Denizcilik Türkiye için vazgeçilmez bir sektör
Türkiye 30 milyon DWT’yi aşan gemi filosuyla dünyada 15.  sırada yer alıyor. “Denizcilik Türkiye için vazgeçilmez sektörlerden birisidir” diyen İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, hedefin 2030’da 50 milyon DWT ile ilk on ülke arasına girmek olması gerektiğini söyledi. 




DTOİMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, ekonomiler ve dünya ticaretinde küçülme yaratan Covid-19 salgınının deniz taşımacılığını da olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Ancak Çin’in salgını iyi yönetmesi, çarkların yeniden dönmeye başlamasıyla 2020 yılının ikinci yarısından itibaren bir toparlanma görülmeye başlandığını ifa eden Kıran, “2020 yılında ton bazında yüzde 3,4 daralan küresel deniz ticareti, 2021’de yüzde 3,7 büyüme ile 11 milyar 964 milyon tona ulaşarak 2019 yılı değerinin üzerinde gerçekleşmiştir” dedi. 
Covid-19 ile birçok sektörün durma noktasına geldiği bir dönemde denizcilik alanında tüm faaliyetlerin zirveye çıktığını vurgulayan Kıran, bu dönemde sektörün ekonomilerin ayakta kalması, toplumsal ihtiyaçların temini ve tedarik zincirinin sürdürülebilirliğinin sağlanması konusunda çok önemli görevler üstlendiğini belirtti. 
Aşıların bulunmasıyla pandemi kabusunun geride bırakılmaya başlandığı bir dönemde Rusya Federasyonu ile Ukrayna arasında gerginliğe sahne olan Karadeniz bölgesinde arzu edilmeyen gelişmeler yaşanmaya başlandığını aktaran Kıran, “Rusya, 24 Şubat’ta Ukrayna’ya saldırmasıyla başlayan savaşta üç aydan fazla bir süre geride kalırken, iki ülke arasındaki ateşkes görüşmelerinde önemli bir yol alınamadı ve müzakereler askıya alındı. Hâlihazırda kazananı olmayan ancak kaybedeni çok bu savaşın dünyaya faturası giderek ağırlaşıyor. Küresel ekonomideki yavaşlama beklentileri, başta enerji ve gıda fiyatlarına baskı yapmaya başladı. BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) son yayımladığı rapor maalesef gıda fiyatlarının artış eğiliminin devam edeceğine işaret ediyor. Bu duruma iklim krizi ve birçok ülkenin gıda ihracatına sınırlama getirmesi de eklenince özellikle düşük gelirli bazı ülkelerde açlık riski artıyor” diye konuştu. 
 
DENİZ TİCARETİ ÖNEMİNİ ARTIRARAK SÜRDÜRECEK
 
Tamer Kıran, 2022 yılı için küresel deniz taşımacılığı büyüme tahmininin; Rusya’nın Ukrayna’ya savaşı nedeniyle yüzde 3,5’ten yüzde 2,1’e kadar düşürdüğünü söyledi. Kıran, “Zira gerek savaşın bölgedeki etkisi gerekse savaşa karşı uluslararası tepkilerin yetersiz kalması, küresel deniz taşımacılığında aksaklık ve büyük belirsizlik yaratıyor. Özellikle Ukrayna limanlarının ticari faaliyetlere kapatılması, Rusya’ya yönelik yaptırımların etkisiyle küresel deniz taşımacılığında büyüme tahmini aşağı yönlü revize edilmek durumunda kalmıştır. Ancak gerek pandemi gerek Karadeniz’de yaşanan savaş dünya ticaretinin devamlılığının denizcilik sektörünün ayakta kalmasına bağlı olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Deniz ticareti her hâlükârda önemini artırarak sürdürecektir” dedi.  
 
HEDEF 50 MİLYON DWT 
 
Türkiye için de denizciliğin vazgeçilmez sektörlerden birisi olduğunu belirten Tamer Kıran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemiz, denizciliğin birçok alanında yaptığı başarılı atılımlar ile bugün denizci bir ülke olma yolunda ilerlemektedir. 2022 yılı başı itibarıyla Türk denizciliğinin taşıma kapasitesi dünyanın en büyük filosunu kontrol eden ülkeler sıralamasında (1000 GT ve üzeri) 1.517 gemi ve 30 milyon 680 bin DWT ile 15.  sırada yer almaktadır. 
Türkiye’nin ekonomideki en güçlü silahı şüphesiz ihracattır. Bunun için de lojistik en önemli rolü üstlenmeye devam edecektir. Yakın zamanda yaşadığımız olaylar göstermiştir ki, denizcilik can damarımızdır, dışarıyla olan en güçlü bağlantımızdır. Türkiye olarak dünya yüklerinden daha fazla pay alabilmemiz için uluslararası denizcilik gerekliliklerine uygun, çevreci ve nitelikli gemilerle Türk sahipli filomuzun dünya sıralamasında 2030’da 50 milyon DWT ile ilk on ülke arasında yer alması en önemli hedefimiz olmalıdır.” 
 
DİJİTALLEŞME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR 
 
Tamer Kıran, dünyanın hızlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini, denizcilik sektörünün de bu dönüşümden payını aldığını söyledi. Kıran, “Dünyanın bilinen en eski mesleklerinden olan denizcilik mesleği, dünya taşımacılığının lokomotifi olarak yeni sanayi devrimi olarak nitelendirilen Endüstri 4.0 uygulamalarının ortaya koyduğu dijital dönüşüm ve dijitalleşme çalışmalarına uyum çalışmalarını sürdürmektedir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde denizcilik eğitiminden liman operasyonlarına, gemi inşa sanayinden uluslararası denizcilik kurallarına, deniz hukukundan gemi işletme modellerine pek çok alanda dijitalleşme açısından geçişler yaşanacaktır” dedi. 
 
YEŞİL DÖNÜŞÜM EN ÖNEMLİ GÜNDEM OLACAK 
 
Denizcilik sektörünün gündemindeki bir diğer önemli konunun da yeşil dönüşüm olduğunu vurgulayan Tamer Kıran, şunları aktardı: “Küresel ısınma kaynaklı iklim değişikliği etkileri günümüz yaşamında her gün daha fazla hissedilmeye başlanmıştır. Dünyada, denizcilik sektörü, yılda 940 milyon ton CO2 salınımıyla küresel sera gazlarının yüzde 2,5’lik kısmından sorumlu olsa da deniz taşımacılığı, taşınan kargo tonajı başına CO2 emisyonu oranında diğer taşımacılık yöntemlerine kıyasla en çevreci taşımacılık modelidir. Ancak denizcilik sektöründen kaynaklanan emisyon ve kirleticilerin, belirlenen hedefler doğrultusunda daha fazla azaltılması için çalışmalar küresel olarak sürdürülmektedir. Bu çalışmalar kapsamında üyesi olduğumuz Uluslararası Denizcilik Örgütü bünyesinde uluslararası denizcilik sektörünü yakından ilgilendiren önemli kararlar alınmaktadır. 
Yine Avrupa Yeşil Mutabakatı da (AYM/European Green Deal), Avrupa Birliği’nin (AB) sanayi ve ticaret politikaları başta olmak üzere tüm politika ve stratejilerine dahil edilmesini öngören 2050 yılı itibariyle karbon-nötr bir kıta olma yönünde yeni bir strateji ortaya koymaktadır. Ticaretinin yarısına yakınını Avrupa Birliği (AB) ile gerçekleştiren ülkemizin Avrupa Yeşil Mutabakatı göz önünde bulundurularak uluslararası rekabetçiliğini koruyabilmesi ve yeşil ekonomi dönüşümünü sağlayabilmesi hayati önem taşımaktadır.  
Denizcilik sektörümüz açısından önemli tehditler içeren bu gelişmeler karşısında teknolojik ve mevzuat gelişmeleri yakından takip edilmeli, gemilerde enerji verimliliği arttırıcı teknolojik ve operasyonel tedbirler alınmalıdır. Teknolojik gelişmeler olgunlaştığında hızlı bir şekilde yeni gemi siparişleri ile filo yenilenmesi yapılmalı, bunun için devlet destekleri verilmeli, ulusal ve uluslararası yeşil fonlar kullanılarak finansman sağlanmalıdır. Sektör olarak, 2030 yılı ile sıfır karbon emisyonlu gemilerin pazar payının artırılması, mevcut gemilerin enerji verimliliğinin geliştirilmesi, emisyonlar için karbon fiyatlandırmasının yürürlüğe konulması, çevreci yakıtların altyapı sisteminin tesis edilmesi ve desteklenmesi, Akdeniz, Ege, Türk Boğazları ve Marmara Denizi ile Karadeniz’in de Emisyon Kontrol Alanı (ECA) ilan edilmesi sürecinin desteklenmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Türk sahipli deniz ticaret filomuzu, gemi inşa sanayimizi, limanlarımızı kısaca denizciliğimizi bir bütün olarak düşünüp, getirilmek istenen değişiklikler nedeniyle büyük ekonomik maliyetlerle karşılaşmamak için, önümüzdeki dönemde yeşil dönüşüm konusundaki düzenlemeler sektörün hassasiyetle takip edeceği en önemli konuların başında yerini alacaktır.” 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat