Demiryolu Lojistik 4 milyon ton yük için köprüler kurmaya hazır
Avrupa ve Türkiye’den İran’a, İran üzerinden de Orta ve Uzak Asya’ya yılda 4 milyon ton yükün taşınabileceğini belirten Demiryolu Lojistik Genel Müdürü ve TCDD Eski Hareket Dairesi Başkanı Süleyman Yavuz, bu bölgeye yönelik geliştirilmesi planlanan her projede rol almaya ve transit koridorlar üzerinde bir köprübaşı kurmaya hazır olduklarını söyledi. 




demiryolu_gorselTCDD Hareket Dairesi Başkanlığı’ndan emekli ve demiryolu konusunda yarım asrı aşkın bir bilgi ve tecrübeye sahip olan Süleyman Yavuz tarafından 2005 yılında kurulan Demiryolu Lojistik, Türkiye’de demiryolu taşımacılık sektörünün gelişimine öncülük ediyor. Türkiye içinde yaptığı blok tren taşımalarıyla akaryakıt sektörünü raylara indiren Demiryolu Lojistik, uluslararası alanda ise, Türkiye’den İran ve Gürcistan demiryollarını kullanarak Orta Asya ülkelerine, ayrıca İran/Bandar Abbas Limanı’ndan blok trenlerle Türkmenistan/Aşgabat’a ve Türkmenbaşı Limanı’ndan Afganistan/Turgundi’ye transit taşımalar yapıyor. 
 
ORTA ASYA TAŞIMALARINDA GÜÇLÜ BİR TECRÜBEYE SAHİP 
Avrupa’dan BDT ülkelerinin de içinde olduğu Orta Asya ülkelerine, Karadeniz ve Türkiye üzerinden transit taşımaları organize edecek kadroya, bilgiye ve tecrübeye sahip olduklarını belirten Demiryolu Lojistik Genel Müdürü ve TCDD Eski Hareket Dairesi Başkanı Süleyman Yavuz, “Türkmenistan Demiryolu Bakanlığı ile 2009 yılında yaptığımız sözleşme ile CIS ülkelerinde kendi adımıza SMGS taşıma kodlarını alabilmekte ve her türlü transit taşımayı yapabilmekteyiz. Türkmenbaşı, Aşgabat ve Sarakhs’taki uzman ekiplerimizle Türkmenistan’dan transit olarak Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan ve Kazakistan’a taşıma yapıyoruz. Türkmenbaşı ile Afganistan/Turgundi arasında her hafta 40-45 vagonluk blok trenler çalıştırıyoruz” dedi. Yavuz, 2017 yılında üçüncü ülkeler arasında blok trenlerle transit olarak 4 bin konteyner taşıması, Türkiye üzerinden ise blok trenlerle 1,5 milyon ton akaryakıt taşıması yapmayı hedeflediklerini aktardı. Avrupa-Türkiye-İran-Asya hattının taşımacılık açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Süleyman Yavuz, “Demiryolu Lojistik olarak Türkiye’nin bu bölgede kat edeceği yolda rol almayı ve transit koridorlar üzerinde bir köprübaşı kurmayı hedefliyoruz” dedi.  
 
suleyman_yavuz_demiryoluAVRASYA’DA TAŞIMACILIK CANLANDI 
Avrupa ile Asya arasında sürekli artan ticaret hacminin, Avrasya bölgesinde taşımacılık faaliyetlerini de canlandırdığını vurgulayan Süleyman Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgenin doğal kaynakları, ekonomik dinamikleri ve coğrafik konumu, bu gelişimin başlıca nedenidir. Bir tarafta dünya ticaretinin merkezi sayılan ve Asya pazarlarına açılmak için uygun ulaşım koridorları arayan Avrupa, bir tarafta da dünyanın fabrikası sayılan ve ekonomisi hızla büyüyen Çin. Bu eksenin merkezinde yönünü batıya çevirmek isteyen zengin doğal kaynaklara sahip tüketici bir nüfusun yaşadığı kara ile çevrili bir bölge; Orta Asya. Bir de Akdeniz, Karadeniz ve Körfez’den uygun geçiş kapıları sunmaya çalışan İran ile Türkiye var. Karaya sıkışmış Orta Asya ülkeleri, altyapısı iyi durumda olan demiryollarını kullanarak Avrasya koridoru üzerinden Akdeniz, Karadeniz ve Körfez limanlarına ulaşmakta , buradan da deniz aşırı ülkelerle ticaret yapabilmektedir. Sanayisi, üretimi, ekonomisi farklı olan Avrupa ile Asya ülkeleri arasında taşınan mal bedeli 900 milyar USD, navlun bedeli ise 50 milyar USD seviyelerindedir. Bölge üzerinde ekonomik ve stratejik çıkarları olan ülkeler ve güç odakları bu pastadan pay alabilmek için yük trafiğini kendi üzerlerine çekmeye, uygun gördükleri güzergahlarda ulaşım koridorları açmaya, bölge ülkeleri ile mali, ticari ve teknik anlaşmalar yapmaya çalışmaktadır.”
 
İSTANBUL-ALMATA ECO BLOK TRENİ TRANSİBİRYA’YA ALTERNATİF OLABİLİR 
Türkiye ve İran ekonomilerinin; doğal kaynakları, ticaret hacimleri ve stratejik konumları nedeniyle bölgede önemli bir güç durumunda olduğunu vurgulayan Süleyman Yavuz, bu iki ülkenin akıllı bir işbirliği ve ortak projelerle, bölgede lojistik üs olabileceklerini ve Avrasya koridorunun yönetimini ellerinde tutabileceklerinin atını çizdi. Yavuz, “Taşıma hukuku, gümrük prosedürleri, vagon kullanımı ve ücret tarifelerinde ortak anlaşmalar ve yatırımlarla diğer koridorlara nazaran daha rekabetçi bir durum yaratabilirler. Orta Asya (CIS) ülkeleri ile ortak taşıma belgesi (CIM/SMGS) kullanımı yönünde anlaşma yapabilirler. Ortak bir konteyner havuzu oluşturularak 2002 yılında oreri, teşkilatı ve ücret tarifeleri hazırlanmış olan İstanbul-Almata ECO Blok trenini tekrar sefere konulabilir. Bu trenin parkuru planlandığı gibi Avrupa – Çin arasında uzatılabilir.  Transibirya hattına nazaran daha kısa olan bu koridor üzerinde, Van Gölü gibi dar boğaz yaratan geçişler ortak yatırımlarla aşılabilir” dedi.  
 
TÜRKİYE-İRAN FIRSATLARI DEĞERLENDİREMİYOR 
Süleyman Yavuz, Avrupa demiryolu ağının bir uzantısı olan Türkiye ve İran’ın, tek taraflı hareket ettikleri ve ortak proje ve anlaşmalar gerçekleştiremedikleri için fırsatları değerlendiremediğini söyledi. Avrupa ve Türkiye’den İran’a ve İran üzerinden Orta ve Uzak Asya’ya yılda 4 milyon ton yük taşıma potansiyeli olduğunun bilgisini veren Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Van Gölü Feribot darboğazı nedeniyle yıllık taşınan yük miktarı 450.000 tonu geçememiştir. Her ne kadar Van Gölü kuzeyinden 240 km’lik yeni bir demiryolu projesi hazırlanmış, 52 vagon kapasiteli 2 adet feribot için ihaleye çıkılmış ise de, maalesef bu iyi niyetli projeler 30 yıldan bu yana uygulamaya geçirilememiştir. Transit taşıma ücret tarifelerinde uygulanan indirim oranlarında da iki (,) ülke arasında uyumsuzluk vardır. İran Demiryolları, 2017 yılı için transit taşıma ücret tarifelerinde %50 indirim uygularken, Türk Demiryolları’nın indirimi %7’de kalmıştır. Bu ücret politikası, taşımaların başka koridorlara kaymasına neden olmuştur.” 
 
TAŞIMA BELGELERİNİN UYUMLULAŞTIRILMASI GEREKİYOR 
Türkiye’de demiryolu sektörünün serbestleştiği, İran’a uygulanan ambargonun gevşemeye başladığı günümüzde, sanayi, enerji ve demiryolu teknolojisi alanlarında önemli transfer potansiyeline sahip olan bu iki komşu ülkenin, aralarındaki mevcut ticaret hacmini katlayabileceklerinin altını çizen Yavuz, “Kars-Tiflis-Bakü demiryolu bağlantısı tamamlandığında aynı ortak politikanın bu koridor üzerindeki ülkelerle de yapılması gerekmektedir. Türkiye ile Gürcistan ve koridor üzerindeki BDT ülkeleri arasında gümrük prosedürleri ile taşıma hukukunun SMGS/CIM tek tip taşıma belgesinde uyumlaştırılması, bunun için de şimdiden CIT’e başvuruda bulunulması gerekir” dedi. 
 
 
 
 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz