Türkiye ‘küresel lojistik üs olma’ hedefini büyütüyor

Asya ile Avrupa kıtaları arasında köprü işlevi ile stratejik önemi olan Türkiye, yük taşımacılığında söz sahibi olabilmek için tüm sistemlerin entegre olduğu modern lojistik merkezleri devreye almaya hazırlanıyor. Planlanan 18 adet lojistik merkezden 3’ü devreye alınırken, geri kalanların da 2019 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor.





lojistik_merkezler1.jpg

18 merkezle destekliyor 

Karayolu, demiryolu, denizyolu ve yerine göre havayolu erişimi ile kombine taşımacılık imkanlarının olduğu depolama ve ulaştırma hizmetlerinin birlikte sunulduğu lojistik merkezlerin önemi gün geçtikçe artıyor. Türkiye’de ise 2006 yılından bu yana lojistik merkez projelerini yürüten TCDD, bu yolla demiryolunun taşımacılıktaki payının artmasına da katkı sunmayı hedefliyor.
TCDD’nin yatırım portföyünde İstanbul (Halkalı/Yeşilbayır), İzmit (Köseköy), Samsun (Gelemen), Eskişehir (Hasanbey), Kayseri (Boğazköprü), Balıkesir (Gökköy), Mersin (Yenice), Uşak, Erzurum (Palandöken), Konya (Kayacık), Denizli (Kaklık), Bilecik (Bozüyük), Kahramanmaraş (Türkoğlu), Mardin, Kars, Sivas ve Habur olmak üzere toplam 18 lojistik merkez bulunuyor. Bu kapsamda Samsun, Uşak ve Halkalı Lojistik Merkezleri işletmeye alınmış durumda. Denizli,  İzmit, Eskişehir, Kayseri Lojistik Merkezlerinin 1. etapları tamamlanırken, Eskişehir’in 2. etap işleri ile Mardin ve Erzurum’un 1. etap ve Balıkesir’in tamamının inşaat işleri devam ediyor.  Diğer lojistik merkezlerle ilgili projelendirme ve kamulaştırma çalışmaları da sürüyor. Lojistik merkezler yapımı için yatırım tutarı peyderpey yapılacak olan proje çalışmaları nedeniyle değişkenlik gösteriyor.
Etap etap tamamlanarak 2019 yılına kadar devreye alınması hedeflenen lojistik merkezler için öncelikle organize sanayi bölgeleriyle bağlantılı olarak, yük taşıma potansiyelinin yoğun olduğu bölgeler seçiliyor. Belirlenen 18 nokta da, lojistik ve taşımacılık şirketleri ile ilgili resmi kurumların içinde yer aldığı, her türlü ulaştırma moduna etkin bağlantıları olan, depolama, bakım-onarım, yükleme-boşaltma, elleçleme, tartı, yükleri bölme, birleştirme, paketleme v.b. faaliyetlerini gerçekleştirme imkanları olan ve taşıma modları arasında düşük maliyetli, hızlı, güvenli, aktarma alan ve donanımlarına sahip bölge olma özelliklerini taşıyor.
 

Yük taşımacılığında bir dönüm noktası

Lojistik merkezlerin tüm ulaşım sistemlerine, bulunduğu bölgeye, uluslar arası ulaşım koridorlarına da büyük faydaları var. Bulunduğu şehrin ekonomik ve sosyal gelişimine katkıda bulunduğu gibi, kent trafiğine de rahat bir nefes aldıran lojistik merkezlerle, kent merkezi içinde kalmış olan yük garlarının; Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, etkin karayolu ulaşımı olan ve müşteriler tarafından tercih edilebilir bir alanda, yük lojistik ihtiyaçlarına cevap verebilecek özellikte, teknolojik ve ekonomik gelişmelere uygun, modern bir şekilde kurulması mümkün oluyor. Modern yük taşımacılığının kalbi olarak görülen, diğer ulaşım sistemleri ile entegre olarak kombine taşımacılığı geliştiren lojistik merkezler, yük taşımacılığında bir dönüm noktası. Uluslararası ulaşım koridorunda daha etkin olma yönünde de önemli katkılar sağlıyor. Bu çerçevede, tüm ulaşım sistemlerinin entegre olduğu kombine taşımacılık tüm dünyada gelişirken, böylece ulaşım sistemlerinin avantajlı yönlerinden maksimum derecede faydalanılıyor.

 

Özel sektör de katkı sunacak

Türkiye’deki lojistik merkezler faaliyete alındıklarında; yük taşımacılığı ile ilgili hizmetlerin en iyi şekilde verilmesi, müşterilerin idari, teknik ve sosyal tüm ihtiyaçlarının karşılanması, taşımaların ve taşıma kalitesinin artırılarak müşteri memnuniyetinin sağlanmasının yanı sıra bulundukları bölgenin ticari potansiyeline, ekonomik, sosyal, kültürel gelişimine önemli katkıda bulunacak ve bölge trafiğini de düzenleyecek. Türkiye’de bu merkezlerin; demiryolu çekirdek ağı olarak değerlendirilen tren teşkil, manevra ve yükleme boşaltma alanları ile demiryolu taşımacılığı için zorunlu tesislerin TCDD tarafından, depo, antrepo sosyal ve ticari tesisler ile diğer lojistik alanların özel sektör tarafından yapılması planlanıyor.

 

Küresel lojistik merkezler kurulacak

TCDD’nin açıklamalarına göre planlanan lojistik merkezlerle beraber 2023 hedefleri içerisinde; Türkiye’nin coğrafi, tarihsel ve kültürel ihtiyaçlarına cevap verebilecek ölçüt ve büyüklüklerde İstanbul, Mersin, İzmir ve Samsun’da özel sektör işbirliğiyle 2 - 4 milyon metrekare büyüklüğünde ‘Küresel Lojistik Merkezler” kurulması hedefleniyor.

 

Lojistik merkezler neler kazandıracak? 

- Türk lojistik sektörüne yıllık 10 milyon ton ilave taşıma imkanı,
- Karayolu-demiryolu-denizyolu entegrasyonu,
- Ticaret imkanı sağlanması,
- Trafik sıkışıklığının azaltılması,
- Ekonomi sektöründe büyümenin teşvik edilmesi,
- İş imkanları ve işe erişim sağlanması,
- Çevre düzenlemesi ve korunması,
- Arazilerin iyi bir şekilde kullanılması,
- Çevrenin yeşillendirilmesi ve doğal kaynakların korunması

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz