Limancılık sektörü 17 düğüme rağmen pupa yelken

Türkiye limancılık sektörünün özelleştirmelerin ardın gelen büyük yatırımlarım hamlesiyle bölgesinde önemli bir oyuncu haline geleceğini belirten TÜRKLİM Başkanı Kaan Gürgenç, sektörün gelişim ve büyüme ivmesinin aralarında mevzuat, yönetim modeli, master planı, geri saha sorunu, gümrük işlemleri ve mali yüklerinde bulunduğu 17 temel adımla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.

 




kaan_guergec.jpg

Türk limancılık sektörünün mevcut durumu, yatırımların seyri ve liman özelleştirme uygulamalarındaki son durumu aktarır mısınız?

2008 yılında başlayan ekonomik kriz, 2009'da da devam etti ve limancılık sektörünün de aralarında bulunduğu pek çok sektörü olumsuz etkiledi. Yine de bu dönemdeki rakamlara baktığımız zaman Türkiye'deki limanların bu durumdan Avrupa'dakiler kadar etkilenmediğini görüyoruz. Dış ticaretteki olumlu gelişmelere paralel olarak limancılık sektörü de 2010 yılında bir iyileşme sürecine girdi. 2015 yılını hedefleyen yatırımlarla da Türk limanlarının kapasitesinin artması bekleniyor. Özelleştirmeleri ve planlanan yatırımları göz önünde bulundurduğumuzda, limancılığın büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz.

 

Nitelikli limanlara ihtiyaç var

Doğu-Batı arasındaki 600 milyar dolarlık mal hareketinin geçiş noktasında yer alan Türkiye’nin denizyolu taşımacılığı ve limancılık açısından global pazardaki yeri ve büyüme potansiyelinden söz eder misiniz? 

Uzakdoğu-Avrupa denizyolu güzergahının üzerinde yer alan Akdeniz’den dünyadaki toplam konteynerin yaklaşık %25’i geçmekte, Karadeniz limanlarına gidecek yükler, ağırlıklı olarak Mısır, Yunanistan ve Türk limanlarında aktarılmaktadır. Bu noktada Türkiye, özellikle Karadeniz yönlü konteyner yükleri için aktarma hizmeti verme imkanına sahiptir.  İstatistiklere göre de Türk limanlarında elleçlenen aktarma yük miktarı her geçen yıl artmaktadır.

Diğer yandan mevcut transit yük miktarına göre kısa vadede bir kapasite sorunu görünmemektedir. Yatırım projelerinin de (Asya Port, DP World, mevcut limanların genişleme projeleri v.b.) hayata geçmesi ile uzun vadede bu yönde bir sorun görünmemektedir. Ancak potansiyelin sürdürülebilirliği sadece kapasite ile değil uluslararası pazarlarda rekabetçi olmakla mümkündür. Mısır, İsrail ve Yunanistan limanları ile rekabet edebilecek donanımda, modern ekipmanlara ve işletme anlayışına sahip nitelikli limanlara ihtiyaç vardır. Özet olarak Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri ve potansiyeli vardır ancak bu durumun sürdürülebilir olması için liman tesislerinin iyi planlanması ve işletilmesi gerekmektedir.

Türkiye limancılık sektörü 2011 yılında nasıl bir performans sergiledi? Yük trafiğinde öne çıkın sektörler ve ülkeler hangileri oldu? 2012 yılına ilişkin beklentileriniz neler?

Türkiye'de toplam 176 adet liman var. TÜRKLİM limanları başarılı performanslar sergilemeye devam ediyor. Limanlarımızda 2011 yılında genel kargo elleçlemelerinde, yaklaşık 78 milyon tonluk bir hacim ile %5 oranında artış kaydettik. Yine TÜRKLİM limanlarında araç ithalat-ihracat faaliyetlerinde ise 2011’de yaklaşık 1.2 milyon adetlik iş hacmiyle %32 oranında artış görüldü.

2011 yılında bu limanlarımızın gerçekleştirdiği yükleme ve boşaltma faaliyetlerinin toplamı 363,3 milyon tona ulaştı. 2011’de Türkiye’de elleçlenen konteyner sayısında da artış kaydedildi. Konteyner trafiğinde %63 ile Marmara Bölgesi limanları başta yer alırken, sırasıyla Akdeniz, Ege ve Karadeniz Bölgesi limanları Marmara Bölgesi’ni takip etmektedir. 2011 yılı verileri incelendiğinde, 2005 yılında elleçlenen TEU adedinin 2011 yılında iki katına ulaştığını görmekteyiz. 2009 yılında yaşanan krizin iş hacmi üzerindeki negatif etkilerine rağmen, geçen 6 yıllık süre içerisinde yaşanan bu değişim, ülkemizin konteyner ticaretindeki büyüme hızını ortaya koymaktadır. 

Türkiye, denizyolu taşımacılığı potansiyelinin yüzde kaçını kullanabiliyor? Var olan tabloyu değiştirmek için özellikle limancılık sektöründe ne tür adımların atılması gerekiyor?

Bu soruya net bir yüzde vermek güçtür. Halihazırda Türkiye’de yerel yüke yönelik mevcut denizyolu taşıma talebinin tamamı karşılanmaktadır. Yapılan talep tahminlerine göre belirlenen yerel yük artışlarını karşılayacak liman kapasitesinde ciddi bir sorun yaşanacak gibi görünmemektedir. Çünkü yeni limanlar açılmakta, mevcut limanlar kapasitelerini geliştirmektedir. Bu anlamda limancılık sektörünün çok dinamik bir sektör olduğu söylenebilir. Ancak özellikle konteyner trafiğinde bahsedilen transit yük potansiyeli için farklı yorumlar yapılabilir.

Karadeniz’deki ülkelerin elleçledikleri toplam konteyner adedi yaklaşık 4 milyon TEU’dur. Türkiye’de yapılan konteyner aktarması ise 2011 yılında yaklaşık 1.4 milyon TEU’dur. Bölgedeki transit konteyner hacminin Türkiye’ye çekilmesi için liman işletmelerinin hat operatörlerine cazibe yaratacak donanımda olması gerekir. Bu noktada atılacak adımlar bellidir. Bu adımlar, uluslararası rekabet koşullarında üstünlüğe sahip donanımda liman tesislerine sahip olmaya yönelik adımlar olmalıdır.

 

Özelleştirmeler rekabet avantajını artıracak

Denizyolu taşımacılığı alanında Türkiye’nin önündeki fırsatlar ve riskler neler?

Türkiye, coğrafi olarak oldukça avantajlı bir konumda bulunuyor. Bunun yanı sıra Türk limanlarının özelleştirme süreci de devam ediyor. Bu süreçlerin tamamlanmasıyla söz konusu limanların verimliliği artacaktır. TÜRKLİM üyesi olan 52 liman toplam 4,5 milyar dolarlık yatırım yaptı. Bundan sonrası için planlanan yatırımları da göz önünde bulundurduğumuzda, limanların özelleştirilmesinin Türkiye’ye büyük oranda rekabetçi avantaj kazandıracağını öngörüyoruz. Buna stratejik coğrafi konumuzu da eklediğimiz zaman coğrafyamızda yakın süre içinde önemli bir oyuncu olacağımıza inanıyoruz.

Ocak ayında TÜRKLİM Genel Kurulu’nda “İleride liman kapasitesi bugünün çok daha üstünde olacak, fakat liman sayısı bu kadar olmayacak” şeklinde bir açıklamada bulundunuz. Bunun nedenleri neler?

Hinterlanddaki yük artışı-değişimi liman ihtisaslaşmasını nasıl etkiler?

Burada aynı madde içinde iki farklı soru söz konusu. Liman sayısı azalacaktır çünkü rekabetçi olamayan küçük liman işletmeleri pazardan çekilecektir. Avrupa ve Uzakdoğu’da entegre liman tesisleri, aynı zamanda bir lojistik merkez olarak tek bir çatı altında faaliyetlerini sürdürmektedir. Örneğin Rotterdam Limanı onlarca terminallerden oluşan, büyük ölçekli bir liman tesisidir. Belli bir noktada yoğunlaşan komple liman tesisinin, yerel ölçekli tek bir limana göre tartışılmaz üstünlüğü vardır. Benzer durum Ambarlı’da da vardır. Gelecekte bu model Türkiye’de de artacak, liman sayısı belirli bölgelerde yoğunlaşacak ve aynı lokasyondaki terminaller büyük ve tek bir limanın çatısı altında birleşmenin avantajlarını kullanmak isteyecektir. Ancak kısa vadede böyle bir yapılanma hareketi görünmemektedir.

Diğer soruya gelince, Türkiye’de halen genel amaçlı, birçok yük türüne hizmet veren limanlar olduğu gibi (Bandırma, İzmir, Samsun vb.) tüm kıyı bölgelerimizde ihtisaslaşmış limanlarımız da vardır (Botaş, Solventaş, Marport vb.). İhtisaslaşma belirli bir yük türünde yoğunlaşma anlamına gelir ve bu uzmanlaşma normal şartlarda daha iyi hizmet verme ile sonuçlanır. Daha iyi hizmet verme tek başına yerel yük talebini arttıran bir durum değildir. Hinterlanddaki yük artışı\değişimi ile ihtisaslaşmış limanlar daha avantajlı konuma gelecektir.

 

Türkiye limancılık sektörüne yönelik kısa, orta ve uzun vadeli öngörüleriniz neler? Sektörün büyüyen dış ticaret hacmine ayak uydurması için nasıl bir strateji izlemesi gerekiyor?

2015 yılı yatırım yılı olacak

2023 yılına kadar liman sayısı artmasa dahi Türkiye'nin kapasite sorunu yaşamayacağını öngörüyoruz. Genel kargo ve kuru dökme yük elleçleyen limanların, şu anda öngörülen yatırım planlarını gerçekleştirmeleri durumunda mevcut kapasiteleri 28,2 milyon ton yükselecek, Türkiye'nin toplam kapasitesi de 305 milyon tona ulaşmış olacaktır. 2023 yılında bu limanlara olan talebin 319 milyon ton olacağını öngörüyoruz. Dolayısıyla 2023 yılına kadar kapasite sorunu olmayacaktır diyebiliyoruz. Ancak sonrasında kapasitelerin yükseltilmesi gerekecektir. İlave kapasite artışı ve yeni liman yatırımları genellikle 2015 yılını hedefliyor. Bu hedeflerin gerçekleşmesi durumunda Türkiye'nin mevcut 11,1 milyon TEU'luk kapasitesinin de 2015 yılında 10,5 milyon TEU artışla 21,6 milyon TEU'ya ulaşması bekleniyor.

 

LİMANCILIKTA ÇÖZÜM BEKLEYEN UYGULAMALAR

Türkiye’de limancılık sektörünün önünü açmak için 17 temel uygulamanın gözden geçirilmesi gerektiğini belirten TÜRKLİM Başkanı Kaan Gürgenç bunları şöyle sıralıyor:

1.            Ulusal liman politikası,

2.            Liman mevzuatı,

3.            Bürokrasi,

4.            Yönetim ve denetleme uygulamaları,

5.            Liman yönetim modeli,

6.            Limanlar Master Planı,

7.            İç taşımacılık (kabotaj),

8.            Ulaşım altyapısı, karayolu / demiryolu bağlantı olanakları,

9.            Geri saha sorunu,

10.          Limanlarımızın ve deniz yaklaşım kanallarının su derinlikleri,

11.          Limanlar üzerindeki mali yükler,

12.          Gümrük işlemleri,

13.          Liman yatırımları ve işletmelerine yönelik teşvikler,  

14.          Liman personeli için çeşitli eğitim faaliyetleri ve ara eleman eksikliği,

15.          Römorkaj ve kılavuzluk sistemi,

16.          “Sanayi Tesisi” statüsünden “Münhasır Liman”a geçiş sorunu,

17.          Nispi ve maktu bedel uygulamaları,

Karadeniz’deki ülkelerin elleçledikleri toplam konteyner adedi yaklaşık 4 milyon TEU’dur. Türkiye’de yapılan konteyner aktarması ise 2011 yılında yaklaşık 1.4 milyon TEU’dur. Bölgedeki transit konteyner hacminin Türkiye’ye çekilmesi için liman işletmelerinin hat operatörlerine cazibe yaratacak donanımda olması gerekir. Bu noktada uluslararası rekabet koşullarında üstünlüğe sahip donanımda liman tesislerine sahip olmaya yönelik adımlar olmalıdır.

 

ÖZELLEŞTİRMELER KAPSAMINDA LİMANLARDA SON DURUM

Liman adı

İhale Tarihi / Süresi

Özelleştirme Bedeli ($)

İhaleyi Kazanan Kuruluş

Son Durum

Mersin

2005 / 36 yıl

755.000.000 

PSA/Akfen O.G.G. 

PSA/Akfen O.G.G. 

Derince 

2007/36 yıl 

195.250.000 

Türkerler O.G.G. 

Devir sürecinde. İmar planı sorunları çözüm  bekliyor.

İzmir

2007/49 yıl 

1.275.000.000 

Global-Hutchison-Ege İhracatçı Birlikleri 

Devir gerçekleşmemiştir.

 

Bandırma

2008/36 yıl 

175.500.000 

Çelebi O.G.G. 

Liman devredilmiştir
 

Samsun

2008/36 yıl 

125.200.000 

CEYNAK Lojistik ve Ticaret A.Ş. 

Liman devredilmiştir

İskenderun

2010/36 yıl 

372.000.000 

LİMAK

Liman devredilmiştir
 

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz