Akdenizli DeFacto lojistikte de kendi rüzgarını estiriyor
Türkiye hazır giyim sektöründe “Akdenizli” olarak markalaşan DeFacto, yılda yaklaşık 50 milyon ton yük trafiği yaratıyor.




defactoLojistik süreçlerde taşıma kadar depolama süreçlerinin de çok önemli olduğuna dikkat çeken DeFacto Lojistik Direktörü Cenk Karapınar, depolamada randevu ve ön kabul sistemini hayata geçirerek tüm süreçleri kontrol altına aldıklarını söylüyor.

2003 yılında “Akdinizli” bir marka olma fikriyle yola çıkan DeFacto, bugün yaygın mağaza ağıyla büyümesini sürdürüyor. Türk insanın beklenti ve ihtiyaçlarına yönelik yaptıkları araştırmalar sonucunda “rahatlığı” ve “şıklığ” bir arada sunmayı en iyi tanımlayan kelimenin “Akdenizli” olduğuna karar verdiklerini belirten DeFacto Lojistik Direktörü Cenk Karapınar, bugün erkek ve kadın gruplarından oluşan koleksiyonları  ve aksesuarlarıyla neredeyse “hafta bir yeni bir mağaza açan” bir marka haline geldiklerini söylüyor. 2011 yılında gerçekleştirdikleri çalışmalar sonucunda mağaza sayılarını yurtiçinde 134’e ulaştıklarını aktaran Karapınar, bu yıl ise açtıkları 4 yeni mağazayla bu sayıyı 138’e çıkardıklarını belirtiyor.
Karapınar, tekstil lojistiğinde ürünlerin terminlerine uygun olarak satış noktalarına ulaştırılmasının çok önemli olduğunun altını çiziyor. Özelilkle tedarikçilerden gelen plansız ve geciken terminli gönderilerin depoların verimli bir şekilde kullanılmasını olumsuz etkilediğini vurgulayan Karapınar, “DeFacto olarak bunun önüne geçmek adına randevu ve depo ön kabul sistemi kurguladık. Bu sayede üretici kapısından çıkmadan sipariş bütünlüğü, kalite kontrol, evrak bütünlüğünü sağlayıp ürünlerin depolarımıza giriş trafiğini kontrolümüz altına aldık” diyor.

Mağaza ağını yurtdışına taşıyacak

Defacto’nun 2011 yılında nasıl bir performan sergiledi, yurtdışında mağazalaşmaya yönelik hedefleriniz neler?

2011 yılında 44 yeni mağaza açarak mağaza sayımızı 134’e çıkarırken, şirketimizin cirosunda ise %77’lik bir büyüme yaşandı. Bu yılın ilk yarısında 4 yeni daha mağaza açtık. Türkiye genelindeki yurtiçinde yeni mağaza açılışlarımıza 2012 yılında da devam edeceğiz. 2012 yılında ayrıca dünyaya açılmayı, bunu da bayilik vermeden yapmayı, yurtiçinde benimsediğimiz stratejilerimizi yurtdışında da uygulayarak potansiyel müşterilerimize ulaşmayı hedefliyoruz.

Ürünlerinizin depolanması, gümrüklenmesi ve katma değerli hizmetler konusunda lojistik şirketlerinden istifade ediyor musunuz?

Lojistik süreçlerimizi %70 kendi çözümlerimiz ile, %30 3PL çözümler ile yönetiyoruz. Partnerlerimizden farklı depo alanlarında, depo lojistik hizmeti, sezon iadeleri depolama hizmeti, kargolama ve dağıtım hizmeti, depo sayım hizmetleri alabilmekteyiz. Antrepo ve gümrükleme hizmeti ve katma değerli işler içinde yine outsource desteği alıyoruz.

Maliyetleri otomosyon sistemleriyle düşürecek

Ürünlerinizin taşıma sürecinde yıllık ne kadar tonajlık bir yük trafiği oluşuyor? Hangi taşıma modlarına kullanıyorsunuz?

Lojistik ağımızda, bir yılda 80 milyon ürün hareketi olmakta ve yaklaşık  50 milyon ton ürün taşınmaktadır. Taşımalarda ağırlıklı olarak kolili stoklama ve sevkiyatlarımız var. Binde beş oranında askılı yöntem kullanılmaktadır. Üreticilerimizden %95 gemi, %5 havayolu ile ürün çekmekteyiz. Yurtiçine karayolu, yurtdışına havayolu ile sevkiyat yapılmaktadır. Lojistik maliyetleri tüm maliyetlerimiz içinde yaklaşık %3-5’lik bir pay almaktadır. Maliyetleri uzun planda düşürmek adına otomasyon sistemlerinden yararlanmayı düşünüyoruz.

Türk lojistik sektörünün tekstil lojistiği konusundaki hizmet kalitesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tekstil lojistiğinin en önemli riski, sezonlar bazında ürünlerin terminlerine uygun olarak satış noktalarına ulaşmasıdır. Hız, kalite, süreklilik ve maliyet odaklılık tekstil lojistiğinin olmazsa olmaz altın kuralları diyebiliriz. Lojistik partnerlerimizi seçerken önceliğimiz; istediğimiz servis düzeyi ve kalitesini sunmasıdır. Diğer yandan, uygun fiyat talebi ise artan rekabet koşullarında tabi ki kaçınılmaz bir gerçek. Türkiye’nin konumu gereği lojistik anlamda stratejik bir önemi olmakla beraber, hazır giyim sektöründe de buna paralel lojistik hizmetleri her geçen gün gelişmektedir. Hem katma değerli işler hem depolama anlamında tekstil lojistiğinde servis kalitesi, sonuç odaklı olma ve hız açısından son yıllarda ciddi mesafe kaydedilmiştir.

Sektörünüzün ve şirketinizin lojistik süreçlerde yaşadığı sorunlar neler?

Sektörel olarak lojistik süreçlerinde, günün koşullarına göre irili ufaklı birçok sorun yaşanmaktadır. Yakıt fiyatlarındaki artışlar, günden güne artan kargo ve nakliye fiyatları, dış piyasa koşullarından çok çabuk etkilenen perakende hazır giyim sektöründe lojistik süreçlerindeki düşük maliyet hedeflerini zorlamaktadır. Kargo ve nakliye firmaları daha fazla dedike araçlar ile özel rut planlamaları yaparak ve daha az uğrama noktası oluşturarak sektöre destek sunabilirler.


 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat