Turkish Cargo’dan yabani hayvanlara ‘business class’

Tekstilden plastiğe, gıdadan değerli eşyaya kadar birçok sektöre hizmet sunan Turkish Cargo’nun uçaklarındaki yeni konukları yabani hayvanlar oldu. Bu kategoride ilk taşımalarını gergedan ve köpekbalığı ile gerçekleştirdiklerini belirten Turkish Cargo Başkan Yardımcısı Halit Anlatan, ‘Business Class’ olarak gördükleri yabani hayvan taşımacılığında yeni anlaşma ve yatırımlarla daha da büyüyeceklerini söylüyor.

 




turkish_cargo1.jpg

Özel kargo taşımacılığı kapsamına giren canlı hayvan taşımacılığı, barındırdığı riskler ve özel koşullar nedeniyle güçlü bir donanım ve uzmanlık gerektiriyor. Sakinleştirici verilmiş hayvanların havadaki türbülanstan kaynaklı oluşabilecek strese nasıl tepki vereceği kestirilemediği için, bu taşımalarda riskleri minimize etmek için tüm süreçler uzman ekiplerin kontrolünde gerçekleştiriliyor. Tekstilden plastiğe, gıdadan değerli eşyaya, makinelerden uçak parçalarına kadar birçok sektöre hizmet sunan Turkish Cargo için “Özelin de Özeli” olarak değerlendirilen yabani hayvan taşımacılığı yeni bir hizmet alanı olma özelliği taşıyor. 2011 yılında gerçekleştirdiği gergedan ve köpek balığı taşımalarıyla bu alana ilk adımı atan Turkish Cargo, yeni projeleriyle hem adından çok söz ettireceğe hem de sektörüne bu anlamıyla öncü olacağa benziyor.

 

Gergedanlar 20 saat sakinleştirici verilerek taşındı

Yabani hayvan taşımacılığının Turkish Cargo için yeni bir hizmet alanı olmasına rağmen çok hızlı ilerlediklerini belirten Turkish Cargo Başkan Yardımcısı Halit Anlatan, 1978 yılında Lufthansa Havayolları tarafından gerçekleştirilen yolcu uçağı altında gergedan taşıma operasyonunu 33 yıl sonra başarıyla gerçekleştiren ilk şirket olduklarını söylüyor. Güney Afrika’nın Johennesburg kentinden İstanbul aktarmalı New York’a taşıdıkları “Rhinos” cinsi toplam 9 ton ağırlığındaki 6 gergedanı Uluslararası Havayolu Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) vahşi hayvan hava kargo kurallarına göre taşıdıklarını vurgulayan Anlatan şunları aktarıyor: “Özellikle boynuzlarının kırılmaması için 3 ayrı kafese yerleştirilen gergedanlar, bakıcıları tarafından ilaçla sakinleştirildikten sonra THY’nin Airbus A330-300 tipi yolcu uçağının kargo bölümüne yüklendi. Yaklaşık 10 saat süren uçuşun ardından uçak, İstanbul Atatürk Havalimanı’na indi. Burada gerekli kontrollerin ardından aktarma saatine kadar gergedanlar kargo bölümüne alındı. Kargo bölümünde ürkmemeleri için en sakin yer seçildi. 4-5 saat İstanbul’da bekleyen gergedanlar ardından THY'nin Boeing 777-300ER tipi uçağı ile New York JFK Havalimanı’na gönderildi. Bu yolculuk da yaklaşık 10 saat sürdü. Uçuşun ardından Rhinos türü gergedanlar yeni evleri olan hayvanat bahçesine götürüldü.” Gergedan taşımasının bugüne kadar gerçekleştirdikleri taşımalar içinde en zor operasyonlardan biri olduğunu ifade eden Anlatan, gergedanların hareket halinde olduğu, özellikle Amerika güzergahının çok türbülanslı olduğu düşünüldüğünde büyük risk oluşturan bu süreci iyi bir koordinasyonla çok iyi yönettiklerini söylüyor.

 

Köpek balıkları için özel su tankları kuruldu

Turkish Cargo’nun gergedanlardan sonraki yolcuları ise köpek balıkları oldu. Şirket, yine yolcu uçağını kullanarak toplam ağırlıkları 6 ton olan 4 adet kaplan kum köpekbalığını Güney Afrika’nın Capetown şehrinden İstanbul’a başarıyla taşıdı. Wild Life (yaban hayatı) kategorisinde olan ve koruma altında bulunan kaplan kum köpek balıklarından her birinin özel bir bölme içeresinde taşındığını belirten Anlatan, “Bu taşımayı da IATA talimatlarına göre yaptık. Uyuşturulan köpek balıkları özel olarak hazırlanan, üzerinde jeneratörü ve havalandırması bulunan 6 ton ağırlığındaki içleri su dolu taşıma tanklarına yerleştirildi. Köpekbalıkları 7 saat uçuşun ardından Florya'daki dünyanın en büyük tematik akvaryumu olan İstanbul Akvaryum’a götürüldü” diyor. Gündemlerinde yavru aslan taşımacılığının bulunduğunu ifade eden Anlatan, prensipte anlaştıklarını ancak Amerika’dan onay beklediklerini söylüyor. Bu tür taşımaların uzun süreli bir çalışma gerektirdiğini vurgulayan Anlatan, her bir projenin en az 6 aylık bir süreçte tamamlandığını aktarıyor.

 

‘Bu taşımaları ‘Business Class’ olarak görüyoruz’

Daha önce kedi, köpek, tavuk ve civciv gibi taşımalar gerçekleştirdiklerini, ancak yabani hayvan taşımacılığının “özelin de özeli” bir taşıma şekli olduğunu vurgulayan Anlatan bu nedenle iyi bir koordinasyon, deneyim ve uzmanlık gerektirdiğinin altını çiziyor. Anlatan, özellikle yükleme, boşlatma ve depolama ile ilgili birimlerin çok hassas yaklaşması ve süreci doğru koordine etmesi gerektiğini belirtiyor. Bu alana girmelerinde Güney Afrika’da 20 olan şef sayılarını 40’a çıkarmalarının da önemli bir rol oynadığına dikkat çeken Anlatan, bu şekilde yabani hayvan taşımacılığı gibi yoğunlaşamadıkları alanlara odaklanma imkanı bulduklarını iletiyor. Dünya ticaret yollarının merkezinde olan İstanbul’un stratejik lokasyonunu kullanarak doğu ve batı arasında hava kargo trafiğinin ana oyuncularından biri olmayı hedefleyen bir şirket olarak her müşterinin talebini en iyi hizmetle karşılamak zorunda olduklarını belirten Anlatan, “Yabani hayvan taşımacılığı ile bunu başarabildiğimizi kanıtlamış olduk. Bu taşımalarda Türkiye bir transit ülke olarak kullanıldı. Bu da bizim için oldukça önemliydi. Doğru koordinasyon ve planlama ile yabani hayvanların yolcu uçaklarında da taşınabileceğini gösterdik. Çok da tecrübeli olmadığımız bir alanda birçok şeyi öğrenmiş olduk” diyor.

Bu tür taşımaları “Business Class” olarak gördüklerini belirten Anlatan, zor ancak yeni olduğu için çok karlı bir iş olan yabani hayvan taşımacılığına önümüzdeki süreçte ağırlık vereceklerini söylüyor. Birçok ülkede özel birimler tarafından yürütülen bu projeler için Turkish Cargo içinde de özel birim kurulabileceğini ifade eden Anlatan şunları aktarıyor: “Özel taşımalarda Avrupa bölgesinde en iyi olmayı hedefliyoruz. Bu tür taşımalarda geniş gövdeli uçaklar kullanılıyor. Biz de filo yapımızı genişletiyoruz. Yaptığımız yeni yatırımlarla kargo uçak sayımızı artıracağız. Ayrıca bugüne kadar üçüncü havaalanı projesi nedeniyle ertelediğimiz depo yatırımımızı gündeme aldık. 2012 yılının ilk altı ayına kadar bu yatırımımızı tamamlayarak sahamızı daha da genişletmeyi hedefliyoruz” diyor.

 

Değerli eşyalarda özel taleplere özel izinler

Sosyal sorumluluk projesi kapsamında sayısız etkinliğe sponsor olan Turkish Cargo, fuar ve sergi taşımacılığı alanında da etkin çözümler sunuyor. Bu alanda yaptıkları her taşımayı özel kargo olarak gördüklerini belirten Halit Anlatan, “Birçok firma, gerek taşıma gerekse de sponsor olmamız için bize başvuruyor. Kapasitemiz oranında bu taleplere cevap veriyoruz. Bu taşımalarımızı genelde kargo uçaklarıyla yapıyoruz. Kargo uçaklarımızın sayısı arttıkça gelen talepleri daha fazla karşılayabileceğiz” diyor. Değerli eşya taşımalarında özel taleplerle de karşılaştıklarını aktaran Anlatan şunları belirtiyor: “Örneğin yanında refakatçi bulunmasını istiyorlar. Bunun için hem Türkiye hem de gidilecek ülkedeki hava meydanından özel izin alınması gerekiyor. Çünkü IATA kurallarına göre kargo uçaklarında yolcu taşımak yasak” diye konuşuyor. Anlatan özel kargo taşımacılığı kapsamında grip aşısından, yardım malzemelerine, sanat eserlerinden cenazeye kadar birçok taşıma gerçekleştirildiklerini de sözlerine ekliyor.

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat