Banner



Allergan tek elden hizmet almanın lüksüne sahip
Dünyanın lider global ilaç firmalarından biri olan Allergan Türkiye’de göz sağlığı, medikal estetik, nörolojik bilimler ve üroloji alanlarında hizmet veriyor. Ayrıca göz sağlığı ürünlerini Türkiye’de üretmeye hazırlanıyor. Yılda yaklaşık 500 ton ürün ithal ettiklerini belirten Allergan Türkiye Tedarik Zinciri Müdürü Nihan Kurt, aldıkları farklı lojistik hizmetlerde tek bir çözüm ortağı ile çalışma lüksünü yaşadıklarını söylüyor. 




nihan_kurt_allerganAllergan hakkında bilgi vererek, Türkiye’deki yapılanmanızdan söz eder misiniz? 
Allergan olarak 1948 yılında kurulduk. Global merkez ofislerimiz Dublin, İrlanda ile New Jersey, ABD’de bulunuyor. Yenilikçi ilaçlar, tıbbi cihazlar ve biyolojik ürünler geliştirmeye, üretmeye ve tüm dünyadaki hastaların hizmetine sunmaya odaklanırken, göz sağlığı, medikal estetik ve dermatoloji, nörolojik bilimler, gastroenteroloji, kadın sağlığı, üroloji ve enfeksiyon hastalıklarından oluşan alanlarda sağlık çözümleri sunuyoruz. 100’ün üzerinde ülkede 17 bini aşkın çalışanımız ile faaliyet gösteriyoruz. 
Türkiye’ye 1990’ların başında yerel distribütör aracılığıyla adım attık. Temmuz 2010 yılından bu yana Allergan Türkiye olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Hayata geçirdiğimiz cesur kararlar ve tıp alanındaki inovatif çözümlerimizle dünyanın lider global ilaç firmalarından biri olarak, Türkiye’de göz sağlığı, medikal estetik, nörolojik bilimler ve ürolojiden oluşan dört önemli alanda hizmet veriyoruz. Abdi İbrahim ortaklığı ile kurulan yeni oftalmik steril üretim tesisinde, ilk olarak göz sağlığı (oftalmoloji) kategorisindeki ürünlerimizi üretme kararı aldık. En hızlı şekilde ilk üretimi yapmak için hazırlıklarımıza heyecanla devam ediyoruz. “Yaşam için Cesur” olma taahhüdü ile yola çıkmamızın yanı sıra, bilimin ışığında hareket ediyor, her geçen gün hızla büyümeye, cesur ve yenilikçi çözümlerimizi hastalarımızla buluşturmaya devam ediyoruz. 
 
TRANSFER SÜRECİ ANLIK İZLENECEK  
Lojistik süreçlerinizi nasıl yönetiyorsunuz? 
Lojistiğin genel tanımının; doğru malzemenin, doğru miktarda, doğru yere, doğru zamanda, istenilen durumda, optimum fiyatla ulaştırılması olduğunu özetlersek, konusunda uzman iş ortakları ile çalışmak hem zaman hem de maliyetten kazanmanızı sağlayacaktır. Yerli üretim projesi hayata geçene kadar 0 ithal ürün tedariğimiz devam etmekte ve lojistik faaliyetler çok önem arz etmektedir. Lojistikte sıcaklık kontrolü, takibi ve raporlanması ile kalite onayları, sürecin olmazsa olmazıdır. İlaçlarımızın çoğunun ortam sıcaklığında saklanması gerektiği için ilgili sıcaklık derecelerinde nakledilmesi, gümrükleme işlemlerinin yapılması ve iç nakliyede de sıcaklık kontrollü araçlar ile sevk edilmesine büyük önem veriyoruz. Soğuk zincir ithalatımız, havayoluyla zincir kırılmadan gerçekleşip, 2°C -8°C gümrüklü sahada işlemlerini tamamladıktan sonra frigorifik araçlar kullanılarak depomuza geliyor. Ürünlerimiz paletli sevk edilerek her yüklemede sıcaklık ölçer cihazlar (datalogger) ile sıcaklıkları kaydediliyor. Lokal kalite güvence birimimiz tarafından stabilite verilerine göre kontrolü sonrasında onay veriliyor. Soğuk zincir ürünlerimizin ithalatı, depolaması, 2D barkodunun yapılması ve sevki konusunda titizlikle çalışılarak anlık verilerle sıcaklık takibi yapılıyor. Gelişen teknolojiler doğrultusunda, tüm tedarik zincirimizin transfer koşullarının anlık izlenmesi ve uyarı sistemlerinin kontrol edilmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu uygulamamıza da kısa sürede geçeceğiz. 
 
Allergan, lojistik operasyonlarını kendi bünyesinden mi sürdürüyor, çözüm ortaklarıyla mı yol alıyor? Hangi lojistik şirketleriyle çalışıyorsunuz?
Günümüzde lojistik anlayışı, yalnızca nakliye hizmetinin dışında, sıcaklık kontrollü taşımacılık ve zaman yönetimini de içeriyor. Lojistik hizmetlerinin, ürünlerimizin tüm transfer süreci boyunca online olarak yolunu, evraklarını, tahmini varış zamanı gibi bilgilerini raporlayabilen, süreçlerimizi iyileştirmeye ve yalınlaştırmaya katkı sağlayacak öneriler yapan nitelikte olmasını bekliyoruz. Allergan olarak lojistik hizmetlerini profesyonelliğini kanıtlamış, global iş ortaklığımızın uluslararası lojistik çözüm ortağı da olan Kuehne Nagel ile çalışıyoruz. Kuehne Nagel Türkiye’de çalışmakta olduğumuz, ilaç lojistiği alanında deneyimini kanıtlamış olan ZET Farma’yı da bünyesine katarak, hizmet portföyüne ilaç depolama, ambalajlama, dağıtımını da ekledi. Bu satın alma ile Allergan Türkiye olarak aldığımız farklı hizmetlerde tek bir çözüm ortağı ile çalışma lüksüne sahip olduk. 
 
YILDA 500 TON ÜRÜN İTHAL EDİYOR 
Yıllık kaç tonajlık bir operasyonu yönetiyorsunuz? Taşımalarınızda başvurduğunuz özel yöntemler var mı? 
Bizim yıllık yaklaşık 500 ton ürün ithalatımız mevcut. Bu ürünleri sıcaklık kontrollü ve yüksek güvenlik seviyesinde gerçekleştirecek donanıma sahip araçları tercih ediyoruz. İthalatlarımızı daha çok hava, kara ve denizyolu ile yapıyoruz. Karayolunda frigorifik araçlar, havayolunda softbox ya da rap konteyner ve denizyolunda ise sıcaklık kontrollü konteynerler ile taşıma yapıyoruz. İthalat işlemlerini takiben sıcaklık kontrollü araçlar ile iç nakliye işlemlerini takip ediyoruz.  
 
Türkiye’de ilaç lojistiği hizmetlerinin kalitesini nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Lojistik hizmetler içinde, en zor olan ilaç lojistiğidir. İlacın ruhsatında yazan saklama koşullarına (nem ve sıcaklık limitleri) uygun olarak yüksek güvenlik standartlarında depolanması ve taşınması gerekiyor. Biz Allergan olarak depolama, paketleme gibi tüm ithalat aşamalarında sıcaklığı kontrol ederek çalışıyoruz. 
Türkiye’de ilaç lojistiği için yürürlükte olan GDP Kılavuzu (Good Distribution Practice-İyi Dağıtım Uygulamaları) Avrupa Birliği’nin standartlarına ulaşması için çalışılıyor. Güncellenme aşamasında olan yeni GDP kılavuzunun yürürlüğe girmesi ile birlikte ilaçların ruhsatında yazan saklama koşullarına uygun (15°C-25°C veya 2°C-8°C) sıcaklıkta taşınması zorunlu olacaktır. Her ne kadar sektör buna hazırlanmaya çalışsa da ambarlar ve dağıtım konusunda netleşmemiş alanlar bulunuyor. Sistem kurulumunda tüm halkalar özenle değerlendirilerek ilerlendiği müddetçe bu sorunun da aşılabileceğine inanıyoruz.
Türkiye, dünyaya öncülük yaparak ITS’ye (İlaç takip sistemi/2D karekodlama sistemi)  2010 yılında geçti. Bu sistem sayesinde her bir ürünün üzerine basılan karekodlar sayesinde, seri, barkod, son kullanma tarihi ile tüketiciye kadar takip edilebiliyor. Bu sayede hasta güvenliği sağlanırken, sahte ilacın önüne geçilerek, stok takibi yapılıyor. Gerektiğinde geri çekme işlemleri kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor. ITS’ye geçişe öncülük yapılması, yerel üretimin desteklenmesi konularına öncülük yapan Sağlık Bakanlığı’nın GDP kılavuzunun güncellenmesi ile yurtiçi, dağıtım şartlarının uyumunun sağlanması konusunda da öncülük edeceğine inanıyoruz. 
 
İlaç lojistiğinde yaşanan sorunlar ve bu alandaki beklentileriniz neler? 
İlaç lojistiğinde en önemli nokta sıcaklık kontrolünün ve ürün güvenliğinin sağlanması olduğundan standardizasyon getirilerek, ITS sisteminde olduğu gibi ortak bir platformda takip edilmesinin, hayati önem taşıyan ilaç sektöründe kaliteyi artıracağına inanıyoruz. Özellikle gümrükleme işlemleri tamamlanan ürünlerimizin, 3PL’e (3PL- Third Party Lojistics- Üçüncü parti Lojistik) sevkinde, yurtiçi dağıtımlarda kontrol ve ölçüm olmaması, bu şartları sağlayan tedarikçilerde de genelde online takip sistemine sahip olmamaları, araçların yalnızca transfer sonunda sıcaklık verisini raporlayabilmesi, sürecin aksaklıkları arasında yer alıyor. Gümrük işlemleri yapılırken ve yurtiçi dağıtım aşamasında ürünlerimizin beklediği geçici depolama alanlarının ilaca uygunluğunun kontrolü ve denetlenmesi de beklediğimiz güncellemede yer alıyor. 
Lojistik tedarik zincirinin talep planlama, üretim, satın alma, sigorta, taşıma, depolama, ambalajlama, sipariş hazırlama, sipariş takip, envanter yönetimi, iç dağıtım, bilgi teknolojileri ile uyumluluk, gümrükleme başlıklarının en önemli halkalarındandır. Süreçlerin devamlılığı, kontrolü ilacın kalitesini etkilediğinden lojistikteki eksik kalan sıcaklık kontrollü dağıtımın tamamlanması, tüketici sağlığı açısından önem arz ediyor. Gümrük aşamasında tüm süreç kontrol belgeleri ile takip edilerek, mümessil ecza depolarında belirtilen koşullarda saklanıyor. İlaç takip sistemi kullanılarak satışına devam ediliyor. Ürünlerin satışına kadar göstermiş olduğumuz bu hassasiyetin, ürünler son kullanıcıya ulaşana kadar güvence altına alınmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. 
 
“Güncellenme aşamasında olan yeni GDP kılavuzunun yürürlüğe girmesi ile birlikte ilaçların ruhsatında yazan saklama koşullarına uygun (15°C-25°C veya 2°C-8°C) sıcaklıkta taşınması zorunlu olacaktır. Her ne kadar sektör buna hazırlanmaya çalışsa da ambarlar ve dağıtım konusunda netleşmemiş alanlar bulunuyor. Sistem kurulumunda tüm halkalar özenle değerlendirilerek ilerlendiği müddetçe bu sorunun da aşılabileceğine inanıyoruz.” 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz