ADR’ye uymak mı? ADR’yi uyumlulaştırmak mı?
Tankut YILDIZ
TMGD A.Ş. Koordinasyon Genel Müdür Yardımcısı 




Tankut YıldızT.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün tehlikeli madde taşımacılığı mevzuatının uygulanmaya başladığı 2015 yılından bugüne gerçekleştirdiği düzenlemeler ve güncellemeler sayesinde yasal yükümlülüklerin sahadaki uygulanabilirliği her geçen gün gelişmekte, ADR – Tehlikeli Malların Karayolu ile Uluslararası Taşımacılığına İlişkin Avrupa Anlaşması’nın gereklilikleri tüm sektör paydaşlarınca benimsenmektedir. Hâlihazırda Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hakkında Tebliğ ve Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Kuruluşlarının Yetkilendirilmesi Hakkında Yönerge’de de birtakım güncellemeler beklenirken içerisinde bulunduğumuz 2019 yılında gerçekleştirilen mevzuat düzenlemeleri tehlikeli maddeler alanında faaliyet gösteren işletmelerin ve Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlarının (TMGD) hayatlarına pek çok yenilik getirmiş durumda. 
 
TAŞIMACI TARAF VE 50 TON SINIRININ KALDIRILMASI
Öncelikle Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik’te gerçekleştirilen 24 Nisan 2019 tarihli güncelleme ile beraber taşımacı olarak faaliyet gösteren işletmelere Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi (TMFB) alma ve TMGD istihdam etme veya TMGDK’dan hizmet alma zorunluluğu getirilmişti. 11 Haziran 2019’da yayımlanarak yürürlüğe giren Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge ile beraber karayoluyla yapılan tehlikeli madde taşımacılığı faaliyetinde yer alan; dolduran, paketleyen, yükleyen, gönderen, alıcı, boşaltan, tank konteyner/portatif tank işletmecisi taraflarının yanı sıra taşımacı faaliyetinde bulunan işletmelerin de TMFB alma zorunluluğu netleştirilmiş oldu. Buna göre; Karayolu Taşıma Yönetmeliğine göre C, K, L, M, R, TİO gibi taşıma yetki belgelerine sahip olanlar, tehlikeli madde taşımacılığı yapması durumunda TMFB almakla yükümlüdürler. 
Üstelik şimdiye kadar bir takvim yılı içerisinde net 50 ton ve üstü miktarlarda işlem yapan işletmeleri ilgilendiren mevzuat kapsamı genişletilerek miktara bakılmaksızın tehlikeli maddeyle faaliyet gösteren tüm işletmeleri kapsar hâle getirildi. Öte yandan (ısınma için akaryakıt kullanan siteler, yurtlar, konutlar gibi) tehlikeli maddeyi üretim prosesinin hiçbir evresinde kullanmayan ve satışa konu etmeyen nihai tüketici durumundaki işletmeler ile (fotoğrafçılar, oto-sanayideki araç tamirhaneleri gibi) ana hizmet konusu tehlikeli madde faaliyeti olmayan ancak yaptığı iş ve işlemler sonucu tehlikeli madde kapsamında giren atık oluşturan işletmeler kapsam dışında bırakıldı.
 
EK3 RAPORU
İşletmelerin alıcı, gönderen, yükleyen gibi tehlikeli madde faaliyet konuları, güncellenen mevzuat evvelinde beyana dayalı olarak belirlenirken, yeni düzenlemeyle beraber işletmeler TMFB faaliyet konularının tespiti için bulundukları bölgede hizmet verme yetkisine sahip bir TMGDK tarafından hazırlanacak EK3 raporu ile beraber başvuru yapmakla yükümlü hâle geldiler. Buna göre TMFB yenileme işlemleri için başvuruda bulunan işletmeler başvurularında EK3 raporu vermek, 5 yıllık TMFB geçerlilik süresi 31 Aralık 2019 tarihinden sonra biten işletmeler ise 31 Aralık 2019 tarihine kadar EK3 raporunu ibraz etmek zorundadırlar. 
 
YALNIZCA ALICI KONULU TMFB
Yönetmeliğin “Boşaltanın yükümlülükleri” başlıklı 15. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Boşaltma işlemi; taşımacının personeli veya üçüncü kişiler tarafından bir sözleşme çerçevesinde hizmet alınarak yapılması durumunda, taşımacı veya söz konusu üçüncü kişiler, boşaltan olarak TMFB almakla ve bu maddedeki görevleri yerine getirmekle yükümülüdür” hükmüyle beraber “alıcı taraf aynı zamanda boşaltandır” uygulaması da sona ermiş oldu. Bu çerçevede özellikle perakende satış yapan akaryakıt istasyonlarının boşaltan yükümlülüğünü taşımacıya veya üçüncü bir tarafa devretmesi hâlinde bu işletmeler için yalnızca alıcı konulu TMFB düzenlenebiliyor. Söz konusu başvuru işlemleri için Yönergede belirtilen evrakların ve EK3 raporunun yanı sıra boşaltan yükümlülüğünün devrine ilişkin sözleşme ve yapılan son atık gönderimine ilişkin atık beyan formunun da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bölge Müdürlükleri’ne ibraz edilmesi gerekiyor. Yalnızca alıcı konulu TMFB sahibi işletmelerin TMGD hizmeti alma zorunluluğu bulunmuyor. 
Ancak bu durum, TMGD hizmeti alma zorunluluğu bulunmayan işletmelerin ADR ve ulusal mevzuat kapsamında yerine getirmeleri gereken yükümlülüklerden de muaf olduğu anlamına gelmiyor. Hem yayımlanan mevzuat hem de Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün 4 Temmuz 2019 tarihinde web sitesinde yayımlanan duyuru çerçevesinde ilgili işletmelerin personeline ADR 1.3 eğitimlerini aldırması, süresi içerisinde yıllık faaliyet raporlarını bildirmeleri ve gerekmesi hâlinde ADR 1.10.3.2’ye uygun emniyet planını ibraz etmeleri gerekiyor. 
 
U-ETDS ve TAŞIMA EVRAKI 
Tehlikeli madde taşımacılığı sektör paydaşlarının hayatına giren bir diğer yenilik ise; gönderen tarafın taşıma başlamadan önce ADR 5.4.1’de belirtilen mahiyette taşıma evrakını Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi’ne (U-ETDS) işleme zorunluluğudur. TMKT web-sitesinde 13 Eylül 2019 tarihinde yayımlanan duyuru ile kullanıma açılan sistemin 1 Ocak 2020 itibariyle kullanımı zorunlu hâle gelecektir. 
 
DAHA GİDİLECEK ÇOK YOLUMUZ VAR 
Tüm bu düzenlemeler, 2010’da taraf olduğumuz ADR gerekliliklerinin ülkemizde uygulanabilir hâle getirilmesini hedefliyor. Dört yılı aşan bu süreç içerisinde söyleyebiliriz ki ülkemiz sosyoekonomik profilinin, ticaret kültürünün ve hukuk işleyişinin ADR’de yer alan hükümlere adapte edilerek uygulanması yönünde çalışmalar yürütülüyor. Halbuki REACH Tüzüğü, SEVESO ve ATEX Direktifleri gibi uluslararası anlaşma ve standartların ülkemizde hayata geçirilme çalışmalarına baktığımızda, koşullarımızın ilgili zorunluluklara adapte edilmesinden ziyade zorunlulukların ülkemiz şartlarına uyumlulaştırılarak yeniden düzenlenmesi yolu izlendiğini görebiliyoruz. Zorunlulukların temel ilkelerine bağlı kalınarak devam eden hayat akışı ve mevcut sistem içerisinde uygulanabilir ve sürdürülebilir düzenlemeler yapılması daha mümkün ve gerçekçi gözüküyor.
Tehlikeli madde taşımacılığı düzenlemelerinde kısa zamanda oldukça çok yol kat edildiğini söylemek mümkün: Tehlikeli madde alanında faaliyet gösteren işletmelerin kayıt altına alınması, sürücülerin sertifikalandırılması, özellikle akaryakıt tankerlerinin standardizasyonu gibi oldukça önemli adımlar tamamlanmış durumda. Ancak bir bu kadar daha yolumuz olduğunu söylemek de mümkün; paketli taşımacılık, kimyasal tankerleri, kombine taşımacılığın entegrasyonu, karayolu tünellerinin sınıflandırılması ve bütün sistemin kontrol ve denetimi gibi çözümlenmesi gereken pek çok husus bulunuyor. Bu durumda gerçekleştirilecek yeni düzenlemelerde sorulması gereken temel soru şudur belki de: ADR’ye uymak mı? ADR’yi uyumlulaştırmak mı?




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz