2.4 milyon ton akaryakıt demiryoluyla taşınacak
22 milyon ton akaryakıt ve LPG’nin, karayoluyla taşınmasının faturasının 165.000 ton yakıt tüketimi olduğunu vurgulayan Demiryolu Lojistik Genel Müdürü ve TCDD Hareket Dairesi Eski Başkanı Süleyman Yavuz, demiryoluyla taşınan 2 milyon 400 bin ton akaryakıtın ise yaklaşık 18.000 ton tasarruf anlamına geldiğini söylüyor. 




suleyman_yavuz_demiryolu_gorselArtan dünya nüfusunun ve gelişen sanayinin, fosil yakıtların kullanımını da arttırdığını belirten Demiryolu Lojistik Genel Müdürü ve TCDD Hareket Dairesi Eski Başkanı Süleyman Yavuz, bunun sonucu olarak sera gazlarının neden olduğu küresel ısınmanın insan yaşamını tehdit eder noktalara doğru geldiğini vurguluyor. Bu felaketi fark eden bilhassa gelişmiş ülkelerin, kirlettiği doğayı temizlemek için çeşitli çevreci politikalar geliştirdiğini ve uyguladığını ifade eden Yavuz, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Fosil yakıtların  %25-30’u lojistik ve nakliye sektöründe kullanılıyor. Bu sektörün doğaya saldığı sera gazı emisyonunun toplam içindeki payı %24 civarındadır. Dünyada araç sayısının hızla artmasına bağlı olarak oluşan çevre kirliliğine çözüm için, bir taraftan egzoz emisyonlarına standartlar geliştirilirken, bir taraftan da çevre dostu ulaşım sistemlerinin kullanımı ön plana çıkartılıyor. Bu amaçla, taşımalar karayolundan deniz ve demiryoluna kaydırılırken, bir taraftan da araç filolarının Euro 6 normlarında motorlu araçlardan oluşması yönünde yasal düzenlemeler yapılıyor. Karayolu ağırlıklı büyümenin getirdiği kirlenmenin ve kazaların toplumsal maliyetini azaltmak için tüm dünya, çevre dostu olarak bilinen demiryollarını modernize ederek yeniden canlandırırken, bir taraftan da sektörü rekabete açarak, özel tren işletmecilerinin hatlara erişimine imkan sağlanıyor.” 
 
KALKINMA PLANLARI HAYATA GEÇİRİLMELİ 
Demiryollarının faydalı yönlerinin yeniden keşfedildiği 1990 yılı başlarından itibaren bilhassa gelişmiş ülkelerin, karayolu ile taşınmakta olan uzun mesafeli dökme yükler ile tehlikeli maddelerin daha güvenli olan demiryolları ile taşınmasını teşvik eden yeni düzenlemeler yaptığını hatırlatan Süleyman Yavuz, örneğin Almanya’da tehlikeli maddelerin demiryoluyla taşınma oranın %20 seviyelerine çıkarıldığını aktarıyor.   
Daha temiz ve yaşanabilir bir dünya için tüm dünyada ortak çevreci önlemler alınırken, Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük karayolu araç filosuna sahip Türkiye’nin bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini vurgulayan Yavuz, bu bilinçle oluşturulan kalkınma planlarının daha fazla uygulamaya geçirilmesi gerekliliğinin altını çiziyor. 
 
YOL KAPATMARIYLA HEDEFLER ŞAŞTI! 
Türkiye’de, 22 milyon ton akaryakıt ve LPG’nin, çoğu AB ve ADR standardına sahip olmayan tankerlerle karayolundan taşındığını belirten Süleyman Yavuz, bunu gerçekleştirmek için, 20.000 adet tankerin yaklaşık 1 milyon sefer yaptığını ve bunun için de165.000 ton yakıt tükettiğini söylüyor. 2008 yılına kadar yalnızca TCDD’nin kendi idari yakıtı ile Milli Savunma Bakanlığı’nın akaryakıtını taşıdığını ifade eden Yavuz, “2007 yılı toplam akaryakıt taşıması 274.000 tondu. Bu da, toplam demiryolu taşımalarının %1’ini oluşturuyordu” diyor. 
Yavuz, 2008 yılına gelindiğinde ise TÜPRAŞ yönetiminin Hükümet programındaki hedefler doğrultusunda, rafineriler arasında taşınmakta olan 5 milyon ton akaryakıtın yarısının demiryoluna kaydırılması yönünde bir karar aldığını vurguluyor. Yurtdışından 450 adet tank vagon ile 4 adet manevra aracı alan TÜPRAŞ’ın Demiryolu Lojistik organizasyonunda demiryolu taşımacılığına fiilen başladığını hatırlatan Yavuz, “ancak” diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor: “TCDD hatlarında başlatılan altyapı iyileştirme ve yeni hızlı tren hatlarının yapım çalışmaları, uzun süreli yol kapanmaları, taşımaların program düzeyinde gerçekleşmesine imkan vermedi. 2008 yılında 537 bin ton, 2009 yılında 984 bin ton, 2010 yılında 1.093 bin ton, 2011 yılında 1.331 bin ton taşıma gerçekleştirilebildi. TÜPRAŞ’ın 2012 yılı demiryolu taşıma programı 1.700.000 ton olarak planlanmıştı. Ancak, Gebze-Köseköy hattının Haziran 2012 tarihinde yük trafiğine kapatılması ve 2,5 yıl kapalı kalması akaryakıt taşımasının tekrar karayoluna kaymasına neden oldu. Şubat 2015’te açılan hattan yılsonuna kadar 921.000 ton taşıma gerçekleştirildi. Körfez-Yahşihan ve Batman arasında günde karşılıklı 4’er blok trenle taşımalar devam ederken, 11 Temmuz 2016 tarihinde Kayaş-Sincan demiryolu 1,5 yıl süreli olarak trafiğe tekrar kapatıldı. Akaryakıt taşımaları bu günlerde TCDD’nin de yardımlarıyla 2,5 kat daha uzun olan (Yahşihan-Ulukışla-Konya-Afyon-Eskşehir-Körfez) hattından devam ediyor.” 
 
2.4 MİLYON TON AKARYAKIT DEMİRYOLUYLA TAŞINACAK 
2017 yılı için demiryoluyla 2 milyon 400 bin ton akaryakıt taşıması planlandığını vurgulayan Süleyman Yavuz, “Bunun önemli bir kısmı İzmit-Kırıkkale arasında elektrikli trenlerle gerçekleşecek. Bu durumda 100.000 tanker seferi trafikten çekilecek ve yaklaşık 18.000 ton yakıt tasarrufu ile bunun yarattığı egzoz gazının doğaya salınımı önlenmiş olacak” diyor. 
 
2018’DE 4 FİRMA DAHA TREN İŞLETECEK 
Son zamanlarda kombine taşıma sisteminin omurgasını teşkil eden, aynı zamana dökme yükler için (sıvı veya katı) üstünlüğü tartışılmaz olan demiryollarına Türkiye’de de önemli yatırımlar yapıldığını belirten Süleyman Yavuz, çeken-çekilen araçların imalat, bakım ve işletme standartlarının AB normlarında sertifikalara bağlandığını söylüyor. Yavuz Türk demiryollarının geleceğinin inşa edildiği bu günlerde Demiryolu Lojistik’in de yetkin kadrosuyla bu projelerde yer almaya çalıştığının altını çiziyor. Yeni yasal düzenlemelerle 2018 yılı başından itibaren, TCDD Taşımacılık A.Ş. dışında 4 firmanın daha “Tren İşletmecisi” olarak sektöre girmiş olacağını aktaran Yavuz, şunları aktarıyor: “Devletin tren işletmecilerine teşvikinin devam etmesi ve bu işletmelerin de, TÜPRAŞ gibi, uzun mesafede bilhassa dökme yükleri ve tehlikeli malları karayolundan demiryoluna kaydırması halinde;  
Tıkanma noktasına gelen karayolu trafiğinin rahatlaması, 
Kirlenmenin ve trafik kazalarının yarattığı toplumsal maliyetin azaltılması,
Yakıt tasarrufu ile petrol ithal eden Türkiye’nin milli ekonomisine katkı sağlanması, mümkün olacaktır. 
2018 yılı, Türk demiryolu sektöründe olumlu gelişmelerin ve hareketliliğin başlangıç yılı olacaktır. Hep birlikte bu güzel günleri görmeyi ve yaşamayı ümit ediyoruz.” 
 
 “Yeni yasal düzenlemelerle 2018 yılı başından itibaren, TCDD Taşımacılık A.Ş. dışında 4 firma daha ‘Tren İşletmecisi’ olarak bu sektöre girmiş olacak. Devletin tren işletmecilerine teşvikinin devam etmesi ve bu işletmelerin de, TÜPRAŞ gibi, uzun mesafede bilhassa dökme yükleri ve tehlikeli malları karayolundan demiryoluna kaydırması halinde; tıkanma noktasına gelen karayolu trafiğinin rahatlaması, kirlenmenin ve trafik kazalarının yarattığı toplumsal maliyetin azaltılması, yakıt tasarrufu ile petrol ithal eden Türkiye’nin milli ekonomisine katkı sağlanması mümkün olacaktır.”
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz