Kıta Logistics çift haneli büyümesini yatırımlar ve uluslararası ağla güçlendiriyor
18/08/2026 - 10:37:00
Kıta Logistics, 2026’nın ilk yarısında cirosunu yüzde 20’nin üzerinde artırırken EBITDA’da iki katı aşan büyüme kaydetti. Kıta Logistics Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Eldener, şirketin Avrupa’daki güçlü konumunu korurken Orta Koridor, Orta Asya, Orta Doğu ve Amerika’da uluslararası ağını güçlendirdiğini belirterek, 600 milyon TL’lik depo ve antrepo yatırımıyla altyapıyı da geliştirdiklerini söyledi. Eldener, yıl sonunda çift haneli büyüme hedeflediklerini ve sürdürülebilir büyüme, dijitalleşme ve katma değerli lojistik çözümlere odaklanacaklarını ifade etti.
2026'nın ilk yarısını Kıta Logistics açısından güçlü ve sağlıklı bir büyüme dönemi olarak değerlendiriyoruz. Küresel ticarette belirsizliklerin, bölgesel gelişmelerin ve maliyet baskılarının devam ettiği bir ortamda, operasyonel hacmimizi artırırken kârlılığımızı da önemli ölçüde güçlendirdik. İlk altı ay sonunda ciromuz geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %20'nin üzerinde artış gösterirken, operasyonel kârlılığımızda ise çok daha güçlü bir performans sergiledik. Özellikle EBITDA tarafında geçen yılın aynı dönemine kıyasla iki katın üzerinde bir büyüme elde etmiş olmamız, sadece hacim odaklı değil, sürdürülebilir ve verimli büyüme stratejimizin de doğru ilerlediğini gösteriyor.
Bu dönemde Hava ve Denizyolu taşımacılığı başta olmak üzere birçok iş kolumuz bütçelerimizin üzerinde performans gösterirken, müşteri portföyümüzde de nitelikli bir genişleme sağladık. Mevcut müşterilerimizle iş hacmimizi artırırken, farklı sektörlerden yeni müşterileri de portföyümüze kazandırdık. İlk 30 müşterimizde hem ciro hem de kârlılık tarafında yakaladığımız güçlü artış, büyümenin sağlıklı bir müşteri yapısı üzerine inşa edildiğini ortaya koyuyor.
Yılın ikinci yarısında küresel ekonomik gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz. Bununla birlikte, mevcut performansımız doğrultusunda yıl sonunu çift haneli büyümeyle tamamlamayı hedefliyoruz.
Küresel ticarette yaşanan jeopolitik gelişmeler, ekonomik dalgalanmalar ve değişen ticaret koridorları lojistik sektörünü yeniden şekillendiriyor. Bu gelişmeler Kıta Lojistik'in operasyonlarını, yatırım kararlarını ve büyüme stratejisini nasıl etkiliyor?
Jeopolitik gelişmelerin lojistik sektöründe artık geçici dalgalanmalar değil, yeni ticaret ve taşıma düzeninin temel belirleyicilerinden biri olduğunu düşünüyoruz. Özellikle Kızıldeniz'deki sorun, küresel lojistiğin adeta yeni normali haline gelmiş durumda. Bu durum yalnızca navlunları yukarı çekmekle kalmıyor, taşıma sürelerini de önemli ölçüde uzatıyor. Doğu ile Batı arasındaki taşıma sürelerinin yaklaşık %30-40 oranında artması, aynı ticaret hacmini taşımak için daha fazla gemi ve konteynere ihtiyaç duyulması anlamına geliyor. Bu da kapasite tarafında baskı oluşturarak navlunların, özellikle spot piyasada, yukarı yönlü hareket etmesine neden oluyor. Nitekim Çin'den Akdeniz'e denizyolu taşıma maliyetlerinin son birkaç ay içerisinde yaklaşık iki katına çıktığını, buna paralel olarak transit sürelerin de uzadığını görüyoruz. Bu tablo, Avrupa'nın tedarik zincirlerini yeniden değerlendirmesini de hızlandırıyor. Türkiye bu noktada önemli bir avantaja sahip. Avrupa'ya yakınlığı, güçlü üretim altyapısı ve gelişmiş lojistik yetkinlikleri sayesinde Türkiye'nin özellikle Avrupa'nın tedarik zincirlerinde Nearshoring açısından stratejik öneminin daha da arttığını düşünüyoruz. Türkiye halen önemli bir lojistik üs ve bu konumunu daha da güçlendirebilecek potansiyele sahip.
Bu değişimin şirketimizin operasyonlarına da doğrudan yansıdığını görüyoruz. Örneğin Avrupa ile Arap Yarımadası arasındaki karayolu taşımalarımızda belirgin bir artış var. Ticaret koridorları değiştikçe biz de müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre alternatif güzergâhlar ve taşıma modelleri geliştiriyoruz. Burada bizim açımızdan önemli olan, değişen koşullara sadece reaksiyon vermek değil, müşterilerimize önceden çözüm üretebilmek. Dolayısıyla jeopolitik riskler yatırım ve büyüme stratejimizin merkezinde yer alıyor. Tek bir taşıma moduna veya tek bir koridora bağımlı olmayan, farklı coğrafyaları ve taşıma modellerini bir araya getirebilen esnek bir yapı kurmaya odaklanıyoruz.
ODAKTA ORTA KORİDOR VE AMERİKA VAR
Avrupa başta olmak üzere hangi pazarları stratejik büyüme alanı olarak görüyorsunuz? Yeni ülke, ofis veya iş birlikleri gündeminizde mi?
Kıta Logistics olarak uluslararası ağımızı yalnızca kendi ofislerimiz üzerinden tanımlamıyoruz. Geçtiğimiz yıl yeni ofis yatırımlarımız oldu; ancak bizim için yurt dışında bağlantıda olduğumuz her bir acente, aynı zamanda şirketimizin bir ofisi gibi çalışıyor. Biz de onların ofisiyiz. 31 yıldır yeni iş ortaklarını bu ağa dahil ederken, giderek güçlenen iş birliklerimizle hem onların hem de müşterilerimizin fikirlerine ve hayallerine ortak oluyoruz. Zaten “Moving Ideas” söylemimizin arkasındaki yaklaşım da bu.
Çin'den Amerika'ya uzanan hizmet ağımız içerisinde Orta Koridor bizim için jeostratejik açıdan da son derece kıymetli. Kazakistan ve Özbekistan'a yönelik yatırımlarımızla bu koridor üzerindeki katma değerli hizmet kabiliyetimizi daha da güçlendirmeyi ve müşterilerimize daha fazla alternatif sunmayı amaçlıyoruz. Özellikle bu bölgede proje lojistiği açısından önemli bir fırsat alanı oluştuğunu görüyoruz. Bu fırsatı değerlendirerek önemli projelerin yüklemelerini üstleniyor, bölgedeki proje lojistiği kabiliyetimizi de giderek güçlendiriyoruz. Özellikle CIS ülkelerine Türkiye ve Avrupa'dan sunduğumuz katma değerli lojistik hizmetler, bizi farklılaştıran önemli alanlardan biri. Avrupa tarafında ise başta Almanya ve BENELUX ülkeleri olmak üzere güçlü olduğumuz pazarlardaki hizmet kalitemizi daha fazla potansiyel iş ortağıyla buluşturmayı hedefliyoruz. Buradaki amacımız yalnızca ağımızı genişletmek değil, doğru iş ortaklarıyla uzun vadeli ve karşılıklı değer yaratan ilişkiler kurmak. Bunun yanında, son dönemde ağırlık verdiğimiz Orta Doğu pazarı da stratejik büyüme alanlarımız arasında. Amerika ise Kıta Logistics açısından yüksek potansiyel gördüğümüz ve odaklandığımız bir diğer hedef pazar. Bizim için uluslararası büyüme, haritada daha fazla noktaya ulaşmaktan ziyade, ulaştığımız her noktada müşterimize aynı güvenilirlik ve hizmet kalitesini sunabilmek anlamına geliyor.
Gerçekleştirdiğiniz yatırımlarda hangi alanlara odaklanıyorsunuz? Önümüzdeki dönemde yatırımlar planlıyor musunuz?
Lojistik sektöründe rekabetin artık yalnızca taşıma kapasitesiyle değil; teknoloji, sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilikle şekillendiğine inanıyoruz. Bu nedenle son dönemde yatırımlarımızı da sadece fiziksel büyüme ekseninde değil, müşterilerimize daha entegre ve katma değerli hizmet sunacak bir altyapı oluşturma hedefiyle planlıyoruz.
Bu kapsamda ilk olarak antrepo altyapımızı güçlendirmeye yönelik toplamda 600 milyon TL’lik konsolide bir yatırım gerçekleştirdik. Yatırımla depolama kapasitemizi artırırken, tesislerimizi yenilenebilir enerji sistemleri, lityum iyon ekipmanlar, akıllı güvenlik çözümleri ve enerji verimliliği odaklı uygulamalarla destekledik. Depolarımızı yalnızca ürünlerin muhafaza edildiği alanlar olmaktan çıkarıp, teknolojiyle güçlendirilmiş lojistik merkezlerine dönüştürüyoruz. Bununla birlikte operasyonel altyapımızı da güçlendirmeye devam ediyoruz. Deniz taşımacılığı hacmimizin artmasına paralel olarak özmal çekici ve ekipman yatırımlarımızı hayata geçirerek liman, depo ve müşterilerimiz arasındaki operasyonları daha entegre bir yapıya kavuşturduk. Filomuzdaki 32 adet özmal tırı Euro 6 teknolojili yenileriyle gençleştirdik. 5 adet yeni tırı daha bünyemize kattık. Fiziksel yatırımlarımızı dijital dönüşümle desteklemeyi de en az özmal yatırımları kadar önemsiyoruz. Son dönemde devreye aldığımız yeni Dijital Antrepo Uygulamamız sayesinde ürünlerin depoya girişinden sevkiyatına kadar tüm süreçleri gerçek zamanlı yönetebiliyor, müşterilerimize çok daha yüksek görünürlük ve operasyonel hız sağlayabiliyoruz.
Kıta Logistics olarak dijital dönüşüm sürecinde hangi teknolojilere öncelik veriyorsunuz? Yapay zekâ, veri analitiği ve otomasyon alanındaki çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kıta Logistics olarak dijital dönüşüm sürecimizi üç temel başlık üzerine inşa ediyoruz: operasyonel dijitalleşme, veri analitiği ve yapay zekâ destekli karar mekanizmaları. Özellikle depo operasyonlarımızda hayata geçirdiğimiz ERP sistemleriyle entegre mobil uygulama altyapısı sayesinde ürünlerin depoya girişinden sevkiyatına kadar tüm süreçleri gerçek zamanlı olarak izleyebiliyor; stok doğruluğunu, operasyonel hızı ve saha verimliliğini önemli ölçüde artırıyoruz. Yapay zekâyı ise geleceğin değil, bugünün önemli rekabet araçlarından biri olarak görüyoruz. Özellikle teklif hazırlama süreçleri, doküman yönetimi, müşteri iletişimi ve operasyonel süreçlerin hızlandırılması gibi alanlarda yapay zekâ destekli uygulamaların sunduğu fırsatları yakından takip ediyor ve edebildiklerimizi şimdilik süreçlerimize entegre ediyoruz. Aynı zamanda yapay zekânın sürdürülebilirlik hedeflerimize de katkı sağlayacağına inanıyoruz.
HEDEF KÜRESEL ÖLÇEKTE GÜÇLÜ BİR LOJİSTİK MARKASI OLMAK
Önümüzdeki dönemde sektörü şekillendirecek en önemli dinamikler sizce neler olacak? Kıta Logistics’in önümüzdeki 3-5 yıllık dönemde nasıl bir konumda görmeyi hedefliyorsunuz?
Önümüzdeki dönemde lojistik sektörünü şekillendirecek en önemli dinamiklerin; dijitalleşme, sürdürülebilirlik, tedarik zincirlerinin yeniden yapılanması ve hızla değişen müşteri beklentileri olacağını düşünüyorum. Artık müşteriler yalnızca yüklerinin zamanında teslim edilmesini değil; süreçlerini gerçek zamanlı takip edebilmeyi, veriye dayalı raporlama alabilmeyi, karbon ayak izini görebilmeyi ve ihtiyaçlarına özel çözümler üretebilen stratejik bir iş ortağıyla çalışmayı bekliyor. Bu nedenle lojistik şirketlerinin gelecekteki rekabeti, yalnızca fiyat ve operasyon gücüyle değil; çeviklik, teknoloji kullanımı ve katma değer üretme kabiliyetiyle belirlenecek. Şirketimizi Türkiye'nin değil, faaliyet gösterdiği coğrafyalarda güvenilirliği, hizmet kalitesi ve yenilikçi çözümleriyle tercih edilen küresel bir lojistik markası olarak konumlandırmayı hedefliyoruz. Yeni pazarlarda büyürken, mevcut müşterilerimizle ilişkilerimizi daha da güçlendirmeyi; sürdürülebilir lojistik çözümlerimiz, güçlü uluslararası ağımız ve müşteri odaklı hizmet anlayışımızla sektörümüzde fark yaratan bir marka olmayı sürdüreceğiz.
KITA LOGISTICS’TE KARBON YÖNETİMİ DİJİTALLEŞİYOR
Kıta Logistics Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Eldener, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) lojistik sektöründe yalnızca yeni regülasyonlar getirmediğini, aynı zamanda iş yapış biçimlerini yeniden tanımlayan önemli bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğini söyledi. Eldener, müşterilerin artık yalnızca yüklerinin zamanında teslim edilmesini değil, operasyonun ne kadar karbon salımıyla gerçekleştirildiğini, bu verilerin ne kadar şeffaf raporlanabildiğini ve sürdürülebilirlik performansının ne ölçüde yönetilebildiğini de dikkate aldığını belirtti. Eldener, “Bu nedenle sürdürülebilirliği bir uyum zorunluluğu olarak değil, uzun vadeli rekabet gücümüzün temel unsurlarından biri olarak görüyoruz” dedi. Kıta Logistics olarak sürdürülebilirlik dönüşümünün merkezine dijitalleşmeyi yerleştirdiklerini aktaran Eldener, karbon ayak izi ve sera gazı emisyonlarının ölçüm ve raporlanmasını dijital bir altyapıya taşıdıklarını ifade etti. Bu kapsamda İzmir Teknopark merkezli yerli teknoloji firması Carbon Emit ile iş birliği gerçekleştirdiklerini belirten Eldener, bu altyapı sayesinde karbon yönetimini dönemsel bir raporlama faaliyeti olmaktan çıkararak operasyonel karar alma süreçlerinin bir parçası haline getirdiklerini söyledi. Eldener, “Bu altyapı sayesinde emisyon verilerimizi sürekli, izlenebilir ve doğrulanabilir şekilde yönetebiliyor; aynı zamanda Avrupa Yeşil Mutabakatı ve CBAM gibi uluslararası düzenlemelere uyum konusunda da güçlü bir altyapı oluşturuyoruz” diye konuştu.
