Iveco’dan Yeşil Üretim Projesi
Kurulduğu süreçten beri görevini hem taşımacılık hem de insan için güvenli, ekolojik ve sürdürülebilir araçlar üretmek olarak belirleyen Iveco, devam eden araştırmalar, alternatif çözümler, yenilikçi yakıt çekiş sistemleri ve yakıt tasarrufu sayesinde işletim maliyetlerini düşürme odaklı çalışmalar yürüterek geleceğin karayolu taşımacılığına yön veriyor.
 




ivecoTürkiye’de 3.5 ton ve üstü ticari araç pazarında %7,8 pay ile 3. sırada yer alan Iveco, çevrenin korunmasını tüm iş süreçlerinin ana noktasına yerleştiriyor. Üretim esnasında çevresel etkilerini minimize eden Iveco, tasarımdan üretime, dağıtımdan son kullunıma kadar çevreci uygulamalara imza atıyor. Bu serüven aracın kullanım ömrünün bitmesine kadar devam ediyor. Çevresel performanstaki sürekli iyileştirme hedefi ise grubun endüstriyel stratejisinin en temel parçasını oluşturuyor. Iveco için çevresel yönetimin, devamlı azalan üretim süreci etkileri için dünyada geliştirilen ve uygulamaya konan metodlar ve pratiğe dökülüp istikrar kazanan uygulamalar anlamını taşıyor. Grup bünyesinde, çevresel faktörler konusunda çalışanların ve süreçlerin gelişitirilmesi için yapılan etkinlikler her geçen yıl artıyor. 2010 yılında 83 milyon eurodan daha fazla yatırım yapan grubun, 2009 yılından beri çevresel yatırım harcamaları ise %54 oranında artış gösterdi.  
 
YEŞİL ÜRETİM PROJESİ 
Grup içerisinde çevre koruması ve organizasyon için yapılan etkinlikler her bir sektör için toplamda 50’ye yakın çevre koruma grubu oluşturulmasıyla başladı. Devam eden süreçte biyolojik çeşitlilik, su, israf ve atmosfer salınımı konularına odaklanan bir plan oluşturuldu. Bu grup IT departmanıyla birlikte bir web uygulaması yarattı ve dünyada 1400’e yakın üyeye sahip oldular. Kullanılan verilerin uygunluğunu ise Standart Aggregation Data (SAD) ile çevresel sorumluluklara uygun olarak değerlendirildi ve denetlendi. Tüm bu aktiviteler sonucunda Yeşil Üretim Projesi ( GMP) ortaya çıktı ve sürdürülebilir çevresel bir gelişim trendi yakalandı.
Çevre çalışmalarına başlanırken uluslararası standartlara uymanın öneminin farkında olan Fiat Grup ilk sertifika başvurusunu ISO 14001 için yaptı. Bu süreç 2010 yılında 148 (104 Avrupa-44 dünyanın diğer ülkeleri-end. gelir %92) grup üretim fabrikasının ISO 14001’e sahip olmasıyla başarıya ulaştı. Daha sonraki EN 16001 sertifikası başvuru hedefi ise 11 comau tesisinin buna sahip olmasıyla gerçekleşmiş oldu. Bu alandaki çalışmalar personel eğitimiyle zirveye ulaştı. 800 çalışana, çeşitli bilgi ve dökümanlarla yaklaşık 221 bin saatlik çevre eğitimi verildi. 2011’de İtalya’da başlayan KPI sistemininde dahil edildiği yeni eğitim paketi ilerleyen yıllarda tüm dünya üretim tesislerinde uygulanacak. 
 
TÜKETİM 21 MİLYON EUROYU AŞAN MİKTARDA AZALADI 
Güvenlikten çevreye, onarımdan lojistiğe ve kaliteye kadar yapılandırılmış ve bütünleştirilmiş üretim sistemlerinin tüm fabrika süreçlerini kapsayan WCM ( World Class Manufacturing) ile 2010 yılında 1.300’ten fazla çalışma tamamlandı ve tüketim 21 milyon euroyu aşan miktarda azaldı. Bu çalışmalardan biri hareket kabiliyeti olan kaynak makinasının kullanılmaya başlamasıydı. Bu şekilde KERS (Kinetic Energy Recovery System) çevresel projeye dahil edildi. 
Toplamda 18 bronz, 9 gümüş performans ödülü kazanan 130 web sitesi 2010 yılı sonunda geliştirildi ve WCM derneğinin bağımsız denetçileri tarafından denetlendi. Bu projeler sırasında 1 milyon çalışanın tavsiyeleri kabul görerek, çalışanların projeye katılımdaki aktiviteleri maksimuma çıkarıldı. 2010 yılında Standart Aggreation Data ( SAD ) verilerinin tamamen online ulaşılabilir hale gelmesi ile çevresel performans göstergeleri, kar ve etkinlik kaybına önlem olarak da kullanılmış oldu.
Yeni KPI standartlarının resmileştirilmesi ve kabul edilmesiyle 2010-2014 çevresel planını tamamlamaya yardımcı hedefler şu şekilde ortaya çıktı; tüm grup tesisleri için atmosfer salınımı, su yönetimi,atık yönetimi ve biyolojik çeşitliliği korumak, hedeflere ulaşmak için toplanan verilerin yönetimi ise niceliksel yöntemlerden çok etkin ve şefaf yollardan elde edildi.
 
GERİ DÖNÜŞÜM, GERİ KAZANIM VE YENİDEN KULLANIM
Fiat Grup, araçların üretiminde en baştan doğru seçilecek olan dönüştürülebilir ve yeniden kullanılabilir meteryallerin, potansiyel çevresel etkilerini dikkate alıyor. Bu nedenle araçların yeniden dönüştürülebilir olarak üretilmesi için çevreye uyumlu metaryaller (biopolymerler ve geri dönüşebilen metaryaller) ile çalışmalara başlanıyor. İlk etapta hedef, yeni eklenen modeller için geri dönüşüm %85, yeniden kullanım oranı ise %95 olarak belirleniyor. 2010 yılı sonunda yeniden kullanımın %95.4, geri dönüşüm oranı ise %85.3’e ulaştırılarak bu hedefin aşıldığı görülüyor. Geri dönüşüm hedefi en yüksek oranda Alfa Giulietta modelinde yakalanıyor. Bu modelde yeniden kullanım %95.5 olurken geri dönüşüm %85.6 oranında gerçekleşiyor. Tüm geri dönüşüm çalışmaları diğer çalışmalarda olduğu gibi teknolojik web altyapısıyla destekleniyor. Dönüşüm seviyelerinin ölçümü için online 3R projesi hayata geçiriliyor. 3R başlı başına bir altyapı çalışmasıyla oluşturuluyor. Kullanılan metaryallerin hangi oranda geri dönüştürülebilir araç üretimine yarar sağladığını sürekli şekilde takip etmeye olanak veren bu proje, birçok yönlü değerlendirme imkanı sundu. 2009’da %5’i aşan şekilde yükseltilen geri dönüştürülebilir metaryallerin üretimde kullanımı, 2010’da %40’ı aşan oranda kullanım ile zirveye ulaştı. 
Fiat Grup, geri dönüşüm alanında attığı adımları yaptı anlaşmalarla da güçlendirdi. 1992 yılında F.A.RE ( Fiat Auto REcycling) projesiyle başlayan süreci, 2008’de İtalya Başbakanlığı ve İtalyan endüstrisindeki büyük oyuncularla birlikte imzalanan anlaşma ile tamamlayan Grup, yasal olarak Avrupa Birliği geri dönüşüm yasalarının geçerliği olmadığı bazı ülkelerde bile (Türkiye, Japonya) yerel destek çalışmalarını sürdürerek, geri dönüşümü desteklemeye devam etti. 
Fiat Araştırma Merkezi’nde (CRF) ve Fiat Powertrain Technologies (FPT) tarafından geliştirilen “Common Rail” ve “Multiair” gibi teknolojiler sayesinde dizel motorlarda son yıllarda verimlilik ve gürültü seviyesi adına çok büyük gelişmeler kaydedildi. 
 
TİCARİ ARAÇLAR İÇİN ELEKTRİKLİ ÇEKİŞ 
Iveco, 1986’da ilk elektrikli Daily’sini üreten bir şirket olarak alanında oldukça önlerde. Daily ile başlayan bu yolculuk, hafif ticarî araçlar ve otobüsler gibi daha geniş bir alana yayılmış durumda. Sıfır salınımlı; tasarımı, üretimi, satışı ve servisleri tamamen Iveco’ya ait olan ECODaily Electric, asimetrik üç etaplı çekiş sistemine sahip. Aracın 35S modelinin motor gücü devamlı olarak 30kW (en yüksek 60kW), 50C modelinin ise devamlı olarak 40kW (en yüksek 80kW). Daily’nin dayanıklı şasisinde tüm ekipmanlar ve piller motor bölmesi ya da şasinin yan raylarında, bu sayede yük kapasitesinde normal Daily’ye oranla bir kayıp yok. Dahası, Zebra piller tamamen geri dönüştürülebilirler. Aracın elektriksel yapısıyla CAN adı verilen kontrolörü tamamen Iveco tarafından geliştirildi ve dağıtımı Iveco tarafından yapılıyor. CAN’ın ekranı sürücüye pilin durumu, sistemin voltajı, ısı, çekiş durumu ve arıza gibi bilgileri veriyor. Zebra Z5 pilleri Na/NiCl2 teknolojisini kullanıyor ve bakım gerektirmiyor; ayrıca tamamen geri dönüştürülebilirler. Pillerin tam şarjı üç etaplı standart 380V/32A akımda 8 saatte gerçekleşmekte. Bu şarj, elektrikli Daily’nin 90 ila 130 kilometre yol almasına olanak veriyor. Aracın hızı 70 ile sınırlanmış durumda ve bu istenirse ayarlanabiliyor. 
 
DİZEL–ELEKTRİK KARMA ÇEKİŞ
İş ve yaşam için sadece elektriği kullanan araçlar ne işletme ne de toplum için hiçbir zaman gereksinimleri karşılamadı. Aracın şehirdışına çıkması gerektiğinde; farklı performans özellikleri gerektiğinde, dizel – elektrik karma çekiş; sırf elektrik, sırf dizel ya da ikisi bir arada olarak harika bir çözüm sunuyor. Hem sürüş kolaylığı hem de yüzde 30’a varan yakıt tasarrufu ile diğer alternatiflerine oranla olağanüstü kâr sağlıyor. Tüm bunlar üç ana yolla elde ediliyor:
Yenilikçi fren sistemi: Araç fren yaptığında oluşan kinetik enerjiden elektrik elde ederek pillerin şarjını sağlıyor.
Dur & Başla (Stop & Start) özelliği: Dizel motoru kapatıyor ve sadece elektrik motorunun kullanımına olanak sağlıyor, araç hızını arttırdığında ya da sürücü istediğinde dizel motor tekrar açılabiliyor.
Küçültülmüş dizel motor: Dizel-elektrik paralel karma motor sayesinde yüksek çekiş gücüne ihtiyaç duyulan durumlarda dahi hiçbir performans kaybı yaşanmaksızın daha fazla verimlilik elde ediliyor. 
Tüm bu özelliklerle şehiriçi kullanımda sık yaşanan dur-kalklara karşı büyük ölçüde yakıt tasarrufu sağlanırken aracın esnek özellikleri sayesinde aynı oranda otoyolda da tasarrufu sürdürerek bir ticarî araçtan beklenen özellikleri karşılıyor. Enerji tasarrufu yaratan özellikleri kullanmak normal dizel araçlara oranla yüzde 30’a varan tasarruf sağlıyor. Iveco tüm bu alanlarda 90’lardan beri 6, 7,4 ve 12 metrelik otobüslerle Fransa, İtalya ve İspanya’da dizelin yanında kullandığı elektrik motoruyla varlığını aktif olarak sürdürüyor.
 
ÇEŞİTLİ VE KARMAŞIK İHTİYAÇLARA CEVAP VERİYOR 
Ulaşım dünyası, müşteri istekleri sürekli biçimde daha bireysel ve karmaşık hâle geliyor. Iveco bu bağlamda yüksek deneyimiyle beraber evrimini sürdürüyor. Bu sayede dünyadaki en geniş ve karmaşık modelleri sunuyor. Alternatif yakıtlar ve çekiş sistemleri konusunda Iveco’nun araştırmaları sürüyor. Bu bağlamda tüm dizel motorlar çoktan EEV standartlarını karşılar durumda, dahası Iveco bio yakıtları da destekliyor. Bunların arasında hidrojene bitkisel yağ ve sıvı bio-kütle yakıtlar da yer alıyor. Iveco müşteriye sunduğu değer ve ekolojik çözümlerle geleceğin karayolu taşımacılığına yön veriyor. Devam eden araştırmalar; alternatif çözümler, yenilikçi yakıt çekiş sistemleri ve yakıt tasarrufu sayesinde işletim maliyetlerini düşürmeye odaklı gelişmeler süreaklilik gösteriyor. Iveco bugün her zamankinden daha başarılı bir biçimde müşterinin çeşitli ve karmaşık ihtiyaçlarına cevap veriyor. Tüm bunları yaparken geniş bir yelpazede ekolojik araçları şehiriçinden uluslararası taşımacılığa kadar, ya da yiyecekten öğrencilere kadar oldukça geniş bir ihtiyaç kitlesine hitap ediyor. Ve bu araçların hepsi Iveco şasisi üzerine kuruluyor.
 
DOĞALGAZLA ÇALIŞAN ARAÇLAR
Iveco doğalgaza büyük önem veriyor. Marka şu anda piyasadaki en geniş CNG (Sıkıştırılmış Doğal Gaz) araç yelpazesini sunuyor. Doğalgazla çalışan araçların üretimi toplumsal değere sahip bir proje olmasının yanı sıra tüketicinin tasarruf yapmasını da sağlıyor. Doğalgaz daha ucuz ve verimli iken metan kullanan araçlarda vergi indirimleri satışları kolaylaştırıyor. 
1980’lerden beri ekolojik araçların üretim araştırmalarına öncelik veren Iveco Avrupa’da, özellikle kent içi kullanıma uygun her türlü kullanım için geliştirilmiş kamyon, minibüs ve otobüs gibi araçların üretiminde ve satışında lider durumda. Hatta doğalgazla çalışan Iveco motorların emisyon düzeyleri Euro VI standartlarına yaklaşıyor, bazen de bu standartları aşıyor. Yapılan çalışmalar sadece havaya salınan CO2 miktarıyla alakalı değil. Pozitif enjeksiyon, aracın aynı boyuttaki dizel motorlardan daha düşük düzeyde gürültülü çalışmasını sağlıyor.  Avrupa Fideus Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar, bu araçların ayrıntılı ses kirliliği ölçümüne gerek göstermeden kent içinde gece kullanımına özellikle uygun olduğunu gösteriyor. CNG ile çalışan Iveco araçlar aynı zamanda küresel ısınmaya en az etkisi olduğu bilinen bio-metan kullanımına da uygun.  Ayrıca hidro-metan (%30 doğalgaz ve hidrojen) ile ilgili denemeler sürüyor.
 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz