e
Banner


Koton’un global başarısında lojistiğin stratejik rolü
35 ülkede 464 mağaza ve yaklaşık 70 ülkede satış operasyonunu yöneten Koton, küresel tedarik zincirini güçlü tedarikçi ağı, entegre lojistik altyapısı ve çok kanallı operasyon modeliyle yönetiyor. Koton Global Lojistik Direktörü Canan Mutlu, "Hızlı modada başarının anahtarı, doğru ürünü doğru zamanda ve doğru pazarda müşterilerimizle buluşturabilmek " dedi.




kotonKoton, küresel moda perakendesinin önemli oyuncuları arasında yer alıyor. Mağaza operasyonlarının yanı sıra e-ticaret, pazaryerleri ve toptan satış kanallarını da yöneten şirket, büyüme stratejisini destekleyecek entegre ve ölçeklenebilir bir lojistik yapılanma oluşturmayı hedefliyor. Koton Global Lojistik Direktörü Canan Mutlu, moda sektöründe lojistiğin yalnızca ürünlerin bir noktadan diğerine taşınması olmadığını vurgulayarak, "Lojistik; müşteri deneyiminin, ürün bulunurluğunun ve markanın büyüme kapasitesinin doğrudan bir parçası. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz, tek stok yönetimi modelimizi daha ileri bir entegrasyon seviyesine taşımak ve tüm satış kanallarımızdaki görünürlüğü artırmak olacak" dedi. ABD pazarına girişin sınır ötesi operasyon kabiliyetlerini geliştirmek açısından önemli bir adım olduğunu belirten Mutlu, "Farklı pazarlardaki büyümemizi, yerel ihtiyaçlara uyum sağlayabilen ancak merkezi sistemlerle entegre çalışan bir lojistik modeliyle desteklemeyi sürdüreceğiz. Temel amacımız; doğru ürünü doğru pazarda ve doğru zamanda müşterilerimizle buluştururken daha verimli, izlenebilir ve sürdürülebilir bir operasyon yapısı oluşturmak" ifadelerini kullandı.
 
Koton olarak tedarik zinciri ve lojistik organizasyonunuzu nasıl yapılandırıyorsunuz? Hızlı moda operasyonlarında başarıyı belirleyen temel unsurlar nelerdir? 
Koton olarak bugün 35 ülkede 464 mağazayla faaliyet gösteriyor, e-ticaret ve diğer satış kanallarımızla birlikte yaklaşık 70 ülkede müşterilerimize ulaşıyoruz. Bu ölçekte ve geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren operasyonumuzu hız, esneklik, güçlü iş birlikleri ve yerel kaynakların etkin kullanımı üzerine yapılandırıyoruz.
Yurt içindeki depolama faaliyetlerimizi tamamen kendi depolarımız ve ekiplerimizle yürütürken, yurt dışındaki operasyonlarımızda küresel ölçekte hizmet veren 3PL iş ortaklarımızla çalışıyoruz. Yaklaşık 230 tedarikçiden oluşan güçlü ağımız farklı pazarlardaki talep değişimlerine hızlı ve çevik biçimde yanıt vermemizi sağlıyor.
Moda perakendesinde başarının temelinde yalnızca hız değil, çeviklik, doğru talep planlaması, uçtan uca stok görünürlüğü, güçlü tedarikçi ilişkileri ve operasyonel disiplin yer alıyor. Biz de veri odaklı planlama yaklaşımımız sayesinde doğru ürünü, doğru zamanda ve doğru pazarda ve tasarımdan itibaren 4 ila 8 hafta gibi kısa sürelerde nihai hale getirerek müşterilerimizle buluşturuyoruz. 
 
DOĞRU ÜRÜN, DOĞRU PAZAR, DOĞRU ZAMAN
Yıllık lojistik hacminiz, yönettiğiniz SKU sayısı ve operasyonel büyüklüğünüz hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu ölçekte bir operasyonu yönetirken hangi KPI'ları önceliklendiriyorsunuz? 
Koton olarak fiziksel mağazalarımızı, e-ticaret kanallarımızı, pazaryerlerini ve toptan satış operasyonlarımızı kapsayan yüksek hacimli ve çok katmanlı bir lojistik yapı yönetiyoruz. Yıllık ürün akışımız, sezon içerisinde devreye giren geniş SKU portföyümüz ve farklı ülkelere uzanan dağıtım ağımız, operasyonun sürekli ve eş zamanlı biçimde yönetilmesini gerektiriyor. Bu ölçekte önceliğimiz, doğru ürünün doğru miktarda, doğru kanalda ve doğru zamanda bulunmasını sağlamak. Bu nedenle stok doğruluğu, ürün bulunurluğu, sipariş karşılama oranı, zamanında teslimat performansı, stok devir hızı, sipariş hazırlama süresi, iade çevrim süresi ve birim başına lojistik maliyet gibi göstergeleri yakından takip ediyoruz. Veri odaklı yönetim yaklaşımımız sayesinde operasyonlarımızın performansını düzenli olarak ölçüyor, olası sorunları erkenden tespit ediyor ve iyileştirme alanlarını proaktif biçimde değerlendiriyoruz.
 
Moda sektöründe trendlerin ömrü giderek kısalıyor. Tasarımdan mağaza rafına kadar geçen sürenin kısaltılması adına tedarik zincirinizde ne tür uygulamalar hayata geçiriyorsunuz? Özellikle hız ve esnekliği nasıl dengeliyorsunuz? 
Moda sektöründe hız ve esneklik artık yalnızca bir rekabet avantajı değil, operasyonun temel gerekliliklerinden biri. Biz de tüm ürün geliştirme ve tedarik süreçlerimizi bu anlayışla yönetiyoruz. Etkin ürün planlaması, veri odaklı talep tahmini, güçlü tedarikçi iş birlikleri ve esnek üretim kapasitemiz sayesinde ürünlerimizi tam zamanında pazara sunabiliyoruz. Planlama sürecinin en başından itibaren satış verilerini, müşteri eğilimlerini ve pazar dinamiklerini analiz ederek üretim ve dağıtım kararlarımızı bu doğrultuda şekillendiriyoruz.
Hız ile esneklik arasındaki dengeyi ise yüksek yerel tedarik oranımız, tedarikçilerimizle kurduğumuz yakın çalışma modeli ve değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen planlama kabiliyetimizle kuruyoruz. Amacımız yalnızca hızlı olmak değil kaliteyi, doğru ürün karmasını ve operasyonel verimliliği koruyarak pazara zamanında yanıt verebilmek.
 
ÇOK KANALLI YAPI LOJİSTİĞİN MERKEZİNE YERLEŞTİ 
Omnichannel operasyonların lojistik süreçlerine etkileri neler oldu? Sipariş yönetimi, stok görünürlüğü ve iade süreçlerinde nasıl bir model benimsiyorsunuz? 
Dijitalleşme ve değişen tüketici alışkanlıklarıyla birlikte çok kanallı yapı, lojistik operasyonlarımızın merkezine yerleşti. Müşteriler artık alışverişe bir kanalda başlayıp başka bir kanalda devam edebiliyor. Bu nedenle kanalları birbirinden bağımsız değil, aynı müşteri deneyiminin parçaları olarak yönetiyoruz.
Tek stok yönetimi anlayışı doğrultusunda mağaza ve e-ticaret stoklarımızı entegre ediyor, siparişlerin uygun durumlarda doğrudan mağazalarımızdan karşılanabildiği esnek modeller uyguluyoruz. Böylece stok görünürlüğünü artırırken ürün bulunurluğunu geliştiriyor ve teslimat sürelerini kısaltıyoruz.
Sipariş ve iade süreçlerinde de kanallar arasında mümkün olduğunca uyumlu, hızlı ve müşteri odaklı bir yapı kuruyoruz. Veri ve müşteri analitiğiyle desteklenen bu model sayesinde stoklarımızı daha etkin kullanıyor, kanallar arasındaki geçişleri kolaylaştırıyor ve müşterilerimize kesintisiz bir alışveriş deneyimi sunuyoruz.
 
Koton son yıllarda lojistik altyapısı ve depo operasyonlarına önemli yatırımlar gerçekleştirdi. Önümüzdeki dönemde yeni depo, otomasyon veya uluslararası lojistik merkez yatırımları gündeminizde bulunuyor mu? Küresel büyüme hedefleriniz lojistik ağınızı nasıl şekillendiriyor? 
Lojistik yatırımlarımızı yalnızca fiziksel depo kapasitesini artırmak olarak değerlendirmiyoruz. Otomasyon, sistem entegrasyonu, veri görünürlüğü, süreçlerin sadeleştirilmesi ve dağıtım ağının daha verimli hale getirilmesi de yatırım yaklaşımımızın önemli parçalarını oluşturuyor.
Küresel büyüme stratejimiz doğrultusunda lojistik ağımızı daha esnek ve ölçeklenebilir bir yapıya dönüştürüyoruz. ABD pazarına Nordstrom pazaryeri aracılığıyla girişimizi gerçekleştirmiş olmamız da bu dönüşümün önemli adımlarından biri oldu. Türkiye merkezli güçlü tedarik kabiliyetimizi sınır ötesine taşırken, ABD içerisindeki stratejik dağıtım çözümleri ve uluslararası hızlı lojistik iş birlikleriyle müşterilerimize etkin biçimde ulaşmayı hedefliyoruz.
Yeni depo, otomasyon ve uluslararası lojistik merkezi yatırımlarınıysa her pazarın büyüklüğü, müşteri talebi, teslimat beklentileri ve operasyonel verimlilik kriterleri doğrultusunda değerlendiriyoruz. Önceliğimiz, büyümeyi desteklerken kaynaklarımızı doğru kullanan, teknolojiyle güçlendirilmiş ve gerektiğinde hızla ölçeklenebilen bir lojistik yapı kurmak.
 
Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda tedarik zinciri ve lojistik süreçlerinde hangi alanlara odaklanıyorsunuz? İzlenebilirlik, sorumlu tedarik, karbon emisyonlarının azaltılması ve döngüsel ekonomi konularında yürüttüğünüz çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?
Sürdürülebilirlik, Koton'un iş yapış biçiminin ve uzun vadeli büyüme yaklaşımının temel unsurlarından biri. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi imzacısı olarak çevresel ve sosyal sorumluluk anlayışımızı tedarik zincirimizin tüm aşamalarına entegre ediyoruz. SBTi ve CDP gibi uluslararası çerçeveler doğrultusunda çevresel etkilerimizi azaltmaya yönelik çalışmalarımızı başlattık. Hammadde tarafında Better Cotton üyeliğimiz aracılığıyla daha sorumlu tarım uygulamalarını destekliyor, tedarik zincirimizin sürdürülebilir dönüşümüne katkı sağlıyoruz. SBTi ve CDP gibi uluslararası çerçeveler doğrultusunda çevresel etkilerimizi ölçüyor, raporluyor ve azaltmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz. 
Lojistik süreçlerimizde ise taşıma verimliliğini artıran, gereksiz seferleri ve tek kullanımlık ambalaj tüketimini azaltan uygulamalara odaklanıyoruz. Log D iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Milk Run modeli bu yaklaşımın önemli örneklerinden biri. Çok kullanımlı taşıma kasaları sayesinde tek kullanımlık ambalaj ihtiyacını azaltırken kaynak kullanımını ve operasyonel verimliliği geliştiriyoruz.
Bununla birlikte sürdürülebilir ürünlerin toplam ciro içindeki payını her yıl artırmayı, daha izlenebilir, sorumlu ve düşük çevresel etkiye sahip bir değer zinciri oluşturmayı hedefliyoruz.
 
LOJİSTİK İŞ ORTAKLARINDA ESNEKLİK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ARIYOR
Koton Global Lojistik Direktörü Canan Mutlu, lojistik iş ortaklarını değerlendirirken yalnızca operasyonel kapasiteye değil, değişen pazar koşullarına uyum sağlayabilme yetkinliğine de önem verdiklerini belirtti. Hızlı moda sektöründe talep dalgalanmalarının yoğun yaşandığına dikkat çeken Mutlu, iş ortaklarından yoğun dönemlerde dahi hizmet kalitesini koruyabilecek, gerektiğinde kapasitesini hızla artırabilecek esnek bir operasyon yapısı beklediklerini ifade etti. "İş ortaklarımızdan beklentimiz, hızla değişen pazar koşullarına uyum sağlayabilecek operasyonel çevikliğe sahip olmaları" diyen Mutlu, sistem entegrasyonu, gerçek zamanlı veri paylaşımı ve performans takibinin de seçim kriterlerinde önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Mutlu, lojistik çözüm ortaklarında iş sürekliliği, maliyet yönetimi ve hızlı çözüm üretme kabiliyetinin yanı sıra sürdürülebilirlik yaklaşımını da önemsediklerini vurgulayarak, çevresel etkilerini ölçen, kaynak verimliliğini gözeten, ambalaj ve emisyon azaltımına yönelik uygulamalar geliştiren iş ortaklarıyla uzun vadeli iş birlikleri kurmayı hedeflediklerini belirtti.
 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat