Demiryolunda ihracat yükü artacak
Bu dönemde yaşanan enerji ve hammadde krizinin üretimi sekteye uğratırken navlun krizinin lojistiği yavaşlattığını belirten UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, özellikle AB ülkelerine yönelik ihracatta karbon vergisi ile karşılaşmamak için önemi giderek artacak olan demiryolu taşımacılığında gerekli adımların süratle atılması gerektiğini söyledi. 




UÄ°BUludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Koordinatör Başkanı Baran Çelik, birlik olarak Ocak-Kasım 2021 döneminde yüzde 16 artışla 27,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiklerini söyledi. 2021 yılında pandeminin etkisinin azalmasının ve baz etkisi ihracat artışının temel nedeni olarak görülebileceğini vurgulayan Çelik, “Ayrıca bazı sektörlerde pandemi öncesi küresel talebin geri geldiğini, hatta pandemi öncesi döneme göre bile talep artışı yaşandığını görebiliyoruz. Bu da Türkiye toplam ihracatına olumlu yansıyor. Türkiye ihracatı yılın ilk 11 ayında %34 artarak 203 milyar dolar olarak gerçekleşti. Özellikle Çelik, Kimyevi Maddeler gibi sektörlerde yaşanan küresel talep artışı Türkiye ihracatına olumlu yansıyor. Diğer taraftan otomotiv endüstrisinde yaşanan yarı iletken çip sorunu küresel çapta üretim kesintilerine yol açıyor, bu da sektördeki toparlanmanın daha yavaş gerçekleşmesine neden oluyor. Bu nedenle otomotiv ihracatında yaşanan artış diğer sektörlere göre daha düşük oranda gerçekleşiyor.  Yılın ilk 11 ayında UİB bünyesindeki beş birliğin de ihracatında artışlar yaşandı. OİB ihracatı yüzde 13 artışla 22,8 milyar dolar oldu. OİB’in UİB ihracatındaki payı yüzde 82,2 olarak gerçekleşti. UTİB ihracatı yüzde 33 artışla 1,2 milyar dolar, UHKİB ihracatı yüzde 34 artışla 886 milyon dolar, UMSMİB ihracatı yüzde 25 artışla 212 milyon dolar, UYMSİB ihracatı yüzde 9 artışla 149 milyon dolar oldu” dedi. 
Geriye dönük 12 aylık UİB ihracatına bakıldığında 30.6 milyar dolarlık bir ihracata ulaşıldığını belirten Baran Çelik,  bu yılın da 30 milyar doların üzerinde bir rakamla kapanmasını beklediklerini söyledi. Çelik, hedeflerinin 2022 yılında bu yılki rakamların üzerine çıkmak olacağını aktardı. 
 
‘NAVLUN KRİZİ LOJİSTİĞİ YAVAŞLATIYOR’ 
 
Baran Çelik, son dönemde lojistik alanında karşılaştıkları sorunların büyük ölçüde koronavirüs salgının etkilerinden kaynaklandığını söyledi. Çelik, “Koronavirüs salgınının ilk günlerinde kısıtlamalardan dolayı üretim sekteye uğramıştı. Geçen yıl küresel tedarik zincirinde sorunlar oluştu ve bu durum nakliye fiyatlarına yansıdı. Salgının etkisinin azalması ve aşılamanın başlamasıyla üretim ve talepte artış yaşandı. Talep artışıyla birlikte yeni zorluklar ortaya çıktı. Bugün etkisini gördüğümüz navlun, enerji ve hammadde krizi bu zorlukların en önemlileri. Enerji ve hammadde krizi üretimi sekteye uğratırken navlun krizi lojistiği yavaşlatıyor. Bu krizin birçok boyutu var. Limana yanaşan gemilerin yük boşaltacak işçi bulamaması ve gemilerin limana yanaşma sürelerinin uzaması gibi. Yine yarı iletken çip krizi gibi sorunlarla üretimin gecikmesi, konteyner kıtlığı sebebiyle uzamış olan teslimat sürelerini daha da uzatıyor. Enerji krizi ve navlun krizi hammaddelerin firmalara ulaşmasını da geciktirdiğinden firmalarda stokçuluk eğilimleri de görülüyor” dedi.  
 
‘BELİRSİZLİK AZALDIKÇA TİCARET DENGEYE GELECEK’ 
 
Yine bu dönemde dünya ticaretinde yaşanan dalgalanma, ardından artan talep ve Asya limanlarında boş konteyner bulunamaması sebebi ile konteyner gemi taşımacılığı fiyatlarında artış yaşandığına dikkat çeken Çelik, Kasım 2020 ’den beri Asya’dan Avrupa’ya gemi nakliye ücretinde üç kattan fazla, Kuzey Amerika’dan Asya’ya ise iki kat artış yaşandığını dile getirdi. Çelik, “Kısaca zincirleme sorunlar ile karşı karşıyayız ve bu sorunların kısa vadede çözülebilmesi mümkün gözükmüyor. Bu krizlerin yarattığı belirsizlikler azaldıkça dünya ticareti dengeye gelecektir” dedi.  
 
‘DEMİRYOLU TAŞIMACILIĞINA YÖNELİK ADIMLAR HIZLANDIRILMALI’ 
 
“Üreticimiz bu krizleri atlatabilmek için var gücüyle çalışıyor” diyen Çelik, şöyle sürdürdü: “İhracatta kayıpları azaltmak için her firma maksimum efor sarf ediyor. Ülkemizin Avrupa pazarına yakınlığı bu gibi ticaret yapmanın zorlaştığı bir dönemde daha da önem kazanıyor. Avrupa Birliği komşumuz olan büyük bir pazar ve tedarikte yaşanan sorunları azaltmak için kalıcı bir çözüm olarak tedarik merkezlerini yakınlaştırma eğiliminde. Geçen yıl UİB ihracatının yüzde 77’si Avrupa ülkelerine yapıldı. Türkiye geneli ihracatta da Avrupa  ülkeleri yine ilk sırada yer alıyor. Ancak üretimde yaşanan dönüşümü kaçırmamak Avrupa pazarıyla ticari ilişkilerimizi geliştirmek açısından çok önemli. Üretimde dijitalleşme ve karbon azaltımı gündemini takip ederek güvenilir ve gelişmiş bir üretim merkezi olan konumumuzu sürdürmeye devam etmeliyiz. Lojistik altyapı güçlendirilirken çevreye dost ve sürdürülebilirlik göz önünde bulundurulmalı. Bu nedenle demiryolu taşımacılığının öneminin giderek artacağını düşünüyoruz. AB ülkelerine yönelik ihracatımızda karbon vergisi ile karşılaşmamak için süratle gerekli adımları atmalıyız. Marmaray ve Boğazlardan demiryolu ile yük taşımacılığının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, ihracat açısından limanların ve üretim tesislerinin çevresindeki kara ve demiryolu ağının iyileştirilmesi ve genişletilmesi, Uzakdoğu’ya demiryolu ile yük taşımacılığının düzenli hale getirilmesi ve frekansların arttırılması gibi adımlar lojistik sıkıntıların çözülmesi, rekabetçiliğimizin artırılması ve en önemlisi karbon ayak izimizin azaltılması için çok önemli.” 
 
‘TÜRKİYE LOJİSTİK PORTALI GİBİ PROJELER UMUT VERİYOR’ 
 
Çelik, TİM’in ihracatçı ve lojistik firmalar arasında köprü görevi gören Türkiye Lojistik Portalı gibi projelerin lojistik noktasında sorun yaşayan ihracatçılar için problem çözmek ve yeni pazarlara daha kolay ulaşabilmek açısından çok önemli olduğunu söyledi.  Çelik, “Bu gibi dijitalleşme trendini yakalayan projeler ve taşıma altyapısına yönelik yatırımlar hem kısa vadeli çözümler hem de uzun vadeli hedefleri gerçekleştirmek noktasında umut veriyor” dedi.  



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat