Banner


Euro Gıda’nın ihracat yükünü denizyolu omuzladı
Üretiminin %65’ini Avustralya ve Avrupa Birliği’ndeki 33 ülkeye ihraç eden Euro Gıda, Amerika kıtasına açılmaya hazırlanıyor. Yıllık net 28.500 ton, brüt 38.000 ton ihracat yaptıklarını belirten Euro Gıda Planlama Müdürü Özgür Tuğgan, “Yurtdışı nakliyelerimizin %98’i denizyolu , %2’si karayolu şeklindedir. Door to door ve port to port şeklinde teslimat gerçekleştiriyoruz” diyor. 




ozgur_tuggan_euro_gidaEuro Gıda’nın üretim faaliyetlerinden söz eder misiniz? 
Euro Gıda salamurada sebze ve çeşitli soslar üreten bir firmadır. Üretim portföyünün içinde çok çeşitli turşular, konserveler ve gurme soslar yer almaktadır. Tazeliğin en üst düzeyde korunabilmesi için toplama anından itibaren 8 ila 18 saat içinde ürünlerimiz en ileri teknolojiye sahip tesislerimizde ambalajlanmaktadır. Sözleşmeli 20.000 dekarlık tarımsal alanımız ile Türkiye’nin en büyük ve dünyanın önde gelen salatalık, biber turşusu, közlenmiş biber ve közlenmiş patlıcan üreticisiyiz. En son teknolojiye sahip tesislerimizde 55.000 m²’lik kapalı alanda yılda 100 milyon kavanozluk üretim kapasitesine sahibiz. Birçok önde gelen Türk ve global marka için üretim ve ambalajlama yapmanın yanı sıra, kendi markamız “Melis” ile de sektöre hizmet veriyoruz. 
 
ÜRETİMİN %65’İNİ İHRAÇ EDİYOR 
Üretiminizin ne kadarını ihraç ediyorsunuz? Açılmayı düşündüğünüz yeni pazarlar var mı? 
2016 yılında Ran Tarımsal ile güçlerimizi birleştirip kurduğumuz Euro Ran adlı iştirakimiz ile her yıl yaklaşık 3.500 tonluk güneşte kurutulmuş, 600 tonluk fırında yarı kurutulmuş ve 48.000 tonluk taze domates üretim kapasitemiz ile Türkiye’nin en büyük kurutulmuş domates ihracatçısıyız.  Üretimimizin %65’ini Avrupa Birliği ülkeleri ve Avustralya’daki 33 ülkeye ihraç etmemiz ile tam anlamıyla küresel bir oyuncuyuz. Hedef pazarımızda yakın dönemde Amerika kıtası bulunmaktadır. Bunun için adımlarımızı atmış ve yol haritamızı da çizmiş durumdayız.
 
Euro Gıda tedarik zinciri süreçlerinde hangi stratejiyle başarıya ulaşıyor? 
Turşu üretiminde çok yeni olan sanayimiz son yıllarda önemli bir atılım yapmıştır. Türkiye’ de bu alanda faaliyet gösteren firma sayısını ve dolayısıyla firma kapasitelerini belirlemek oldukça zordur. Bunun başlıca sebepleri ise gerek turşunun konserve sektörü içerisinde bir alt üretim tipi olması gerekse üretimde belli bir paya sahip olan ve ruhsatsız olarak çalışan işletmelerin varlığıdır. Bu sebeplerden dolayı üretimlerimizi maksimum çıktıyı sağlayacak şekilde kurgulamaya çalışıyoruz. Bunun için yalın ve çevik tedarik zinciri stratejilerini birlikte uygulamaya çalıyoruz. Özellikle müşteriye özel ürünlerde arge aşamasına müşteriyi de dahil ederek süreci ve verimliliğimizi hızlandırmayı seçiyoruz. Değer zinciri içerisindeki katma değersiz aktivitelerimizi bertaraf edebilmek adına, yalın süreçler tasarlamamız gerektiğinin farkındayız. Süreçlerimizi analiz etmek amacıyla yalın 6 sigma çalışmaları için gerekli adımları atmış bulunmaktayız. 
 
ÖNCELİĞİ TRANSİT SÜRE 
Lojistik şirketlerinden ne tür hizmetler alıyorsunuz? 
Nakliye ve mikro dağıtım operasyonları ile ilgili farklı lojistik firmalarından hizmetler alıyoruz. Varlık sebebimiz olan müşteriyi odağımıza alarak memnuniyet sağlamak adına en temel kriterimiz; transit süre, sonrasında sırasıyla kalite, direk servis ve navlun maliyeti. Dört maddeyi aynı anda sağlayabilen firmalarla çalışmaya özen gösteriyoruz.
 
Yılda ne kadar tonluk bir sevkiyat gerçekleştiriyorsunuz? En çok hangi taşıma modlarını kullanıyorsunuz?
Yıllık net 28.500 ton, brüt 38.000 ton ihracatımız bulunmaktadır. Dış piyasa nakliyelerimizin %98’ini denizyolu , %2’sini karayolu oluşturuyor. Dağıtım yapımız satış kanallarına göre farklılıklar göstermekle birlikte dış piyasa teslim şekillerimiz door to door ve port to port şeklindedir. İç piyasada ise karayolu taşıma modunu kullanıyoruz. Bulunduğumuz konum ve müşteri portföyü intermodel taşımacılığın gereksinimlerini karşılayacak şekilde değil. Door to door taşımalar haricinde genellikle liman teslim taşıma yapmaya özen gösteriyoruz.
 
LOJİSTİKTE GİDECEK DAHA ÇOK YOL VAR 
Sanayici ve ihracatçının lojistik süreçlerde yaşadığı ve çözüm bekleyen en temel sorunları neler?
Ülkelerin toplam yıllık yatırımları içerisindeki lojistiğin payı, gelişmiş ülkelerde -40 arasında seyrederken, gelişmekte olan ülkelerde bu oran %2-5 arasında kalmaktadır. Türkiye’de ise bu oran yıllık %3 seviyelerindedir. Bu da önümüzde daha çok uzun yol olduğunun açık kanıtıdır. Türkiye lojistik sektörünün en zayıf yanı; demiryolu ve denizyolu altyapısının hala modernize edilmemiş olmaması. Bunun dışında kayıt dışı şirketlerin varlığı rekabet açısından dezavantaj yaratırken, fiyat odaklı rekabetin yüksek kalite hizmet sunmaya çalışan firmaları zorlaması nedeniyle oluşan sorunlar da sektörü etkiliyor. Yüksek derecede yatırım gereksinimi ise sektörün potansiyelini aşağı çeken önemli bir başka zayıf nokta olarak gözüküyor. Lojistik iş ortaklarımızdan temel beklentilerimiz; sürdürülebilirlik, etik çalışma prensibi, profesyonellik, rekabetçi fiyat ve yüksek hizmet seviyesi ile iş birlikçi yaklaşımdır.
 
“Ülkelerin toplam yıllık yatırımları içerisindeki lojistiğin payı, gelişmiş ülkelerde -40 arasında seyrederken, gelişmekte olan ülkelerde bu oran %2-5 arasında kalmaktadır. Türkiye’de ise bu oran yıllık %3 seviyelerindedir. Bu da önümüzde daha çok uzun yol olduğunun açık kanıtıdır.” 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz