Stratejik konumu sayesinde Asya, Avrupa ve Ortadoğu ticaret koridorlarının kesişim noktasında bulunan, Türkiye’nin en büyük konteyner limanlarından biri olan Marport, deniz, hava, kara ve lojistik çözümlerinde küresel bir oyuncu olan CMA CGM ile işbirliğini yeni bir aşamaya taşıdı. Şirketin Kuzey Avrupa-Türkiye hattındaki önemli servislerinden FEMEX kapsamında gerçekleştirilen ilk düzenli uğrak, CMA CGM MARLIN gemisinin Marport'a yanaşmasıyla gerçekleşti.
DP World’ün entegre Avrupa-Türkiye-Körfez lojistik koridoru, işletmelerin deniz yoluyla yaklaşık 55 gün süren transit sürelerini 22-29 güne kadar düşürmesine yardımcı olurken, daha dayanıklı tedarik zincirlerinin oluşturulmasına da katkı sağlıyor.
Arkas Line, sıcaklık kontrollü konteyner taşımacılığındaki kapasitesini 500 adet yeni reefer konteyner yatırımıyla artırıyor. Haziran itibarıyla filoya dahil edilmesi planlanan yeni konteynerler, Arkas Line’ın geniş servis ağına hizmet ederek operasyonel gücünü, erişim kapasitesini ve çevre odaklı ekipman yatırımlarını destekleyecek.
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Dünya ticaret hacminin %80’den fazlasını oluşturan deniz taşımacılığı, kritik geçiş noktaları, jeopolitik gerilimler, çatışmalar ve iklim değişikliği nedeniyle daha kırılgan hale geldi. Önümüzdeki dönemde sigorta primlerinde çift haneli artışlar en çok jeopolitik riskin yoğunlaştığı bu hatlarda yaşanacak. Savaş riski, politik risk, yük sigortası ve gecikme teminatlarının etkisi görülecek” dedi.
KOSDER Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Torlak, Türk koster filosunun artan maliyetler, yakıt fiyatları ve çevresel regülasyonlar nedeniyle kritik bir dönüşüm sürecinde olduğunu belirterek, “Koster tonajının yenilenmesi, yalnızca rekabet gücünün korunması için değil, bölgede jeopolitik navlun hakimiyeti kurulması için de acil bir gerekliliktir. Bu dönüşüm, kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesiyle hızla hayata geçirilmelidir” dedi. Torlak, sürecin hayata geçmesinde en kritik unsurun finansman olduğunu ve armatörlerin projenin ete kemiğe bürünmesini beklediğini vurguladı.
KARINCA Logistics Denizyolu Taşımacılığı Genel Müdür Yardımcısı Remzi Mertcan Özlü, denizyolunu tedarik zincirinin stratejik bir yapı taşı olarak konumlandırdıklarını belirterek, 2025’te 5 bin TEU seviyesine ulaştıklarını ve sürdürülebilir büyümeyle bunu 40.000 TEU’yu hedeflediklerini açıkladı. Özlü, öncelikli hatların Uzak Doğu ithalat ile Avrupa ve Amerika ihracat hatları olduğunu vurguladı.
Lima Logistics, denizyolu taşımacılığında artan jeopolitik riskler ve değişen küresel dengelere karşı esnek operasyon yapısı ve güçlü acente ağıyla çözüm üretirken, 2026’da stratejik odağını Hindistan–Türkiye hattına çevirdi.
TÜRKLİM Başkanı Hamdi Erçelik, jeopolitik kırılmaların ticaret rotalarını yeniden şekillendirdiği süreçte Türkiye’nin “güvenli liman” ve alternatif transit merkez rolüyle öne çıktığını belirtirken, bu konumun kalıcı rekabet avantajına dönüşmesinin planlı kapasite artışı, güçlü hinterland bağlantıları, öngörülebilir yatırım ortamı ve liman-demiryolu entegrasyonundan yeşil enerji ile dijitalleşmeye uzanan tüm lojistik zincirde eş zamanlı dönüşümle mümkün olacağını vurguladı.
QTerminals Antalya, çok amaçlı liman modeli, güçlü hinterland bağlantıları ve kapasite artırmaya yönelik yatırımlarıyla bölgesel ticaretteki konumunu pekiştiriyor. Rıhtım derinliğinin artırılmasından ekipman modernizasyonuna uzanan yatırım planıyla kapasitesini büyüten QTerminals Antalya, yıllık 350 bin TEU konteyner ve 4 milyon tonluk elleçleme gücüyle ihracatçılar için stratejik bir merkez olmayı güçlendiriyor.
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Türkiye Daimi Temsilciliğine atanan Dr. Murat Korçak, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin denizcilik sektörüne yansımalarını anlattı. Korçak, “Hürmüz Boğazı’ndaki askeri gerilim, küresel deniz taşımacılığının ‘kesintisiz akış’ varsayımını sarsarak dar geçitlerin dünya ticareti üzerindeki kritik etkisini ortaya koydu. Enerji fiyatlarından navluna, sigortadan gıda maliyetlerine uzanan zincirleme etki, küresel tedarik zincirinin kırılganlığını görünür kılarken; IMO’nun güvenli geçişe yönelik adımları ve bölgede mahsur kalan yaklaşık 20 bin denizci, krizin insani boyutunu da öne çıkardı. Türkiye Boğazları ile yapılan kıyas ise Hürmüz’ün küresel enerji akışındaki benzersiz stratejik rolünü yeniden gündeme taşıdı” dedi.