyor. Artık Türkiye’de ihracat yapan şirketlerimizin %50’si AB menşeli firmalardır. Türkiye’den Avrupa’ya yapılan seferlerin 250 bin adedi AB’li şirketlerin ürünüdür. AB ülkeleri Türk taşımacılarının önüne bariyer ve engel koyarak bindiği dalı kesiyor. Dünya Bankası ve daha sonra AB Komisyonu’nun yaptığı çalışmalar Türkiye’ye yapılan haksızlığı tescilledi. 2 raporda da dendi ki AB ile yapılmış olan Gümrük Birliği anlaşması ve sonrasındaki kota ve engellemeler yüzünden Türkiye ve AB arasındaki ticarette 3,5 milyar dolar zarar edildi. Türkiye’nin kaybı 1.9 milyar dolar olurken, AB ülkelerinin kaybı ise 1.6 milyar dolar oldu. Bu noktada, ülkemizin imza atan 69. ülke olduğu Dünya Ticaret Örgütü Ticareti Kolaylaştırma Anlaşması’nın getirdiği transiti serbestleştirme sorumluluğu kapsamında transitte sorun yaşadığımız AB ülkeleri, Rusya, Kazakistan gibi ülkelerin bu anlaşma üzerinden, ‘transitte ticareti kısıtlayıp maliyetli kılan engelleri kaldırma’ konusunda karşılıklı bir alışverişe zemin hazırlanmış oldu. Yani Bulgaristan, Romanya, Avusturya gibi ülkeler Türk nakliyecilerine yönelik haksız dayatmalarını kaldırmak zorundadır. İstanbul’dan çıktığımızda 36 saatte Münih’e varma hakkını elde ettik. 2016 yılında AB ülkeleri ile yaşanan sorunun çözüleceğine kesin inancım var. UND, DTÖ Ticareti Kolaylaştırma Anlaşması’nın ticaretimizi taşıyan araçlara yurtdışında serbest transit geçiş haklarının takipçisi olacak. Aynı şekilde, Türkiye-AB Karayolu Taşımacılığı Anlaşması Etki Analizi sonuçlarının da takipçisi olacağız. Karşılıklı ticaretimizin Gümrük Birliği’ne rağmen arzu edilen düzeye bir türlü erişememesinin en temel nedenlerinden olan “tarife dışı kısıtlamaların” kaldırılması konusunda Avrupa Komisyonu’nun gayretlerine yoğun desteğimiz sürecek. Eş zamanlı bir şekilde 2015 yılında UND ve TİM olarak Avusturya ve Macaristan’da açtığımız davalar ve Avrupa Komisyonu’na yaptığımız 7 ülkeye yönelik şikayetimiz çerçevesinde başlattığımız uluslararası hukuk mücadelemiz de bu süreci takviye edecek.” 
 
60 MİLYAR $ İHRACAT
HEDEFİNE DAHA YAKINIZ
Lojistikle ilgili iş ve hizmetlerde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarının çalışma prensiplerini belirlemek, aralarındaki koordinasyonu sağlamak üzere “Lojistik Koordinasyon Kurulu”nun oluşturulduğunu belirten Çetin Nuhoğlu, lojistik sektöründe uzun zamandır ihtiyacı duyulan eşgüdümlü çalışma ortamının nihayet sağlanacağını ve kurulun 82 hedefte çalışacağını söyledi. Nuhoğlu, “2018’de hedefimiz Lojistik Performans Endeksi’nde ilk 15’e girmek” dedi. 
Nuhoğlu, 2015 yılında mal ihracatının GSYİH’deki payının %20 ile şimdiye kadarki en yüksek düzeyine çıktığını ve ihracatın ilk kez ekonominin 1/5’ini oluşturduğunu söyledi. Hizmet İhracatçıları Birliği’nin oluşturulmasının önemine değinen Nuhoğlu, “Artık hizmet ihracatçıları TİM üyesi olarak ihracatçı sayılmakta. 2016 yılında Hizmet İhracatçıları Birliği oluşturarak mal ihracat edenler gibi ilave bir birlik olacağız. 500 milyar dolarlık mal ihracatının yanında 150 milyar dolarlık hizmet ihracatından vazgeçmiş değiliz. Bugün 60 milyar dolarlık hizmet ihracatının 14 milyar dolarını taşımacılıktan elde ettik. 2023 yılı için taşımacılık sektörü olarak 60 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedefine daha yakınız. Bizler, turizmden sonraki en büyük hizmet ihracatçısı olan uluslararası taşımacılık ve lojistik sektörünün, dış ticaretin tüm paydaşlarıyla daha fazla eşgüdüm ve işbirliği içinde çalışmasının gerekliliğine inanıyoruz.”  Nuhoğlu, küresel ekonomide artan risk faktörleri, giderek tırmanan mülteci krizi, küresel terör faaliyetleri ve Türkiye’yi çevreleyen siyasi gerginlik, çatışma ve bloklaşmaların getirdiği olumsuzlukların 2016 yılında da devam edeceğini öngördüklerini belirterek, sektörün ve UND’nin 2023 hedeflerine ilerlerken çok daha büyük sorumluluklar almaya hazırlandıklarını sözlerine ekledi. 
 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz