Alman lojistikçilerden Türkiye’ye işbirliği çağrısı

Lojistik süreçlerdeki güvenli taşımacılık alanında Türkiye’nin dünyadaki öneminin giderek artığını belirten Alman Lojistik Derneği BVL International Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ing. Thomas Wimmer, “Bu nedenle Almanya ve Türkiye’nin lojistik sektörünü temsil eden derneklerin işbirliği bizim için önem taşıyor. Rekabet değil, işbirliği içinde çalışmak istiyoruz” dedi.





alman_turk_lojistik.jpg

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği ve lojistik sektörünün güçlü ve dinamik iletişim ağı olarak kabul edilen Alman Lojistik Derneği BVL International işbirliğinde düzenlenen Tedarik Zinciri Forumu’nda, lojistik sektöründe yeni trendler ve Türk-Alman işbirliği tartışıldı. Logitrans Transport Lojistik Fuarı kapsamında düzenlenen forumda, BVL yetkilileri Türkiye ve Almanya aranda lojistik alanda işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik çağrıda bulunurken, UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin ise global lojistik pazarında büyük şirketler kadar küçük ve orta ölçekli şirketler içinde fırsatlar olduğunu belirtti. Türkiye Metro Logistics Group Tedarik Zinciri Başkanı Piotr Dopierala ise dünyada artan tüketimin lojistik sürçleri de zorlaştığını vurguladı.

 

Türkiye’de lojistik süreçler iyi yönetilmeli

Forumda konuşan BVL Almanya Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ing. Thomas Wimmer, ekonomik anlamda büyüyen iki ülke olan Türkiye ve Almanya’nın global anlamda işbirliği yapabileceğini söyledi. Ekonomik anlamda yakaladığı büyümeyle önemli bir ivme yakalayan Türkiye’de lojistik süreçlerin iyi yönetilmesi uyarısında bulunan Wimmer, “Çünkü ekonomik anlamda yaşanacak gelişmeler lojistik sektörünü de etkiliyor. Hızlı büyüme sallantılar yaratabilir. Bunun iyi yönetilmesi gerekir” dedi. Avrupa’da yaşanan gerilemeye rağmen Almanya’nın mevcut durumunu korunduğunu vurgulayan Wimmer, 2,3 milyon kişinin istihdam edildiği Alman lojistik sektöründe ciro ve yük hacminin yükselişini sürdürdüğünü söyledi.

BVL’in lojistik pazarında rekabet değil işbirliğinden yana olduğunun altını çizen Thomas Wimmer, “Lojistik süreçlerdeki güvenli taşımacılık alanında Türkiye’nin dünyadaki öneminin giderek artıyor. Bu nedenle iki ülkenin lojistik sektörünü temsil eden derneklerin işbirliği bizim için önem taşımaktadır. Rekabet değil, işbirliği içinde çalışmak istiyoruz” dedi.

 

‘Türkiye listemizdeki üç önemli ülkeden biri’

Dünyada denizyolu ticaretinde büyüme ivmesini sürdürdüğünü belirten Bremen Devlet Bakanı Dr. Heiner Heseler ise, yılda yaklaşık %6-7 oranında bir büyüme öngördüklerini söyledi. Bremen limanlarının Alman ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Heseler, “Bremerhaven, konteyner, taşıt araçları ve meyve nakliyatı yapılan uluslararası bir liman merkezidir. Tüm ekonomi dünyası burada birbirine bağlanmaktadır. Bremerhaven, Avrupa limanları arasında en uzun liman kenarına sahip olup, liman kenarı üç mil uzunluğundadır. Hatta dünya limanları arasında büyüklük açısından 19. sırayı almaktadır. Ekonomik krize rağmen Bremen’in bölgesel iş hacminde ciddi artışlar yaşandı” diye konuştu.

Türkiye’nin son 10 yıldaki büyüme performansı ile dünyayı şaşırttığını vurgulayan Heseler, uluslararası mal taşımalarında Türkiye’nin dünya ticaretine önemli katkılar yapacağını dile getirdi. Türk-Alman ticaret ilişkisinin limancılık alanında da gelişeceğine inandıklarını belirten Heseler, Bremen’in limancılık alanında listesindeki 3 önemli ülkeden birinin Türkiye olduğunu vurguladı.

 

‘Gelecek KOBİ’LER için karanlık değil’

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin de küresel tedarik zincirlerinde lojistik hizmet sağlayıcıların rolünün giderek arttığını ve yeniden şekillenen global pazarda işletmelerin hız, esneklik, maliyet ve müşteri hizmetlerini optimize etmek zorunda olduklarını söyledi. Lojistik pazarında artan rekabetin tedarik zinciri üzerinde baskı yaratmaya devam ettiğini vurgulayan Erkeskin, değişen lojistik talepler doğrultusunda taşıma işi organizatörlerinin taşıma hizmetine ek olarak gümrük, depolama, dağıtım, stok yönetimi, paketleme, ambalajlama, tartma, kalite kontrol gibi katma değerli farklı hizmetlere de yöneldiklerini vurguladı. Hızla gelişen ve büyüyen lojistik pazarında büyük işletmeler kadar KOBİ’ler için de önemli fırsatlar olduğunu kaydeden Erkeskin şunları aktardı: “Son günlerde global pazarda KOBİ’ler için bir umut olup olmadığı tartışılıyor. Giderek karmaşıklaşan ve entegre hizmetler haline gelen tedarik zincirinde, KOBİ”ler için de yer olduğuna inanıyorum. KOBİ’ler küreselleşmenin kendileri için yarattığı fırsatları kullanarak bu pazarda varlıklarını sürdürebilirler. Rekabetin zorlaştığı pazarda risk herkes için var. Küçük ve orta ölçekli lojistik sağlayıcıların rekabette pazar paylarının korumak için bazı stratejilere ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Örneğin, küçük ölçekli lojistik servis sağlayıcıların müşteri odaklı hizmetlerle niş pazarlarda, fiyat -kalite açısından daha etkin ve tercih edilir olmaları mümkün. KOBİ’ler bir ürün ve hizmette uzmanlaşarak, müşterilerine daha hızlı çözümler üretebilir. Hizmette farklılaşma ile rakiplerinden ayrışarak pazar paylarını koruyabilirler. Aynı zamanda kurdukları ortak ağlar ve işbirlikleri ile daha güçlü mekanizmalar haline gelebilirler. Bu açıdan taşımacılık ve lojistik sektöründe geleceğin KOBİ’ler açısından karanlık olduğunu düşünmüyorum. Müşteri odaklı hizmetler, alanında uzmanlaşma ve hizmet farklılaştırması, KOBİ’lere bu büyük pazarda yer açacaktır. Dünya lojistik pazarında hepimiz için yapacak çok iş var.”

 

‘Sektörde birleşmeler ve ortaklıklar hızlanacak’

BVL İstanbul Bölümü Başkanı Klaus-Dieter von der Bey “Tedarik Zinciri Sisteminde Lojistik İşbirliği” başlıklı konuşmasında, dünya lojistik pazarının büyümesi ile birlikte intermodalitenin yaygınlaşacağını dolayısıyla şirketler arası yatay- dikey ortaklık ve birleşmelerin bu süreç içinde sık sık gündeme geleceğinin altını çizdi. İstanbul’un önemli bir lojistik merkez konumunda olduğuna dikkat çeken Klaus-Dieter von der Bey, uluslararası birçok lojistik şirketin gözünü bu bölgeye diktiğini söyledi. Türkiye Almanya arasında lojistik alanda güçlü işbirliklerinin kurulabileceğini vurgulaya Klaus-Dieter von der Bey, bu anlamda her iki ülkedeki lojistik şirketlerine yatırım çağrısında bulundu.

 

Tüketim hızlandıkça lojistik zorlaşıyor!

Türkiye Metro Logistics Group Tedarik Zinciri Başkanı Piotr Dopierala ise konuşmasında, dünyada ürün tüketim hızının ve ürün çeşitliliğinin sürekli arttığına vurgulayarak, bilgi akışı ve lojistik hizmetlerin de bu paralelde giderek karmaşık bir yapıya dönüştüğüne değindi. Lojistik hizmetlerde maliyet, optimizasyon ve esnekliğin çok önemli olduğuna dikkat çeken Dopierala, “Global hizmet ağının iyi şekilde yönetilmesi gerekir. Ayrıca her sektörün kendine özgü öncelikleri var. Örneğin bizim sektörümüzde tedarik zinciri sürecimizi müşteriye verdiğimiz optimum süreye bağlı kalarak yönetmek zorundayız. Kalite ve süreklilik çok önemli. Tedarik zinciri sürecinde risk yönetim sistemlerini doğru uygulamamız ve riskleri önceden görerek hareket etmemiz gerekiyor. Yapılan işin lokasyonu ve kapsamı düşünüldüğünde lojistik süreçler açısından esneklik olunması gerekiyor. Tüm bunlar gözetildiğinde lojistik süreçler açısından hizmet alan ve hizmet veren firmalar arasında güçlü bir işbirliğine ihtiyaç var” diye konuştu.

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat