Banner


Demiryolu sektörünün personel ihtiyacı sorunu
Ali Ercan Güleç / DTD Başkanı




demiryoluSınırların (insan, para, bilgi, yatırım vb.) ortadan kalktığı, rekabetin arttığı dünyamızda yaşanan bu değişimi en fazla etkileyen/etkileyecek olan “ulaştırma” sektörü olacaktır.
Dünyada ve özellikle Avrupa’da görülen önemli yasal, teknolojik, demografik ve ekonomik değişimler, ulaştırma alt sektörü olan demiryollarında/raylı sistemlerde de önemli yapısal ve teknolojik değişimlerin oluşmasına/oluşturulmasına zemin hazırlamıştır. Türkiye, dünyadaki bu gelişmeleri dikkate alarak demiryolu ulaştırmasını 01.01.2017 tarihinden itibaren fiilen serbestleşmiştir. Bu durum özel sektör firmalarının “yük tren işletmecisi” olmasının yolunu açmıştır. Ancak şu an ve potansiyel tren işletmecileri için en büyük sorunlardan biri “kritik emniyet personelinin” yani demiryolu konusunda eğitimli yeterli insan kaynağı temininde olacaktır.
Tren işletmecisi için kritik emniyet personeli olarak, başta demiryolu araçlarını süren makinistleri, çeken çekilen araçları birleştiren, manevralarını yapan tren teşkilcileri (manevracıları), yükü kontrol etmek ve araçların operasyona hazır olup olmadıklarının teknik kontrolünü yapan vagon teknisyenlerini (revizörleri) sayabiliriz. Söz konusu personelin tamamı ilgili meslek standardına uygun en az 6 ay ile 12 ay arasında ulusal otorite tarafından belirlenen mesleki bir eğitimi ve stajı tamamlayıp, stajın sonunda açılacak sınavlarda belirlenen başarıyı sağlayarak sertifika almış olmaları gerekmektedir.
Tren işletme faaliyetlerini tekel olarak yürüten TCDD bugüne kadar eğitim ihtiyacını kendi özel koşullarına uygun şekilde düzenlemiş ve sayı olarak da maalesef şu an kendi güncel ihtiyacını bile karşılayamayan bir personel mevcudu oluşturmuştur. Günümüz tren işletmecilerinin istihdam edeceği personelin niteliği ve yetkinliği çok değişmiştir. Dolayısıyla mevcut personelin yetkinlikleri günümüz tren işletmecilerinin ihtiyaçlarının karşılayamamaktadır. Bu kapsamda önümüzde 4 ana sorun bulunmaktadır.
SORUN 1: Mevcut kritik emniyet personelinin sayısal olarak ihtiyaca yeterli olamaması,
SORUN 2: Kritik emniyet personelinin ihtiyaç duyulan yetkinlik kriterlerinin değişmesi ve buna bağlı olarak eski meslek standartlarının revize edilmesi ve ilave yeni meslek standartlarının oluşturulması,
SORUN 3: Kritik emniyet personeli için zorunlu tutulan eğitimleri verecek ve sınavları yapacak yetkili kurum ve kuruluşların bulunmaması,
SORUN 4: Geçiş dönemi için düzenlenen geçici maddelerin bu sorunu çözmede maalesef yetersiz olması, 
Türkiye’deki demiryolu sistemine ve demiryolu eğitimine baktığımızda, bu konuda hızlı hareket etmemiz gerektiğini çok açık görüyoruz. Demiryolu ile ilgili tüm mesleklerin, meslek standartları ve yeterlilikleri yeniden belirlenmeli, meslek standartlarına ve yeterliliklerine göre eğitim programları çok ivedi şekilde hazırlanmalıdır. Belge ve eğitim veren kuruluşların akreditasyonu gibi temel konular ile ilgili çalışmalar tamamlanmalı ve bu sisteme duyarlı bir mesleki eğitim yapısı oluşturulmalıdır.
Unutulmasın ki, demiryolu sektörü ile ilgili kritik emniyet personelinin eğitim açığı, serbestleşme ile yolu açılan tren işletmeciliğine geçişin önündeki en büyük engellerden biridir.
Türkiye, serbestleştirilen demiryolu ulaştırmasının kamu ve özel sektör olarak devamlılığını sağlamak ve dünya ile rekabet iddiasından olabilmek için demiryolu ulaştırmasında eğitimli ve nitelikli işgücü yetiştirmenin yolunu acil olarak açmalıdır.
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz