Banner


Halı sektörü by-pass rotalar arayışında
Pazar çeşitliliğini günden güne artıran halı sektörü, siyasi çalkantılar ile boğuşan komşu ve bölge ülkelere yönelik ihracatın da hedeflenen düzeyde artması için lojistikte yeni arayışlar içinde. Suriye gibi köprü konumundaki ülkelere yönelik lojistik problemlerin bölgesel ihracatı da etkilediğini kaydeden İHİB Başkanı İbrahim Yılmaz, “Lojistik sektöründen sıkıntı yaşanan bölgeleri hızlı ve etkin bir biçimde by-pass ederek ürünlerimizin alıcılara ulaşmasını sağlayacak çözümler üretmesini bekliyoruz” diyor.




ibrahim_yılmaz2013 yılında 2,1-2,3 milyar dolar aralığında ihracat hedefleyen, 2023’de ise 5,5 milyar dolara ulaşmayı planlayan Türk halı sektörü, siyasi çalkantılarla boğuşan ana ihracat pazarlarında yeniden yükselişe geçmek istiyor. Sektörün Libya’da hedeflediği çıkışı 2012 yılında yakalasa da, Suriye ve İran’da keskin düşüşler sergilediğini söyleyen İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) Başkanı İbrahim Yılmaz, “2012 yılı sonunda Suriye’ye yönelik halı ihracatımız nerdeyse durma noktasına gelirken, İran’a yönelik ihracatımız %40’lara varan oranlarda azaldı” diyor. Söz konusu pazarlardaki performanslarının eski günlere dönebilmesi için lojistik açıdan atılacak adımlara da ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Yılmaz, şu değerlendirmeyi yapıyor: “İhracatçımız açısından pazar çeşitliliğini arttırmak, tek bir pazara bağımlı olmamak geçtiğimiz dönemde sıklıkla karşımıza çıkan küresel mali krizlerle başa çıkabilmenin en etkili yollarından bir tanesidir. Bu bağlamda dünyanın dört bir yanına konumlanmış pazarlara ihracatçılarımızın ürünlerini her dönemde en hızlı, en etkili ve en güvenli şekilde ulaştırabilme sorumluluğu ihracatçılarımızın lojistik sektöründen en önemli beklentisidir. Can güvenliğinin sağlanamadığı ülkelere ürünlerimizin güvenli bir şekilde ulaştırılmasını beklemek çok gerçekçi bir beklenti olmamakla birlikte, bölgesel ihracatımızı doğrudan etkileyen noktalar için lojistik şirketlerinin alternatif çözümler geliştirmesini istiyoruz.”

Markalaşmaya ve tasarıma verdiği önemle son dönemde ihracatta güçlü çıkışlar yapan halı sektörü, 2012 yılında üretimden ihracata nasıl bir performans sergiledi?
Halı ihracatımızın son 10 yıllık geçmişine baktığımızda, küresel krizin en derin etkilerinin hissedildiği, 2009 yılı hariç olmak üzere ihracatımızın sürekli artan bir seyir izlediği göze çarpmakta. Üstelik bu artışlar rekor seviyelerde, ülkemiz genel ihracatının ve benzer sektörlerin ihracat artış oranlarının çok üzerinde gerçekleşti. 2003 yılında 384,3 milyon dolar olan ülkemiz halı ihracatı 2012 yılı sonunda beş katın üstünde bir artışla 2 milyar 12 bin dolara ulaştı. 
2012 yılı ise ülkemiz halı sektörü açısından çok başarılı geçen bir yıl oldu. Halı ihracatımız rekor üstüne rekor kırarak 2 milyar doları geçerken, Türkiye’nin toplam ihracatından aldığı payı %1,32’ye yükseltti. Halı ihracatımızda kaydedilen %23,5 oranındaki artış Türkiye’nin genel ihracat artışında kaydedilen ,6’lık artışın nerdeyse iki katı düzeyinde gerçekleşti. Toplam halı ve makine halısı ihracatımızdaki kadar keskin olmamakla birlikte el halısı ihracatımız da son 10 yılda yükselen bir artış trendi izledi. Yapısı itibariyle lüks tüketim malzemeleri arasında sayılan el halıları ihracatında ise mali krizlerin de etkisiyle keskin düşüşler yaşandı.  Örneğin 2011 yılında 184,7 milyon dolara kadar yükselmiş olan el halısı ihracatımız, 2012 yılında %23’lük bir düşüşle 142,2 milyon dolara geriledi. 2012 yılı sonu itibariyle makine halısı ihracatımız 2011 yılına kıyasla %29,5’lik bir artışla 1,9 milyar dolar olarak kaydedildi.
 

İHRACATTA BAHAR HAVASI!
2012’de sektörün en güçlü pazarları hangileri oldu?
Siyasi ve sosyal çalkantılara sahne olan 2012 yılında halı ihracatımızda öne çıkan ülkeler olarak S.Arabistan, Irak, ABD, Libya ve Almanya sıralanmaktayken, en önemli gelişmelerinden bir tanesi de etkileri hali hazırda hissedilmeye devam eden Arap Baharı süreci oldu. Yaşanan çalkantılar ve çatışmalar nedeniyle bir dönem bıçak gibi kesilen ihracatımız yeniden kurulan düzen ve sağlanan istikrar ile hızla artmaya başladı. 2012 yılının sonu itibariyle bahse konu ülkelerden Libya ve Mısır’a yönelik ihracatta bir önceki yıla kıyasla %400’ler civarında ihracat artışları kaydedildi. Ancak söz konusu siyasi çalkantılar daha önceki dönemlerde yüksek değerlerde ihracat yapılan Suriye’ye yönelik ihracatı 2012 yılı içerisinde neredeyse durma noktasına getirdi. Aynı şekilde İran’a yönelik ihracatta %39,5’lik düşüş meydana geldi. 2013 yılı ile birlikte siyasi istikrara kavuşmasını umduğumuz bu ülkelere yönelik ihracatımızın artış seyrini koruyacağını düşünüyoruz.
2012 sonu itibariyle el halısı ihracatımızda öne çıkan ülkeler ise ABD, Japonya, Çek Cumhuriyeti, Irak ve Almanya olarak sıralanıyor. El halısı ihracatımızda ise AB kaynaklı ekonomik kriz el halısı ihracatımızda etkisini ciddi şekilde hissettirdi, toplam el halısı ihracatımıza %41’lik paya sahip AB ülkelerine yönelik el halısı ihracatımız %35,9 oranında azalarak 91 milyon dolardan 58,3 milyon dolara geriledi. Toplam halı ihracatımız içerisindeki payı %92’ler seviyesinde olan makine halısı ihracatımızda öne çıkan ülkeler toplam halı ihracatımızda öne çıkan ülkeler ile aynı oldu.
Halı sektörünü lojistik süreçler açısından değerlendirdiğinizde nasıl bir tablo ortaya çıkıyor? Sektörün 2023 hedefleri açısından değerlendirdiğinizde lojistik açıdan nasıl bir yol haritasına ihtiyaç olduğu söylenebilir?
Lojistik, halı sektörü açısından gerek gündelik operasyonlar, gerekse 2023 hedefleri açısından son derece kritik bir önem arz ediyor. İşimizin bir parçası olarak sattığımız ürünü alıcıya en hızlı, en ucuz ve en güvenli bir şekilde teslim etmek gerekiyor. Tam bu noktada lojistik sektörünün önemi devreye giriyor. 2023 hedefleri kapsamında planlanan ihracat değerlerine güçlü, hızlı ve güvenilir bir dağıtım ve nakliye kanalı olmadan ulaşılabilmesi mümkün değildir. Halı sektörümüz sadece çevre ülkelere değil dünyanın dört bir yanına ihracat yapıyor. Dolayısıyla dünyanın dört bir yanından ürün almak için Türkiye’yi, Türk ihracatçısını tercih eden alıcılara talep ettikleri ürünleri, talep ettikleri zamanda ve talep ettikleri şartlarda teslim edebilmek son derece önemli.

UYUMLU BİRLİKTELİK ARTIŞLARA DA GEBE!

Lojistik sektörünün halı lojistiği konusundaki hizmet kalitesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Halı sektörü ihracatta lojistik sektörü ile son derece uyum ve işbirliği çerçevesinde çalışıyor. Sektörümüzde hızın son derece önemli bir konuma yükselmesi ile zaman zaman lojistik süreçlerden kaynaklanan gecikmeler yaşanmakla birlikte bu sorunların lojistik sektörü temsilcileri ile ihracatçı sektörleri temsil eden kuruluşların ortak çalışmaları ile aşılacağına inanıyoruz.
Ülkemizdeki lojistik şirketlerinin hızlı reaksiyon süreleri, alanlarındaki tecrübeleri, çözüm üretmeye yönelik çabaları tarafımızca her zaman son derece olumlu bir şekilde karşılandı. Zira yukarıda da ifade ettiğim üzere halı sektörümüz dünyanın dört bir yanına ihracat yapmakta, alıcılarımız hem ürün hem de hizmet olarak en yüksek standartlara ulaştığı için ülkemizin halı ihracatı her geçen gün artmakta. Bu artışta lojistik sektörünün de yadsınamaz bir payı var.

HALICILARDAN YÜKSEK NAVLUNLARA TEPKİ
“Lojistik sektörü ile ilgili temel sıkıntılarımızın başında satılan ürünlerimizi alıcılarımıza ulaştırmakta yaşadığımız sorunlar geliyor. Lojistik sektörünün karşımıza çıkardığı yüksek maliyetler, uzun termin süreleri, zaman zaman ihtiyacımız olan doğru hizmet kanallarının tarafımıza sunulamaması karşı karşıya kaldığımız diğer başlıca sorunlar” diyen İHİB Başkanı İbrahim Yılmaz, halı sektörünün son dönemde Libya’da kaydettiği artışın bu konuda önemli bir örnek olduğunu söylüyor. Yılmaz şöyle konuşuyor: “Bir dönem nerdeyse durma noktasına gelen Libya’ya yönelik halı ihracatımız düzenin yeniden kurulmasının ardından rekor seviyelerde artışlar gösterdi ve ihracatımızda ilk sıralara tırmandı. Ancak aynı dönemde ihracatçılarımızdan Libya’ya yönelik navlun ücretlerinin ciddi seviyelerde artması, temrin sürelerinin çok uzaması gibi örnekler de hemen peşi sıra geldi. İstanbul Halı İhracatçıları Birliği olarak bu ve benzeri sorunlar her zaman için en önemli gündem maddelerimiz arasında yer alıyor. Bu sorunların çözümüne yönelik olarak ilgili nakliyeciler ve ilgili sektör temsilcileri ile doğrudan temas kurulması sorumluluklarımız arasında yer alırken, Birliğimiz de ihracatçılarımız açısından son derece önemli bir konu olan bu hususta ivedilikle aksiyon geliştiriyor.”





SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz