Maersk Line yeni servislerle büyümeye yatırım yapıyor

16 yıldır 570’den fazla gemisi ve 17 bin çalışanı ile dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı hattı olan Maersk Line, Karadeniz’deki faaliyetlerinin merkezine Türkiye’yi yerleştirdi. 





maerks_line.jpg

Hedef pazar olarak belirledikleri Türkiye’de yatırımlara son hızla devam ettiklerini söyleyen Maersk Line Karadeniz Ülke Grubu Genel Müdürü Tom Gronnegaard Knudsen, “Son iki senedir açtığımız yeni servisler ve kapasite artışları ile pazar payımızı büyüttük. Karadeniz bölgesine taşıdığımız yüklemelerin çoğunu da Türkiye’den aktarma yaparak göndermeye başladık” diyor. 

Dünyanın en büyük konteyner gemilerinden oluşan filosu, 3 milyon konteyneri, 2.2 milyon TEU kapasitesi ve global yapısının verdiği avantajla dünyanın her köşesine servis ağı bulunan Maersk Line, müşterilerine “Nereye bir iş fırsatınız çıksa, Maersk Line sizi oraya taşır” sloganıyla hizmet veriyor. 2011 yılında dünyadaki pazar payı yüzde 15.5 olarak gerçekleşen Maersk Line 51 ülkeye uzanan güçlü yapılanmasında Türkiye’ye de önemli bir rol biçiyor. Geçen yıl ithalat ve ihracat olmak üzere yaklaşık 450 bin TEU konteyner elleçlediği Türkiye’de 2012’de de hızlı koşusunu sürdürmeyi hedefleyen şirket, Türkiye’nin coğrafi avantajlarını da fırsata çevirecek yeni servisleriyle hem müşteri yelpazesini genişletiyor, hem de iş hacmini büyütmeye odaklanıyor.

“Türkiye, şu anda 51 ülke grubunun 8 bölgeye ayrıldığı yapımız içinde Akdeniz bölgesine bağlı... Romanya, Ukrayna ve Gürcistan’ın da yer aldığı Karadeniz grubunun da merkezi konumunda bulunuyor” diyen Maersk Line Karadeniz Ülke Grubu Genel Müdürü Tom Gronnegaard Knudsen, Türkiye’de şu anda İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da olmak üzere dört şehirde ofisleri ve 240’dan fazla çalışanları bulunduğuna dikkat çekiyor. Ambarlı, İzmit (Evyap), Gemlik, Aliağa ve Mersin limanlarında haftalık düzenli konteyner gemi seferleriyle hizmet verdiklerini söyleyen Knudsen, her sene yeni servislerle ağlarını genişlettiklerine işaret ediyor. Knudsen, son olarak geçen yıl Ekim ayında Latin Amerika ile Türkiye arasında başlattıkları ECUMED adlı direkt servisleriyle başta Ekvador ve Panama olmak üzere Latin Amerika’ya olan transit süreleri bir aydan daha kısa hale getirdiklerini vurguluyor. 

Maersk Line konteyner taşımacılığına yeni bir bakış açısı kazandırmak için sektörü tamamen değiştirecek yenilikleri 2011 itibariyle devreye almaya başladı. Öncelikle bu yeni açılımları sizden dinleyebilir miyiz?

Maersk Line, sektör liderliğinin vermiş olduğu sorumlulukla, sektörde her zaman güvenilir ve yenilikçi çözümleriyle öncü olmaya devam ediyor. Bu bakış açısıyla son dönemde attığımız önemli adımlardan biri de güvenilir servis anlayışıyla tam zamanında teslim. Şu anda dünyada taşınan her iki konteynerdan biri geç teslim ediliyor. Bu sektör ortalamasına karşılık, Maersk Line zamanında varış oranlarının ölçüldüğü Drewry Raporları’nda yüzde 85’in üstünde zamanında teslim oranıyla lider. Hatta bu sene ilk çeyrekte %89.8 ‘lik tam zamanda varış oranına ulaştık. Ancak hedef bu oranı yüzde 95 seviyesine çıkarmak. Zira zamanında teslim, tedarik zincirinin aksamadan devam etmesi; yani müşterilerin gecikmelerden kaynaklanan maliyetlerinin sıfırlanması anlamına geliyor.

Maersk Line’nın diğer bir hedefi ise müşterilerinin kendisi ile daha rahat çalışabilmesini sağlamak. Bu amaçla, online servislerinin kullanımını bir kitap sipariş etmek kadar basit hale getirmeye çalışıyoruz. Yani müşterilerimiz, e-ticaret uygulamalarına üye olduktan sonra navlunlardan konteyner rezervsayonuna, yükleme talimatı vermeden konteyner takibine kadar konteyner ile ilgili tüm hizmetleri web üzerinden kolaylıkla yapabiliyor.


Mersin’den Cidde’ye ilk direkt hattı kurdu

Her yıl yeni servisleri ile Türkiye’deki ağını genişleten Maersk Line’nin bu kapsamda devreye aldığı servisler ve müşterilerine sunduğu avantajları anlatır mısınız?

Geçen sene Ekim ayında Türkiye’de bir ilke imza attık. Latin Amerika ile Türkiye arasında direkt servise başladık. ECUMED adını verdiğimiz servis kapsamında 8 adet 3 bin TEU’luk gemi ile Ambarlı, Kumport ve İzmit, Evyap limanlarından haftalık olarak hizmet veren servis başta Ekvador ve Panama olmak üzere Latin Amerika’ya olan transit süreleri 1 aydan daha kısa hale getirdi. Soğutuculu konteyner (reefer) taşımalarında teknoloji lideri olan Maersk Line, bu servisi ile müşterilerine bu alanda geliştirdiği çözümler ile uygun alternatif çözümler de sunabiliyor. ECUMED servisindeki gemiler, 650 TEU’luk soğutucu konteyner taşıma kapasitesine sahip ve başta muz olmak üzere bu bölgelerden Türkiye’ye olan yaş meyve ticaretine büyük katkı ve kolaylık sağlayabiliyor.

Bu yıl başında ise mevcut Ortadoğu-Hindistan ME3 servisininde de bazı düzenlemeler yaparak İzmit Evyap Limanı’na da uğramaya başladık. Böylece Ambarlı,Kumport, Mersin ve İzmit Evyap olmak üzere 3 limandan Ortadoğu ve Hindistan’a direkt servis veren şirketimiz buna ilave olarak bu servis rotasyonuna Cidde Limanı’nı da ekledi. İzmit Evyap’tan Cidde’ye olan transit süresini 1 haftaya düşürerek, Mersin’den bu bölgelere direkt giden tek hat olma özelliğinide taşımaktayız.

Uzakdoğu servislerimizde de sene başında büyük değişlikler yaptık. Yeni servise koyduğumuz Uzakdoğu AE5 servisi ile Türkiye’deki mevcut direkt Uzakdoğu servis ağını ikiye çıkararak, bu servisimiz ile İzmir Aliağa Limanı’na direkt servis vermeye başladık. Bu özelliğimiz ile pazarda bir ilki gerçekleştirerek, hali hazırda devam eden Uzakdoğu AE3 servisi ve yeni  AE5 servisimiz ile, Ambarlı, Kumport Limanı’na haftada iki servis imkanı sunarak bu limanda ithalat ve ihracatçılara büyük esneklik sağlayabilmekteyiz. Ayrıca AE5 Uzakdoğu servisi, ithalatlarda Cidde Limanı’ndan İzmir- Aliağa ve Ambarlı- Kumport’ta haftalık direkt servis sağlıyor.

Ayrıca Batı ve Güney Afrika limanlarına olan mevcut servislerimizi, İspanya’nın Algeciras limanından tek aktarmalı olarak sağlamakta ve pazardaki en kısa transit süreleri vermekteyiz. Bununla birlikte, Güney ve Kuzey Amerika’nın doğu sahillerine olan servis ağınımızı yine Algeciras, İspanya aktarmalı olarak sağlamaktayız.

Şu anda feeder (besleme) gemi servislerimizin optimasyonu için çalışmalarımız sürüyor. Müşterilerimize daha efektif bir servis ağı sağlamak için çalışıyoruz.

 

Konteyner başına karbon salınımını %50 azaltacak

Gündeminizde yeni servislere ve filonuza yönelik yatırımlar da var mı?

“Triple-E” adı verilen en son teknoloji kullanılarak tasarlanmış, konteyner taşımacılığında devrim yaratacak, dünyanın en büyük ve karbon salımı en düşük 20 geminin siparişini geçtiğimiz sene verdik. Bu gemilerin kapasitesi, bugüne kadar üretilmiş en büyük gemi olan ve yine Maersk Line’nın sahip olduğu Emma Maersk tipi gemilerden yüzde 16 daha fazla, tam 18 bin TEU. Tanesi 190 milyon dolara mal olacak ve 2013 yılından itibaren seferlerine başlayacak olan bu gemiler,  eşsiz dizaynı ve egzoz gazını ekstra enerji üretilmesi için tekrar kullanan en son teknolojisi ile enerji verimliliğini en üst seviyede kullanarak taşımalarda konteyner başına karbon salım oranını yüzde 50 azaltacak.


Engeller kalkarsa Türkiye aktarma üssü olur

Konteyner ile 80’lerin başında, yani geç tanışan Türkiye’nin son 15 yılda bu alanda büyük aşama kaydettiğini söyleyen Maersk Line Karadeniz Ülke Grubu Genel Müdürü Tom Gronnegaard Knudsen, “İstatistiklere baktığımızda Türkiye’de yapılan konteyner elleçlemesinin Asya ülkelerindeki büyüme oranları ile aynı geliştiğini görmekteyiz. Bu hızlı büyüme Türkiye’deki konteyner pazarına olan ilgiyi başta uluslararası şirketler olmak üzere artırdı. Çoğu hat şu anda direkt yada ortaklıklarla da olsa kendi organizasyonunu Türkiye’de kurmuş durumda. Bu da servis çeşitliliği ve rekabet ile birlikte servis kalitesininde artmasında büyük katkıda bulunuyor” şeklinde konuşuyor.

Transit konteyner taşımacılığı açısından da önemli fırsatlar barındıran Türkiye’nin Akdeniz’de Malta, Port Said ve Pire gibi önemli transit limanlarını iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünen Knudsen, gümrüklerin 7/24 çalışması gerektiğini ifade ediyor. “Gemilerin ve transit yüklerin gümrük işlemlerini fazla beklemeden hareket etmesi çok önemli” diyen Knudsen, Doğu Akdeniz limanlarında transit yükler için uygulanan tarifeler ile şu anda Türkiye limanlarında uygulanan tarifeler arasında büyük farklar olduğuna da işaret ediyor. Knudsen bu durumun da hatların başka limanları tercih etmelerinde büyük rol oynadığını vurguluyor. Limanlardaki transit konteyner sahalarının kapasitesinin yetersizliğinin de altını çizen Knudsen, “Bu da gereken transit yükü elleçleme husunda büyük zorluk yaratıyor. Bu konularda yapılacak düzenlemeler ve yatırımlar  ile Türkiye’nin önemli bir aktarma üssü olamaması için hiç bir engel kalmayacak” diyor.    

“Global yapımız  tüm sektörlerle çalışmamıza olanak sağlıyor. Ancak otomotiv gibi ‘just in time’ çalışan sektörler bizi daha çok tercih ediyorlar. Bunun dışında gıda ve demir çelik sektörleri de başlıca taşdığımız sektörler arasında. Ayrıca soğutmalı konteyner taşımalarında sağladığımız özel çözümler ile dondurulmuş ve yaş meyve sebze sektörü ile de çalışma fırsatımız oluyor. ECUMED servisimiz Ekvador’dan gelen muz taşımaları için büyük imkan sağlıyor.”




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat