Banner



10 SORUDA YETKİLENDİRİLMİŞ YÜKÜMLÜ STATÜSÜ
Erman EREKE / UND İcra Kurulu Üyesi İcra Kurulu Üyesi




erman_ereke_undGümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 13 Ekim’de yapılan mevzuat değişikliği ile Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü’nde önemli iyileştirmelerin hayata geçirildiğini vurgulayan UND İcra Kurulu Üyesi İcra Kurulu Üyesi Erman Ereke, “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü ülkemizdeki ticaret erbaplarının dış ticaret işlemlerinin kolaylaştırılmasında büyük fark yaratacaktır” diyor. 
 
UND İcra Kurulu Üyesi İcra Kurulu Üyesi Erman Ereke, 10 Ocak 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliği ile yürürlüğe giren Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü kapsamındaki basitleştirilmiş usullerin, ticaret işlemlerinin hızlandırılması ve bürokrasinin azaltılması adına büyük beklentiler doğurduğunu fakat şu ana kadar ki süreçte söz konusu beklentilerin yeterince karşılanamadığını ve dış ticaret işlemlerinde yeterli seviyede iyileşme sağlanamadığını söylüyor. Bununla birlikte, şu ana kadar yapılan işlemler ve Staüt kapsamındaki basitleştirici usullerden yararlanan firmaların sayısının düşük kalması ve beklentilerin karşılanamamasından hareketle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 13 Ekim’de yapılan mevzuat değişikliği ile önemli iyileştirmelerin hayata geçirildiğini vurgulayan Ereke, Dünya Bankası tarafından yayınlanan Lojistik Performans Endeksi’nde Türkiye’nin “Lojistik Dostu” ülkeler ligine yükselebilmesi açısından önemli bir adım olan Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü hakkında tüm detayları 10 soruya verdiği cevaplarla açıklıyor. 
 
1. Mevcut gümrük süreçleri, dış ticaret işlemlerinde ne gibi etkiler yaratmaktadır?
Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsüne geçmeden önce, mevcut gümrük süreçleri ne şekilde yürütülüyor sorusuna cevap vermek gerekmektedir. Bilindiği üzere, Gümrük Kanunumuz kapsamında ihracat ile ilgili gümrük işlemleri tamamlanmış eşyalar ülkemiz gümrük bölgesindeki bir noktadan diğerine transit rejimi kapsamında taşınabilmektedir. Beyannamesi tescil edilmiş ve çıkabilir statüye gelmiş ihracat eşyalarının Transit Rejimine tabi tutulma süreçlerinde ise her ne kadar Kanunumuz “gerektiğinde mühür altına alınır” dese de genelleşmiş bir uygulama olarak ihracat eşyasının taşıyan araç istisnasız şekilde gümrük idaresine girmekte ve gümrük mührü tatbik edilerek bir sonraki yükleme yerine ya da sınır kapsına sevk edilmektedir.
Gümrük mevzuatımızdaki bahse konu bürokrasi ise, farklı gümrük idarelerinden tek bir araca yüklenecek birden fazla ihracat yükünün gümrük işlemleri ile ilgili her ihracat eşyası için ihracatın yapıldığı ilgili idarede taşımacılar tarafından transit rejimi kapsamında işlem yapılmasına, söz konusu her işlem için ihracatçının girdiği verilerin mükerrer şekilde gümrük sistemine girilmesine ve büyük zaman kayıplarına sebebiyet vermektedir. Farklı gümrük idarelerinde gerçekleştirilen her yükleme için ayrı ayrı transit işlemi gerçekleştirmek ise şüphesiz ki dış ticaret işlemlerinin yavaşlamasına, sevkiyat sürelerinin uzamasına ve ülkemizin lojistik performansının gerilemesine sebebiyet vermektedir. 
Mevcut durum kapsamında henüz yeterince faydalanılamayan Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünü bir kenara bırakırsak, 2014 yılında yapılan lansman ile büyük bir beklenti yaratacak şekilde hayatımıza giren Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü tanıtımındaki ana motto olan “Kolay Ticaret, Büyük Türkiye” hedefinin an itibari ile uzağında olduğumuzu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. Zira, son yayınlanan Lojistik Performans Endeksi’nde 34. sıra olmamız ve özellikle “gümrük” başlığı altında son 3 endekste düzenli olarak gerilememiz de bunun bir göstergesi niteliğindedir.
 
2. Mevcut dış ticaret işlemlerindeki bürokrasi ile karşılaştırıldığında Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü ticaret erbabına ne gibi faydalar sağlayacak?
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, dış ticaret işlemlerine dair mevcut gümrük süreçleri taşımaları ve dolayısı ile ülkemiz dış ticaret operasyonlarını yavaşlatmakta, ilave maliyetler yaratmakta ve bunun sonucunda ülke ekonomisi zarar görmektedir. Yaşanan sorunların çözümü hususunda önemli bir adım olarak gördüğümüz Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü ise dış ticaret işlemlerinin önemli derecede hızlanmasına, gümrük süreçlerinin basitleşmesine, ve maliyetlerin azalarak daha fazla kar elde edilmesine imkan verecektir. 
Peki, bu faydalar tüm ticaret erbapları için mi geçerli olacak? Tabi ki hayır…
Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliği ile usul ve esasları belirlenen Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün kapsamında elde edilecek basitleştirilmiş işlemlerden sadece statü sahibi firmalar fayda sağlarken, statü sahibi olmayan firmalar ise gümrük idarelerine giden araç sayısının azalması ile birlikte daha az bekleyerek işlem gerçekleştirecek ve geçmiş döneme kıyasla daha hızlı şekilde gümrük işlemlerini bitirebilecektir. Ne var ki, Statü sahibi firmanın elde ettiği basitleştirilmiş usullerden elde edilen fayda ile kıyaslandığında, statü sahibi olmayan firmaların elde edeceği faydalar dolaylı ve son derece kısıtlı olacaktır. 
 
3. Gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması yönetmeliği kapsamında yetkilendirilmiş yükümlü statüsü sahibi firmalara tanınacak basitleştirilmiş usuller neler olacak?
Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliği ile Statü sahibi firmalar, ihracatta yerinde gümrükleme izni ve her ne kadar henüz uygulamaya başlamasa da ithalatta yerinde gümrükleme izni ile birlikte kendi tesislerinden hiçbir şekilde gümrük idaresine gitmeden ihracat ve ithalat işlemlerini yapabilme hakkını elde edecek, sarı hat üzerinde işlem gören yani evrak kontrolüne tabi olan araçlarda öncelik hakkı elde edecek, taşıyacakları eşyanın muayeneye tabi olması halinde muayeneler öncelikli yapılacak, çok daha az oranda kırmızı hat üzerinde kontrol işlemine tabi olunacak ve belki de en önemli imkânlardan biri olan sınır kapılarından öncelikli geçiş hakkını elde edecektir.
 
4. Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsüne sahip olmayan firmanın aynı basitleştirilmiş usullerden yararlanma imkânı var mı? 
Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliğinin 61 inci maddesinin “İhracatta Yerinde Gümrükleme İzni Kapsamı Eşyayı Taşıyacak İzinli Gönderici Harici Taşıyıcılar” başlığı, bu soruya cevap verir niteliktedir ve cevap “evet” dir. Fakat, Statü sahibi olmadan da aynı basitleştirmelerden faydalanabilmek kolay mıdır? Aynı basitleştirilmiş usullerden yararlanabilmek için statü sahibi firmaların olmayan firmadan en az 1 yıldır taşıma hizmeti alıyor olması, statü sahibi olmayan firmaların Yönetmelik kapsamındaki “güvenilirlik” koşulunu sağlıyor olması, statü sahibi firmalarca yetkili bölge müdürlüklerine bildirilmeleri ve bölge müdürlüğü denetiminden geçmeleri gibi şartlar aranmaktadır. 
 
5. Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsüne sahip olabilmek için gereken belgeler nelerdir?
Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsüne (YYS) sahip olabilmek için YYS Başvuru Formu, Soru Formu, Adli sicil belgeleri/beyan formları, vergi borcu ve SGK prim borcu olmadığını gösterir yazılar ve mali durumunu gösteren Yeminli Mali Müşavir Raporu ve ISO 9001 ve ISO 27001 Sertifikaları ibraz edilmesi zorunlu olan belgelerdir.
 
6. ISO Belgelerinin temininde herhangi bir özellik aranmakta mıdır?
Başvuru sahibince başvuruya eklenecek ISO 9001 ve ISO 27001 Sertifikalarında, Avrupa Akreditasyon Birliğinin karşılıklı tanıma anlaşmalarına imza atmış akreditasyon kurumları (örneğin Türkiye’de Türk Akreditasyon Kurumu) tarafından akredite edilmiş uygunluk değerlendirme kuruluşlarınca düzenlenmiş olması şartı aranmaktadır. Bakanlığa yapılan YYS müracaatlarında ISO belgelerinin alındığı kurumun gereken şartları sağlamaması en çok red gerekçelerinden birini oluşturmaktadır. 
Diğer taraftan, yapılan son mevzuat değişikliği ile birlikte Başvurularda aranan ISO 9001 ve 27001 sertifikalarının güncel versiyon olmaları şartı kaldırılarak, 3 yıllık geçerliğini korumaları yeterli görülmüştür. Yine ISO 9001 ve 27001 sertifikaların kapsamları daha net olarak belirlenmiş ve gümrük ve dış ticaret işlemlerinin yürütüldüğü tüm idari bina ve tesisler için alınmış olmasına ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Yapılan mevzuat değişikliği sonrasında Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü için müracaat edecek firmaların alması gereken ISO 9001 sertifikası, başvuru sahibinin gümrük, dış ticaret, üretim, lojistik, yönetim ve idari organizasyon faaliyetlerini kapsamalı, ISO 27001 sertifikası ise; gümrük ve dış ticaret işlemlerini ve bu işlemlerine ilişkin lojistik, depolama, muhasebe, finans ve bilgi işlem faaliyetlerinin bilgi varlıkları ile bu varlıkları korumak amacıyla kullandığı güvenlik önlemlerini kapsamalı ve bu faaliyetlerin yürütüldüğü tüm idari bina ve tesislere ilişkin olarak alınmış olmalıdır.
 
7. Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün taşımacılık sektörü açısından etkin şekilde kullanılabilmesini engelleyen faktörler neler olmuştur ve yeni mevzuat değişikliği sonucunda ne gibi iyileşmeler sağlanmıştır?
10.01.2013 tarihinde yürürlüğe giren “Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliği” ile taşımacı firmalara Yetkilendirilmiş Yükümlü sıfatıyla “İzinli Gönderici Statüsü” tanınmış olmasına karşın mevcut durum itibari ile alınan statü belgeleri son derece yetersiz sayıdadır. Statü sahibi firma sayısının arttırılamamasının ve Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün önündeki engellerin başında; İzinli Gönderici Statüsüne sahip firmaların basitleştirici usuller kapsamında taşıyabileceği ürün gruplarının rejim kodu sınırlamasına tabi olması gelmiş ve özellikle göndericisi ve alıcısı birden fazla olan ve parsiyel olarak ifade edilen taşımalarda farklı rejim kodları sebebiyle statü imkânlarından yararlanılamaması olmuştur. Yine, Statünün ithalat ayağının uygulanamıyor oluşu, Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliğinde yer alan fakat uygulanmayan statü sahibi firmalara tanınan sınır kapılarından öncelikli geçiş hakkı ve daha az oranda kırmızı hatta sevk edilme gibi hususlarda Statü sahibi firma sayısının arttırılamaması ve Statünün etkin şekilde işletilememesinin başkaca sebepleri olmuştur.
Yapılan son mevzuat değişikliği ile birlikte getirilen en önemli değişiklik, anılan rejim kodu sınırlamasının tamamen kaldırılmış olmasıdır. Bu değişiklik ile birlikte, Statünün kullanımı önündeki temel engel kaldırılmış ve İzinli gönderici yetkisi sahibi taşımacıların ihracatta herkesin ve tüm rejimlerdeki eşyasını taşımalarına imkân sağlanmıştır. Yine, son mevzuat değişikliği ile birlikte ithalat ve transit işlemlerinin yetkilendirilmiş yükümlü statüsü sahibi firma tesisinden yapılmasını ilişkin iş akışları sadeleştirilerek daha kolay anlaşılır ve uygulanabilir hale getirilmiş, izinli gönderici yetkisi ve ihracatta yerinde gümrükleme izni sahibi kişilerin kendi tesisleri içerisinde istedikleri herhangi bir yerden ihracat ve transit işlemlerini yapabilmelerine olanak sağlanmış ve yerinde gümrükleme işlemlerinde gümrük kontrollerine yönelik risk analizleri sonuçlarının bildirilmesine ilişkin bekleme süresi önemli ölçüde kısaltılmıştır.
Tüm bu değişiklikle, Statü sahibi firma sayısının arttırılması ve dış ticaret işlemlerinin hızlanmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Ne var ki, mevzuatta olmasına karşın henüz uygulanamayan “sınır kapılarından öncelikli geçiş” hakkının bir an önce uygulanabilir kılınması Statüye dair en önemli beklentilerden bir diğeridir. Özellikle sınır kapılarında günler ile ifade edilen sürelerde bekleyen taşımacıların sorunu çözecek bir hükmün ivedi şekilde hayata sokulması önem taşımaktadır. 
 
8. Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün sağladığı faydalardan sadece Türkiye’de mi yararlanabiliyoruz?
Yetkilendirilmiş yükümlü statüsüne sahip firmaların anılan kolaylaştırmalardan Türkiye dışında, Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün uygulamada olduğu başkaca ülkelerde de yararlanabilmesi adına ülkeler arasında karşılıklı tanıma anlaşması yapmaktadır. Yapılan anlaşmalar çerçevesinde ülkeler karşılıklı tanıma anlaşması imzalayarak birbirlerinin yetkilendirilmiş yükümlü statülerini tanımakta ve mevzuat kapsamındaki basitleştirilmiş usullerden karşılıklı yararlanma imkanını ortaya koymaktadırlar. Mevcut durum itibarı ile ülkemiz sadece 9 Haziran 2014 tarihinde imzaladığı Karşılıklı Tanıma Anlaşması kapsamında Güney Kore ile basitleştirilmiş usulleri karşılıklı kullanılabilir hale getirmiştir.
 
9. Türkiye’nin lojistik üs olma çabalarında Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün rolü ne olacak? 
Şüphesiz ki, ülkemizin coğrafi konumu dolayısı ile doğu ve batı arasında köprü görevi görüyor olması, uluslararası pazarlara olan yakınlığı gibi etkenler, bölgemizde lojistik üs olma yolunda büyük bir imkânı beraberinde getirmektedir. Son dönemde Çin ile imzalanan uluslararası karayolu anlaşması Çin ile Avrupa’yı Türkiye üzerinden karayolu ile bağlama konusunda önemli bir fırsat yaratmıştır. Ülkemiz taşımacılık sektörünün Orta Asya pazarında önemli bilgi ve deneyim seviyesine sahip olması da, Türk taşımacılarının pazarda ciddi bir avantaja sahip olmasına imkân verecektir.
Yine Uluslararası Nakliyeciler Derneği olarak özellikle Hazar coğrafyasında taşımacılık maliyetlerini düşürmek adına ülkemizdeki Bakanlıklarımızın önderliğinde yürüttüğümüz çalışmalarda ülkemizin lojistik üs olması ve ülkemizdeki dış ticaret erbaplarının bu yolla ekonomik kazanç elde etmesi açısından önemli bir fırsat yaratacaktır. Diğer taraftan, günümüz koşullarında her geçen gün artan rekabet ile birlikte ticaret erbapları, daha iyiyi, daha hızlı şekilde ve daha ucuza alabilmek adına farklı arayışlara gitmekte ve bu doğrultuda gerek teknolojik imkânlardan gerek ise özel statüler gibi hizmetlerde yararlanma yoluna başvurmaktadırlar. Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü, ürünü daha hızlı ve daha ucuza temin etmenin yollarından sadece birini oluşturmaktadır. Her geçen gün artan rekabet koşullarında ise Statü sahibi olmayan firmaların rekabet etme şansları azalmaktadır. Bu nedenle, bu firmaların dönüşüm içine girmeleri ve geleceğe adım atarak Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü sahibi olmak adına çalışmalara başlamaları önem taşımaktadır. 
Peki, Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü tek başına ülkemizin lojistik performansını arttırarak bölgemizde lojistik üs olmamızın önünü açacak mıdır? Tabi ki Statü tek başına büyük bir ivme yaratmayacak fakat önemli bir adım olarak ülkemizdeki ticaret erbaplarının dış ticaret işlemlerinin kolaylaştırılmasında büyük fark yaratacaktır. 
 
10. Gelecek döneme ilişkin neler yapılması gerekiyor?
Bilindiği üzere, dünya durmamakta ve her geçen gün gelişen yeni teknolojiler ve yeni keşifler ile çok daha ileri noktalara ulaşılmaktadır. Bu yönüyle bilgi teknolojilerine daha fazla yatırım yapmak, mevzuat bürokrasisini en aza indirgemek ve özellikle dış ticaret işlemlerinde bilgi teknolojilerinden de faydalanarak otomasyon sistemleri odağında insan ile teması asgariye indirecek şekilde daha hızlı ve daha kolay ticaret yapmanın önünü açmak temel gayemiz olmalıdır. Unutulmamalıdır ki, dünyadaki en iyi uygulama örneklerini uygulamaya çalışmak ülkemizi ileri götürecektir ancak örneklerini aldığımız ülkeler geçen süreç zarfında başkaca en iyi uygulama örneklerini geliştirerek çok daha ileri noktalara varacaktır. Bu nedenle, en iyi uygulamaları daha da geliştirerek ülkemizde uygulayabilmek ve bunun için çalışmak gerek ticaret erbapları gerek ise ülke ekonomisi için çok daha büyük fayda sağlayacaktır.
 
 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz