PepsiCo 10’dan fazla lojistik şirketinden destek alıyor
Türkiye'nin lider yiyecek içecek şirketi olma yolunda devam eden PepsiCo, geleneksel satış kanalına bayiler, organize ticaret ve yerinde tüketim noktalarına 3PL firmalarıyla ulaşıyor. 10’dan fazla farklı lojistik firmasından nakliye ve mikro dağıtım operasyonlarının yanısıra,  katma değerli hizmetler konusunda da hizmet aldıklarını belirten PepsiCo Türkiye Tedarik Zinciri Geliştirme ve Verimlilik Müdürü  İrfan Tokpınar, “Lojistik tedarikçilerimizi çözüm ortağı olarak görüyor, karşılıklı kazan-kazan ilkesine bağlı kalarak birçok verimlilik projesine birlikte imza atıyoruz” diyor. 




irfan_tokpinar_pepsicoPepsiCo’nun Türkiye’deki yapılanması hakkında bilgi verir misiniz? 
PepsiCo, 1965 yılında Pepsi Cola ve Frito Lay'ın birleşmesi ile kuruldu. 1998 yılında dünyanın en büyük taze meyve suyu üretim ve pazarlama şirketi olan Tropicana'yı satın aldı, 2001 yılındaysa sporcu içeceği olarak bilinen Gatorade ve çeşitli pirinçli çerezler, meyveli ve yulaf ezmeli barlar üreten Quaker firmasıyla birleşti. PepsiCo ürünleri, dünyanın dört bir yanındaki 200’den fazla ülke ve bölgede, tüketicilerimiz tarafından günde bir milyar kez, beğeniyle tüketiliyor. PepsiCo; Frito Lay, Gatorade, Pepsi Cola, Quaker ve Tropicana şirketlerinin sunduğunu yiyecek ve içecek portföyü ile 2016 yılında yaklaşık 63 milyar dolar değerinde net gelir elde etti. PepsiCo’nun geniş yiyecek ve içecek ürün portföyü, her biri yıllık 1 milyar doları aşan perakende satışına sahip 22 ayrı markanın dâhil olduğu yüzlerce yiyecek ve içecek ürününü kapsıyor. PepsiCo aynı zamanda dünyanın en büyük tarım işletmeleri arasında yer alıyor. Türkiye'nin lider yiyecek içecek şirketi olma yolunda devam eden PepsiCo, Türkiye'deki yiyecek şirketi Frito Lay ile 1993 yılından bu yana, içecek pazarında ise PepsiCo'nun Türkiye'deki içecek şirketi PepsiCo Beverages ile 2002 yılından bu yana Türk tüketicisine kaliteli ve yenilikçi ürünleri ile hizmet vermeye devam ediyor. PepsiCo Türkiye organizasyonu olarak içecek alanında İzmir, Çorlu ve Adana’da, yiyecek alanında İzmit ve Tarsus’da yer alan toplam 5 fabrikamızla faaliyet gösteriyor, bu kapsamda yaklaşık üç bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyoruz. Türkiye’deki yatırımlarımıza, Manisa’da geçtiğimiz yıl sonunda temellerini attığımız 6. fabrikamız ile devam ediyoruz. Türkiye aynı zamanda, patates tarımı açısından da tüm dünyada PepsiCo açısından önemli bir yere sahip. PepsiCo Türkiye; ülkedeki yüzlerce çiftçiyle,  24 şehirde, 4.400 hektar alanda Türkiye’deki cipslik patates üretiminin 4'te 3'ünü gerçekleştiriyor. Yürüttüğümüz tarım faaliyetleri ile dolaylı olarak 40 binden fazla kişiye de istihdam imkanı sağlamış oluyoruz.
 
SÜREÇLER MÜŞTERİ MERKEZLİ YÖNETİLİYOR 
PepsiCo Türkiye tedarik zinciri süreçlerinde nasıl başarıya ulaşıyor? 
PepsiCo olarak en değerli varlığımızın çalışanlarımız olduğuna ve sürdürülebilir başarıyı çalışanlarımızın yetkinliklerini arttırarak koruyabileceğimize inanıyoruz. Özellikle şirketimizde Lean Six Sigma eğitimi kapsamında belirli seviyelerdeki çalışanlarımıza eğitimler vererek onların hem var olan kaynakları daha verimli kullanmalarını, hem de yeni kaynaklar oluşturarak şirketin ya da kendilerinin gelişim fırsatlarını belirlemek için önerilerde bulunmalarını bekliyoruz. LSS eğitimi almış çalışanlarımızın, yönetmekte olduğumuz bütçenin önemli bir kısmını verimlilik olarak geri kazandırmalarını hedefliyoruz. Bu programın, hem şirket stratejimiz açısından hem de çalışanların gelişimleri ve yaptıkları işlere maksimum katkıda bulunmaları açısından çok değerli olduğundan hiç şüphemiz yok.
 
Nasıl bir dağıtım ağına sahipsiniz? 
PepsiCo Türkiye olarak 5 ana depo ve 19 bölgesel depomuzda, 10’dan fazla farklı lojistik firmasından, nakliye ve mikro dağıtım operasyonlarının yanısıra, katma değerli çözümler konusunda da hizmet alıyoruz. Çözüm ortağı olarak çalışmayı seçtiğimiz 3PL tedarikçilerimizle, sürekli gelişime açık ve modern çağın beraberinde getirdiği hızlı değişime ayak uyduran büyük bir lojistik operasyonunu birlikte yönetiyoruz. Müşteri merkezli tedarik zincirinin oluşturulması kapsamında; çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunan, teknolojik yeniliklere adapte olabilen, fiyat/kalite performansını yüksek seviyede tutan ve rekabetçi pazarda güçlü altyapısı ile ayakta durabilen hızlı ve çevik tedarikçilere öncelik vermekteyiz. Dağıtım yapımız satış kanallarına göre farklılıklar gösteriyor; geleneksel satış kanalına bayiler aracılığıyla ulaşırken, organize ticaret ve yerinde tüketim kanallarının operasyonunu ise 3PL firmalarla sağlıyoruz.  Taşımalarımızın büyük çoğunluğu iç piyasaya ait olduğundan karayolu taşıma modunu kullanıyoruz. 
 
Tedarikçilerinizden temel beklentileriniz neler? 
Daha önce de belirttiğim gibi lojistik tedarikçilerimizi çözüm ortağı olarak görüyor, karşılıklı kazan-kazan ilkesine bağlı kalarak birçok verimlilik projesini birlikte yürütüyoruz. Tedarik zinciri geliştirme ve verimlilik ekibimizin yoğun çalışmaları sayesinde bir taraftan sektördeki yenilikleri ve gelişim fırsatlarını yakından takip ederken, diğer taraftan da farklı ülkelerdeki en iyi uygulamaları yerinde inceleyip uygulanabilir olanları kendi operasyonumuza entegre ediyor, böylelikle verimlilik ajandamızı yönetiyoruz.  Çözüm ortaklarımızdan öncelikli beklentimiz, teknolojik gelişimlerden sürekli haberdar olup ilgili yatırımları yapmaları ve gerek biz üreticilere gerekse de müşterilerimize verimlilik sağlayacak farklı fikirleri paylaşmalarıdır. Gıda lojistiğinde en önemli hedefimiz; ürünlerin üretimin hemen sonrasındaki kalitelerinden hiç bir şekilde ödün vermeden müşterilerimize ve nihai tüketicilerimize ulaştırılması. Tazelik ve ürün bulunurluğunun sağlanması da olmazsa olmalarımızdan.
 
AKILLI ÇÖZÜMLER YAYGINLAŞTIRILMALI 
Lojistikte akıllı çözümler dönemi Lojistik sektörünün geleceğine ilişkin öngörüleriniz neler? 
Son yıllardaki teknolojik gelişmeler ve tüketici alışkınlıklarındaki büyük değişimler, lojistik sektöründe yer alan firmaların da dinamik dönüşüme hızlı adapte olmaları gereğini ortaya koyuyor. Bu doğrultuda, ağ tasarımı yazılımlarının etkin kullanılması, depo ve nakliye yönetim sistemlerinin akıllı mobil cihazlar ile desteklenmesi, rotalama algoritmalarının navigasyon programları ile entegre edilmesi, akıllı depolama sistemlerinin kullanılması gibi akıllı taşımacılık konseptlerinin lojistik sektöründe yaygınlaşması son derece kritik önem arzediyor. Özellikle son dönemlerdeki iş ihtiyaçları, nesnelerin interneti (IoT) uygulamalarının da lojistik sektöründe uçtan uca (end-to-end) tüm süreçlerde yakın gelecekte kullanılacağını işaret ediyor. Online satış ve mobil ticaretin hızlı bir şekilde yaygınlaşması ve bunun yarattığı ivme, lojistik sektörünü e-lojistik kavramı ile tanıştırarak, tüketici ve hizmet üretenlerin talep ve gereksinimleri doğrultusunda uluslararası pazarda küçük  paket hareketlerinin hız kazanacağını, bunun sonucunda ise takip ve izleme sistemlerinin zorunlu hale geleceğini gösteriyor. Hatta e-ticaretin tetikleyeceği yeni alanlardan birinin de hava ekspres kargo taşımacılığı olacağı konuşuluyor. Sektördeki teknolojik değişim ve gelişimlerin, lojistik faaliyetlerin çevresel sürdürülebilirliğe etkisini maksimize ederken karbon ayak izinin azaltılması ve enerjinin verimli kullanılması (güneş enerjisi, LPG/CNG vb kullanımı) konularında da oldukça destekleyici olacağı kanaatindeyim.
 
SAYILARLA PEPSICO
PepsiCo ürünleri, 200’den fazla ülke ve bölgede, tüketicileri tarafından günde bir milyar kez, beğeniyle tüketiliyor,
2016 yılında yaklaşık 63 milyar dolar değerinde net gelir elde etti, 
Her biri yıllık 1 milyar doları aşan perakende satışına sahip 22 ayrı markası bulunuyor, 
PepsiCo’nun Türkiye’de 3 içecek, 2 yiyecek olmak üzere 5 üretim tesisi bulunuyor, 
PepsiCo Türkiye; yüzlerce çiftçiyle,  24 şehirde, 4.400 hektar alanda Türkiye’deki cipslik patates üretiminin 4'te 3'ünü gerçekleştiriyor, 
Yürüttüğü tarım faaliyetleri ile dolaylı olarak 40 binden fazla kişiye istihdam imkanı sağlıyor. 
 
 
“Son yıllardaki teknolojik gelişmeler ve tüketici alışkınlıklarındaki büyük değişimler, lojistik sektöründe yer alan firmaların da dinamik dönüşüme hızlı adapte olmaları gereğini ortaya koyuyor. Bu doğrultuda, ağ tasarımı yazılımlarının etkin kullanılması, depo ve nakliye yönetim sistemlerinin akıllı mobil cihazlar ile desteklenmesi, rotalama algoritmalarının navigasyon programları ile entegre edilmesi, akıllı depolama sistemlerinin kullanılması gibi akıllı taşımacılık konseptlerinin lojistik sektöründe yaygınlaşması son derece kritik önem arzediyor.” 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz