Migros hizmet felsefesini lojistik partnerleriyle paylaşıyor

Dağıtım merkezlerinden günde ortalama 330 bin kolinin üzerinde gıda ve gıda-dışı ürünü mağazalarına sevk eden Migros, tüm lojistik faaliyetlerinde çözüm ortaklarıyla yol alıyor.





migros_filo.jpg

“Yürütülen sistemler ve süreçler prosedürlerimize paralel olarak şekilleniyor” diyen Migros Dağıtım Merkezleri ve Lojistik Grup Müdürü Bülent Kuntay, lojistikte de 58 yıldır sundukları kalite odaklı hizmet anlayışından taviz vermediklerini aktarıyor.

Migros Grubu, Türkiye’nin 69 ilinde toplam 822 mağazasının yanısıra, yurtdışında Kazakistan’da 23, Makedonya’da 5 mağazayla müşterilerine hizmet veriyor. Türkiye’nin 9 farklı ilinde 11 dağıtım merkezi ve 5 meyve-sebze satın alma bölgesi bulunan grubun bünyesindeki işletmelerin her biri portföylerinde yer alan mal kategorileri ile tüm gereksinimleri karşılar düzeyde en güncel, en ileri teknolojik ekipmanlarla ve yasal mevzuatın gerekliliklerini sağlayacak şekilde donatılmış durumda. Öyle ki soğuk zincirin korunması gereken lokasyonlarda, sıcaklık kontrolleri online izleme sistemleri ile raporlanıyor ve araçların sıcaklık takibi de buna paralel olarak gerçek zamanlı yapılıyor. Bahsi geçen süreçler, ISO 9001 ve ISO 22000 kalite belgeleri gereksinimlerini yerine getirir şekilde yönetiliyor.

Tüm lojistik faaliyetlerinin dış kaynaklar tarafından işletildiğini söyleyen Migros Dağıtım Merkezleri ve Lojistik Grup Müdürü Bülent Kuntay, güncel ihtiyaçlarına göre projeler geliştirdiklerini ve bunu dış kaynaklar ile koordine ettiklerini şu sözlerle anlatıyor: “Örnek vermek gerekirse, araç takip sistemimizle tüm filoyu takip ediyor ve kamyonlarımızın kasa içi sıcaklıklarını, hızlarını, rotalarını, teslimatlarını takip ederek, gerektiğinde kolaylıkla önlemler alıyoruz. İş ortaklarımızdan ve tedarikçilerimizden en büyük beklentimiz Migros Grubu’nun tüketicilerine 58 yıldır sunduğu kalite odaklı hizmet anlayışına paralel hizmet sunmalarıdır.”

 

Önce entegrasyon!

Lojistik süreçlerdeki iş ortaklarının da kalite sistemleriyle uyum içerisinde olmasını istediklerini ve bunu düzenli olarak takip ettiklerini belirten Kuntay, “Migros Grubu olarak, Kalite Yönetim ve Gıda Güvenliği Sistemlerimize ürün veya hizmet aldığımız tüm iş ortaklarımızın entegre olmasını sağlayarak, iç ve dış kurum denetimleriyle birlikte sistemin sürdürülebilirliliğini gerçekleştiririz” diyor. Kuntay, gıda lojistiğindeki beklentilerini ise uluslararası standartlardaki kalite yönetim sistemlerine ve soğuk zincir kurallarına uyulması şeklinde açıklarken, bununla birlikte ürünlerinin yapısı ve bulundukları sektörün dinamiği gereği zamanlamanın da çok önemli olduğunu ifade ediyor. 
Kuntay’ın verdiği bilgilere göre ürünler Migros rafında yer almadan önce yeni ürün onaylama işleminden geçiyor. Bu kapsamda ürün ile ilgili resmi evraklar, etiket bilgileri, ambalaj görseli, analiz raporları vb. kontrol edilerek, kalite kontrol parametreleri ürüne özel olarak tanımlanıyor. Dağıtım merkezlerinde mal kabul işlemleri yapılan tüm ürünler, kalite kontrol parametreleri üzerinden kontrol edilerek sonuçları kayıt altına alınıyor. Raf sisteminde tanımlı parametreler, Türk Gıda Kodeksi zorunlu etiket bilgileri, tazelik oranlarımıza göre belirlenen raf ömrü limiti, ürün sıcaklık ve araç sıcaklık şeklinde sıralanıyor. Mal kabul aşamasında gerçekleştirilen kontroller sonucunda sisteme girilen parametrelerin uygunluğu yine sistem tarafından denetleniyor.

 


Perakende Gıda Lojistiğinin Altın Kuralları 

“Perakende zincirlerinde gıda güvenliği ve hijyenin sağlanmasında lojistik ve depolama süreçlerinde neler ön planda olmalı?” sorumuza Bülent Kuntay şu yanıtı veriyor: “Dağıtım merkezleri ve lojistik süreçlerinde Kalite Yönetim ve Gıda Güvenliği Sistemleri dokümante edilmelidir. Tedarikçilere yönelik hazırlanmış olan mal tedarik planlarına uygun olarak ürün kabulü sağlanmalıdır. Soğuk zincirin korunması esas olup, ürün güvenliği ve izlenebilirliliğine uygun şekilde adresleme işlemi gerçekleştirilmelidir. Standart gerekliliklerini de karşılayacak şekilde oluşturulan HACCP planları ve iş akışları ile kritik kontrol noktaları belirlenerek sürekli izlenmesi sağlanmalıdır. Ekipman ve kişisel hijyen kurallarının yürütülmesine yönelik, uzman personel tarafından düzenlenen periyodik eğitimlerle çalışan bilinci artırılmalıdır. Dağıtım merkezlerinden mağazada malın rafa sunumuna kadar geçen süreçte araç sevkiyatının belirlenen yükleme standartları çerçevesince gerçekleştirilmesi de önemli olup, araç şoförlerine kalite ve gıda güvenliği kurallarıyla ilgili eğitim desteği ile bu süreç desteklenmelidir. Nakliye filosunun gıda güvenliği risk analizlerine göre belirlenen kontrol parametreleri ışında  periyodik olarak denetim  ve sıcaklık doğrulama işlemleri gerçekleştirilmelidir.”

 

 

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz