Demiryolunda yasa tamam yönetmelikler bekleniyor
Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun’un çıkarılmasının sektör açısından çok önemli bir adım olduğunu belirten Demiryolu Taşımacılığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öz, yönetmeliklerin biran önce çıkarılması, ikincil düzenlemelerin hızla sonuçlandırılması ve özel sektörün kendi lokomotif, vagon ve personeli ile tren işletmeciliği yapmasının önü açılması gerektiğinin altını çiziyor.




demiryolu_dtdDemiryolu Taşımacılığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öz, özellikle 2013 yılında önemli gelişmeler yaşanan demiryolu taşımacılık sektörünün önünün açık olduğunu söylüyor. Son 10 yılda ulaştırma sektörüne 212.5 milyar TL yatırım yapıldığını ve demiryoluna 2013’te 19.1 milyar TL, 2014’de ise 22 milyar TL pay ayrıldığına dikkat çeken Öz, bunun önemli bir gelişme olduğunu belirtiyor.  2013’te demiryolu sektörü açısından tarihi nitelikte adımlar atıldığına dikkat çeken Öz, Onuncu Kalkınma Planı’nın (2014-2018) yürürlüğe girdiğini, 1 Mayıs 2013 tarihinde Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun’un çıktığını, Asrın Projesi olan Marmaray işletmeye alındığını, Kombine Taşımacılık Yönetmeliği çalışmalarına başlandığını ve Azerbaycan ile Kombine Taşımacılık Anlaşması imzalandığını söylüyor. 
 
HEDEFLERE ULAŞILACAĞINA İNANIYORUZ 
 
Yine yapılan 11. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Şurası’nda 2023 ulaştırma hedeflerinin yeniden belirlendiğini ve 2035 için yol haritasının çizildiğini vurgulayan Öz, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Yaklaşık 500 sayfadan oluşan 11. Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Şurası Sonuç Bildirgesi’nde demiryolunda 2035 için önemli hedefler belirlenmiştir. Demiryolu yük taşımacılığında %20’ye, yolcu taşımacılığında ise ’e ulaşılacak. 2023-2035 yılları arasında 6 bin km yeni demiryolu ağı yaparak toplam demiryolu ağı 31 bin km’ye çıkartılacak. 60 milyon nüfusun olduğu 15 ilde hızlı ve yüksek hızlı tren bağlantısı gerçekleştirilecek. Yüksek teknoloji altyapısına sahip demiryolu sanayisinin tamamlanması, yerli üretimin en üst seviyeye çıkarılması ve demiryolu ürünlerinin dünya pazarlarına sunulması hedeflenmekte. Uluslararası kombine taşımacılık ve hızlı tedarik zinciri yönetiminin kurulması ve yaygınlaştırılması planlanmakta. Demiryolu araştırması, eğitim ve sertifikasyon konusunda dünyada söz sahibi olunması hedeflenmekte. Boğazlar ve Körfez geçişlerinde demiryolu hat ve bağlantılarının tamamlanarak Türkiye’nin Asya-Avrupa- Afrika kıtaları arasında önemli bir demiryolu koridoru haline getirilmesi amaçlanmakta. Demiryolu ulaştırması faaliyetlerinin düzenlenmesi ile ilgili yasal ve yapısal mevzuatın uluslararası ve AB mevzuatları paralelinde güncellenmesi hedeflenmekte. Yine demiryolu ağının diğer ulaştırma modları ile entegrasyonunu sağlayacak şekilde akıllı ulaşım altyapıları ve sistemleri ile donatılması planlanmakta. Bu hedeflere ulaşılacağına inanıyoruz. Bu gelişmeleri takdirle karşılıyoruz. Önümüzdeki süreçte demiryolu sektörünün önünün açılacağını görüyoruz.”
 
KARAYOLU İLE REKABET ORTADAN KALKTI  
 
İbrahim Öz, taşımacılık açısından değerlendirildiğinde ise 2013 yılında özel sektörün taşımalarında, belirlenen yük miktarı hedefine ulaşılamadığını söylüyor. Öz, “Hedeflenen miktarda taşıma yapılamamasının en önemli etkenleri; taşıma ücretlerine belirlenen tarifelerde yapılan zamlar ve konteyner taşımalarındaki düzenlemelerin karayolu ile rekabeti hemen hemen ortadan kaldırmasıdır. Demiryolu hatlarında yenileme çalışmalarının yapılması nedeniyle demiryolu şebekesinin birçok yerinde yolların trafiğe kapatılmasıdır. Eskişehir-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattının ve Marmaray Projesi’nin yapımı nedeniyle Eskişehir-Haydarpaşa, Çerkezköy-Halkalı arasının trafiğe kapalı olmasıdır. Ayrıca siyasi gelişmeler nedeniyle Suriye, Irak ve İran için beklenen taşımalar yapılamamıştır. Böylece özel sektör 2013 yılında taahhütlerini yerine getiremez, yeni taşımaları demiryoluna aktaramaz durumda kalmıştır” diyor. 
 
ÖZEL SEKTÖR NE BELKİYOR? 
 
İbrahim Öz, demiryolu ulaştırması sektörünün ilgili düzenleyici ve yatırımcı kurumlardan beklentilerini ise şöyle sıralıyor:
* Türkiye Demiryolu Ulaştırma Sektörünün Yeniden Yapılandırılması ile ilgili yasa kapsamında çıkartılması gereken Yönetmelikler bir an önce çıkartılmalıdır. Aldığımız bilgilere göre Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (UDHB) Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından yoğun bir çalışma yapıldığı yönündedir. İlgili Genel Müdürlüğün bu çalışma temposuyla yönetmelikleri çok kısa sürede çıkartacağını inanıyoruz. 
* Demiryolu kanunu kapsamında yapılması gereken ikincil düzenlemeler hızla sonuçlandırılmalı, özel sektörün bir an önce kendi lokomotif, vagon ve personeli ile tren işletmeciliği yapmasının önü açılmalıdır, altyapı kullanım ücretleri diğer modlarla rekabeti sağlayacak şekilde düzenlenmelidir. Bu düzenlemeler yapılırken sektör STK’larının görüşleri alınmalıdır.
* Kamu ve özel sektörün altyapıya erişimi konusunda ayırım yapılmamalıdır.
* Rekabette eşitsizlik yaratılmaması için yasa sonrasında serbestleşme sürecine geçiş sürecinde kamu sektörüne sağlanabilecek tüm kolaylıklar ayırım yapılmaksızın özel sektöre de sağlanmalıdır.
* Ulaştırma sistemi içerisinde demiryolu yatırımlarına öncelik verilmeli, yatırım planlarında yük öncelikli demiryolu yatırım stratejisi uygulanmalıdır.
* Raylı sistemlerde yerli sanayi teşvik edilmelidir.
* Mevcut hatlar yenilenmeli, tüm hatlardaki dingil basıncı en az 22,5 tona çıkarılmalı, tüm hatlar sinyalli ve elektrifikasyonlu hale getirilmelidir.
* Tüm liman, üretim merkezleri ve Organize Sanayi Bölgelerine demiryolu bağlantı hatları yapılmalıdır.
* Demiryolu mükemmeliyet merkezleri ve araştırma enstitülerinin kurulması teşvik edilmeli, test ve sertifikasyon merkezleri kurulmalı, demiryolu sektörünün ihtiyacı olacak uygun nitelikli insan kaynağı eğitim sistemi oluşturulmalıdır.
* Ulaştırma Ana Planı ve Lojistik Ana Planı çıkartılmalıdır.
* 2023 yılına kadar taşımacılık türleri arasındaki dengesizliğin değiştirilmesi için öncelikle yapılması gerekenler tespit edilmelidir. 
* Çevre ülkelere bağlantılar sağlayacak yeni hat ve bağlantılar yapılmalıdır.
* Ulaştırma altyapı kullanımlarında ücretlendirilmeye geçilmelidir.
* Her bir ulaştırma sektörünün yüksek kapasite ve güvenlik, esneklik, düşük enerji, düşük çevresel etki gibi kendine has avantajları bulunmaktadır. Sektörler arası etkileşim sonucu tüm ulaştırma sektörünün daha etkili, maliyeti düşük ve sürdürülebilir birçoklu ulaştırma zincirine dönüştürülmesi sağlanmalı, çevresel etkileri en aza indirgeyen, karbon emisyonu ve enerji verimliliği bakımından en iyi şekilde kullanılan ulaşım sistemleri oluşturulmalı, taşımacılık türleri arasında rekabet yerine işbirliği olmalı, kombine taşımacılık sistemini geliştirecek yasal ve idari düzenlemeler acilen yapılmalıdır.
* 2023 yılına kadar demiryolunun yük taşımacılığındaki payını yüzde 15’in, yolcu taşımacılığındaki payını yüzde 10’un üzerine çıkaracak ulaştırma sistemi oluşturulmalıdır.
* Demiryolu ile uluslararası yük taşımacılığında maliyet artırıcı rekabeti ve kapasitenin tam kullanımını engelleyici sorunlar daha çok gümrük mevzuatından ve buna bağlı sınır işlemlerinden kaynaklanmaktadır. Ulaştırma Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, TCDD Genel Müdürlüğü ve Ulaştırma ve Lojistik Sektörü STK’larından oluşturulacak ortak bir çalışma gurubu; gümrük mevzuatından kaynaklanan sorunların tespiti ve kaçakçılığa kapı açmayacak şekilde çözüm / değişiklik önerilerinde bulunmak üzere belli bir takvime bağlı olarak çalışması yerinde olacaktır.
* AB’nin ulaştırma ile ilgili direktifleri Türkçeye çevrilerek, Bakanlık web sayfasında yayınlanmalıdır.
* Ulaştırma sektörünün acil ihtiyacı olan kaliteli insan kaynağının yetiştirilmesi için üniversitelerle işbirliği yapılmalıdır.
 
 
 
 
 
 
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz