İş hayatında şartları 4 adımda eşitleyebiliriz
Ekol Türkiye Ülke Müdürü Arzu Akyol Ekiz, kariyer yolculuğu boyunca Tedarik Zinciri Yöneticiliği, Kurucu Ortak,  Ticari Direktör ve Genel Müdür gibi birçok üst düzey pozisyonda görev aldı. Türkiye’de kadın istihdamında henüz istenilen seviyenin yakalanmadığını vurgulayan Ekiz, iş hayatında cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için dört önemli hususa dikkat çekti: Eğitimde fırsat eşitliği, istihdamda liyakat, pozitif ayrımcılık ve “cam tavan sendromu”nun aşılması… 




EkolEğitim yıllarınızı anlatır mısınız? Nasıl bir öğrenciydiniz? 
İstanbul Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden 1993 yılında mezun oldum. 2003 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Executive MBA derecemi aldım. Eğitim hayatım akademik başarılarla dolu geçti. Yüksek notlara sahip çalışkan bir öğrenciydim. Okul kulüplerinde ve sosyal aktivitelerinde etkin roller aldım. Üniversitenin son iki senesi de hem okuyup hem çalışarak geçti.
 
MASANIN HER İKİ TARAFINDA DA YER ALDI 
Hangi mesleği yapmak isterdiniz? Lojistik sektörünü neden seçtiniz? 
İlkokul döneminden başlayarak öğretmen/eğitmen olmayı her zaman çok istedim. Üniversite hayatım süresince de akademik kariyer yaparak üniversitede kalmak en büyük arzumdu. Üniversiteyi bitirdiğimde sadece Türkiye ile sınırlı bir iş kolunda çalışmaktan ziyade yurt dışı bağlantıları olan daha global bir alanda çalışmak istiyordum. Bu sebeple ilk iş tecrübemi bir ilaç firmasının ithalat/ihracat departmanında edindim. Müşteri tedarik zinciri ayağında uzun seneler tecrübe kazandıktan sonra masanın diğer tarafına lojistik sektörüne giriş yaptım.
 
Sizin mesleğe başladığınız dönemde lojistik nasıl bir yapıya sahipti? Nasıl bir ilerleme sağlandı?
Lojistik benim iş hayatına atıldığım dönemlerde bilinen ve tanınan bir sektör olmaktan çok uzaktı. Bir okulunun olmaması, mesleki kuruluşların yapılanmasındaki yetersizlikler, uzmanlaşmanın olmaması gibi sebepler ile sektör tam anlaşılmayan bir yapıya sahipti. Bu sebeple üniversite mezunlarının tercih sıralamasında maalesef arka sıralarda yer alıyordu. Yine bir diğer önemli nokta da, sektörün erkek egemen bir yapıya sahip olmasıydı. Kadınlar karar verici pozisyonlarda nadiren yer alıyorlardı.
Zamanla okullarda lojistik bölümünün açılması ve okul sayısının artması, ilgili eğitim kurumlarından mezun arkadaşların katkısı ile sektörün uzmanlaşmaya verdiği değer lojistik sektörünün daha organize ve sürdürülebilir olmasını sağladı.
Lojistiğin iş hayatı içerisindeki yeri ve önemi zaman içerisinde daha iyi anlaşıldıkça sektörümüz de arzu edilen değerini bulmaya başladı. Lojistiğin önemini bir kez daha ortaya koymak noktasında özellikle pandemi sürecinin sektörümüze katkıda bulunduğunu düşünüyorum.
 
PLANLI, DİSİPLİNLİ OLMAKTAN VE ETİK DEĞERLERDEN VAZGEÇMEDİM
 
Lojistik sektörü içinde ne tür zorluklarla karşılaştınız? Bunları nasıl aştınız?
Lojistik, hayatın içinde oldukça dinamik, zor ve stres yönetiminin iyi yapılması gereken bir sektör. Yaşananlara oldukça duyarlı, sıklıkla kriz yönetimini gerekli kılan bir alanda çalışıyoruz. Her an tetikte olmak, yeni durumlar karşısında hızla aksiyon almak zorundayız. Kariyer yolculuğum boyunca Tedarik Zinciri Yöneticiliği, Kurucu Ortak,  Ticari Direktör ve Genel Müdür gibi birçok üst düzey pozisyonda görev aldım. Son olarak da Ekol Lojistik ailesine Eylül 2019 itibarıyla Türkiye Ülke Müdürü olarak katıldım. 
Kadın olmak bu süreçte pozitif katkılar sağlasa da zaman zaman anlaşılma noktasında sorunlara ortaya çıkardı.  Yine sektörün standart ve organizasyonel yapısındaki eksiklikler, süreçlerdeki dağınıklık sonuca ulaşma noktasında işi zorlaştırdı. Uzun çalışma saatlerine sahip sektörümüzde iş ve özel yaşam arasında dengeyi kurabilmek her zaman mümkün olmasa da planlı ve disiplinli olmak, etik değerlerden vazgeçmeden yoluma devam etmemi sağladı.
 
Kadının iş hayatındaki konumu nasıl güçlendirilebilir? 
Türkiye belli alanlarda kadın istihdamı konusunda pek çok ülkeye göre ciddi aşama kaydetmiş olmakla birlikte,eğer bugün kadın istihdamını konuşuyorsak henüz istediğimiz noktada değiliz demektir. Türkiye'de bölgesel gelişmişlik farklılıkları maalesef çok derin. En büyük sorun da eğitime ulaşabilme imkanı. Eğitimde fırsat eşitliği ivedilikle sağlanmalı. Kadınlarımız iyi eğitim aldıkça; iyi yetişen eğitimli kadınlar, daha bilinçli ve duyarlı erkekler yetiştirdikçe toplumumuzda yaşanmakta olan birçok sorunun aşılabileceğine inanıyorum. 
Çalışma yaşamında liyakat üzerinden eşitliğin sağlanması gerekiyor. Hala kadın ya da erkek işi olarak görülen bazı meslekler var. Örneğin, “forklift operatörü kadın olmaz” deniliyor. Neden olmasın? Romanya’da Ekol’ün kadın TIR şoförü çalışıyor. Avrupa TIR filomuzdan sorumlu olan yöneticimiz de bir kadın. 
Çalışma hayatında kadınlar birçok kariyer sorunuyla karşı karşıya kalıyor. İş hayatında “cam tavan sendromu” diye bir şey var. Biz kadınlar bazen kendimizi o cam tavana hapsedebiliyoruz. Erkeklerin koyduğu engellerin yanı sıra kişinin kendi kendine koyduğu engeller de olabiliyor. Kadınlarda üst seviyeye geçersem sorumluluklarım artacak, evime çocuklarıma yeterli zaman ayıramayacağım gibi kaygılarla sıklıkla karşılaşabiliyoruz. 
Eşitlik sağlanabilmesi adına geçen süreçte kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığı destekliyorum. Çalışma hayatında kadının her düzeyde güçlenmesi, karar verici aşamalarda var olan kadınların sayısının artması ekonominin büyümesine katkı sağlayacağı gibi sosyal olarak da kadının güçlenmesine, sağlıklı toplumsal yapının oluşumuna katkı sağlayacaktır. 
 
Şirketinize yönelik hedefleriniz neler? 
E-ticaret, büyüme stratejimizin merkezinde yer alıyor. Dijitalleşme çağında Lojistik 4.0’ı temel mottomuz olarak içselleştirmiş bir kurumuz. Gerek e-ihracat, gerekse B2C market yeri ve son teslimat çözümleri ile büyüme stratejimizin en kritik yapı taşlarını e-ticaret oluşturuyor. E-ticaret sektörünün artan ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımlarımıza 2021’de de devam edeceğiz. E- ticarette şu an ön plana çıkardığımız iki projemiz bulunuyor. Bunlardan ilki Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi (ETGB) Mikro İhracat Projesi. 
Kısa bir süre içinde karayolu taşımacılığında mikro ihracat gönderilerini kapsayan hızlı servisimiz Micro Speedy hizmetine başlıyoruz. Uluslararası karayolu taşımacılığındaki tecrübemiz ve Avrupa’daki geniş şube ağımızın sağladığı destek ile dış ticarette havayolu taşımacılığına alternatif bir servis yaratacağız. Böylece mikro ihracat kapsamında e-ticaret ürünlerini karayolu hızlı servisimiz ile Avrupa’da her noktaya direkt kapı teslimi olarak gerçekleştireceğiz. Hızın önem kazandığı günümüzde ürünlerini online platformlardan satışa sunan yerli üreticiler böylece minimum hazırlık ile en hızlı şekilde direkt olarak yurt dışındaki nihai müşterilerine ürünlerini ulaştırma şansına sahip olacaklar.
Hayata geçirmeyi planladığımız bir diğer projemiz ise E-Ticaret Fulfillment Center Projesi. Bu projemiz ile ürünlerin depolama ve kargolama faaliyetlerini müşterilerimiz adına tek bir elden organize ederek yönetmeyi planlıyoruz. Standardizasyon ve kalitenin artırılmasını amaçlayan bu proje ile sektördeki iş yapma şekillerine önemli bir katkımız olacağını düşünüyoruz.
Sağlık sektöründe çok ciddi bir depo otomasyon yatırımı yapmak üzereyiz. Neredeyse el değmeden ürün toplar hale geleceğiz. Bir yıl içerisinde bu yatırımımızı devreye almayı hedefliyoruz. Ulusal dağıtım projelerimizde daha hızlı ve güvenilir servis sağlayabilmek üzere Manisa’daki yeni aktarma depomuzu faaliyete geçirdik. 
2017’de faaliyetlerine başlayan Yalova Ro-Ro Terminalimizde ikinci etap yatırımı, gündemimizdeki en önemli projelerden. Ülkemizin dış ticaretinin sürekli arttığını biliyoruz. Bu sebeple yatırımımızın ikinci evresini daha ilk günden planlamıştık.  İkinci etap için ÇED sürecini yüzde 80 oranında tamamlamış bulunmaktayız. İkinci etap ile birlikte terminalimize yaklaşık 50 bin metrekare park alanı ve bir adet daha 300 metre boyunda iskele ekleyerek aynı anda üç gemiye hizmet verecek kapasiteye ulaşacağız. 
Tek bir çatı altında 30 futbol sahası büyüklüğündeki depolama alanıyla Türkiye’nin en büyük kapalı alanına sahip lojistik tesisi olan Lotus’ta çevre dostu yeni bir enerji yatırımı yapıyoruz. Lotus’un çatısının 40 bin metrekarelik kısmını güneş panelleri ile kaplayarak, 2021 yılı içinde 5800MW/H elektrik üretimine başlayacağız. Bu da, tesisin elektrik ihtiyacının yüzde 65’ine yakınını kendi kendine karşılaması demek. Mevcut depolama kapasitelerimizi genişletme çalışmalarımız ve filomuzu yenileme projemiz bu yıl da devam edecek.  
 
KADIN ÇALIŞANLAR PERFORMANSI ARTIRIYOR 
 
Yönetici olarak kendini, her zaman daha iyisini hedefleyen ve bunun için de çalışmaktan çekinmeyen, planlı, disiplinli, hedef odaklı biri olarak tanımlayan Arzu Akyol Ekiz, “Stratejik ve uzun vadeli düşünmeyi, şirketlerin başarısının sürekliliği açısından oldukça kıymetli bulurum. Dürüstlük, şeffaflık ve güven bence hayatımızın tüm ilişkilerinin temelini oluşturması gereken ilkeler. Ekip ruhu anlayışı içinde, yaşadığımız topluma duyarlı olarak yolumuza devam etmemiz gerektiğine inanıyorum” dedi. Yönetici olarak “kadın”, “erkek” ayrımı yapmayı çok doğru bulmayan Ekiz, ancak kadın çalışanların performansı artırdığını söyledi. Ekiz, “Gözlem yeteneğinin yüksek olması, sorun çözmedeki başarısı, ayrıntılara önem vermesi, çok daha titiz ve dikkatli olması kadınları farklı kılıyor” ifadelerini kullandı. 
 



SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat