Taşımacılık ve lojistik sektörü yeni şuradan neler bekliyor?
2009 yılında “Hedef 2023” sloganıyla gerçekleştirilen 10. Ulaştırma Şurası’nda belirlenen 100 iddialı hedef kapsamında geçen 4 yıllık süreçte taşımacılık ve lojistik sektörü alanında önemli birçok adımın atıldığını belirten sektör temsilcileri, yeni şura için öncelikli gündem maddelerini ise, lojistik master planının çıkarılması, intermodal taşımacılık sistemlerin geliştirilmesi ve Ar-Ge, inovasyon ve eğitim konusunda teşviklerin artırılması olarak sıralıyor.




turgut_cetin_ibrahim_lojistik11. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Şurası’nın hazırlık çalışmaları sürerken, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin, Uluslararası Nakliyeciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu ve Demiryolu Taşımacılığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öz, 10. Ulaştırma Şurası’nda özellikle de lojistik ve taşımacılık sektörü için belirlenen hedeflerin ne kadarına ulaşıldığını, yeni şurada gündeme alınması gereken temel konuları UTA Lojistik’e açıkladı.

UTİKAD: LOJİSTİK MASTER PLANI
İÇİN ADIMLAR HIZLANDIRILMALI
UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin, taşıma, modlar arasında dengeyi yeniden şekillendirecek, intermodal ve multimodal taşımacılığın önünü açacak Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Kanunu’nun çıkarılması ve demiryolu işletmeciliğinin özel sektöre açılmasının gerçekleşen hedeflerin başında geldiğini söylüyor. Yine Bakanlık teşkilatındaki yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında, demiryolu, karayolu, tehlikeli mal ve kombine taşımacılığa yönelik genel müdürlüklerin oluşturulduğunu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı’nın kurulduğunu hatırlatan Erkeskin, “Bakanlığın, hedefleri doğrultusunda ulaştırma sektörünün gelişmesi ve küresel sisteme entegre olması konusunda çalışmalar yapmak üzere özel sektör temsilcilerinin de katkılarıyla oluşturmayı planladığı başta Lojistik İstişare Kurulu gibi yapılanmaları da memnuniyetle karşılıyoruz. UTİKAD olarak Ulaştırma Şurası’nda alınan kararların gerçekleşmesi yönünde atılan tüm bu olumlu adımları destekliyoruz. Geçen 4 yıllık süreçte şura kararlarında yer alan projelerin tam anlamıyla hayata geçirebilmesi açısından gereklilik arz eden mevzuat değişikliklerinin yapılması ve yeterli kaynağın ayrılmış olması da gelecek için bizlere umut vermektedir” diyor.
Bu gelişmelere karşın Türkiye’yi daha da ileri bir seviyeye taşıyacak Lojistik Master Plan ve Lojistik Kanunu’nun hayata geçirilmesinin de sektörün en önemli beklentileri arasında yer aldığını vurgulayan Erkeskin şunları aktarıyor: “Bu kapsamda planlanan lojistik merkezler, bölgesel ulaştırma politikası aracı olarak büyük önem taşımaktadır. Uluslararası hizmet boyutlarında, standardı yüksek, farklı taşıma türlerinin entegre olduğu liman terminalleri, kara terminalleri, depolama ve dağıtım terminalleri oluşturulması halinde bölge ülkelerine transit yüklerin taşınması, gelen ve giden gümrük gözetimi altındaki yüklerin depolanması, istiflenmesi, etiketlenmesi, ambalajlanması gibi hizmetlerin yapılabilmesi önemlidir. Transit taşımacılık hizmetlerinin yapılabilmesi için gümrük mevzuatının ve taşıma mevzuatının da kolaylık sunması gerekmektedir. Lojistik üslerin nerede ve ne şekilde yapılacağına bölgelerin ticari analizleri yapılarak karar verilmelidir. Tabii ki, demiryolu bağlantısı önemlidir ve bir lojistik merkezin tüm taşıma modellerine entegre olması gerekiyor. Diğer yandan UTİKAD olarak beklentimiz, farklı bakanlıkların görev alanında yer alan ulaştırma sektörüne yönelik faaliyet ve çalışmaların bakanlıklar arasında eşgüdüm ve koordinasyon içerisinde yürütülmesi, mevzuatların Türkiye koşullarına göre özel sektörün de görüş ve önerileri alınıp revize edilerek uygulamaya alınmasıdır.”
Erkeskin 11. Ulaştırma Şurası’na yönelik gündemlerinde olan en temel konuları ise şöyle sıralıyor: Ticarette taşıma türlerinin kullanım oranının dengeli dağılması, limanlara demiryolu bağlantıları kurulması, intermodal taşımacılığın yaygınlaştırılması, lojistik sektörüne yönelik çağdaş standartlara uygun bir eğitim-öğretim müfredatı oluşturulması, gümrük uygulamalarındaki modernizasyonun tamamlanması, lojistik merkezlerin, lojistik strateji belgesi ile hazırlanacak olan Lojistik Master Plan izdüşümünde oluşturulması, Lojistik Kanunu’nun çıkarılması, yasal düzenlemeler ve gümrük mevzuatlarından doğan sorunların çözümü için çalışmalar yapılması ve gümrük geçişlerindeki bekleme sürelerinin en aza indirgenmesi.

EN BÜYÜK DEĞİŞİM KURUMSAL YAPIDA YAŞANDI
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 10. Şura’dan bu yana, önemli değişikliklere imza attığını belirten UND Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, bu alandaki ilk adımın “kurumsal dönüşüm” çerçevesinde atılarak, Ulaştırma Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Kanunu’nun yenilenerek bakanlığın kurumsal yapısında önemli değişiklikler yapıldığını söylüyor. Yine Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Kanunu ile farklı taşıma türlerinin desteklenmesi yönünde de önemli bir adım atıldığını belirten Nuhoğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Özellikle yurtiçi taşımalarda, maliyet avantajının sağlanabildiği hatlarda intermodal, kombine ya da çok modlu taşımaların olanaklı olması, uluslararası çalışan firmalarımız için de önemli kazanımlar vaat etmektedir. Nitekim, aynı süreçte, Türkiye’nin ‘Karayoluyla Tehlikeli Madde Taşımacılığına ilişkin ADR Konvansiyonu’na 2010 yılında resmen taraf olması ve halen Türkiye ile İspanya Hükümeti arasında süregelen bir Eşleştirme Projesi’ne (Türkiye’de İntermodal Taşımacılığın Güçlendirilmesi Projesi)  de konu olan yeni bir ‘İntermodal/Kombine Taşımacılık’ mevzuatının yürürlüğe konması planlarının zorunlu kıldığı üzere yeni bir genel müdürlük ‘Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü’ adıyla kurulmuştur. Halen AB uzmanlarının ülkemizde intermodal taşımacılık alanında bilincin artırılmasına yönelik olarak kamu ve özel sektör çalışanlarına yönelik eğitimler verildiği, intermodal taşımacılık mevzuatı ve strateji belgesinin özel sektörden de görüşler alınarak hazırlandığı Türkiye’de İntermodal Taşımacılığın Güçlendirilmesi AB Eşleştirme Projesi sürmektedir. Bu süreçte sektör paydaşları faydalı çalışmalarda Bakanlığımızla işbirliği yapmaktadır.”  
10. Ulaştırma Şurası sonuçları arasında yer alan hedefleri arasında yer alan “Ulaştırma Enstitüsünün veya Merkezinin” kurulması konusunda Bakanlık bünyesinde “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı” adıyla yeni bir daire başkanlığı da kurulduğunu hatırlatan Nuhoğlu, “Bu merkez, yakın gelecekte hayata geçirilmesini dilediğimiz ‘Ulaştırma/Lojistik Master Planı’ projesinin de koordinasyonunu sağlayabilecektir” diyor. Nuhoğlu, önemli bir konunun da sadece “bilişim ve haberleşme” sektörünü kapsayan Ar-Ge destekleri kapsamına operasyonel ulaştırma projelerinin de alınması olduğunu söylüyor.

UND’NİN EN TEMEL GÜNDEMİ EĞİTİM

Bir başka önemli husus da henüz büyük şehirlerde sektörün ihtiyaçlarını tam olarak karşılayabilecek nitelik ve kapsamda bir lojistik merkezin kurulaması olduğuna dikkat çeken Nuhoğlu şöyle sürdürüyor: “Lojistik köyler ya da merkezler konusunda, halen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Sanayi, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı arasında ciddi bir yetki karmaşası söz konusu olup; bu durum konunun tek merkezden idaresini ve koordinasyonunu güçleştirmektedir. Aynı zamanda, lojistik merkezlerin Türkiye'de hangi noktalarda konuşlandırılması gerektiği, ihtiyacın hangi noktalarda olduğu, bu merkezlerin ihtiyaç duyulan yapıları vb. konularda ortak standartlar ve kurallar getiren bir mevzuat da mevcut değildir. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımızın yeniden yapılanma süreci kapsamında bu alandaki sorumluluğu Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasında gösterilmiştir. 2005 yılında hazırlanmış olan ‘Ulaştırma Ana Stratejisi’, henüz yetki karmaşası ve mevzuat sorunu çözülmemiş olan ‘lojistik merkezler’ konusundaki fizibilite çalışmalarını da kapsayacak şekilde, daha geniş kapsamlı bir ‘Ulaştırma/Lojistik Master Planı’na dönüştürülmelidir. Bu yönde, TİM Lojistik Konseyi tarafından yayınlanan ‘Lojistik Master Planı Stratejisi’ temelinde, bu master planın hızla hayata geçirilmesini, TCDD tarafından halen 19 noktada yürütülen ancak sektörün yapısal ihtiyaçlarına tam anlamıyla yanıt vereceği konusunda net olamadığımız lojistik merkezler konusunda, bilimsel bir göstergenin oluşmasını diliyoruz.”  
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından 2012 yılında Lojistik İstişare Kurulu oluşturulması yönünde başlatılan çalışmalara UND olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyleyen Nuhoğlu, aynı şekilde Kombine Taşımacılık Yönetmeliği’nde kurulacağı belirtilen ‘Kombine Taşımacılık Daimi Platformu’nda da etkin işletilirse faydalı olacağını söylüyor. 2012 yılının ilk yarısında Mersin’den Mısır’a ve Taşucu’ndan Lübnan’a, sonunda ise Hayfa’ya kurulan Ro-Ro hatlarının Suriye taşımalarında yaşanan krizin aşılmasına önemli bir katkı sunduğunun altını çizen Nuhoğu, “Aynı gelişmeleri, Marmara Denizi'nde kuzey-güney, doğu-batı intermodal ulaşım hatlarının, bunlara destek verebilecek Ro-Ro terminallerinin kurulması, Karadeniz’de de etkin hizmet verebilen Ro-Ro hatlarının kurulması ve liman kapasitelerinin geliştirilerek sorunların hızla çözülmesi konularında da bekliyoruz” diye konuşuyor.
 UND Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, 11. Şura’nın hazırlık çalıştaylarına UND olarak destek vermeye, raporların oluşumuna katkı sağlamaya gayret ettiklerini söylüyor. Sektörde eğitim konusunun Şura’da mümkün ise ayrı bir oturum kapsamında irdelenmesi gerektiğinin altını çizen Nuhoğlu, “Yurtdışında sektör firmaları rekabet gücü yaratmak istedikleri ya ihtiyaç duydukları konularda üniversitelerle, enstitülerle bir araya gelerek ortak projeleri hayata geçiriyor; üniversitelerin çalışmaları lojistik alanındaki devlet politikalarında ciddi anlamda yönlendirici oluyor. Bizde de bu sinerjiyi yaratmak şart” diyor. Çetin Nuhoğlu, lojistik sektöründe eğitim-öğretim alanında yaşanan temel sorunları ve ihtiyaçları ise şöyle sıralıyor: Küreselleşme sonucunda artan rekabete yanıt verecek yetişmiş insan gücünün eksikliği, eğitim verebilecek uzman ve yetkin eğitimci ve akademisyen sayısının yetersizliği, yetersiz müfredat (lojistiğin çok disiplinli özelliği dikkate alınmıyor), sektörün ihtiyaç duyduğu personelin yetişmemesi, sektörel öğretimde yeknesaklığın olmayışı (müfredatların birbiriyle uyumsuzluğu), sektörde araştırma yetersizliği, sektörde uzmanlaşma yetersizliği, yerli ve yabancı kaynak (kitap, araştırma, tez vb.) yetersizliği ve staj olanaklarının sınırlı ve yetersiz olması.


DTD’NİN 17 ÖNCELİĞİ
Demiryolu Taşımacılığı Derneği (DTD) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öz, 10. Ulaştırma Şurası’da yapılan tespitlerin ve sunulan önerilerin demiryolu sektörünün önünü açtığını vurguluyor. Şura sonrasında hazırlanan 2010 yılı bütçesinden başlamak üzere, demiryolu sektörüne ayrılan yatırım payının karayoluna ayrılan paydan daha fazla olduğuna dikkat çeken Öz, yine 2013 yılı bütçesinde ulaştırmaya ayrılan yatırım payının yaklaşık %50’sinin demiryoluna ayrıldığını söylüyor. Şurada belirlenen projelerden önemli bir bölümünün hayata geçtiğini ifade eden Öz, “Demiryolu taşımacılık sektörü açısından uzun zamandır beklenen ve bu yılın Mayıs ayında yürürlüğe giren Türkiye Ulaştırma Sektörünün Serbestleştirilmesi Hakkında Kanunu da bu adımlardan biridir. Kanun bu güne kadar hayata gerçekleştirilemeyen birçok projeyi de hızlandıracaktır” diyor. İbrahim Öz, 11. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Şurası için demiryolu taşımacılık sektörünün gündemindeki konuları ve önerileri 17 başlıkta sıralıyor:

1.    Türkiye Ulaştırma Sektörünün Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun’una göre çıkartılması gereken ve demiryolu sektörünü AB’ye uyumlu olarak oluşturacak “ikincil mevzuatın” çok kısa süre içinde çıkartılması,
2.    Mevcut demiryolu hatlarının tamamının sinyalizasyon ve elektrifikasyonla hale getirilmesi,
3.    Kombine taşımacılıkla ilgili altyapının ve hukuki düzenlemelerin çok acil oluşturulması,
4.    Ulaştırma Ana Planı’nın ve Lojistik Ana Planı’nın çıkartılması,
5.    TCDD’nin elindeki mevcut mevzuatın çok acil olarak serbestleşen demiryolu sektörüne, teknolojiye ve AB’ye uyumlu duruma getirilmesi,
6.    Demiryolu altyapısı ile çeken-çekilen araçların hizmete alınması için gerekli akreditasyon kurumlarının kurulması,
7.    Demiryolu sektöründe istihdam edilen ve edilecek kişilerin teknik eğitimlerinin geliştirilmesi ve sertifikalandırılmasına yönelik yasal düzenlemeler yapılması, gerekli kurumsal yapılanmaların oluşturulması,
8.    Ar-Ge mevzuatının basitleştirilmesi ve Ar-Ge çalışmalarına özel teşvikler sağlanması için gerekli yasal düzenlemeler yapılması,
9.    Tüm ulaşım sistemi tek bir sistem olarak ele alınarak bütünsel bir yaklaşım ile problemlere, değişim veya gelişimlere odaklanılması,
10.    Mevcut demiryolu ağının tümünün yenileme ve bakım çalışmalarının çok kısa süre içinde bitirilmesi,
11.    Küresel demiryolu sektörü içinde, Türk demiryolu yan sanayinin yer alması, geliştirilmesi ve etkin bir aktör haline getirilmesi,
12.    Tüm limanlara, üretim merkezlerine ve Organize Sanayi Bölgeleri’ne demiryolu bağlantısının kurulması,
13.    Çok hızlı bir şekilde kalifiye personel sağlanması,
14.    Nitelikli personel yetiştirilmesinde üniversitelerle işbirliği yapılması, üniversite ve yüksek okulların ilgili bölümlerinde raylı sistemler bölümleri açılması,
15.    Yük taşımalarında işletimi olumsuz etkileyen mevcut gümrük iş ve işlemlerinin kolaylaştırılmasına yönelik Gümrük Kanunu düzenlenmesi,
16.    Demiryolu işletmeciliğinde özel sektör payının %50’ye çıkarılması düzenlemelerinin yapılması,
17.    Demiryolu yük taşımacılığına öncelik verilmesi.




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz