TIR Sistemine İlişkin Güncel Uygulama Sorunları
Koray SOKULLU / Gümrük ve Ticaret Uzmanı




tir_sistemiTIR EPD’nin TIR karnesi kapsamında yapılan taşımalarda nakliyecilerin elektronik olarak ön bildirimde bulunmalarına imkan sağlayan bir sistem olduğunu belirten Gümrük ve Ticaret Uzmanı Koray Sokullu, “Bu sistemi kullanan nakliyecilerin gönderdikleri elektronik bildirimler sayesinde iç ve sınır gümrük idarelerinde, tescil aşamasında gümrük personelince manuel olarak yapılan TIR karnesi veri girişleri ortadan kalkmakta, ilgili bilgiler sistemden otomatik olarak ekrana aktarılarak işlemler hızlandırılmakta ve zaman tasarrufu sağlanmaktadır. Sistemin diğer bir avantajı ise; TIR EPD sistemini kullanan ülkelere yönelik taşımacılık yapan nakliyecilerimizin, yüklerini boşaltacakları ülkelerdeki varış gümrük idarelerinde TIR karnesi işlemlerine ilişkin olarak ayrı bir bildirimde/beyanda bulunma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor olmasıdır” dedi. Sokullu, TIR karnesi kapsamında yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini 10 SORUDA açıkladı. 
 
1) TIR EPD sistemi nedir? Faydaları nelerdir?
TIR EPD (Electronic Pre-Declaration - Elektronik Ön Bildirim) Sistemi; TIR karnesi kapsamında yapılan taşımalarda nakliyecilerin elektronik olarak ön bildirimde bulunmalarına imkan sağlayan sistemdir. TIR-EPD, TIR sisteminin uluslararası garantör kuruluşu olan Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU) tarafından geliştirilmiş internet tabanlı bir program olup hali hazırda 19’u Avrupa ülkesi olmak üzere toplam 27 ülkede uygulanmaktadır. TIR karnesi hamillerinin; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden temin edecekleri kendilerine özel kullanıcı adı ve şifreler ile bu sisteme internet bağlantısı olan herhangi bir bilgisayar üzerinden herhangi bir ücret ödemeden ulaşmaları mümkündür. Bu sistem sayesinde, taşıyıcılar araç henüz gümrük idaresine gelmeden yapılan taşıma işlemine ilişkin bilgileri Türkçe olarak ön beyanda bulunma imkanı sağlamaktadır. 
Bu sistemi kullanan nakliyecilerin gönderdikleri elektronik bildirimler sayesinde iç ve sınır gümrük idarelerinde, tescil aşamasında gümrük personelince manuel olarak yapılan TIR karnesi veri girişleri ortadan kalkmakta, ilgili bilgiler sistemden otomatik olarak ekrana aktarılarak işlemler hızlandırılmakta ve zaman tasarrufu sağlanmaktadır. Sistemin diğer bir avantajı ise; TIR EPD sistemini kullanan ülkelere yönelik taşımacılık yapan nakliyecilerimizin, yüklerini boşaltacakları ülkelerdeki varış gümrük idarelerinde TIR karnesi işlemlerine ilişkin olarak ayrı bir bildirimde/beyanda bulunma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor olmasıdır.
Diğer taraftan; AB’ne yönelik veya AB’den diğer ülkelere yönelik taşımalarda bu sistem kullanıldığında, AB’ne giriş ve çıkışta sunulması gereken elektronik ön beyan ve güvenliğe ilişkin bilgilerin sunulması zorunlulukları da yerine getirilmiş olmaktadır. TIR EPD Sistemi’nin son bir avantajı ise bu uygulamayı kullanarak ön bildirimde bulunan nakliyeciler Kapıkule Sınır Kapısı’nda kendileri için ayrılmış olan ve TIR EPD Hızlı Geçiş Hattı olarak adlandırılan peronu kullanarak, işlemlerini daha hızlı bir şekilde tamamlama şansına sahip olmaktadırlar. Bu uygulamadan transit, ithalat ve ihracat taşımalarının tümünde faydalanmak mümkündür.
 
2) Bir araca ait taşıt onay belgesinin geçerlilik süresi araç yurtdışında iken dolarsa, yurda dönüşte bir sorun ile karşılaşılır mı?
Soruya cevap vermeden önce taşıt onay belgesinin (vehicle approval certificate) öneminin vurgulanması gerekmektedir. Bilindiği üzere; TIR Sözleşmesi’nin hükümlerine göre TIR karnesi kapsamında gerçekleştirilecek taşımacılık işlemlerinde kullanılacak taşıtların yük bölmelerinin “dışarıdan görünür bir iz bırakmadan mühürlü kısmın içerisine erişime imkan vermeyecek” şekilde üretilmiş olması gerekmektedir. Bu gereklilik TIR Sistemi’nin temel dayanaklarından birisidir. Taşıt onay belgeleri ise TIR karnesi ile gerçekleştirilecek karayolu ile uluslararası eşya taşımacılığında kullanılacak taşıtların bu standartlara uygun olarak üretilmiş olduğunu gösteren ve Sözleşmeye üye ülkeler tarafından kabul edilen belgelerdir. Bu belgeler ülkemizde, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri tarafından yetkilendirilmiş olan Gümrük Müdürlüklerince verilmektedir. Söz konusu belgelerin geçerlilik süreleri iki yıl olup, bu belgeler çekiciler için değil yük bölmeleri (römork, yarı römork vb.) için düzenlenir. Bu belgeler sadece, ilgili nakliye firmasının yetki belgesinde kayıtlı olan araçlar için düzenlenir. 
Şayet bir nakliyecinin aracına ait belgenin geçerlilik süresi bir taşıma sırasında (yük bölmesi mühürlendikten ve taşıma başladıktan sonra) dolduysa, bu belge söz konusu taşıma işleminin tamamlanmasına kadar geçerli sayılır. Ancak, söz konusu araç yurda döndükten sonra başka bir taşıma işlemine başlamadan önce taşıt onay belgesinin yenilenmesi ya da geçerliliğinin uzatılması gerekmektedir. Ayrıca; araç yurtdışına çıkıp üzerindeki yükü boşalttıktan sonra, dönüş yükü için bir taşıma işlemi başlatmak isterse, belgenin süresi dolmuş olmasından dolayı, ilgili ülkenin gümrük idaresi tarafından yeni bir taşıma işlemine başlamasına müsaade edilmez.
 
3) TIR karnesi kapsamında gerçekleştirilen taşıma işlemlerinde tespit edilen bir usulsüzlükte firma sahibi ve ortaklarının sorumlulukları nelerdir?
Bu konu sektör tarafından sıklıkla gündeme getirilmekte olup, firma sahipleri, özellikle sürücüler tarafından gerçekleştirilen usulsüzlüklerden dolayı firmalarına müeyyide uygulanmaması gerektiğini ileri sürmektedirler. Bu soruya cevap verebilmek için öncelikle TIR Sistemi’nde yer alan firmaların (karne hamillerinin) sorumluluklarına genel olarak göz atmamız gerekmektedir. 
Gümrük ve ulaştırma mevzuatına uymakla yükümlü olan nakliyeciler (karne hamilleri) için TIR Sözleşmesi’nin 1(o) maddesinde “Karayolu taşıtının, taşıt dizisinin veya yüküyle birlikte konteynerin ve bu yüke ilişkin TIR karnesi ile birlikte hareket gümrük idaresine, yol boyu gümrük idaresine ve varış gümrük idaresine sunulmasından ve Sözleşmenin ilgili diğer hükümlerine tam olarak uyulmasından sorumlu olan kişi” tanımı yapılmaktadır. Bununla birlikte nakliye firmaları, TIR Sistemi’ne girerken, ulusal kefil kuruluşa (TOBB) ve dolayısıyla da Gümrük İdaresi’ne, uluslararası kurallara ve ulusal mevzuatımıza uygun taşıma yapacağını, buna bağlı sorumluluklarını bilerek yerine getireceğini “Tır Gümrük Rejimine Kabulü Ve Normal Tır Karneleri Kullanma Müsaadesi İçin Nakliyeci Şirket Taahhütnamesi”  ile taahhüt etmektedir. Nitekim bu hususlar TIR Sistemi’nin geçerli olduğu tüm ülkelerde de geçerlidir. Bu taahhütnamenin I. Genel Kurallar Başlıklı 10. maddesinde; “Personelinin, temsilcilerinin ve görevlilerinin akit ve kusurlarından, aynen kendi akit ve kusurlarıymış gibi, sorumlu olmak”  ifadesi yer almaktadır. 
Diğer taraftan, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18. maddesinin ikinci fıkrasında; “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir” ve yine aynı Kanunun 879. maddesinde “Taşıyıcı, kendi adamlarının ve taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmalleri gibi sorumludur” ifadeleri yer almaktadır. Yukarıda sayılan hususlar göz önüne alındığında; TIR karnesi kapsamında gerçekleştirilen taşımalarda, yerli ya da yabancı firmalar çalışanlarının gerçekleştirdikleri usulsüzlüklerden dolayı sorumluluktan kurtulamamaktadırlar.
 
4) Tespit edilen usulsüzlüklerde, neden farklı ülkelerde farklı müeyyideler ile karşılaşılıyor?
TIR Sözleşmesi, bu sistemde yer alarak TIR karnesi kapsamında taşıma gerçekleştirmekte olan nakliyeciler açısından, uluslararası taşımacılık işlemlerinin her aşamasında büyük avantajlar sunan bir sistem kurmaktadır. Bu sistemin dünya üzerinde bu denli yaygın olarak işlemesini ve geçerli tek küresel transit sistemi haline gelmesini sağlayan husus ise yalnızca belirli koşulları taşıyan kişilerin, belirli kolaylıklardan yararlanmasına imkan veren ve karşılıklı güven esasına dayanan bir sistem olmasıdır. Dolayısıyla bu sistemde yer alan nakliyeciler bu avantajlardan yararlanabilmek için TIR Sözleşmesi, gümrük mevzuatı ve uluslararası taşımacılığı düzenleyen sair mevzuat hükümlerine ve TIR Sistemi’ne dahil olurken imzaladıkları taahhütnameye uymakla yükümlüdürler. 
“1975 tarihli TIR Karneleri Kapsamında Uluslararası Eşya Taşınmasına Daire Gümrük Sözleşmesi (TIR Sözleşmesi)”nin “Usulsüzlükler” başlıklı dördüncü kısmında yer alan 36’ncı madde; “Bu Sözleşme hükümlerinin herhangi bir ihlali, suçluyu suçun işlendiği ülkenin kanunlarında belirlenen cezalara göre sorumlu kılar” hükmünü amirdir. Dolayısıyla, herhangi bir nakliyeci tarafından bir kural ihlali gerçekleştirildiği zaman, bu ihlale yönelik olarak uygulanacak yaptırımın belirlenmesi noktasında Sözleşmenin akit taraflarının ilgili mevzuatlarının yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, TIR Sözleşmesi usulsüzlük hangi ülkenin topraklarında gerçekleştiyse, bu usulsüzlüğe uygulanacak olan yaptırımın belirlenmesini o ülkenin dahili mevzuatında öngörülen yaptırımlara bırakmıştır. Ülkelerin usulsüzlüklere karşılık uyguladıkları yaptırımların farklı olmasının altında yatan neden budur. 
 
5) TIR karnelerinin geçerlilik süresi hakkında nelere dikkat edilmesi gerekiyor?
TIR karnelerinin geçerlilik süresi bilindiği üzere karnenin kapağında (1. Satırın sonunda) yer almaktadır. Kefil kuruluş tarafından ticaret ve sanayi odaları eliyle yerli nakliyecilere verilen karneler, veriliş tarihinden itibaren 60 gün boyunca geçerlidir. Karnenin son geçerli olduğu gün karnenin üzerinde yer alan tarihtir. Bu tarihin dolması ile karne geçerliliğini kaybeder. Ancak karne geçerlilik süresi içerisinde, yurtiçinde ya da yurtdışında bir gümrük idaresine sunulmuş ve taşıma işlemi başlamış ise, geçerlilik tarihi taşıma sırasında aşılsa bile, karne taşıma işlemi tamamlanana kadar geçerli kabul edilir. Bununla birlikte, geçerlilik süresinin uzatılması ya da değiştirilmesi hiçbir koşulda mümkün değildir. Yabancı nakliyecilere TOBB tarafından verilen karnelerin geçerlilik süresi ise 10 gündür.
 
6) TIR karnesini doldururken ve kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
Gümrük beyannamesi yerine geçen bir belge olan TIR karnesi; uygun şekilde doldurulmuş olarak, geçerlilik süresi içerisinde ibraz edildiğinde, tek başına uluslararası geçerli olan bir teminatın kanıtıdır. Dolayısıyla karne üzerinde yer alan bilgilerin bağlayıcılığı bulunduğu unutulmamalıdır. Karne ilgili odadan teslim alınırken, TIR karnesinin kapağında yer alan 1. satırdan 4. satıra kadarki alanların kefil kuruluş tarafından eksiksiz olarak doldurulmuş olmasına ve kefil kuruluşun imza ve kaşesinin yer almasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Akabinde nakliyeci tarafından yine karnenin kapağındaki 6. satırdan 12. satıra kadar yer alan alanlara sırasıyla; hareket ülkesi, varış ülkesi, taşıtın plakası, taşıt onay belgesinin numarası ve geçerlilik tarihi, eğer mevcutsa konteyner numarası, belirtilmesi gereken diğer hususlar (ağır veya havaleli eşya taşınması vb. durumlar) ve en son olarak da karne hamilinin (nakliyecinin) kaşe ve imzası yer alması gerekir.
Bir sonraki adımda ise, koparılmadan karne üzerinde kalması gereken sarı renkli sayfa ile taşıma işleminin sonlanacağı ülkedeki son varış gümrük idaresine kadar kullanılacak olan volet 1 ve volet 2’lerin 2, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 ve 15 no.lu kutu/alanların nakliyeci tarafından eksiksiz ve doğru olarak doldurulması gerekmektedir. Bu alanlarda sırasıyla; Yükleme yapılacak hareket gümrük idareleri (2), karne hamilinin ID no.su (TUR/042/….) unvanı – adresi ve ülkesi bilgilerini içeren kaşenin vurulması (4), hareket ülkesi(5), varış ülkesi (6), aracın plakası (7), karneye eklenen belgeler (8), konteynerin ya da kapların seri numaraları (9), kap miktarı ve eşya tanımı (10), brüt ağırlık (11), boşaltma yapılacak varış gümrük idaresi yada idareleri (12) yazılır. 13, 14 ve 15 no.lu alanlara ise karnenin doldurulduğu tarih ve yer bilgileri yazılır ve nakliyeci tarafından bu alan imzalanır.  
Voletler üzerinde yer alan 10 no.lu alana eşyanın tanımının net ve anlaşılabilir bir şekilde yazılması ve muğlak ifadelerden  (plastikten mamul eşya, tekstil, fatura muhteviyatı eşya vb.) kaçınılması işlemler sırasında nakliyeciler açısından faydalı olacaktır. Ayrıca, mümkünse eşyanın armonize sistem kodunun (GTİP’nun ilk 6 hanesi) belirtilmesi uygun olacaktır. Yurtdışında yapılan yüklemelerde, şayet karne sürücü tarafından doldurulacak ise eşya tanımı olarak fatura ya da ihracat beyannamesi üzerinde yazan tanım kullanılabilir. Diğer taraftan üzerinde silinti ya da kazıntı olan karnelerinin gümrük idareleri tarafından kabul edilmeyeceği unutulmamalıdır. Her bir taşıt, römork ve yarı römork için ayrı bir karne düzenlenmesi gereklidir. 
 
7) Ağır veya havaleli eşya taşırken dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
Ağır veya havaleli eşya taşıması gerçekleştirmek isteyen nakliyeciler öncelikle bu tarz taşımalar için üretilmiş olan karneleri kullanması gerekmektedir. Bu karnelerin üzerinde, standart karnelerden farklı olarak, kapağında ve tüm sayfaları üzerinde İngilizce “heavy or bulky goods” ya da Fransızca “marhandises pondereuses ou volumineuses” ibareleri bulunmaktadır. 
Ağır veya havaleli eşya taşırken yerine getirilmesi gereken diğer bir gereklilik ise; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü’nden “Özel Yük Taşıma İzin Belgesi” alınmasıdır. Bu belge, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 33. Maddesine bağlı olarak Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 66. ve 128. Maddelerine istinaden; bölünemez nitelikteki ağır ve/veya büyük yüklerin karayolu ile taşınması için düzenlenmektedir. Bu belgenin düzenlenmesi için taşınmak istenen eşyanın/yükün, ağırlık ve boyutları yasal sınırların üzerinde olmayan bir araca yüklendiğinde meydana gelen toplam ağırlık ve/veya boyutların yasal sınırların üzerinde olması ve karayolundan başka bir ulaşım imkanının bulunmaması gerekmektedir. Belge ile ilgili her türlü ayrıntılı bilgiye “http://uygulama.kgm.gov.tr/ozelyuk/” internet adresinden ulaşılması mümkündür. Bununla birlikte ağır ve/veya havaleli taşıma için kullanılacak olan güzergahın belirlenmesi Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yetkisindedir.
Son olarak; TIR karnesi kapsamında gerçekleştirilecek olan bu tarz taşıma işlemlerinde kullanılacak olan araçların TIR Sözleşmesi’nde belirtilen standartların dışında üretilmiş olmasından dolayı, bu araçlar için “taşıt onay belgesi” düzenlenmemektedir. Her ne kadar söz konusu yükler mühür altına alınmadan sevk edilse de giriş ya da hareket gümrük idareleri, lüzum olduğunda bu eşyanın ayniyetinin tespit edilebilmesi için gereken her türlü önlemi almaya yetkilidirler.  
 
8) Taşıma operasyonlarında kiralık yarı römork ya da çekici kullanılıyorsa, bu tarz taşımalarda kullanılacak olan TIR karnesi kime ait olmalı?
Bu soruyu yanıtlayabilmek için TIR karnesi kapsamında kiralık araç (çekici ya da römork) kullanılarak yapılan taşımaları ikiye ayırarak değerlendirme yapılması gerekmektedir. (Burada ayırıcı husus bu tarz taşıma işlemlerinde Türkiye’nin ulusal kefil kuruluşu olan TOBB’un söz konusu taşıma için kefaleti kabul etmesi adına gereken şartların sağlanmasıdır.) 
a.) Eğer çekici taşımayı gerçekleştirecek olan firmaya ait ve yarı römork kiralık ise TIR karnesinin çekicinin sahibi olan firmaya ait olması gerekmektedir. 
b.) Eğer taşımada kiralık bir yabancı plakalı çekici kullanılmak isteniyorsa ve yarı römork yerli plakalı ise iki firma arasında bir taşıma sözleşmesi mevcut olması şartıyla yarı römork sahibi firmanın TIR karnesinin kullanılmasına müsaade edilmektedir.
 
9) TIR karnesi kapsamında yapılan taşımalarda karnede yazan varış veya çıkış gümrük idaresinin değiştirilmesi mümkün müdür?
Çıkış Gümrük İdaresi’nin değiştirilmesi talebi gümrük idaresi tarafından değerlendirilirken eşyanın yerli/yabancı plakalı araçla mı taşındığı ve eşyanın serbest dolaşımda olup olmadığı durumları göz önünde tutulmaktadır. Buna göre;
a) TIR karnesi kapsamında taşınan eşyanın yabancı plakalı taşıt ile taşınması durumu ile yerli plakalı araç ile serbest dolaşımda olmayan bir eşya taşınıyor olması durumunda; idarece çıkış gümrük idaresinin değiştirilmesi talebi öncelikle mücbir sebep, olağanüstü hal veya haklı bir sebebin mevcut olup olmadığı açısından değerlendirilir. Şayet bu 3 durumdan birinin mevcudiyeti nakliyeci tarafından idareye kanıtlanabiliyorsa, TIR karnesine yazılan çıkış gümrük idaresinden başka bir gümrük idaresinden yurtdışı edilmek istenen aracın taşıdığı eşya gümrük idaresi tarafından muayeneye tabi tutulur. Gerçekleştirilen muayene sonucunda, eşyanın TIR karnesine uygun bulunması halinde, taşıtın çıkışına izin verilir veya taşıt belirlenen yeni gümrük idaresine sevk edilir. Bu durum ilgili gümrük idaresi tarafından tutanağa bağlanarak, tutanağın bir nüshası Volet-2 yaprağına eklenir, bir nüshası sürücüye verilir, bir nüshası ise idarece muhafaza edilir.
b) Türk plakalı bir taşıt tarafından taşınan ihraç eşyasının farklı bir gümrük idaresinden yurt dışına çıkarılmak istenmesi durumunda ise taşıma işlemine ilişkin kuvvetli şüphe, ihbar veya özel durum mevcut değil ise eşya muayene edilmez ve taşıtın yurtdışına çıkışına izin verilir.
Şayet nakliyeci tarafından varış gümrük idaresinin (eşyanın boşaltılacağı idarenin) değiştirilmesi isteniyorsa; ilgili gümrük idaresi tarafından öncelikle bu talebe esas teşkil edecek mücbir sebep, olağanüstü hal veya haklı bir sebebin varlığı aranmaktadır. Bu durumlardan birinin mevcudiyeti halinde, eşyanın ithalatçısından alınacak bir yazı ile birlikte CMR, fatura gibi diğer uluslararası kabul görmüş belgelerin idareye sunulması halinde, bu talep kabul edilir. Bununla birlikte, parsiyel taşıma işlemi gerçekleştiren nakliyecinin TIR karnesinde belirtilmiş olan varış gümrük idarelerinin sırasının değiştirilmesi talep edilirse; ilgili gümrük idaresi tarafından taşıyıcının talebi doğrultusunda eşyaya ait yükleme listesi, CMR, çeki listesi ve fatura gibi belge kayıtları dikkate alınarak işlem yapılır. 
 
10) Geçiş belgelerinin dağıtımını Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, kontrolünü ise Gümrük İdaresi yapıyor. Bir sorunla karşılaşırsa başvurulması gereken yetkili merci neresidir?
Söz konusu taşıma belgelerine (geçiş belgeleri ve UBAK(CEMT) izin belgeleri) ilişkin her türlü düzenlemeyi yapma yetkisi Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına (Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü) ait olup; geçiş belgelerinin dağıtımı, kullanımı ve kontrolüne ilişkin esaslar UDHB tarafından belirlenmektedir. Bununla birlikte, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı arasında 2006 yılında imzalanan bir yetki devri protokolü ile söz konusu belgelerin sınır kapılarında kontrolü ve U-Net sistemine veri girilmesi yetkileri Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na devredilmiş bulunmaktadır. Bu nedenden ötürü, sınır kapılarında “geçiş belgeleri”nin kontrolü UDHB tarafından belirlenen usuller çerçevesinde gümrük idaresi tarafından gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla geçiş belgelerine ilişkin yaşanan her hangi bir soruna ilişkin olarak başvurulması gereken merci Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığıdır.
 




SEKTÖRLER VE LOJİSTİK

  • Otomotiv
  • Enerji
  • Gıda
  • Akaryakıt
  • Tekstil
  • Kimya
  • İnşaat
  • Lastik
  • İhracat

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz