Banner



Tehlikeli bir durum!
Ali Ercan Güleç / DTD Başkanı




ali_ercan_gulecGünümüzde artan çevre duyarlılığı göz önüne alındığında taşımacılığı içindeki önemi giderek artan konulardan birisi “Tehlikeli Madde Taşımacılığı”dır. Tehlikeli maddeler yaklaşık 1000 çeşit maddeden ve dokuz sınıf altında toplanan bir grubun genel adıdır. Tehlikeli madde taşımacılığının lojistikçileri ve taşımacıları özellikle ilgilendiren yönü, tehlikeli maddelerin nasıl depolanacağı, yükleneceği, boşaltılacağı ve taşınacağıdır.
Ülkelerin dahil olduğu uluslararası düzenleyici kurumlar, tehlikeli maddelerin tüm taşıma (karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu) türlerinde nasıl yükletilip boşaltılacağını, taşımada kullanılacak araçların, yük birimlerinin üretim koşullarını, taşıma türlerinin trafiğinin ve güvenliğinin şartlarını tespit ederek, üye ülkelerinden hukuki metinlere göre uyum ve uygulama yapmasını istemişlerdir.
Türkiye olarak; denizyolu taşımacılığında IMO/İMDG (International Maritime Dangerous Goods) , demiryolu taşımacılığında COTİF/RID (the Regulation concerning the International Carriage of Dangerous Goods by Rail), havayolu taşımacılığında IATA/DGR (Dangerous Goods Regulations), karayolu taşımacılığında Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) bünyesinde hazırlanan “Tehlikeli Malların Karayolu ile Uluslararası Taşımacılığına İlişkin Avrupa Anlaşması ” ADR (European Agreement Concerning the İnternatıonal Carriage of Dangerous Goods by Road)’yi kabul ettiğimizi, bu düzenlemelere uygun ulusal düzenlemeler yapacağını bildirdik.
“Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik” 31.03.2007 tarihinde,
“Tehlikeli Maddelerin Deniz Yoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik” 03.03.2015 tarihinde, 
“Tehlikeli Maddelerin Demiryolu ile Taşınması Hakkında Yönetmelik” 06.07.2015 tarihinde,
“Tehlikeli Maddelerin Havayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik” 13.04.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu yönetmeliklere ilaveten, 14.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği”nin de dikkate alınması gerektiğini hatırlatırız.
Bilindiği üzere, en güncel sorunlardan biri olan küresel ısınma ve çevre kirliliğinin en büyük sebeplerinden fosil yakıtların yaklaşık dörtte biri lojistik ve taşıma sektöründe kullanılmaktadır. Bu nedenle, çevreci ulaşım modu demiryolu taşımacılığına verilen önem tüm dünyada her geçen gün artmaktadır. Tehlikeli madde taşımalarında ayrıca güvenlik duyarlılıkları da öne çıkmakta, demiryolu tercihi daha da büyük bir önem kazanmaktadır.
Ülkemizde, demiryolu ile yıllık yaklaşık 2 milyon ton akaryakıt taşıması yapılmakta olup özellikle karayolu taşımalarına oranla payı oldukça düşüktür. Ülkemizde akaryakıt taşımalarında kullanılan ve uluslararası standartlara uygun vagon sayısı ihtiyacın çok gerisindedir. Mevcut yasal düzenlemelere göre, 2020 yılına kadar yurtdışından vagon ithalatı yapılamamaktadır. Yerli sermayenin gelişmesi adına kuşkusuz bu düşünceye bir itiraz olamayacaksa da, taşımanın güvenlik hassasiyetleri nedeniyle yüksek kalite seviyesinde, fiyat olarak rekabetçi ve hızlı temini söz konusu ithal imkanının tamamen yasaklanması amaca hizmet etmemektedir. Bu alandaki vagon ihtiyacının acilen karşılanmasına ihtiyaç olduğundan sadece bu grup araçlar için ithalata izin verilmelidir.
Ülkemizde mevcut vagonların uygunluk değerlendirmesi konusunda Türk Standartları Enstitüsü yetkilendirilmiştir. Uygulama yönetmeliği yayınlanmadığından halen uygunluk belgeleri verilememektedir. Bu konudaki mevzuat düzenlemelerinin biran evvel yapılmasına ve yetkilendirilecek kuruluş sayısının artırılmasına ihtiyaç vardır.
Her yerde olduğu gibi, tehlikeli madde taşımacılığında da  eğitim olmazsa olmaz bir koşuldur. Bu eğitimi alması gerekenlerin kapsamını düşündüğümüzde, neredeyse Türkiye’nin ulaştırma ve lojistik sektöründe çalışanların tamamı, tehlikeli madde taşımacılığı konusunda bu eğitimi alması gerekmektedir. Bu konuda eğitim alan ve alması gereken insanlara eğitim verecek “eğiticilerin” yetiştirilmesini de düşündüğümüzde süreç ve boyut çok büyümektedir.
Ayrıca, dünya ve Türkiye “Kombine Taşımacılık” türüne geçmek durumundadır. Kombine taşımacılık zincirinde, tehlikeli madde taşımacılığı konusunda sistemin içinde olacak herkesin, tüm taşıma türlerine ait mevzuat konusunda eğitim alması gerekecektir. Bunların üzerine bir de “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Yönelik Kyoto Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Kanun No:5836),” da 05.02.2009 tarihinde TBMM kabul edilmiş ve 17 Şubat 2009 tarihli 27144 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 
Tehlikeli madde taşımacılığı yapan biz lojistik ve taşımacıların önümüzdeki süreçte  “insan ve doğa” için tüm ulusal ve uluslararası kurallara uymamız gerekecektir.
 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz