Seramik sektörü için LOJİSTİK = İSTİKRAR
Avrupa’da hem üretim hem de ihracatta İtalya ve İspanya’nın ardından 3. sırada yer alan, global ligde 6. sıraya yerleşen Türkiye seramik sektörü markalaşmak için dünyadaki 1500 rakibine karşı tüm kozlarını ortaya koydu. Yeni pazarlara açılmada en önemli görevlerden birini de lojistik firmalarına veren seramik sektörü, partnerlerini seçerken tercihini‘bir adım önde ve istikrarlı’ olan şirketlerden yana kullanıyor.




seramiksanAnadolu topraklarında ‘sanat’ yönüyle 8 bin yıllık geçmişi bulunan, ‘sanayi’ kimliğine kavuştuğu 1950’li yıllardan beri gelişimi hız kesmeden devam ettiren Türk seramik sektörü, üretimden ihracata başarı çıtasını her geçen gün yükseltiyor. 1990 yılından itibaren modernize olan sektör o yılki kaplama malzemelerinde 60 milyon metrekare olan kurulu kapasitesini 2012 yılında 430 milyon metrekareye, 52 milyon metrekare olan üretimini 260 milyon metrekareye, 8 milyon metrekare olan ihracatını 87 milyon metrekareye ulaştırdı. 1950 yılında 100 bin adet ile başlayan seramik sağlık gereçleri üretimi de bugün 21 milyon adet kurulu kapasiteye dayandı.

Seramik kaplama malzemelerinde 28, seramik sağlık gereçlerinde ise irili ufaklı 40’a yakın üreticinin faaliyet gösterdiği sektör ihracat yelpazesi genişledikçe lojistik sektörüne duyulan ihtiyaç da artıyor. Rakiplerinin küresel krizden derin yara almasını fırsata çevirmek için harekete geçen şirketler, Türk seramiğinin dünyada markalaşmasında lojistik sektörüne de önemli görevler düştüğüne inanıyor. “Lojistik sektörü diğer sektörler ile karşılaştırıldığında yeni pazarlara açılma anlamında hep bir adım önde oluyor” diyen Kütahya Seramik Porselen Turizm A.Ş. Planlama ve Lojistik Müdürü Mustafa Elgün, partnerlerinden en büyük taleplerinin ise ‘istikrar’ olduğunun altını çiziyor.   

Seramiksan İhracat Müdürü Rıfat Noyan açıklamalarıyla yeni pazarlara açılmada lojistik sektörünün kilit noktada bulunduğunu destekliyor. “Özellikle İspanya, İtalya ve Almanya gibi en ciddi rakiplerimizin bulunduğu Avrupa'da daha önemli bir noktada karşımıza çıkıyor. Bahsettiğimiz ülkelerin dağıtım ağları özellikle Orta ve Doğu Avrupa'da çok güçlü durumda. Bu bağlamda palet bazında hatta 1 palet olarak bile bu bölgelere çok rahat teslimat sağlayabiliyorlar. Oysa bu bölgelerdeki müşterilerimiz bizden 1 palet dahi sipariş vermek istediği zaman 1 konteynere ya da TIR’a tamamlamak durumunda” diyen Noyan, Seramiksan olarak bu dezavantajın etkilerini ortadan kaldırmak için çalışmalara başladıklarını, lojistik şirketlerinden de bu yönde destek ve fikirler beklediklerini dile getiriyor.

SERFED: Artan maliyetler karşısında tek alternatif karayolu!

2 milyar Euro pazar büyüklüğüne sahip seramik sektörünün ciro açısından olmasa da katma değer bakımından otomotiv, elektronik ve tekstil gibi yüksek hacimli sektörlerle yarışır duruma geldiğini söyleyen Türkiye Seramik Federasyonu Genel Sekreteri Germiyan Saatçioğlu, sektörün 2011 performansı ile ilgili şu bilgileri veriyor: “2011 yılında kaplama malzemeleri üretimi 245 milyon metrekareden 260 milyon metrekareye, iç pazar satışları 150 milyon metrekareden 165 milyon metrekareye yükseldi. İhracatta bir önceki yıla kıyasla 3 milyon metrekare artarak 87 milyonu yakaladı.
Sağlık gereçlerinde de 2010 yılında 220 milyon adet olan üretim 2011 yılında 245 milyon adede, iç pazar satışları 120 milyon adetten 135 milyon adede, ihracatta 95 milyondan 110 milyon adede ulaştı.”

Lojistiğin seramik sektörü açısından vazgeçilmez bir öneme sahip olduğunu ifade eden Saatçioğlu, değişik merkezlerde lojistik istasyonlarının kurulması, bu istasyonlarda toplanan malların demiryolu, karayolu, denizyolu ile bekletilmeden değişik nakliye vasıtalarıyla destinasyonlarına sevk edilmeleri, parsiyel sevkiyatların birleştirilerek hedefine ulaştırılması için çok iyi bir koordinasyona ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.

Saatçioğlu, artan ihracatla seramik şirketlerinin profesyonel lojistik çözümlerine giderek daha fazla başvurduğunu aktararak, “Seramik sektörü, ihraç ürünlerini fabrikadan teslim alarak varış ülkesindeki alıcıya teslime kadar bütün operasyonları yapan deneyimli nakliye şirketlerine, lojistik kuruluşlarına ihtiyaç duyuyor” şeklinde konuşuyor.

Seramik ürünlerinin yükte ağır, pahada hafif ürünler olduğunu bu nedenle nakliyeye ödenen ücretin sektörün ürün maliyetleri içerisinde de önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Germiyan Saatçioğlu şu değerlendirmeyi yapıyor: “İstanbul Şile havzasından satın alınan kilin, Aydın Çine havzasından satın alınan feldispatın Eskişehir, Bilecik, Çanakkale, İzmir, Uşak, Manisa ve Kütahya illerindeki seramik tesislerine taşınma masrafı mal bedelini katlıyor.Bitmiş ürünlerin ihraç edilmek üzere limanlara nakliyesi de, üretim tesislerine uzak olan iç pazarlara nakliyesi de maliyet içerisinde büyük paylar alıyor. Demiryolu ile limanlara bağlanan seramik tesisi hemen hemen yok gibi! Karayolu-demiryolu kombinesi ile limanlara ulaşım maliyeti, elleçleme giderleri de eklenince karayolu taşıma maliyetini geçiyor. Demiryolu istasyonları stoklama sahaları, yükleme ve boşaltma mekanize imkanları ve zamanında uygun vagonların temini bakımından başarılı görülmüyor. Teslim süreleri de işin içerisine girince nakliye karayoluna kaydı. Yılda 10 milyon ton seramik hammaddesi ve bitmiş seramik ürün Türkiye karayolları üzerinde dolaşıyor.”

Limanlarda da doluluk, konteyner temini ve yükleme boşaltma maliyeti bakımından sorunlar yaşanabildiğini dile getiren Saatçioğlu, Avrupa’ya aktarmasız sevkiyatta sıkıntılar olduğunu iletiyor.   

Kütahya Seramik demiryolu hattıyla ikinci bir seçenek sunuyor
5 kıtada yaklaşık 55 ülkeye ihracat yapan, aynı zamanda teşhire önem vererek hem kendi show house ve show plazalarında hem de iş ortaklarının mağazalarında ürünlerini sergileyen Kütahya Seramik, profesyonellere ve nihai tüketicilere ürünlerini oluştururken, deyim yerindeyse ince eleyip sık dokuyor. Lojistik süreçlerini kendilerinin yönettiklerini söyleyen Kütahya Seramik Porselen Turizm A.Ş. Planlama ve Lojistik Müdürü Mustafa Elgün, “Lojistik, seramik sektörü için maliyetler ve hizmet açısından büyük önem taşıyor. Seramik taşınırken ve depolanırken, hacim ve ağırlık açısından yüksek değerler aldığından lojistik maliyetlerinin yüzdesi toplam maliyeler içinde göreceli olarak büyük yer kaplıyor. Kütahya Seramik ürünlerimizi daha ekonomik, istenilen zamanda ve sağlam bir şekilde iş ortaklarımıza ulaştırmayı hedefliyoruz” diye konuşuyor. Elgün fabrikalarına demiryolu hattının çekilmesini sağlayarak iş ortaklarına ikinci bir seçenek sunduklarının da altını çiziyor.

Yapı malzemeleri sektöründe ücra noktalara kadar ürün sevkiyatı yapıldığından, tedarik ve dağıtım zincirlerinin uzun süreçler aldığından da söz eden Elgün, lojistik partnerlerinin seçiminde maliyetleri de göz önünde bulundurduklarına işaret ediyor. Mustafa Elgün, anlaşmaların uzun vadeli yapılmasının devamlılık ve kazanımlar açısından da önemli olduğunu düşündüklerini ifade ederken, lojistik süreçlerde yaşanan sorunlara yönelik olarak ise şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Nakliye fiyatlarının artışına neden olan faktörler dolayısıyla lojistik anlamda sıkıntılar yaşanabiliyor. Aynı zamanda demiryolları nakliye fiyatlarının da artması önemli problemlerimizden biri. Demiryolları ağının Türkiye’deki yerleşim noktaları kıyaslandığında basit kalması da çok sayıda rota için karayollarını tek seçenek olarak bırakıyor.”

Seramiksan lojistik şirketlerinden ‘rekabetçi öneriler’ bekliyor

1990 yılında kurulan, 1994 yılında da Turgutlu’da üretim faaliyetlerine başlayan Seramiksan, başlangıçta yıllık 1,5 milyon metrekare olan üretim kapasitesini bugün 28 milyon metrekareye ulaştırdı. Toplam üretiminin
%25-30’unu ihraç eden şirket, geçtiğimiz yıl İsrail, İngiltere, Irak ve Balkan ülkeleri başta olmak üzere toplam 43 ülkede ürünlerini dünya ile buluşturdu. Mevcut kapasite bakımından Türkiye’nin en büyük 3 fabrikasından birine sahip olan Seramiksan, yılsonuna kadar teknik porselen üreteceği tesisini devreye sokmaya hazırlanırken, yine bu yıl içinde açmayı planladığı vitrifiye fabrikası ile seramik alanında sağladığı ivmeyi taçlandırmak istiyor.

“Tabii ki bu kadar teknik ürünlerin ihracatını yapmak için hedeflerimiz arasında yeni pazarlar oluşturmak ve mevcut pazarlarımızı geliştirmek de yer alıyor” diyen Seramiksan İhracat Müdürü Rıfat Noyan

, şirket olarak yurtiçi ve yurtdışı bütün yüklemelerini fabrika teslimi olarak gerçekleştirdiklerini anlatıyor. Noyan, “Şüphesiz ki fabrika teslimi satıyor olmamız lojistik ile ilgilenmediğimiz anlamına gelmiyor. Özellikle yurtdışında bazı müşterilerimiz daha önce Türkiye'den ihracat yapmadığı için bu konuda bilgi, tavsiye ve desteğe ihtiyaç duyuyor. Bizim görevimiz ise müşterilerimizi doğru lojistik firmaları ile buluşturmak” şeklinde konuşuyor.

Lojistiğin şirketleri açısından çok önemli olmasının bir sebebini de ‘ürettikleri ürünün yükte ağır pahada hafif olması’ şeklinde açıklayan Noyan, ürünün fiyatı üzerine eklenecek olan nakliye maliyetinin dış pazarlarda rekabet şartlarını zorlaştırdığını vurguluyor. Noyan, bu nedenle yüklemelerinin çok büyük bir bölümünün denizyolu gerçekleştirdiklerini, yıllık konteyner trafiklerinin ise 3 bin 500 ila 4 bin konteyner civarında olduğunu belirtiyor. Noyan, “Bunun yanı sıra yıllık 200-250 TIR  kadar komşu ülkelere ihracatımız var. Demiryolunu kullanmak altyapı eksiklikleri nedeniyle neredeyse imkansız halde…” diyor.

Her ne kadar fabrika teslim yüklemeler yapsalar da ürünlerinin nihai maliyetine önem verdiklerinin altını çizen Rıfat Noyan, ürünün varış yerindeki maliyetinin rekabet açısından önemli olduğunu, özellikle ara nakliyede lojistik firmalarından bu yönde destek beklediklerini kaydediyor. 

Gelişmekte olan ve 3. dünya ülkelerine yaptıkları ihracatlarda da sorunlar yaşadıklarını aktaran Noyan sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu ülkelerde iyi pazar oluşmasına rağmen mevcut ve potansiyel müşterilerimize lojistik destek sağlanamıyor. Özellikle bazı Afrika ülkelerine gemi hatları yetersiz durumda. Seyrek olan seferler ise çok yüksek maliyetli ve transit süresi fazla. Bu açıdan maalesef lojistik firmalarımız bizlere çözüm sunmak konusunda yetersiz kalabiliyorlar.”


SERAMİK SEKTÖRÜNÜN LOJİSTİK KRİTERLERİ

- Yurtiçi ve yurtdışındaki hizmet kalitesi 
- Sağlanan servisin hızlı ve çözüm odaklı olması
- Zamanında teslim

- Sefer sıklığı

- Geniş ulaşım ağı
- Rekabetçi fiyat


 

 

 

 

 

 

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat