Dünyada ve Türkiye’de Lojistik Üs Mevzuatı
Adem EMRE / Gümrük ve Ticaret Uzmanı




lojistik_usLojistik merkezlerin ülke ekonomisine etkilerinin doğru şekilde değerlendirilebilmesi ve bu merkezlerden azami faydanın sağlanabilmesi için kamu otoritesi tarafından yürütülecek kapsayıcı bir planlanma faaliyetine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Gümrük ve Ticaret Uzmanı Adem Emre, “Bu nedenle ilgili kurum temsilciliklerinden oluşan ortak bir komisyonun planlama aşamasında konuyla ilgili adımlar atması gerekiyor. Kamu kurumları yanında en önemli unsur olan özel sektörün de konuyla ilgili düzenlemelerde söz sahibi olması şart. Bu çerçevede, öncelikle lojistik sektörünü tam anlamıyla düzenleyecek bir lojistik master planına ihtiyaç var. Öte yandan, bu plan sektöre ilişkin temel konulardan biri olan lojistik merkezler konusunu da düzenlemeli” diyor. 
 
1. Lojistik mevzuatının önemi nedir?
Ülkemiz mevzuat sisteminde lojistik taşımacılık konularının önemli bir kısmı Karayolları Taşıma Yönetmeliği’nde düzenleniyor. Bu nedenle, özellikle lojistik sektörü ile ulaşım sektörü sürekli olarak birbirine karıştırılıyor. Oysa lojistik sektörü bir yandan kendi dinamiklerini oluştururken diğer yandan kendine özgü bir mevzuata gereksinim duymaktadır.
 
2. Lojistik merkez ihtiyacına cevap verebilecek düzenlemeler ve ilgili olabilecek kurumlar hangileridir?
Başta batı Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyada lojistik faaliyetler konusunda deneyimli ülke sayısı her geçen gün artıyor. Lojistik faaliyetler ise beraberinde pek çok ihtiyacı birlikte getiriyor. Çeşitli ülkelerde bu ihtiyaçlar ülkelerin yasal mevzuatları çerçevesinde ele alınıyor, çoğu zaman ülkenin veya lojistik merkez kurulacak bölgenin şartlarına göre yeni düzenlemeler kaydediliyor. Ülkemiz için söz konusu ihtiyaçlara cevap verebilecek düzenlemeler ile ilgili olan kurumlar; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Bölgesel Kalkınma Ajansları, Yerel Yönetimler, Adli Kolluk Birimleri, Valilikler, Lojistik Merkez İdareleri, Sivil Toplum Kuruluşları vb. şeklinde sıralanabilir. 
 
3. Lojistik merkez alanında Türkiye’de yetki sahibi kurumlar hangileridir?
Aslında mevzuat açısından bakıldığında konuyla ilgili olarak pek çok kurum sayılabilir. Kurumlar bu yetkilerini teşkilat yasaları veya ilgili kanunlardan alıyor. Örneğin, Gümrük ve Ticaret, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme ve Ekonomi Bakanlıkları teşkilat yasalarında lojistik merkezler konusunda yetki sahibi olarak tanımlanmış. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ise yetkilerini Bakanlık tarafından çıkarılan kanundan alıyor. Bakanlıkların yetkileri; kuruluş, işletme, izin, lisans verme vb. konuları kapsıyor. 
 
4. Sektörün talepleri nelerdir?
Lojistik sektörü ulusal ve uluslararası mevzuatta var olanın ötesinde ihtiyaçlara cevap veren, özgün düzenlemelere ihtiyaç duyuyor. Örneğin, lojistik taşımacılığın deniz taşımacılığını kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi, havayolu taşımacılığında yüksek elleçleme ve yer hizmetleri ücretlerinin düşürülmesi ya da bu taşımacılıkta diğer alternatiflerin önünün açılması, demiryolu ağı yatırımlarının artırılması, demiryollarında mevcut altyapı ve araç parkının modernizasyonu, Türk Ticaret Kanunu’nun lojistik merkez konusunda ihtiyaca cevap verebilecek niteliğe bürünmesi, gümrük uygulamalarında verimliliğin ve kurumlar arası işbirliğinin artmasına ek olarak, teknolojik entegrasyonun sağlanmasına imkan verecek mevzuat değişikliklerinin hızlıca uygulamaya alınması sektör tarafından sıklıkla talep ediliyor.
Ayrıca sektör, yer tahsisine ilişkin rollerin belirlenmesi, altyapı yatırımlarına ilişkin sürecin basitleştirilmesi ve lojistik merkezlerinin işletilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi, yüksek arsa maliyetlerinin düşürülmesi, yasal süreçlerin kısaltılması, tehlikeli madde taşımacılığında (özellikle akaryakıt taşımacılığında) devletin farklı kurumlarının görev ve yetkilerinin netleştirilmesi gerektiğini savunuyor.
Lojistik sektörü ile ilgili mevzuat ve düzenlemenin çok yönlü olarak düşünülüp koordinasyonun sağlanması. Lojistik merkezlere ilişkin yapılacak olan çalışmalarda bir komisyonun kurulması. Merkezlere ilişkin var olan tanım karmaşıklığın giderilmesi. Merkez türleri arasındaki farklılaşma ve işbölümünün ve gerek ve yeterlilik tanımlarının yapılması. Mevzuat eksikliğinin giderilmesi, demiryollarının ülkemizde de kurulacak olan Lojistik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi müteşebbis heyetinde (kurucu ortaklar) yer alabilmesi. Lojistik merkez projelerine göre gümrük mevzuatının uyarlanması. Her bir lojistik merkez tanımına uygun gümrük uygulamalarının düzenlenmesi, gümrük ve lojistik hizmetlerine yönelik ilişkin tüm işlemlerin analizinin yapılması ve bürokrasinin basitleştirilmesi. Ana ulaştırma koridorlarının uluslararası koridorlar (TINA, TEN-T, TRACECA) ve ulusal menfaatler dikkate alınarak belirlenmesi ve bu ana koridorlar üzerinde lojistik merkez yatırımlarının temel alınacak koridorlara göre önceliklendirilmesi. Lojistik merkezlerin bulunduğu bölgedeki trafiği en az etkilemesi için, kapasitesi yüksek ulusal ve uluslararası ulaştırma koridorları yakınlarında oluşturulması, lojistikte ağır taşıtlar kullanıldığı için anayollara bağlantıların (kavşakların) trafik güvenliği açısından son derecede özenli düzenlenmesi sektör tarafından talep edilen diğer konular...
 
5. Avrupa Birliği'nde lojistik mevzuat nasıl düzenlenmiştir? 
Bazı Avrupa ülkelerinde  lojistik merkezler ulusal düzeyde uzun dönem altyapı planlamalarına dahil edilmiş durumda. Yine de bu husus Avrupa Birliği’nde birlik görüşü olarak benimsenmemiş. Örneğin, Avrupa merkezli lojistik köylerin temsil edildiği kuruluş olan EUROPLATFORMS, Brüksel’in lojistik merkezlere stratejik önem atfetmesini talep ediyor. Konunun birlik açısından benimsenmesinin önemine dikkat çeken EUROPLATFORMS’a göre “ancak bu şekilde çoklu taşımacılık gelişebilir”. 
Avrupa Birliğinde, birliğe üye her ülke lojistik konularını kendi mevzuatına göre düzenlemekle yetinmiş. Bununla birlikte, gerek Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan kılavuzlar gerek gümrük birliği konusunda atılan adımlar ülkelerin lojistik konularında yasal çerçevelerini şekillendiriyor. Diğer taraftan, AB üyesi ülkelerin, lojistik merkezlerin geliştirilmesi veya kurulması için elverişli bir mevzuat çıkarma gayreti içine girdiği biliniyor.
Avrupa Komisyonu 2006 yılında çoklu taşımacılık ve ulaşım ağlarının geliştirilmesi amacıyla “Avrupa’da Yük Taşımacılığı Lojistiği” başlıklı bir tebliğ yayınladı. Bu tebliğin amacı lojistik vesilesiyle Avrupa ulaşım sistemini daha etkin bir düzeye getirmek. Aynı zamanda tebliğin bir diğer amacı çoklu taşımacılığın daha güvenli, daha çevreci ve enerji kullanımı konusunda daha verimli olduğunun altını çizmek... Bu tebliği 2007 yılında çıkarılan AB Lojistik Eylem Planı takip etti. Yani tebliğ ile amaçlanan hedefe ulaşıldı.
 
6. Dünyada lojistik mevzuat nasıl düzenlemiştir? 
Dünyada lojistik merkez sayısı hızla artıyor. Başta ABD olmak üzere lojistik merkezler konusunda tecrübeli pek çok ülke mevzuatlarını yeniden gözden geçirdi. Bu amaçla, bazı dünya ülkeleri yabancı yatırımcıyı ülkelerine çekebilmek için bünyelerindeki kamu idarelerine özel yetkiler verdi. Örneğin, Hollanda ve Singapur’da mevcut limanların lojistik merkez olarak düzenlenmesi ve anılan ülkelere yatırım yapan uluslararası kuruluşlara lojistik destek verilebilmesi için bazı kurum ve kuruluşlar özel olarak yetkilendirildi. Bu teşkilatlar, Lojistik Master Planları hazırlayarak temsil ettikleri ülkelerin dünyanın önde gelen entegre lojistik merkezleri arasında yer almasını sağladılar. Benzer şekilde, pek çok dünya ülkesi, lojistik merkezlerin kurulması ve geliştirilmesi sürecinde ilgili kurumlara yetki verdi, mevzuat ve düzenlemelerin olabildiğince tek elden yürütülmesini sağlamaya çalıştı.
Hindistan, Almanya, Mısır ve birçok Latin Amerika ülkesinde gerek bölgesel gerek ulusal çoklu taşıma mevzuatı bulunuyor. Bu mevzuatlar UNCTAD 1980 Çoklu Taşıma Konvansiyonu’nu esas alıyor. Bu Konvansiyon ise taşıtanların çıkarına olan Hamburg Kurallarına dayanıyor. 
Ulusal düzenlemeler kadar uluslararası sözleşmeler ve işbirlikleri de lojistik merkezler için büyük önem taşıyor.  Örneğin, ABD 1991 yılında iç limanlarında lojistik merkezlerin kurulmasını destekleyen bir yasaya (ISTEA) imza attı. Söz konusu yasa karayolu vasıtası ile eyaletler arasında yapılan taşımacılığı ilk kez düzenlemekle kalmadı, aynı zamanda ABD’de çoklu taşıma işleri ile lojistik merkezlere ayrı boyut kazandırdı. Diğer taraftan, bahsi geçen federal yasa 1994 yılında imzalanan
 
NAFTA ile daha da zenginleştirildi.
Tüm bunların yanında, küresel ticarette yasal sorunların dikkate alan, tehlikeli madde taşımacılığının düzenleyen, lojistik merkez faaliyetlerinin kontrolünü öngören uluslararası yani devletler üstü düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor.
 
7. Lojistik mevzuat konusunda Türkiye’deki durum nedir? 
Türk kamu dünyasında lojistik merkez konusu hızla önem kazanıyor. Konu ile ilgili olarak bazı kurumlar bünyelerinde birer birim oluşturdu (Ekonomi Bakanlığı) bazı kurumlar ise lojistik merkez ile ilgili politikaların yürütülebilmesi için mevcut birimlerini görevlendirdi (Ulaştırma Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı). Ayrıca lojistik merkez kurulması ile ilgili henüz bir yasal düzenleme bulunmuyor. Lojistik merkez kurulması ile ilgili hususlar bakanlıkların teşkilat yasaları ve ilgili kanunlar aracılığıyla düzenleniyor. 
Örneğin, 637 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Ekonomi Bakanlığı’na “lojistik merkezlerinin kurulması, yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili ilke ve politikaların tespiti konusunda çalışmalar yapmak ve koordinasyon faaliyetlerini yürütme” görevi verilmiş. Anılan kararname ile Ekonomi Bakanlığı lojistik merkezlerde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilere faaliyet ruhsatı verebilecek...  Benzer bir şekilde,  640 sayılı KHK ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na ise “lojistik merkezlerinin açılması ve işletilmesine izin vermek, işletmek, işlettirmek ve denetlemek” gibi görev ve sorumluluklar verilmiş. 655 Sayılı KHK ile “lojistik köy, merkez veya üslerin yer, kapasite ve benzeri niteliklerini belirleyerek planlamak, kurulmalarına ilişkin usul ve esasları belirlemek ve izin vermek, gerekli arazi tahsisi ile altyapıların kurulması hususunda ilgili kuruluşları koordine etmek ve uygulamasını takip etmek ve denetlemek” gibi görevler Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın yetkileri arasında sayılmıştır. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı içinse durum biraz daha farklı. Aslında teşkilat yasalarında lojistik merkezler ile ilgili hiçbir ifadeye yer verilmeyen Bakanlık, lojistik merkez kurulması ile ilgili yetkiyi OSB Kanun’dan alıyor. 
Bunların dışında, 3996 sayılı Kanun ile lojistik merkezlerin yap-işlet-devret modeli ile sermaye şirketlerine veya yabancı şirketlere yaptırabileceği belirtilmiş. Yani kurumlar isterse lojistik merkezleri sermaye şirketleri aracılığı ile yaptırabilirler.
Ülkemizin lojistik merkez konusunda geldiği nokta sevindirici. Yetki karmaşası, çok başlılık sorun yaratıyor gibi görünse de kurumların lojistik merkez açılması ve işletilmesi yönündeki olumlu rekabet ülkenin avantajına sayılabilir. Öte yandan, tüm bu gelişmeler kısa dönemde mevzuatın iyileştirilmesi açısından olumlu gözükse de uzun dönemde kurum çıkarları mevzuat çalışmalarının önüne geçebilir.
 
8. Lojistik Master Planı neden gerekli?
Ülkemizde son yıllarda hayata geçirilen mevzuat düzenlemeleri farklı bakanlıklara aynı konuda yetki ve görevler veriyor. Ancak, lojistik merkezlerin ülke ekonomisine etkilerinin doğru şekilde değerlendirilebilmesi ve bu merkezlerden azami faydanın sağlanabilmesi için kamu otoritesi tarafından yürütülecek kapsayıcı bir planlanma faaliyetine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle ilgili kurum temsilciliklerinden oluşan ortak bir komisyonun planlama aşamasında konuyla ilgili adımlar atması gerekiyor. Kamu kurumları yanında en önemli unsur olan özel sektörün de konuyla ilgili düzenlemelerde söz sahibi olması şart. Bu çerçevede, öncelikle lojistik sektörünü tam anlamıyla düzenleyecek bir lojistik master planına ihtiyaç var. Öte yandan, lojistik master planı sektöre ilişkin temel konulardan biri olan lojistik merkezler konusunu da düzenlemeli.
 
9. 2023 hedefi kapsamında lojistik merkezlerlerin önemi nedir? 
Aslında, 2023 hedeflerinde lojistik merkez kavramına doğrudan yer verilmediğini görüyoruz. Hedefler daha çok lojistik altyapının güçlendirilmesi şeklinde tezahür etmiş. Bölünmüş yollar ile toplam karayolu uzunluğunun artırılması, kuzey güney aksındaki karayolu taşımacılığının geliştirilmesi, demir ağların toplam uzunluğunun artırılması, yüksek hızlı tren hat ve seferlerinin artırılması, denizyolu taşımacılığının iyileştirilmesi, havayollarının hat ve yolcu kapasitesinin artırılması gibi hedefler daha çok ulaştırma sektörü başlığında toplanmış.
Diğer taraftan, 2023 dış ticaret hedeflerine lojistik sektörünün sağlayacağı katkının büyük olacağına inanılıyor. Açılması planlanan lojistik merkezler ve iyileştirilen lojistik altyapı ile sektör 2023’te hedeflen toplam yatırımın 60 milyarın üzerine çıkacağını tahmin ediyor. Ayrıca sektör temsilcileri, ülkemizin 2023’te bölgenin lojistik merkezi olacağı hedefini benimsiyor.
 
10. Gümrük mevzuatında lojistik mevzuatını destekleyecek neler yapılmıştır?
Maliyetlerde ve rekabetçilikte gümrük uygulamaları belirleyici etkiye sahip. Bu amaçla lojistik merkezlerin kurulabilmesi ve daha verimli faaliyet gösterebilmesi için gümrük idarelerine önemli görevler düşüyor. Ülkelerin küresel lojistik sektöründen daha çok pay alabilmesi ise ticaretin kolaylaştırılmasına bağlı. Bu amaçla, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı önemli projelere imza attı. 2011 yılı Mayıs ayında, sektör taleplerinin de doğrultusunda, antrepoların lojistik merkez olarak kullanılmasının önü açtı. Bir yandan elektronik özet beyan sistemine geçen gümrük idaremiz bir yandan da ülkemizi  AB ve EFTA ülkelerinde uygulanan ortak transit sisteminin parçası haline getirdi. Aynı şekilde, ihracat işlemlerinde belgesiz beyanname dönemini başlatarak, bürokrasiyi azalttı. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsünü hayata geçirdi. Bu imtiyazlı statü sayesinde bir taraftan gümrüklerde eşya akışını hızlandırırken, diğer yandan lojistik faaliyetlerin daha iyi bir zeminde yürütülmesine katkı sağladı. Lojistik planlama ve yatırımlara destek çıkmak amacıyla çeşitli çalıştaylar ve konferanslar düzenleyen Bakanlık, her fırsatta Lojistik Master Planına destek vereceğinin altını çiziyor.
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz