Karayolu taşımacılığında AB’ye girdik!

Türkiye’nin AB’ye yönelik karayolu taşımacılığını kolaylaştırmak adına uzun süredir taraf olmak için çalıştığı Ortak Transit Rejimi şartların sağlanmasıyla 1 Aralık’ta yürürlüğe girdi.





tir1.jpg

Taşımacılara hem zamandan hem de paradan tasarruf ettirecek olan bu uygulama, Türkiye’nin AB üyesi bir ülke gibi dahil olduğu ilk ve tek enstrüman olma özelliğini taşıyor.

Türkiye, AB'ye üye 27 ülke ile İsviçre, Norveç, İzlanda ve Liechtenstein'ın aralarında olduğu Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkelerinin karayolu taşımacılığında Ortak Transit Rejimi'ne taraf oldu. Uzun süredir konuyla ilgili yasal, teknik ve bilgi işlem altyapısı için gerekli şartları sağlamaya çalışan Türkiye’nin katılım sürecini başarıyla tamamlamasının ardından uygulama 1 Aralık 2012 itibariyle resmen başladı. Bunun sonucunda ortalama bir Avrupa ülkesine 12 günde devam eden gidiş geliş süreci 9 güne düşecek.
Bu kapsamda artık AB ve EFTA ülkelerine yönelik taşımalar, TIR karnesi zorunluluğu olmadan ve daha düşük maliyetli teminatla yapılabilecek. TIR karnesi yerine, daha az maliyetli olan ve elektronik işlemlerle yürüyen transit beyanname olacak. AB ile yapılan taşımacılıkta kullanılan yıllık yaklaşık 500 bin TIR karnesinin dikkate alındığında, taşımacılığın sadece yüzde 50'sinin “T1 beyannamesi” ile yapılması halinde yılda 53 milyon Euro tasarruf sağlanacak.
Sistemle beyanın kağıt nüsha yerine elektronik ortamda verilecek olmasıyla da kağıt tasarrufunun yanısıra yaklaşık 4 milyon liralık belge maliyeti ortadan kalkacak. Bununla birlikte ortak transit işleminin her adımının sistem üzerinden izlenebilmesiyle gümrük idarelerinin kaçakla mücadele kapasiteleri artacak.
Yeni dönemde örneğin Berlin'den Ankara’ya yapılacak Ortak Transit İşleminde, araç ve eşyanın Berlin Gümrüğü'ndeki beyanname bilgililerinin Türkiye'ye giriş yapacağı gümrük ile Ankara Gümrüğü'nde de görülebilmesi mümkün olacak. Böylelikle eşya için gerekli risk analizleri ve kontroller daha araç Türkiye'ye gelmeden yapılabilecek.

 

Ortak Transit Rejimi nedir?

Ortak Transit Rejimi 1987 tarihli Ortak Transit Sözleşmesine dayanan ve AB üyesi ülkelerin uyguladığı transit kurallarının komşuları olan EFTA ülkelerince (İsviçre, Norveç ve İzlanda) de uygulanmasını sağlayan ve ileride de bu Ortak Transit Sistemine dahil olmak isteyen tüm üçüncü ülkelere de uygulanabilecek bir transit sistemi.
Ortak Transit Rejiminin amacı bir AB üyesi ülkede açılan transit beyannamesinin, verilen teminatın ve tanınan basitleştirmelerin AB’ye üye olmayan ancak Ortak Transit Rejimi’ne taraf olan bir ülkede de geçerli olması ve bu ülkeye girişte ayrıca bir transit beyanında bulunulmasına gerek kalmadan ortak transit işleminin kesintisiz bir şekilde tamamlanması. Aynı durum bir EFTA ülkesinde başlatılan her ortak transit işlemi için de söz konusu... Anlaşılacağı üzere, Ortak Transit Rejimi transit eşyasının işlemlerinin hızlandırılmasını ve basitleştirilmesi sağlayan, dolayısıyla ticaret erbabının zaman kaybetmesini önleyerek maliyetlerinin düşmesini amaçlayan bir sistem.

Ortak Transit Rejimi ile neler değişecek?

- Transit rejimi sadece Türkiye Gümrük Bölgesinde uygulanırken, Ortak Transit Rejimi tüm AB ve EFTA ülkelerinde uygulanıyor ve dolayısıyla ülkemizde yapılan bir ortak transit beyanı ve buna ilişkin teminat bu ülkelerde de geçerli olacak.
- Benzer şekilde ülkemizde verilen bir teminat ile Almanya’dan ülkemize yönelik bir transit işleminin gerçekleştirilmesi mümkün olacak.
- Kağıt ortamda transit beyannamesinin (1, 4 ve 5 no.lu nüshalar) kullanılması yerine NCTS’ten elektronik ortamda beyan yapılacak.
- Basitleştirmelerden (Kapsamlı Teminat ve Teminattan Vazgeçme, İzinli Gönderici, İzinli Alıcı ve Özel Mühür) faydalanılacak.

 

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz