Anadolu Isuzu yeni lojistik hizmet alımları yapacak
Malzeme tedarikinden bitmiş araç lojistiğine kadar pek çok alanda lojistik şirketlerinden hizmet alımı yaptıklarını belirten Anadolu Isuzu Satınalma Direktörü M. Kemal Özer, hammadde, malzeme ve mamul stoklaması faaliyetlerinde de alternatif metodlar üzerine çalışma yürüttüklerini aktarıyor. Özer, yurtiçi sevkiyatlarda ise milk-run taşıma modelini yaygınlaştıracaklarını açıklıyor. 




isuzu_ticari2015 yılını üretim ve ihracatta nasıl bir büyümeyle kapattınız? 2016 yılına ilişkin hedefleriniz neler? 
Anadolu Isuzu olarak ticari araç sektörünün farklı segmentlerine yönelik araçlar üretmekteyiz. Kamyon, kamyonet, pick up üretimlerinin yanı sıra iç ve dış pazarlara hitap eden midibüs ve otobüs üretimleri yapıyoruz. 2015 gerek otomotiv sektörü gerekse firmamız açısından pozitif sonuçların elde edildiği bir yıl oldu. Üretimimiz bir önceki yıla kıyas ile %45 seviyesinde artış gösterirken, iç pazara olan satışlarımızda da önemli oranda artış yaşandı. Bunda özellikle yılsonunda gerçekleşecek olan regülasyon geçişinin getireceği maliyet etkisinin rolü olduğunu söylemeliyiz. İhracatta ise yıl içerisinde Cezayir’de aniden değişen regülasyonlar sebebi ile bu ülkeye gerçekleşecek sevkiyatlarda gecikmeler yaşandı. Bu sebeple planladığımız ihracatın önemli bir kısmını istediğimiz zaman diliminde gerçekleştiremedik. Midibüs ve otobüs grubundan oluşan 2015 ihracatımızı yaklaşık 300 araçlık satışla kapattık.
2016’da sektörde gerçekleşen regülasyon geçişinin neden olduğu maliyet farkı sebebi ile satışlarda bir önceki yıla kıyas ile bir miktar daralma bekliyoruz. İhracat tarafında ise, Cezayir’de yaşanan regülasyon kaynaklı sıkıntıların aşılacağını ve bu ülkeye olan ihracatımızın yeniden ivme kazanacağını öngörüyoruz. Farklı pazarlara yönelik sürmekte olan çalışmalarımızın da bu ve sonraki yıl ihracatımıza katkı sağlayacağına inanıyoruz. 2016 yılında, uzun zamanadır süregelen ambargonun kalkacağı İran’ın ihracat açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir ülke olacağını düşünüyoruz. Bunun yanı sıra Afrika Kıtası’nın da önemli fırsatlar barındırdığına inanıyoruz. Bu kıtadaki farklı pazarlara yönelik ilgimiz ve araştırmalarımız sürmektedir. Önümüzdeki dönem Afrika ülkelerinin uluslararası ticarete daha fazla dahil olacaklardır. 
 
Lojistik süreçlerinizi nasıl yönetiyorsunuz? 
Otomotiv sektöründe tedarik zinciri sürecinin en önemli halkalarından birini lojistik maliyetler oluşturmaktadır. Lojistik maliyetlerin azaltılmasının yolu ise; tedarik, üretim, nihai müşteri teslimlerine kadar tüm süreçteki kayıpların en aza indirilmesi, sürecin yalınlaştırılması, taşıma modelleri arasındaki değişim kaynaklı operasyon süresi ve işlem maliyetlerinin azaltılmasından geçmektedir.
Anadolu Isuzu olarak, bir yandan müşteri ihtiyaçları doğrultusunda mevcut segmentlerde ürün gamımızı genişletirken, bir yandan da yeni yurtdışı pazarlara uygun araçlar geliştirmekteyiz. Buna bağlı olarak satışlarımız artmakta, dağıtım noktalarımız çeşitlenmektedir. Hedeflediğimiz sonuçlara ulaşabilmek için lojistik yapısının doğru ve verimli bir şekilde planlanması, yönetilmesi gerekmektedir. Bunun rekabet gücümüzü olumlu yönde arttırabileceğini düşünüyoruz. Bu amaçla stratejik planlarımız çerçevesinde oluşan lojistik vizyon paralelinde altyapımızı günümüz koşullarına uygun olarak sürekli güçlendiriyoruz.
 
2015’te ihracat operasyonlarınızda öne çıkan ülkeler hangileri oldu? İhracatta hangi taşıma modlarını tercih ediyorsunuz? 
İhracatımızın tamamına yakını midibüs ve otobüs grubu araçlardan oluşmaktadır. Bugüne kadar toplamda 60’ın üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Bunların önemli bir kısmında kalıcı olmayı başardık. 2015 yılında ihracatımızda öne çıkan ülkeler sırasıyla Azerbaycan, Fransa, İsrail, Romanya ve Bulgaristan oldu. Bu ülkelere gelecek yıllarda da yenilerinin eklenmesini bekliyoruz. Geçen sene birçok açıdan değişim yılı oldu. Doğu Avrupa ve Cezayir gibi eski ve önemli pazarlarımızın yanına yenilerini katmaya çalıştık. Batı Avrupa pazarlarında yeni başlayan distribütörlerimizin heyecanını ve yeniden yapılanma coşkusunu yaşadık.
Nakliye açısından ise, ihracata konu araç ağırlıkları ve taşıma maliyetleri dikkate alındığında varış lokasyonuna bağlı olarak, sürerek taşıma müşterilerimiz tarafından tercih ediliyor. Bunun yanında gemi ve tır üstü taşımalarımızda müşterinin isteğine göre yapılmaktadır. Yedek parça taşımacıları ise ağırlıklı olarak karayoluyla parsiyel olarak ve havayolu ile yapılmaktadır. 
 
MILK-RUN MODELİNİ YAYGINLAŞTIRACAK 
Lojistik şirketlerinden ne tür hizmetler alıyorsunuz?
Anadolu Isuzu olarak malzeme tedarikinden bitmiş araç lojistiğine kadar pek çok konuda lojistik firmaların hizmetlerinden yararlanıyoruz. İhraç araçlarımız limanlara tırlarla nakliye edilmekte, sonrasında ana dağıtım noktalarına gemi ile gönderilmektedir. Araçların gittiği yerde ise bayiler ağırlıklı olarak karayolunu kullanmaktadır. İç piyasa dağıtımlarında ise varış lokasyonuna bağlı olarak tır üstü ya da sürerek olmak üzere iki farklı modda sevkiyat gerçekleştiriyoruz. 
Yedek parça lojistiğinde de yurtiçi ve yurtdışı lokasyonlarına bağlı olarak farklı modlarda tedarik ve dağıtım süreçleri yürütülmektedir. Bu noktada kendimize ait tır ve araç filomuzun bulunmadığını, tüm operasyonel sürecin Isuzu tarafından hazırlanan planlamalara uygun olarak lojistik firmalarınca yürütülmektedir. 
Ayrıca ürünlerimizde kullanılan malzemelerin yurtiçindeki çeşitli güzergahlardan ihtiyaç planına uygun olarak toplanması, konsolide edilmesi, gerekirse depolanması, nakliyesi aşamalarında uyguladığımız milk-run metodunu yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. 
Hammadde, malzeme ve mamul stoklaması faaliyetlerinde de alternatif metodlar üzerine çalışma yürütüyoruz. 
 
Lojistik partnerlerinizi nasıl seçiyorsunuz? Bu seçimi yaparken olmazsa olmazlarınız neler? 
Otomotiv, müşteri talepleri doğrultusunda değişkenliklerin sıklıkla yaşandığı, bu değişikliklere hızlı adapte olabilen firmaların rekabet avantajı sağladığı bir sektördür. Biz tedarik zincirimizi talep dalgalanmaları ve olası model değişikliklerine en kısa sürede cevap verebilecek şekilde organize etmeye çalışıyoruz. Gelişen ve değişen piyasa şartlarında müşterilerimize, talep ettikleri ürün ve hizmetlerin en hızlı ve kaliteli şekilde ulaşmasını sağlamak mecburiyetindeyiz. Bu amaçla, alternatif taşıma modlarının süratle uygulamaya konabilmesi, verimliliğin artırılması, lojistik partnerlerimizden en önemli beklentilerimiz arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra taşınmakta olan parçaların, maksimum verimliliği sağlayacak şekilde, tır içi yükleme ve yerleşim optimizasyonun sağlanması, taşıma sürelerinin maliyet etkisini bozmayacak şekilde asgariye indirilmesi için lojistik ve yan sanayi firmalarımızla beraber çalışmaktayız.
Özellikle yenilikçi, müşteri odaklı çözümler üretebilen aynı zamanda deneyimli, lider özellikteki lojistik firmalar ile çalışmayı tercih ediyoruz. Seçtiğimiz lojistik partnerlerimizi sadece oprerasyonel süreçleri yürüten bir destek birim olarak değil nihai hedeflere birlikte ulaşacağımız bir çözüm ortağı olarak görmekteyiz. Bu paralelde tüm lojistik partnerlerimizin performansını, ortak sinerji ile belirlenen hedef KPI değerleri üzerinden düzenli olarak takip ediyoruz.
 
LİMAN VE DEMİRYOLU 
YATIRIMLARINA HIZ VERİLMELİ 
Lojistik süreçlerde yaşanan sorunlar ve bu sorunların çözümüne ilişkin beklentilerinizi aktarır mısınız? 
Lojistik artık nakliye kavramının çok ötesinde bir anlam kazanmış durumdadır. Bu konuda ülkemizde faaliyet gösteren firmalar, uluslararası ticarette yaşanan gelişmeler ve rekabete paralel olarak çok önemli bir değişim ve gelişim sağlamışlardır. Lojistiği tedarikin başladığı en uç noktadan nihai müşteriye kadar uzanan bir perspektifte değerlendirdiğimizde hem hizmet sağlayan hem de alan firmalar açısından, halen gelişmeye açık hususlar olduğunu düşünüyoruz.
2023 hedefleri çerçevesinde değerlendirdiğimizde otomotiv sektörü için biçilen son derece önemli hedefler olduğunu görüyoruz. 4 milyon adet üretim, 3 milyon adetlik ihracat rakamları sadece üretim ve satış anlamında değil, lojistik anlamda da üzerinde dikkatle durulması gereken hedeflerdir. Bu noktada var olan lojistik altyapısının yeniden ele alınması, belirlenen hedeflere uygun olarak gözden geçirilerek gerekli planlamanın yapılması gerekmektedir. Türkiye’de ihraç edilen araçlar için denizyolu kullanımının %90’nın üzerinde olduğu bilinmektedir. Önümüzdeki süreçte hedeflenen ihracat rakamlarına paralel olarak yurtiçi liman çıkış kapasitelerini artıracak tedbirler alınmalı ve gerekli yatırımlar yapılmalıdır. Bununla birlikte bir diğer önemli husus da yurtiçi araç lojistiğinde karayolunun nerede ise alternatifsiz olmasıdır. Bu noktada demiryolunda yatırımlara hız verilmesi son derece önemlidir. 
Doğru bir planlama ve yönetim ile lojistik hız ve etkinliğin artırılması, kara, deniz ve demiryolu ağları ile birbirine entegre taşıma modlarının birlikte kullanılması lojistik maliyetleri açısından da çok daha iyi sonuçların elde edilmesini sağlayacaktır. Aynı zamanda otomotiv sektörünün kendi dinamikleri açısından uymak zorunda olduğu çevrenin korunması gerekliliğine, lojistik firmaları da dikkat etmesi gerekmektedir. 
 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz