Banner

Pasifik Eurasia ihracatçıya demiryoluyla 4 ayrı coğrafyanın kapısını açtı
Türkiye’nin demiryolu hamlesine güçlü destek sunan şirketlerden Pasifik Eurasia, Türk ihracatçısını raylarla en uzak coğrafyalara taşıyor. Orta Asya’da Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan’a, Asya’da Çin’e, Avrupa’da özellikle Batı Avrupa ülkelerine ve Rusya’da 30 farklı destinasyona hizmet sunduklarını belirten Pasifik Eurasia Genel Müdürü Fatih Nusret Dur, bu yıl üzerinde çalıştıkları Irak demiryolu projesiyle Orta Doğu taşımalarını arttırmayı, Trans- Hazar güzergahındaki taşıma sürelerini kısaltmayı, Rusya hattına ise yeni rotalar kazandırmayı hedeflediklerini söyledi.




Pasifik EurosiaPasifik Eurasia hakkında bilgi vererek, lojistik altyapınızdan söz eder misiniz?
 
Pasifik Eurasia, Asya ve Avrupa arasındaki transit taşımalar ile uluslararası ticareti zenginleştirmek, lojistik alternatiflerini ve zincirlerini geliştirmek; küçük, orta ve büyük işletmelere lojistik konusunda seçenek sunmak, istihdama ve ülkemizin ihracatına katkı sağlamak amacıyla kuruldu.
Ülkemize özellikle Orta Asya tarafında yeni pazarlar yaratmak üzere yola çıktığımızda hedef pazarlarımız olan Asya ülkelerinde demiryolunun önemini biliyorduk. Bu nedenle lojistik altyapımızı pazara uygun olarak demiryolu ağırlıklı olarak kurduk. Şuan, Orta Asya ülkelerinin tamamına demiryolu üzerinden uygun lojistik maliyetler ile hizmet veriyoruz. Geliştirdiğimiz kapıdan kapıya teslim modelimiz ile taşımalarda hem maliyet avantajı hem de uygun transit süreler sağlayarak ülkemiz ihracat/ithalatçılarına ekstra katkı sağlayacak yeni pazarlara erişim sağlıyoruz.
Satış, Pazarlama, Lojistik Operasyon, Finans ve İş Geliştirme birimleri olarak yapımızı 60 kişilik profesyonel kadromuz ile sürdürüyoruz. Dünyanın çeşitli coğrafyalarına yayılmış bir ofis ağımız var. Bu nedenle ofislerimizde çok uluslu bir yapıya sahibiz. Başta Rusça, Kazakça, İngilizce gibi pek çok dili operasyonlarımızda aktif olarak kullanıyoruz. Bu çok uluslu işbirlikleri bizlere güçlü bir enerji, farklı bakış açıları ve birliktelik sağlıyor. Bu bakış açıları ve birlikteliğimiz sayesinde fark yaratarak ilkleri hep birlikte gerçekleştiriyoruz.
 
Bugün kaç farklı destinasyona demiryolu taşımacılık hizmeti sunuyorsunuz? Ne tür yükleri, hangi transit sürelerle, nereden nereye taşıyorsunuz?
 
Hizmet verdiğimiz coğrafyaları genel olarak Asya, Orta Asya, Avrupa ve Rusya olarak dörde ayırabiliriz. Orta Asya coğrafyasına baktığımızda Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan’a, Asya hattında direkt olarak Çin’e, Avrupa hattında ağırlıklı olarak Batı Avrupa ülkelerine ve Rusya’da ayrım olmaksızın 30 farklı destinasyona hizmet sunuyoruz.
İhtiyaca göre konteyner, vagon gibi ekipmanları müşterilerimizin kullanımına sunarak Türkiye’nin her bölgesinden çıkış yapabiliyoruz. Kapıdan kapıya teslim modeli ile ekipmanı müşterimizin fabrikasına kadar ulaştırıyor, yükleme sonrasında tekrar istasyona getirerek gerekli demiryolu platformlarına yüklüyoruz. Varış istasyonlarında ise yine alıcının istediği lokasyona yükün ulaşımını sağlıyoruz.
Orta Asya demiryolu servislerimiz üzerinde genellikle hububat, inşaat malzemeleri, rulo saç, gıda malzemesi, seramik gibi hacimli yüklerin taşıması gerçekleşiyor. Avrupa hattına baktığımızda daha çok endüstriyel ürün taşımalarının gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Tarihimizde ilk olarak başlattığımız Çin İhracat Blok Tren servisimiz ile Çin’e beyaz eşya ve BOR madeni taşıması yaptık. Demiryolunda çoğu yük taşınabilecek durumda, sadece coğrafyalarda pazar yaratmak gerekli.
Şuan İzmit-Çin (Xi’an) taşımaları yaklaşık 2 hafta sürede tamamlanmaktadır. Bu gerçekten diğer taşıma modellerine göre de çok makul bir süredir. Orta Asya coğrafyalarına ortalama 20-28 günlük bir transit süreden bahsedebiliriz. Avrupa’da ise ortalama 6 günlük bir transit süremiz var.
 
Pasifik EurosiaHUBUBAT VE SOĞUK ZİNCİR TAŞIMALARINA BAŞLADI 
Sektörlere yönelik ne tür özel hizmetler sunuyorsunuz? Hububat ve soğuk zincir taşımalarınız hakkında bilgi veriri misiniz?
 
Demiryolu taşımacılığında her sektörün kendine has özellikleri bulunuyor. Özellikle ürünlere hakim olmak ve müşterilerimizin yüküne en uygun taşıma imkanını sunmak bizim için oldukça önemli. Demiryolları üzerinde kullanılan vagonlar arasında 2 ve 4 akslı platform vagonlar, 60′ konteyner vagonları, 2 ve 4 akslı kapalı vagonlar, tank vagonlar, cevher vagonları, granül ürünlerin taşındığı vagonlar bulunmakta. Bu vagon tiplerinin tamamına hakim olarak müşterimize en uygun seçeneği sunuyoruz. Ya da bazı ürünlerin konteyner ile taşınması daha uygun lojistik maliyetlere gelebiliyor. Müşterilerimizin yükünü iyi tanıyarak tecrübeli ekibimiz ile birlikte onlara lojistik maliyet açısından en uygun olan ekipmanı öneriyoruz. Baktığınız zaman bu tamamen bilgi, tecrübe ve deneyime bağlı olarak sunduğumuz özel bir hizmet.
Hububat taşımalarımız için ise sektörde oluşan ihtiyaç doğrultusunda Pnömatik makine yatırımımızı tamamladık ve Kars (Canbaz) istasyonumuzda vagondan vagona hububat aktarma merkezimizi işleme aldık. Böylece Türkiye’nin ilk vagondan vagona tahıl/bakliyat Aktarma Merkezimizi faaliyete geçirmiş olduk. Üreticilerimiz ucuz ve kaliteli hammaddeye rahatlıkla ulaşabilecek duruma geldi. Pnomatik makinamız saatte 60 ton tahıl/bakliyatı bir vagondan diğer vagona aktarabiliyor. Kurduğumuz demiryolu taşıma sistemine aktarma makinamızı da entegre ederek üreticilerimizin lojistik maliyetlerini düşürüyoruz. Artık üreticilerimiz Sibirya, Urallar, Tataristan, Kazakistan’daki kaliteli buğdayı Türkiye’ye daha uygun fiyata istediği ölçüde getirebilir duruma geldi. Aynı zamanda ihracatçılarımızı, Rusya’da karayolunun ulaşamadığı yerler ve Sibirya dahil olmak üzere, demiryolu ağımızla konteyner temini dahil en uç noktalara kadar taşıyoruz. Kurduğumuz tüm bu sistem Türkiye hububat sektörüne özel olarak ihtiyaçlar doğrultusunda tasarladığımız bir sistem.
Soğuk tedarik zincirinde ise Mersin bölgesinden yaş meyve/sebze yükleyerek Rusya’nın Astrahan bölgesine uğurladığımız 14+1 frigo trenimizi 35 saat gibi rekor bir sürede Kars sınırına ulaştırdık. Bu trenimizde 14 Reefer konteynerin içerisinde yaş narenciye ürünleri bulunuyor ve soğutmayı +1 olarak tabir edilen jeneratör enerjisi sağlıyor. Jeneratörün sağladığı enerji sayesinde konteynerler yol boyunca çalışıp, ısısını muhafaza ederek demiryolunda kırılmayan bir soğuk tedarik zinciri yaratacak. İlaveten, Rus Demiryolları ile yapılan anlaşmaya istinaden otonom kendinden yakıtlı ve jeneratörlü genset taşımaları da önümüzdeki dönemde bu halkaya eklemeyi planlıyoruz. Özellikle Volga- Don nehirlerinin donduğu bu zorlu koşullarda denizyolu ve karayoluna alternatif olarak demiryolu taşımalarımız öne çıkıyor. Rusya Federasyonu Demiryolları (RZHD) ile yaptığımız anlaşma ile Türkiye resmi partneri olarak hem bölge ülkelerinde hem de Türkiye’de özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin yapacağı ticareti Rusya’nın her bölgesine ulaştırmayı hedefliyoruz.
 
DEMİRYOLU ÇİN İÇİN TRANSİT SÜREYİ ÜÇTE BİR ORANINDA KISALTIYOR 
Demiryolu taşımacılık hizmetleriyle müşterilerinize hizmet, zaman, maliyet, rekabet vb. açısından ne tür avantajlar sunuyorsunuz?
 
Demiryolu taşımaları havayolu taşımalarına göre daha ucuz ve özellikle Asya rotalarında denizyolundan daha hızlı bir taşımacılık modeli. Gideceğiniz mesafe ve tonajınız ne kadar artarsa demiryolu da o kadar uygun lojistik maliyete kavuşmuş oluyor. Şuan Çin’e denizyolu ile 40-45 gün gibi sürelere varış yaparken demiryolu ile 1/3 katı daha kısa sürede 14 günde varış yapabiliyorsunuz. Baktığınız zaman bu hem zaman hem de maliyet açısından inanılmaz bir süre. Çünkü Çin pazarı şuan satın alma paritesi bakımından en büyük tüketici pazarı. Bu denli büyük bir pazara 2 haftada erişim sağlayabiliyoruz. Denizyolunda yaşanan konteyner krizleri, gemilerdeki yer sorunları gibi etkenler ile de kıyaslarsak; demiryolu rekabetçi fiyatları ile öne çıkıyor.
 
IRAK DEMİRYOLU PROJESİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR 
2020 yılını nasıl kapattınız? Bu yıl için gündeminizdeki yeni projeleri ve büyüme hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?
 
2020 yılına demiryolunda ilkleri gerçekleştiren bir vizyon ile başlamıştık. Bu vizyon doğrultusunda Türkiye tarihinde ilk Çin ihracat blok trenimizi uğurladık ve hattı 14 gün gibi stabil süreye oturttuk. Hububatçılarımız için ilk vagondan vagona hububat aktarma merkezimizi hizmete alarak kaliteli buğdayın ülkemize ulaşmasını kolaylaştırdık. 2020 yılında aktif olarak bulunduğumuz hatlarda ülke hacmimizi artırdık.
2021 yılı içerisinde yine ilkleri başaran bir vizyon ile ilerlemeyi düşünüyoruz. Bu doğrultuda Irak demiryolu projemiz üzerinde çalışmaları sürdürüyoruz. Orta Doğu taşımalarını daha da artırma gibi düşüncelerimiz var, aynı zamanda Trans- Hazar güzergahındaki taşıma sürelerini daha da kısaltma gibi hedefler ile ilerliyoruz. 2021 yılı için ülkece demiryolu hatlarında büyüme hedefimiz var. Bu nedenle ülkemizi yeni demiryolu hatlarına entegre etmek için çalışıyoruz. Rusya hattına entegre olmamız ile %80 Moskova ekseninde dönen ticaretimize yeni rotalar kazandırarak hacmimizi artıracağız.
 
DEMİRYOLU BAĞLANTILI LOJİSTİK MERKEZLER TÜRKİYE’Yİ ÜS HALİNE GETİRECEK 
Demiryolu taşımacılığının payının artırılması için nasıl bir yol haritasına ihtiyaç var? 
 
Demiryolu payının artırılması için öncelikle demiryolu kültürünün ülkemize anlatılması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin, Almanya’dan Bağdat’a kadar uzanan demiryolu 1940 yılında ilk treni uğurlamıştır, fakat baktığımızda bu demiryolu günümüzde hiç aktif olarak kullanılmamış. Yol haritası olarak öncelikle yıllardır planlanan hatların ne gibi sorunlarla karşılaştığını iyice araştırmamız ve bu sorunlara çözümler üretmemiz gerektiğini düşünüyorum. Sonrasında, demiryolunu sektörümüze iyice anlatarak lojistikçilerimizin maliyetlerini düşürürken, demiryolunu da hesaba katmalarını sağlamalıyız.
Tüm bu doğrultuda yeni kurulacak olan lojistik merkezlerin önemi bir hayli fazla olacak. Demiryolu bağlantılı lojistik merkezleri, intermodal taşımaların önünü açacağı gibi Türkiye’yi Asya ile Avrupa arasında tam bir lojistik merkez üssü haline getirebilir. Lojistik merkez yatırımlarının doğru ve etkin bir şekilde kurgulanması büyük önem arz ediyor. İyi yetişmiş, kalifiyeli insan gücü ise tüm bu ekosistemin itiş gücü olacaktır. Bu nedenle yeni tedarik zinciri sistemlerimizi iyi kurgulamalı ve gençlerimizi oldukça iyi yetiştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.
 
ÇİN’E İHRACAT SEFERLERİNE BAŞLADI 
Uzak Doğu hattında sunduğunuz hizmetten söz eder misiniz? Bu hatta bugüne kadar ne kadarlık bir yük taşıması gerçekleştirdiniz? Gündeminizdeki yeni projeler neler?
 
İlki Kasım 2019'da Çin'den Avrupa'ya ulaşan transit trenin yanı sıra Çin ile Türkiye ve Avrupa hattında toplam 14 blok tren işlettik.
Çin’den gelen ithalat trenlerimize istinaden Uzak Doğu hattında tarihimizde ilk Çin’e ihracat blok tren servisimizi başlattık. Servisimiz ile şuan blok trenler vasıtasıyla ithalat ve ihracat taşımaları yapıyoruz. İlk iki ihracat trenimiz ile 2,600 adet buz dolabını Çin pazarına ulaştırdık, üçüncü ihracat trenimiz şuan yolda ve ülkemiz için önemli bir maden olan BOR’u Çin’e ulaştırıyor.
754 metre uzunluğunda, 42 konteyner yüklü son ihracat  trenimiz, Eskişehir Kırka’dan yola çıkan rafine bor ürünlerini Çin’in Xi’an şehrine 2 haftalık bir zaman diliminde ulaştıracak. İhracat trenimiz Türkiye parkurunu tamamladıktan sonra Bakü-Tiflis-Kars demiryolu üzerinden Xi’an şehrine ulaşacak. Türkiye’den Çin’e toplam 7 bin 792 kilometre yol kat edecek. Seyahat boyunca 2 kıta, 2 deniz ve 5 ülkeden geçecek. Denizyoluyla yaklaşık 45 ila 60 gün arasında gerçekleştirdiğimiz ihracatı demiryoluyla 15-20 gün içerisinde yapabileceğiz. Bu hattın tamamen düzene girmesi ile birlikte Asya hattında yeni rotaları da devreye almak için projeler yürütüyoruz.
 
DEMİRYOLUNUN TANITIMI İÇİN SEFERBER OLDU 
Türkiye’de demiryolunun pek fazla bilinmemesini karşılaştıkları en büyük engel olarak gösteren Pasifik Eurasia Genel Müdürü Fatih Nusret Dur, “Öncelikle ülkemize demiryolunu tanıtmamız ve bu kültürü anlatmamız gerekti. Bu nedenle satış faaliyetlerinden daha önce tanıtım faaliyetlerine odaklanarak müşterilerimize demiryolunu anlattık. Bu doğrultuda pazarlama birimimiz haftada 1.000-1500 adet hiç demiryolu yapmamış müşteriye ulaşarak demiryolu faaliyetlerini tanıttı. Pandemi döneminde ise demiryoluna olan talep oldukça arttı ve yeni normale uygun çözümlerin geliştirilmesi gerekti. Artan talep ile birlikte bizler de dijital yatırımlarımızı artırarak operasyon dönüş süremizi artırdık. Kapasite yetersizliğinin önüne geçmek amacıyla mevcutların efektif kullanılması için tam bir koordinasyon gereklidir ve ilgili kurumlarla görüşerek bu koordinasyonu sağladık. Önümüzdeki yıllarda ise ülke olarak bu sektörde yeni yatırımların yapılacağını söyleyebiliriz. Pandemi döneminde tüm özel ve kamu sektörümüzün iyi bir performans gerçekleştirdiğini düşünüyorum, hatta çoğu ülkeye örnek olduk” dedi. 
 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat