GTT’nin tekstil lojistiğindeki kozu güçlü konteyner filosu
Tekstil lojistiğinde tercih edilen çözüm ortağı konumunu istikrarla devam ettiren GTT Lojistik, müşterilerine fiyat ve rekabet avantajı sağlamak için yatırımlarını sürdürüyor. Filosundaki 100’ü aşkın konteyner ile Hindistan’dan Fransa’ya kadar geniş bir coğrafyada %86,63 doluluk oranı ile hizmet veren şirket, tekstil sektörü için gelecek vadeden pazarlarda da şimdiden güçlü bir müşteri portföyüne ulaşmış durumda.




gttDeğişen ve her geçen gün kişiselleşen hazır giyim sektöründe müşterilerine rekabette bir adım öne çıkmalarına katkı sunacak just in time ve düşük maliyetli çözümler sunan GTT Lojistik, tüm taşıma enstrümanlarının etkin kullanımı ile birlikte gümrüklemeden son kontrol işlemlerine kadar her aşamadaki tecrübesiyle tercih edilirliliğini artırıyor. GTT Bursa Şube Müdürü Ertuğ Akman, mevcut yapılarını müşterilerinin ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenileyerek, değişen anlık taleplere cevap verebilmek için gerek yurtiçi gerekse yurtdışındaki noktalarda bulunan depo, araç, insan, ofis ve donanım yatırımlarına ağırlık verdiklerini söylüyor. Bu kapsamda denizyolu taşımacılığı alanındaki yatırımlarını örnek gösteren Akman şöyle konuşuyor: “Sektörü fazlası ile zorlayan ekipman sıkıntılarını aşabilmek, fiyat ve rekabet avantajı sağlayabilmek adına 2009 yılında kendi konteynerlerimize yatırım yapmaya karar verdik. Şu anda filomuzda uzun vadeli anlaşmalarla kiraladığımız, IMO standartlarına uygun 108 adet 40’ High Cube konteyner bulunmakta. Uluslararası normlar çerçevesinde askılama aparatları monte ederek müşterilerimizin kullanımına sunduğumuz bu konteynerler dünya denizlerinde Hindistan’dan Endonezya’ya, Fransa’dan Vietnam’a %88,63 doluluk oranı ile hizmet veriyor. Bu oranı en basit anlamı ile özetlemek gerekir ise, bir askılı konteynerimiz 100 takvim günü içinde yalnızca 12 günü boş olarak geçiriyor. Bu da bir konteyner operatörü için muazzam bir doluluk oranı demek, aynı zamanda pazardaki askılı konteyner ihtiyacını göstermesi açısından da oldukça çarpıcı bir rakam.”

GTT’nin tekstil lojistiğindeki çözüm yelpazesini ve öne çıkan pazarlarını anlatır mısınız?
Tekstil sektörü mamul ve yarı mamul konumundaki ürünlerin ithalatını ağırlıklı olarak Uzakdoğu, Güneydoğu Asya ve Hindistan gibi ülkelerin yanısıra, Avustralya’dan gerçekleştiriyor. İhracat ağırlıklı çalışan müşterilerimiz ise yoğunlukla Avrupa, Arap Körfezi ve Ortadoğu ülkelerine ürünlerini sevk ediyorlar. Okyanus ve deniz aşırı bu noktalara ve yine söz konusu bölgelerden yapılan taşımaların çok ciddi bir oranı denizyolu ile gerçekleştirilmekle birlikte zaman zaman havayolu da kullanılıyor. Bu tablo da tekstil sektöründe parsiyel taşımacılığı öne çıkarıyor.
GTT Lojistik ise uzman personeli ve yurtdışındaki güçlü acenta ağı ile deniz ve karayolu tekstil taşımalarındaki taşıma yüzdesini ve müşteri portföyünü artırmaya devam ediyor. Tekstil lojistiği operasyonlarımız bugün itibariyle ciromuzun yüzde 18’ine tekabül ediyor. 

ASKILI TREYLER FİLOSU OLUŞTURACAK

Gündeminizde yeni yatırım planları var mı?
Bugün tekstil lojistiğinde askılı taşımalardaki en büyük sıkıntı, Türkiye’de ve yurtdışında kurulu, yerleşik lojistik firmalarının bu tür taşımalar için gerekli olan treyler ve konteyner parkına yeterince yatırım yapmamasından kaynaklanıyor. Örnek vermek gerekir ise, Türkiye’den Kuzey Avrupa’da bir merkeze karayolu ile ihracat yükü taşıyacak komple bir TIR’ın navlunu ortalama 3000-4000 Euro aralığında iken, askılı bir TIR fiyatı 7000-8000 Euro’lara çıkabiliyor. Bu navlunu ödemeyi kabul etmeniz durumunda bile talep ettiğiniz zaman aralığında TIR bulabilmeniz mümkün olmuyor. Müşterilerimizin ürün tedariği sağladığı alıcı firmalar bugün pek çoğumuzun alışveriş merkezlerinde vitrinlerini seyrettiğimiz ve sıklıkla alışveriş yaptığımız dünya markaları. Bu dünya markalarına tedarikçi olabilmeniz için de yıpratıcı süreçlerden geçip, taahhütler vermeniz gerekiyor. Tüm bu aşamaları geçip son ayak lojistikte tıkanıp kalmak ise gerçekten çok üzücü durum.
Buradan hareketle müşterilerimizden gelen talepler doğrultusunda konteyner parkımıza ilave olarak, yurtiçi ve yurtdışı karayolu taşımalarında kullanmak üzere askılı treyler filosu oluşturmak amacındayız. Ancak biz yurtdışında iş kurma ve sistem oluşturma tecrübesine sahip bir lojistik firması olduğumuz için, treyler yatırımına ayırdığımız bütçenin önemli bir bölümünü konteyner parkımızı büyütmek için de kullanabiliriz. Türkiye’deki mevzuatların değişkenliği, teminat ve vergi maliyetleri yönetimimiz içindeki büyüme eğilimini şimdilik bu yöne kaydırmış görünüyor. 

Tekstil sektörünün Ortadoğu ve Kuzey Afrika gibi zorlu pazarlarda yaşadığı sıkıntılara lojistik açıdan ne gibi alternatif çözümler geliştiriyorsunuz?
Biz bu süreçte, Türkiye’deki müşterilerimizden söz konusu bölgeler için gelen taşıma taleplerini karayolundan ziyade denizyoluna yönlendirme hususunda özel bir çaba gösteriyoruz. Mevcut denizyolu servis sağlayıcıları ve konteyner operatörlerinin Suriye’deki ortam sebebi ile yaşanan sıkıntılardan dolayı bu bölgelerde halihazırda işletmeye devam ettikleri hatlara yeni uğrak limanları eklemeleri ve artan taleplere cevap verebilmek için büyüttükleri gemi ölçüleri sayesinde ‘zaman ve maliyet’ bileşenleri bir kez daha tekstil sektörü lehinde gelişmeler olarak karşımıza çıkmakta.

DUBAİ’DE RÜŞTÜNÜ İSPATLADI, SIRA YENİ PAZARLARDA

Peki lojistik açıdan değerlendirdiğiniz tekstil sektörü açısından orta ve uzun vadede öne çıkan pazarlar hangileri olacak? GTT olarak nasıl bir hazırlık içindesiniz?
Tekstil sektörü, uzun bir aranın ardından Batı ve Kuzey Afrika pazarlarını yeniden keşfediyor. Dikkat ederseniz yeniden keşfinden bahsettiğimiz pazarlar, okyanus aşırı ülkeler, GTT Grubu’nun da bu pazarlarda çok uzun yıllar ve çalışmalar neticesinde elde ettiği ciddi bir müşteri portföyü ve taşımacılık deneyimi var. Grup olarak hem ithalat ve ihracata, hem de lojistik konusunda oldukça hakim bir markayız. Hazırlıklarımızı, dahası yatırımlarımızı daha önce bahsetmiş olduğumuz şekilde müşteri ihtiyaçlarını göz önüne alarak yapıyoruz. Riskli görünmekle birlikte bu yatırımların uluslararası yazılı olan ve olmayan kurallar çerçevesinde ve bilinçli şekilde yapılır ise nasıl verimli olabileceğini Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan ve 200’ün üzerinde çalışanın istihdam ettiği, gümrükleme, dağıtım, depolama hizmeti veren GTT Dubai’de adeta her gün ispatlamaktayız.


GTT’NİN TEKSTİL LOJİSTİĞİNDEKİ ALTIN KURALLARI

“Uluslararası taşımacılık ve ticaret kuralları yüzyıllardan beri süregelen deneyimler ve hatalar neticesinde oluşturulmuş, günümüzde de halen devam etmekte olan ve adeta nefes alan bir süreçtir. Bu döngü içerisinde yer alacak herhangi bir ihracatçı ve ithalatçı firma ile birlikleri, ürünleri satıcı ile alıcı arasında taşıyacak olan lojistik firmasının da bu süreçlere harfiyen uyması beklenmektedir” diyen Ertuğ Akman, GTT Lojistik olarak bu süreçleri doğru bir şekilde takip eden ve etkin biçimde yürüten yurtiçi nakliye filolarının olduğunu aktarıyor. Akman, “Müşterilerimiz herhangi bir problem ile karşılaştıklarında, taşıyıcı olarak mevcut sigortalarımız sayesinde dosyalarını sıfır zarar ile kapatabilirler” diyor.
Akman’a göre bir lojistik firmasını ‘iyi’ yapan unsur, sunduğu fiyattan ziyade herhangi bir problem ile karşılaşıldığında müşterisinin haklarını koruyacak ve zararını en aza indirecek şekilde hazırladığı donanım ile vereceği reaksiyon. Akman, “Türkiye’de yurtiçi taşımacılığın önemli bir bölümü karayolu ile yapıldığından, alternatif taşıma metodlarının geliştirilmesi ve teşvik edilmesi sektörü fazlası ile rahatlatacaktır” görüşünü iletiyor.
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz