UND’den tehlikeli madde için 7 maddelik çözüm
UND İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Uluslararası ADR Danışmanı & Eğitmeni Alper Özel, tehlikeli madde taşımacılığı alanında atılması gereken yedi önemli adımı anlattı.




tehlikeli_maddeUND İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Uluslararası ADR Danışmanı & Eğitmeni Alper Özel, tehlikeli madde taşımacılığı alanında atılması gereken yedi önemli adımı şöyle sıraladı: “Tehlikeli Madde Taşıma Kanunu çıkarılmalı, Tehlikeli Madde Taşıma Komisyonu kurulmalı, TMGD güçlendirilmeli, araçların geçiş sürelerine riayet edilmeli ve ertelemeye gidilmemeli, denetimler sıklaştırılmalı ve yaygınlaştırılmalı, kazalar ölçümlenmeli ve objektif raporlar yayınlanmalı, lojistik, ulaştırma okullarında, kimya bölümlerinde tehlikeli madde taşımacılığı dersleri programlara eklenerek insan kaynağı yetiştirilmeli.” 
 
Türkiye’de tehlikeli ve kimyevi madde taşımacılığında atılan adımları yeterli buluyor musunuz? Bu alanda nasıl bir yol haritasına ihtiyaç var? 
Mevzuat açısından Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğümüz önemli mevzuat çalışmaları yaptı. Eğitim ve eğitmen yetiştirilmesi konusunda önemli adımlar atıldı. Ancak şunu ifade etmek isterim ki; tehlikeli madde taşımacılığı sadece karayolundan ibaret değildir. Bunun havayolu, denizyolu ve demiryolu boyutu da var. Kimya, dünyada en çok mevzuatı ve uluslararası standardı olan bir sektördür. Böyle geniş bir taşıma yelpazesi olan bir sektörün ulaştırma ayağını sadece yönetmeliklerle yönetmeniz zor olur. Bunun için önerimiz tüm bunların çerçevesini çizen bir “Tehlikeli Madde Taşıma Kanunu”nun çıkarılmasıdır. 
İkinci olarak tüm sektör temsilcilerinden ve ilgili resmi kurumlarından oluşan bir “Tehlikeli Madde Taşıma Komisyonu”nun UDHB şemsiyesi altında kurulmasıdır. Bu eşgüdüm, sektörün taleplerinin uyumunu sağlayacaktır. Genel Müdürlüğümüz mutlaka sektörün görüşünü soruyor. UND olarak kendi sektörümüzün görüşlerini ve sorunlarını biliyoruz, ama akaryakıt sektörünün, gaz taşıyanların yani diğer paydaşların görüşlerini ve sorunlarını bilmiyoruz. Bu komisyon sayesinde tabi olduğumuz uluslararası standartlara da birlikte çözüm üretilebilir. 
 
YILLIK KAZA RAPORLARI YAYINLANMALI 
ADR’ye uyum süreci nasıl ilerliyor? Bu alanda yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriniz neler? 
Mutlaka yaşanan eksiklikler vardır, ama “uyum” aşamasını çoktan geçtik, uygulama evresindeyiz. Asıl sıkıntıyı burada görüyorum. Uygulama ve denetim henüz tam sağlanmış değildir. Denetlemediğiniz, ölçmediğiniz bir şeyi de geliştiremezsiniz. Bu böyle devam ederse inandırıcılığınızı kaybedersiniz. Bakanlığımız karayolu kenar denetimlerine başladı, bu sevindirici. Sıranın artık şirket denetimlerine gelmesi gerekir. Bunun için gerekli mevzuat altyapı çalışması devam ediyor. Kısa zamanda bunun ayrıntıları belli olacaktır. Burada da bir sıkıntı görmüyorum. Son bir yıla şöyle baktığımızda çok sayıda tehlikeli madde taşıyan aracın kaza haberlerini basından görebiliyorsunuz. Bu bir kriterdir. Kusurlu veya kusursuz bu kazalar neden meydana geldi? Kaza parametreleri nedir? Böyle bir kazanın bir daha olmaması için ilgili şirket ne yaptı? Devlet ne yaptı?  Kaza raporu Genel Müdürlüğümüze iletildi mi? İletildiyse ne yapıldı ve ne gibi önlemler alındı? Kusurlar nerede tespit edildi? Bu gibi soruları sormaz ve bunun altyapısını hazırlamazsak tüm bu yapılanlar boşa gider. Bunun için de Genel Müdürlüğümüz objektif bilgiler içeren yıllık kaza raporu yayınlamalıdır. Bu da bize gelecek çalışmalarımızda yön gösterecektir. Mevzuatınız var, eğitmenleriniz var, TMGD’leriniz var, ADR’li sürücüleriniz var, karayolu denetiminiz, şirket denetiminiz var, ama tehlikeli madde taşıyan araçların karıştığı kazaların sebebini bilmiyorsunuz ve ölçmüyorsanız size bir fayda getirmeyecektir. 
 
DEPOLAMA VE TEMİZLEME 
TESİSLERİ YAYGINLAŞTIRILMALI 
Türkiye tehlikeli madde taşımacılığında bölgesel üs olmaya ne kadar yakın? Bu alanda nasıl bir yol haritasına ihtiyaç var? 
Kimyevi madde lojistiğinde bölgesel üs olma, benim uzun süredir yazılarımda ve röportajlarımda gündeme getirdiğim bir konudur. Türkiye bu potansiyele sahiptir. Ancak kara, hava, deniz ve demiryolu taşımacılığında, tehlikeli atık taşımacılığında uluslararası teamülleri iyi bilmeniz, uygulayabilecek altyapıya ve yetişmiş insan kaynağına ihtiyacınız olacaktır. Bu konuda henüz tam ilerlemiş değiliz. Kimya ülkemiz ihracatının lokomotif sektörlerinden birisidir. Ulaşım ayağını ne kadar güçlendirirsek sektör de o kadar güçlü olur. Büyük kimya şirketleri ülkemize yatırım yapar. Tabii en büyük eksikliği “tehlikeli kimyasalların depolanması” konusunda görüyorum. Bu konuda önemli bir uzmanlaşmaya ihtiyacımız var. Bazı firmaların örnek depoları dışında fazla örneğimiz yok. Diğer bir eksiklik de “tank temizleme tesislerinin” ülkemizde yaygın olmaması. Birkaç iyi örnek dışında uluslararası standartlara uygun tesisimiz ülke geneline yayılmış değil. Bu eksikliklerin örnekleri çoğaltılabilir. O yüzden genel bir resme sahip olabilmek için tüm tarafların bir araya gelmesi gerekmektedir.  
 
Uyum süreci açısından önemli bir konu da ADR uygunluğu olmayan araçlar konusu. Türkiye’deki tüm araçların ADR belgesine sahip olması için yaklaşık ne kadarlık bir yatırıma ihtiyaç var? Bu alanda bir teşvike ihtiyaç var mı?
Bu uzun süredir Genel Müdürlüğümüzün üzerinde durduğu bir konudur. Maalesef ülkemizde ADR kuralları teamül olmadığından (akaryakıt, LPG vb. taşımaları hariç) tehlikeli maddeler istenildiği gibi taşındı. Bu durumda bugüne geldiğimizde binlerce uygunsuz araç yarattı. Bunların tespitine yönelik çalışmalar devam ediyor. Şartlarını yerine getiren araçlarla taşıma yapılmaya devam edilecek, bazıları da trafikten çekilecektir. Bunun için Genel Müdürlüğümüzce yayınlanmış geçiş süreleri var. Buna riayet edilmesi gerekir. ADR konusu artık yeni değil. Sektörde herkes biliyor. Eskiden sektörler temsilcileri “biz hazır değiliz” diyorlardı. Bence şimdi bu bahaneleri de kalmamıştır. Buna göre sektörlerini hazırlamaları ve uyarmaları gerekir. Araçlar için mutlaka yatırıma ihtiyaç vardır. Ancak her yatırım, standarda uymayan bir tehlikeli madde taşıyan aracın kaza yaparak insan hayatına, çevre zararına neden olmasından daha iyidir. Bu açıdan yaklaşılmalıdır.
 
Tehlikeli madde taşımacılığının doğru yapılmaması ne tür sonuçlara yol açıyor? Taraflara ne tür sorumluluklar düşüyor? 
Tehlikeli madde taşımacılığının doğru yapılmaması insan hayatından tutun, çevreye kadar geniş bir risk oluşturuyor. Yukarda da değindiğim gibi tüm sektörlerde ve alanlarda yaşanan sıkıntılar doğru tespit edilerek, bir yol haritası çıkarılmalıdır. Bu da ancak devlet kurumları ile özel sektörün işbirliği ile olur. 
Şu an güncel olarak en büyük sorunlardan birisi de Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı’dır. 6000’e yakın TMGD var; ancak bu alanda çalışan sayısı çok düşük. Bakanlığımızın bu konuda yaptırımları uygulamaya henüz yansımadığı için firmaların birçoğu TMGD istihdam etmemektedir. Bazı firmalara kesilen cezalar var, ama genel bir etkisi bu konuda bence görülmemiştir. TMGD’nin önemini UND olarak anlatmaya çalışıyoruz, ancak bu da bir yere kadar çözüm olabiliyor. Genel Müdürlüğümüz TMGD’yi görevinde güçlendiren adımları bir an önce atmak zorundadır. 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz