Kiler gıdaların tazeliğini FIFO yöntemiyle koruyor

Yılda yaklaşık 95 milyon gıda ve içeceğin lojistiğini gerçekleştiren Kiler, bunların muhafazasını da gruba ait soğuk hava depolarında yapıyor.





kiler.jpg

Depoya giren ilk ürün kalemlerinin ilk kullanıldığı bir FIFO (first in, first out) uygulamasının olduğunu belirten Kiler Perakende Grubu Lojistik ve Depodan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Zengi, böylelikle ürünleri bozulmadan, en iyi şekilde koruyarak tüketicilere ulaştırdıklarını söylüyor.  

195 mağazası ve %5,6’lık pazar payıyla Türkiye’nin önde gelen yerli sermayeli perakende zincirlerinden Kiler, et, unlu mamuller, sebze-meyve ve depo olmak üzere yılda toplam 185 milyon 254 bin 159 adetlik taşıma gerçekleştiriyor. Grup aylık 15 milyon 430 bin, günlük ise 551 bin adet ürünün lojistiğini yapıyor. Yıllık olarak bakıldığında bu ürünlerin 77 milyon 47 bin 764 adedini gıda, 17 milyon 160 bin 159 adedini ise içecek oluşturuyor.

Grup olarak tüm lojistik hizmetlerini öz kaynakları ile gerçekleştirdiklerini belirten Kiler Perakende Grubu Lojistik ve Depodan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Zengi, bu durumun kendilerine maliyet avantajı yarattığını söylüyor. Tüketicilere sundukları taze gıda grubu ürünlerinin muhafazasını Kiler’e ait soğuk hava depolarında yaptıklarını ifade eden Zengi, depoya giren ilk ürün kalemlerinin ilk kullanıldığı bir FIFO (first in, first out) uygulamasının olduğunu, böylece ürünleri bozulmadan, en iyi şekilde muhafaza ederek tüketicilere ulaştırdıklarını anlatıyor. Depolarda metrekare verimliliğini artırmak için yarı dar koridor sistemi ve yüksek raf kullandıkları bilgisini veren Zengi, şu an itibariyle bu alanda yeni bir yatırım planlarının bulunmadığını da aktarıyor.

 

Gıda ve gıda dışı ürünler ayrı ayrı depolanıyor

Gıda ürünlerinin (et, unlu mamuller, sebze-meyve, depo) lojistiği ve depolanması sürecinin Kiler’in 2011 yılı toplam satışlar içindeki payının %3,5 olduğunu söyleyen Kiler Perakende Grubu Lojistik ve Depodan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Zengi, grup olarak toplam satışlarının %74’ünü depodan karşıladıklarını vurguluyor. Gıda güvenliği ve hijyenin sağlanmasına büyük önem verdiklerinin altını çizen Zengi sözlerine şöyle devam ediyor:

“Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi olarak ISO 22000 kapsamında hareket ediyoruz. Sahip olduğumuz bu yönetim sisteminin gereklilikleri dışında, lojistik departmanı olarak; mal kabulünü yapmış olduğumuz tüm gıda ürünlerinin kontrolleri esnasında özellikle raf ömrü/ambalaj uygunluğu ve kalite kontrolü önem taşıyor. Taze gıda ürünleri (açık-kapalı şarküteri), kuruyemiş grubu, bakliyat grubu ürünlerimiz lojistik bölümünde bulunan fiziksel-kimyasal analiz laboratuarımızda kalite kontrol aşamasından onay alınarak depolama sürecine alınıyor. Kiler olarak depolanan ürünlerin, depoda geçirmiş oldukları süreç içerisindeki kontrollerinin tüm sorumluluğunu alıyoruz. Gıda hijyeni konusunda ise; depolama alanlarımızın gerek ortam koşulları gerekse alt yapı olarak gıdaya uygunluk derecesine (sıcaklık, ortam, nem, güneş ışığı vb.) dikkat ediyoruz. Gıda ve gıda dışı ürünlerimizin ayrı ayrı depolanması, koku çekme özelliği olan ürünlerimizin diğer gıda ürünlerimizden ayrı depolanması konusuna büyük özen gösteriyoruz.”

Lojistik ve depolama hizmetleri konusunda yaşadıkları sorunlara da değinen Coşkun Zengi, mal kabul ve sevkiyatların aşırı dalgalanması nedeniyle kaynak kapasite kullanımında sıkıntılar yaşanabildiğini iletiyor. Ayrıca bu alanda çalışan kalifiye personel temininde sıkıntılar olabildiğini aktaran Zengi, “Bu anlamda personel eğitimi konusunda çalışmalar yapılması sektörel açıdan önem arz ediyor” diye konuşuyor.

 

 

  

 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz