Banner


Transorient intermodal ağına Portekiz’i ekledi
Transorient, Avrupa pazarı için sunulan intermodal taşımacılık hizmetlerinde güçlü oyuncular arasında yer alıyor. Avrupa’da 12 ülkeye kapıdan-kapıya hizmet sunan şirket, Portekiz hattı ile servis ağını güçlendirdi. 




transorientTransorient, direkt demiryolu, Ro-Ro + demiryolu ve kısa mesafeli deniz taşımacılığı olmak üzere Avrupa pazarına üç farklı intermodal taşımacılık çözümü sunuyor. 2015 yılında Belçika şirketi ECS (European Container Services) ile güçlerini birleştirerek Avrupa ile Türkiye arasında güçlü bir intermodal koridoru oluşturan şirket, servis ağını yeni destinasyonlarla güçlendirmeye devam ediyor. Servis verdiği hatlara son olarak Portekiz’i ekleyen Transorient, ayrıca partneri ECS ile birlikte terminal kurmak için fizibilite çalışmaları yürütüyor. 
 
AVANTAJLI NAVLUN FİYATLARI 
 
Ön ve son taşımaları karayoluyla bağlayarak Avrupa'da 12 ayrı ülkeye kapıdan-kapıya intermodal taşımacılık hizmeti sunduklarını belirten Transorient İntermodal Takım Lideri Emel Uzunoğlu, “Türkiye giriş ve çıkışlarında direkt demiryolu veya Ro-Ro + demiryolu seçeneklerini kullanıyoruz. Türkiye’yi Avrupa’ya bağlayan tüm operatörler ile yıllık kontratlarımız sayesinde oldukça avantajlı navlunlar sağlayabiliyoruz. 2015 yılında günlük 1.000 adedin üzerinde dağıtım yaparak alanında pazar lideri olan ECS ile partnerlik kurarak güçlerimizi birleştirdik. Bu yüksek hacmin getirdiği dönemsel avantajlar ile sık sık farklı bölgelerden son derece cazip ithalat navlunları sunabiliyor, böylece spot olarak alternatif olabilecek çözümler üretiyoruz” dedi. İntermodal taşımacılık kapsamında sundukları servislere son olarak Portekiz gibi yeni bir hattı dahil ettiklerini açıklayan Uzunoğlu, ECS ile birlikte terminal kurma yönünde fizibilite çalışması yaptıklarını söyledi. Uzunoğlu, 2022’yi yüzde 30 büyümeyle kapatmayı hedeflediklerini aktardı. 
 
İNTERMODALİN PAYI YÜZDE 40 
 
Emel Uzunoğlu, intermodal taşımacılık çözümlerinin hacimsel olarak yaptıkları toplam taşımaların yüzde 40’ını oluşturduğunu ifade etti. “Her geçen yıl düzenli olarak pazardaki payımızı arttırıyoruz” diyen Uzunoğlu, şunları aktardı:  “İntermodal taşımalarımızda en fazla önem verdiğimiz husus, planlanan transit sürelerin yakalanması, malzemelerin sevkiyatlarının zamanında ve sorunsuz şekilde gerçekleşmesi. Aynı zamanda düşük karbon salınımı sağlayarak çevreye duyarlı olan bu taşıma modunun, hem firmalarda hem de ülkemizde kullanımını artırmayı sağlamak amaçlarımız arasında yer alıyor.” 
 
‘DIŞ TİCARETE KATKI SUNUYORUZ’ 
 
Yaptıkları taşımalarda geniş bir müşteri yelpazesine sahip olduklarını ifade eden Emel Uzunoğlu, bazı özel, bozulabilir ve yanıcı ürünler dışında tüm ürünleri Avrupa’daki 12 ülkeye 6-12 gün gibi transit sürelerle taşıdıklarını söyledi. Uzunoğlu, “Özellikle fiyat rekabetinin yüksek olduğu ürün grupları için, ciddi avantajlar sağlayarak hem müşterilerimizin hem de ülkemizin ihracat rakamlarına katkıda bulunuyoruz. Son 20 yıldır uzmanlık sahibi olduğumuz askılı tekstil taşımacılığı, oldukça hassas ve tedarik zinciri süreçlerinin buna uygun kurgulanması gereken bir alan. Askılı tekstil taşımacılığına yönelik özel depomuzda, hem askılı hem de kutulu tekstil operasyonları gerçekleştirerek tekstil ihracatçılarımıza yönelik hizmet veriyoruz. Aynı zamanda depoda kalite kontrol uzmanlarımız, tekstil ürünlerinin son kontrollerini gerçekleştiriyor” dedi. 
 
‘OPTİMİZASYON VE TEŞVİK ÇOK ÖNEMLİ’ 
 
İntermodal taşımacılığın düşük karbon salınımı nedeniyle çevreye duyarlı bir taşıma türü olduğunu ve tüm dünya ülkelerinde ciddi anlamda desteklendiğini vurgulayan Emel Uzunoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gelişmiş ülkelerde demiryolu taşımacılığının diğer taşıma türlerine oranı yüzde 12-14 arasında iken, bu oran Türkiye’de halen yüzde 1,5 civarındadır. Demiryolu taşımacılığının artması için iki ana konuda devlet desteği gerekiyor. İlki süreç optimizasyonu. Tüm dünyanın Endüstri 4.0’ın lojistiği hangi boyutta değiştireceğini konuştuğu ve kurguladığı bu günlerde biz de, daha az kağıt, daha çok dijitalleşme yöntemi ile maliyetleri düşürmeli ve işlem hızını arttırmalıyız. İkinci konu ise teşvik. Gelişmiş ülke örnekleri incelediğimizde demiryolu taşımacılığının tüm bu ülkelerde devlet tarafından desteklendiğini görüyoruz. Dolayısı ile sivil toplum kuruluşlarımızın ve kamu yetkililerimizin ortak bir amaç için masaya oturduğunda, bu taşıma türünün hak ettiği noktaya ulaşacağına inanıyoruz.” 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat