McDonald’s lojistiği uzman ellere bırakıyor
Gıda lojistiği gibi çok önemli bir alanı uzman ellere bıraktıklarını ve dünyada 40’dan fazla ülkede HAVI Logistics ile çalıştıklarını belirten McDonald’s Türkiye Tedarik Zinciri Lideri Sertaç Hamza, “McDonald’s’ın sadece gıda sektöründe değil, HAVI Logistics aracılığı ile lojistik sektörüne yaptığı katkılarla da sektörün vizyonunu genişleten ve standartlarını yükselten itici bir güç rolünde olduğunu bir kanıtıdır” diyor. 




McdonaldsTürkiye’deki yapılanmanız ve tedarikçi seçimindeki stratejileriniz hakkında bilgi verir misiniz? 
2017 Brand Z Raporu’na göre dünyanın en değerli sekizinci markası olan McDonald’s olarak, dünyanın dört bir yanında yer alan 34 bini aşkın restoran ve 1,6 milyonu geçen çalışanımızla, günde ortalama 58 milyon müşterimizi mutlu edebilmek için çalışıyoruz. Türkiye'de de McDonald’s, bugün yaklaşık 260 restoranı ve 6.000 civarında çalışanı ile yılda 100 milyon kişiye hizmet vermektedir. 
McDonald's, faaliyet gösterdiği her ülkede üreticilerini o ülkenin en iyi firmaları arasından seçer. 1954'ten bugüne uzanan deneyimini bu firmalarla paylaşarak, onlara olumlu katkı sağlamayı hedefler. McDonald's Türkiye olarak ihtiyaçlarını en yüksek oranda kendi ülkesinden temin eden ülkelerden biri olmaktan gurur duyuyoruz. Türkiye’deki McDonald's restoranlarında sunulan ürünlerin ve ambalaj malzemelerinin %98'i yerel tedarikçilerden temin edilmektedir. 
 
ATIK ORANINI SIFIRLAYACAK 
Tedarik zinciri süreçlerinizi nasıl yönetiyorsunuz? 
Hammadde kaynaklarından başlayarak ürünlerimizin restoranlarımıza ulaştığı tüm süreçlerde global kalite standartlarımızı birebir olarak uygulatıyoruz. McDonald’s Türkiye için onaylanan ve sisteme dahil edilen tüm tedarikçilerimiz aynı zamanda McDonald’s global sisteminin de onaylı tedarikçisi haline geliyor. Lojistik ve depolama süreçlerimizde de aynı şekilde global standartlarımızı yine global lojistik partnerlerimizden olan, Türkiye’de 1990 yılından beri birlikte çalıştığımız HAVI Logistics ile yönetiyoruz. 
Tedarik zinciri departmanı olarak tedarikçilerimiz ile stratejik iş birliğini başlatmamızın ardından, HAVI Logistics ürünlerimizi taze, kuru, soğuk, donuk ve gıda dışı olmak üzere beş kategoride hem yurt içi hem yurt dışı tedarikçilerimizden tedarik ediyor. Tedarik edilen ürünler HAVI Logistics’in Gebze, Ankara ve İzmir depolarında gerekli depolama koşullarında saklanıyor. Süreç boyunca, üreticilerden ürün kabulü sırası da dahil olmak üzere farklı noktalardan, başta derece kontrolleri olmak üzere tüm ürünlerin fiziksel, ısı ve izlenebilirlik süreçleri kontrol edilerek restoranlara sevk için ısı kontrollü özel üretim araçlarına yükleniyor ve yolculukları boyunca izleniyor. Diğer bir kontrol noktası ise restoranlarımızdır. Restoranlara ulaşan tüm ürünler restoran yetkilileri tarafından ısı ve genel fiziki görünüm açısından kontrol edildikten sonra restoran depolarına kabul edilmekte. Tüm bu alınan önlemler sayesinde atık oranımızı sektör ortalamasından çok daha düşük seviyede tutabiliyoruz, iddialı bir hedef ama amacımız bu oranı sıfırlamak. 
 
McDonald’s Türkiye’de ve Dünyada lojistik şirketleri ile nasıl bir işbirliği içinde?
McDonald’s sadece Türkiye’de değil, dünyada 40’dan fazla ülkede HAVI Logistics ile çalışıyor. Her ülkede bağımsız anlaşma yapılıyor. Tüm dünya çapında McDonald’s’ın çalıştığı 3-4 büyük lojistik şirketi var. McDonald’s Türkiye’de hizmet vermeye başladığı 1986 yılından bu yana, kalite ve gıda güvenliği anlayışını değiştirmeden yoluna devam ediyor. Tüm dünyada da trend bu yönde, gıda lojistiği gibi çok önemli bir alan uzman ellere bırakılıyor. McDonald’s, Türkiye’de kendi kalite standartlarında üretim yapabilecek tesislerin bulunmadığı durumlarda, yabancı sermayeli şirketlerin Türkiye’ye gelerek dünya standartlarında yatırım yapmalarını ve istihdam yaratmalarını sağladı. HAVI Logistics de Türkiye’ye gelen ve yatırım yapan, ülkemize ekonomik değerler kazandıran dünyanın lider firmalarından sadece biri. Bu, McDonald’s’ın, sadece gıda sektöründe değil, HAVI Logistics aracılığı ile lojistik sektörüne yaptığı katkılarla da sektörün vizyonunu genişleten ve standartlarını yükselten itici bir güç rolünde olduğunu bir kanıtıdır.
 
Tedarikçilerinizi nasıl denetliyorsunuz? 
Tüm tedarikçilerimiz, McDonald’s Tedarik Zinciri departmanı ve dış denetçiler tarafından yapılan haberli ve habersiz ziyaretler ile üretim koşullarının Tarım ve Orman Bakanlığı’nın getirdiği kurallar ve gıda yönetmeliklerine uygunluklarına ek olarak McDonald’s standartlarına uygunlukları açısından düzenli olarak denetleniyor.
 
7 NOKTALI ISI KONTROL SİSTEMİNİ UYGULUYOR 
Sevkiyatlarda gıda güvenliğini nasıl sağlıyorsunuz? 
Tüm ürünlerimiz üretimden restaurantlarımıza teslime kadar soğuk zincirin tamamen korunabilmesi için “7 Noktalı Isı Kontrol Sistemi” uygulanarak taşınıyor. Birinci aşama; üreticilerden ürünler alınırken ürünün dereceleri ölçülüyor. İkinci aşama; kamyona yüklenen ürünler sevkiyatın yapıldığı süreç içerisinde farklı zamanlarda ölçüme tabi tutuluyor. Üçüncü aşama; dağıtım merkezlerine gelen ürünlerin sıcaklık ölçümleri tekrar yapılıyor. Dördüncü aşama; ürün dağıtım merkezinde beklediği sürede oda sıcaklıkları takip ediliyor. Beşinci aşama; sevkiyata çıkacak ürünler yükleme öncesi ısı kontrolünden geçiyor. Altınca aşama; araç ısıları kontrol edilerek ürünün doğru ısı değerlerinde taşınması sağlanıyor. Yedinci aşama; son teslimatta ürünlere tekrar ısı kontrolü yapılarak restoranlar tarafından teslim alınıyor.
 
Tedarik zinciri şirketlerin rekabet gücünde nasıl bir rol oynuyor? 
Tedarik zincirinin önemi açısından baktığımızda artık üretici (tedarikçi) pazarındaki rekabet, hammadde ve üretim maliyetlerinden daha fazla lojistik ve tedarik zinciri kabiliyeti üzerinden müşteri beklentilerine hızlı ve doğru tepki vermek olacak. Bugün olduğu gibi gelecekte de tedarik zinciri departmanları şirketlerin en önemli rekabet avantajınız olmaya devam edecek. Bugün olduğu gibi gelecekte de tedarik zinciri departmanları şirketlerin en önemli rekabet avantajı olmaya devam edecek.  Bu konuda Wael Safwat’ın sevdiğim bir sözü var, rekabeti kastederek; “Bu şirketlerin rekabeti değil, onların tedarik zinciri departmanlarının rekabetidir” der. Özellikle ekonomik açıdan değişken olan piyasalarda bu rekabet çok daha önemli hale gelmektedir.
 
UZMAN FİRMA SAYISI ARTIRILMALI 
Gıda lojistiğinin olmazsa olmazları neler? Hangi alanların geliştirilmesi gerekiyor? 
Türkiye gibi stratejik konuma sahip bir ülkede özellikle gıda lojistiği konusunda uzman olan hizmet sağlayıcı şirketlerin sayısının artması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle gıda güvenliği açısından üreticiler ile tam entegre olmuş ve uluslararası standartlarda hizmet sağlayabilecek firmaların sayısının artmasını sektörün gelişimi açısından önemli buluyorum. Ayrıca hammadde kaynaklarından başlayarak tüm sistemin izlenebilmesi, ileride lojistik sağlayıcılara rekabet avantajı getirebilir bu sebeple ileriki dönemlerde blockchain türevi teknolojileri daha fazla kullanan lojistik sağlayıcılarının sektörde bir adım önce olduklarını göreceğiz.  
Diğer taraftan, gıda lojistiğinde sıcaklık değişimleri ve hijyenik olmayan koşullar mikroorganizmaların üremesine, ürünlerin fiziksel ve kimyasal yapılarının bozulmasına neden olur. Bu nedenle üretimden nihai tüketiciye kadar soğuk zincir süreçlerinin kırılmadan tam anlamıyla yerine getirilmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması elzemdir. Ülkemizde müşteri beklentilerine uygun olarak oluşmuş bir pazar yapısı mevcuttur. Lojistik servis sağlayıcılar yasal olarak kendilerini güvenceye almaktan öte toplum sağlığı ve müşteri marka imajlarını da gözeterek hizmet vermelidir.
 
 
 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz