ABD-Türkiye arasındaki lojistik ittifakı merkezleşme güçlendirecek

Türkiye ve ABD arasında 20 milyar dolarlar seviyesine ulaşan dış ticaret hacmini artırmak için merkezleşme ve birleşme formülünü öneren Dünya Türk İş Konseyi Amerika Bölge Komitesi ve Türk-Amerika Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Celal Seçilmiş, bu kapsamda iki ülke arasındaki coğrafik uzaklığın yarattığı dezavantajın lojistik merkezlerle avantaja çevrilirken, Türk ihracatçısına ise güçlerini birleştirme çağrısı yapıyor.





amerika.jpg

Türkiye ve ABD global arenada iki önemli müttefik olarak görülmese de dış ticaret ve buna paralel olarak lojistik ilişkilerin daha da ileriye taşınması gerekiyor. Dünya Türk İş Konseyi Amerika Bölge Komitesi ve Türk-Amerika Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Celal Seçilmiş de iki ülke arasındaki dış ticareti hacminin olması gereken düzeyin çok gerisinde olduğu ve geliştirilmesi gerektiği düşünüyor. Son yıllarda iki ülke arasında%30 artışla 20 milyar dolar seviyelerine ulaşan dış ticaret hacminin üçte birinin ihracat, üçte ikisinin ise ithalat olmak üzere ABD lehine açık verdiğine dikkat çeken Seçilmiş, “İki ülke arasında siyasi ve askeri alanda olduğu gibi ticari işbirliği anlaşmaları da imzalanmış olmasına rağmen, devam eden ortak çalışmalardan beklenen neticeler henüz alınamamıştır. İki ülke arasında serbest ticaret anlaşması imzalanması konusu zaman gündeme gelmekte ise de Türkiye’nin mevcut Avrupa Gümrük Birliği Anlaşması’nın, ABD ile ikili bir serbest ticaret anlaşması imzalamasına engel teşkil edip etmediği konusu tam açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu konu farklı kurumlar tarafından farklı yorumlanmaktadır” diyor.

Kısa vadede hedefin ihracatın artırılıp, iki ülke arasında diş ticaret dengesinin sağlanması olması gerektiğinin altını çizen Seçilmiş, Amerikan pazarında Türk işadamları için şirket ve marka satın almak, yatırım yapmak gibi imkanların değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Seçilmiş, “ABD’de federal teşvikler yanın da her eyalet hükümeti yabancı yatırımları kendi eyaletlerine çekebilmek için teşvik yarışı içinde, birbirleriyle rekabet halindedirler. Pek çok eyalet, Ticaret Odamızı Türkiye ile iş yapma ve yatırımcı çekebilme konularında bilgi verme amaçlı toplantı ve seminerlere davet etmektedir. Yapılan toplantılarda Amerikalı iş adamlarına ve ekonomik kalkınma ajansları yetkilerine, Türkiye’de yatırım yapma imkanları, potansiyel sektörler anlatılıp, Türkiye’ye iş gezisi düzenlemeleri konusunda yardımcı olmaktayız” diye konuşuyor. 

7 limana 7 lojistik merkez

Türkiye-ABD arasındaki dış ticaret ilişkisinin geliştirilmesinde lojistiğin önemine de dikkat çeken Seçilmiş, iki ülke arasındaki coğrafik uzaklığın bir dezavantaj gibi görünse de, geliştirilecek projelerle bunun avantaja çevrilebileceğini belirtiyor. Türkiye ile ABD arasındaki uzaklığın özellikle Türk ihracatçısının gözünü korkuttuğunu vurgulayan Seçilmiş, “Taşıma alternatiflerinin azlığı ve taşıma maliyetinin yüksekliği de önemli. Ancak ABD’de de önemli limanlara lojistik merkezler kurulması bu dezavantajları azaltıcı çözümler olacaktır. Los Angeles, New York-New Jersey, Charleston, Miami, New Orleans, Houston ve Seattle gibi limanlar lojistik merkez olarak seçilebilir. ABD’ni Türkiye’deki en büyük ihracat kalemi olan demir hurdası konusunda da, benzeri bir yapılanmayla Türk demir-çelik üreticilerinin daha uygun şartlarla hurda temin etmeleri sağlanabilir” diyor.

Türk şirketlerine birleşme çağrısı

ABD’nin toprak olarak büyüklüğünün Türk ihracatçısının ülkenin geneline ticari amaçlı konsantre olmasını zorlaştırdığının altını çizen Seçilmiş, bu sorunun ise iki ülke arasındaki ticaret seviyelerine göre önemli eyaletlere ağırlık verilerek aşılabileceğini dile getiriyor.

Türk ihracatçısının hem global alanda yakaladığı başarı hem de Türkiye’nin dünya ekonomisi içindeki yükselişini kullanarak ABD pazarında hedef büyüttüğünü ifade eden Seçilmiş şunları aktarıyor: “Amerikan alıcıları genellikle büyük miktarlarda alımlar yaptıklarından, Türk ihracatçıları talep karşılamakta yetersiz kalmaktadırlar. Buna çözüm olarak ihracatçıların birleşmesini en akıllı yol olarak görüyoruz. Böylece daha büyük miktarlarda ihracat yapmak lojistik olarak daha kolay ve ucuz olacaktır. Az miktarlar için birebirleriyle rekabet etmektense, birleşip büyük miktarlarda ihracat yapmaları daha kazançlı olacaktır. Buna paralel olarak, lojistik sektörünün de alternatiflerini çoğalması faydalı olacaktır.”

Türkiye bölgesinde önemli bir lojistik üs

Seçilmiş, ilişkilerin geliştirilmesinin Türk kadar ABD’li şirketlere de fayda sağlayacağını aktarıyor. Bu kapsamda Türkiye’nin devam etmekte olan ekonomik başarısı ve yeni teşvik sisteminin irili ufaklı pek çok Amerikan şirketinin dikkatini çektiğinin altını çiziyor. Birçok dünya devi şirketin Türkiye’yi lojistik üs (hub) olarak seçmesinin de bu ilgiyi artırdığını belirten Seçilmiş, “Türk-Amerika Ticaret ve Sanayi Odası olarak Amerikan şirketlerine Türkiye pazarına girmeyi yalnızca ülkemiz sınırları ile sınırlandırmamalarını, Orta Asya, Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar, Afrika ülkelerine açılabilmek için bir üs olarak düşünmelerini öneriyoruz. Bu pazarları çok iyi bilen Türk işadamlarıyla ortaklaşa çok daha kolay bir şekilde adı geçen pazarlara açılabileceklerini anlatıyoruz” diyor. 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz